Diyanet İşleri
"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
Nûh suresi
Nûh suresi, 8. ayet. ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا
ŝümme innî de`avtühüm cihârâ.
"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller Nûh 5–20 3
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim."
Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı."
"Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler."
"Sonra ben onları açık açık davet ettim."
"Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum."
"Dedim ki: 'Rabbinizden bağışlama dileyin; çünkü O, çok bağışlayıcıdır.'
'(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.'
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–9. ayetler için yazılmıştır.
8-9. “Sonra ben onları” hepsinin işitebilecekleri şekilde “açıktan açığa davet ettim. Yine onlarla hem açık açık, hem de gizli gizli konuştum.” Bütün bunlar, samimi olarak onların iyiliğini arzu ettiğinden dolayı idi. Onun için maksadı gerçekleştirebileceği düşünülen bütün yolları davette kullanmıştı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonra -Ey Rabbim!- Ben onları açıkça davet ettim.
Aynı kök: جهر (16 geçiş) · Ortak kavram: Dua
De ki: "(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O'nundur."…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Dua
O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Dua
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Dua
Fakat benim davetim ancak onların kaçışını artırdı."
Aynı kök: جهر (16 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Aynı kök: جهر (16 geçiş)
Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Ortak kavram: Dua
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Dua
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra, ben kendilerini açıktan davet ettim.
Gün oldu ben onları açıktan davet ettim;
Doğrusu, ben onları açık açık çağırdım;
"Sonra, muhakkak ki ben onları açıktan davet ettim. "
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.
"Yine de onlara açıkça çağrıda bulundum!"
- Sonra Nuh şöyle devam etti: "Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilan ettim, hem de gizlice.Özel olarak kendileriyle konuştum."
"Sonra onları açıkça çağırdım."
'Sonra onları açıkça çağırdım.'
Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım.
Sonra ben onları yüksek sesle çağırdım
"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."
"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."
"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim."
"Sonra ben onları hakıykaten en yüksek ses (im) le çağırdım".
Sonra ben; onları gerçekten açıkça çağırdım.
(5-20) Dedi ki, Rabbim kavmimi gece ve gündüz çağırdım / davet ettim, benim çağrım onların sadece kaçmalarını / firarlarını artırdı, onları, bağışlanmaları için ne zaman davet ettimse parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar elbiselerini üzerlerine geçirdiler, ısrar ettiler, büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça / âşikâre de davet ettim, onlara sonrasında ilan ederek te, onlara sırlayarak / gizlice de davet ettim ve dedim ki Rabbinizden bağışlanma dileyin kesinlikle o çok bağışlayandır. Size gökten ölçül ü yağmur indiriyor. Sizi mallar ve oğullarla takviye ediyor. Sizin için bahçeler yapıyor, sizin için nehirler yapıyor. Size ne oluyor da Allah’a bir ağırbaşlılık / vakar talep etmiyorsunuz. O sizi çeşitli tavırlarda / aşamalarda yarattı, Görmüyorlar mı ki Allah yedi semayı tabaka halinde yarattı , onların içinde ki ayı nur olarak yaptı , güneşi bir ışık kaynağı yaptı, arzda sizin için bitkiler bitirdi, Oradan / dünyadan, tekrar iade edileceksiniz ve çıkarılırken de oradan çıkarılacaksınız, Allah arzı sizin için yaygı / sergi yapmıştır, onda ilerleyebilmeniz için de geniş ve açık yollar yapmıştır.
Sonra, ben onları açıktan açığa davet ettim.
"Sonra ben onları açıkça da'vet ettim."
Sonra onlara açıkça davette bulundum dipnot 1 .
Sonra onlara açıkça davette bulundum.
Sonra ben onları açıktan açığa davet ettim.
Sonra ben onları açıktan açığa çağırdım.
"Sonra onları daha açık bir biçimde çağırdım."
"I also", Nuh continues, " proclaimed to them Your message by public discourse".
I have tried calling them openly.
"So I have called to them aloud;
Then I summoned them openly,
Then I called them openly.
"Then verily, I called to them openly (aloud).
Again I summoned them aloud,
`Then I invited them (to You) openly.
Then indeed I called them openly;
I have delivered your message publicly;. .
Then I called them openly;
"Then I called to them openly."
Moreover I invited them openly,
"So I called to them aloud:
Thereafter, surely I called them aloud,
And lo! I have called unto them aloud,
Then I called them loudly and more openly,
"And behold I called unto them openly;
Then I certainly called them openly,
"Then I called to them openly. "
"Then I invited them publicly.
Then I invited them publicly.
“Then I called to them openly;
And, behold, then I called unto them aloud.
"Then verily, I have called them loudly;
Then I called them loudly,
"Then I called to them openly."