Nûr suresi

Nûr suresi, 17. ayet

Nûr suresi, 17. ayet. يَعِظُكُمُ ٱللَّهُ أَن تَعُودُوا۟ لِمِثْلِهِۦٓ أَبَدًا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

ye`iżukümü-llâhü en te`ûdû limiŝlihî ebeden in küntüm mü'minîn.

Diyanet İşleri

Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 14–20 · surenin 17. ayeti / 64
  1. Nûr 14

    Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

  2. Nûr 15

    Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.

  3. Nûr 16

    Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım! Bu, çok büyük bir iftiradır" deseydiniz ya!

  4. 17

    Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.

  5. Nûr 18

    Allah, size ayetleri açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  6. Nûr 19

    İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

  7. Nûr 20

    Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı, haliniz nice olurdu?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

17. “Eğer mü’min iseniz” buyruğu, doğru ve samimi bir imanın kişiyi haramları işlemeye kalkışmaktan engelleyeceğini göstermektedir. “böyle bir şeyi” yani mü’minlere bu gibi hayasızlıklar işlediklerine dair benzeri bir iftirada bulunmayı “bir daha asla yapmamanız için Allah size öğüt veriyor.” Böyle şeylere kalkışmamanıza dair Allah size öğüt vermektedir. Yüce Rabbimizin bize verdiği bu öğütler ne güzeldir! Biz de bu öğütlere kabul, itaat, teslimiyetle ve bize yaptığı bu açıklamalar dolayısı ile de şükürle karşılık vermeliyiz: “Gerçekten Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor!” (en-Nisâ, 4/58)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer Allah'a iman ediyorsanız, sizin temiz olan bir kimseye zina iftirasında bulunmak gibi bir günaha tekrar geri dönmemeniz için Yüce Allah size hatırlatıp öğüt veriyor.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَعِظُكُمُ yeizukumu size öğüt veriyor kök: وعظ
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. أَن en
  4. تَعُودُوا۟ teudu dönmemeniz için kök: عود
  5. لِمِثْلِهِۦٓ limislihi böyle bir şeye kök: مثل
  6. أَبَدًا ebeden bir daha asla kök: ابد
  7. إِن in eğer
  8. كُنتُم kuntum iseniz kök: كون
  9. مُّؤْمِنِينَ mu'minine inananlar kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler.…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Andolsun, biz size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden bir misal ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüt indirdik.

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    O, başlangıçta yaratmayı yapan, sonra onu tekrarlayacak olandır. Bu, O'na göre (ilk yaratmadan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce ve eşsiz…

  • Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    (30-31) İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen…

  • Aynı kök: ابد (28 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnanıyorsanız, Allah bir daha buna (benzer bir hataya) dönmeniz konusunda sizi uyarıyor!

Mustafa İslamoğlu

Eğer imanda sebat gösteren kimselerseniz, Allah size bu tür bir (iftiraya) bir daha asla bulaşmamamınızı öğütler.

Muhammed Esed

Eğer mümin kimselerseniz, Allah size böyle bir (günaha) bir daha asla bulaşmamanızı öğütler;

Ahmed Hulusi

Eğer iman edenler iseniz, bunun benzeri bir olayı sonsuza dek yaşamamanız için Allah sizi uyarır!

Ali Bulaç

Eğer iman edenlerden iseniz, bunun gibisine bir daha dönmemeniz için Allah size öğüt vermektedir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer inanmış insanlarsanız, Allah, bir daha buna benzer tutumu tekrarlamaktan sizi sakındırıp uyarır.

Ali Rıza Safa

Allah, böyle bir şeyi bir daha asla tekrarlamamanız için size öğüt veriyor; eğer inanıyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

İnanmış kişiler iseniz, Allah bir daha öyle bir şeye dönmemeniziçinsize öğüt veriyor.

Edip Yüksel

Benzerini tekrarlamayasınız diye ALLAH size öğüt veriyor. Gerçeği onaylayanlar iseniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Benzerini tekrarlamayasınız diye ALLAH size öğüt veriyor. İnananlar iseniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böyle birşeyi asla bir defa daha tekrarlamayasınız diye Allah size öğüt veriyor; eğer iman etmiş iseniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle bir şey'e ebeda avdet etmiyesiniz eğer mü'min iseniz diye Allah size va'z viriyor

Erhan Aktaş

Allah size öğüt veriyor: Eğer iman etmiş kimselerseniz, böyle bir şeyi yapmayı ebediyen yasaklıyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah size öğüt veriyor: Eğer iman etmiş kimselerseniz, böyle bir şeyi yapmayı ebediyen yasaklıyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer iman etmiş kimselerseniz, bilin ki Allah size böyle bir şeyi bir daha yapmayı ebediyen yasaklıyor.

Gültekin Onan

Eğer inançlılar iseniz, bunun gibisine ebediyen dönmemeniz için Tanrı size öğüt vermektedir.

Hasan Basri Çantay

Eğer siz iman eden (kimse) lerseniz böyle bir şey'e hayatda bulunduğunuz müddetçe bir daha dönmenizi Allah haraam kılıyor.

İbni Kesir

Eğer mü'min kişilerdenseniz; buna benzer bir şeye bir daha dönmemeniz için Allah, size öğüt veriyor.

Mehmet Alagaş

(11-20) O uydurma haberi / lekelemeyi / karalamayı (Hz. Aişe hakkında) getiren sizden bir çetedir, onu sizin için fenalık olarak / şer olarak değerlendirmeyin / hesap etmeyin, bilakis o sizin için iyidir / hayırdır, onlardan / çete üyelerinden her birine günahtan kazandığı vardır , içlerinden günahın büyüğünü üstlenip başı çekene ise büyük bir azap vardır. (Abdullah b. Ubeyy) Şayet mümin erkek ve mümin kadınlar onu işittiklerinde kendi kendilerine hayır olarak düşünmeleri gerekmez miydi? Ve de bu açık ve net bir uydurma haberdir / ifktir deselerdi. Onun aleyhine dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Eğer dört şahit getiremedi ler ise işte bunlar Allah’ın yanında yalancıdırlar. Şaye t Allah’ın üzerinizde ki maddi manevi zenginliği / fazlı, dünyada ki ve ahirette ki rahmeti olmasa idi sebep olduğunuz / katkıda bulunduğunuz bu konuda size büyük bir azap dokunurdu , dillerinizle onu bir vakit aktardınız, hakkında ilminizin olmadığı şey hakkında ağızlarınızla söylediniz, onu önemsiz bir şey olarak değerlendiriyordunuz / hesap ediyordunuz, O Allah yanında büyük bir şeydir. (Çok önemlidir) Şayet onu işittiğinizde bunu konuşmak bize yakışmaz / bize uygun olmaz , seni / Ey Allah’ım üstte tutarız ki bu büyük bir iftiradır, deseydiniz, Allah, böyle bir şeyi ebediyyen tekrar etmemeniz için size öğüt veriyor / vaazda bulunuyor. Allah bilendir ve hüküm verendir / son kararları verendir. İğrençliklerin / fuhşiyâtın iman edenler içinde yayılmasını / şayia edilmesini sevenler , onlara dünyada ve ahirette acıtıcı bir azap vardır, Allah bilir ve siz bilmezsiniz. Şayet Allah’ın sizin üzerinizdeki maddi manevi zenginliği / fazlı ve esirgemesi olmasaydı ve şayet Allah gerçekten şefkatli ve esirgeyen olmasaydı. (Ne hallere düşerdiniz haliniz nasıl olurdu)

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer Mümin iseniz, böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.

Süleyman Ateş

Allah size öğüt veriyor ki eğer inananlar iseniz böyle bir şeye bir daha asla dönmeyesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Eğer inanıp güvenen kimselerseniz Allah size, bunun gibi bir şeyi bir daha tekrarlamamanızı öğütler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer inanan kimselerseniz Allah size, bir daha böyle bir işe bulaşmamanızı tavsiye eder.

Şaban Britch

Eğer mümin iseniz, böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz için, Allah size öğüt veriyor.

Şaban Piriş

Eğer mümin iseniz, böyle bir şeye bir daha asla dönmemeniz için, Allah size öğüt veriyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer iman sahipleri iseniz, Allah sizi böyle birşeye bir daha asla dönmemeniz hususunda uyarıyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah exhorts you not to reiterate such vile conduct ever if indeed you believe in Him with hearts imprinted with the image of religious and spiritual virtues.

Abdul Haleem

God warns you never to do anything like this again, if you are true believers.

Abdullah Yusuf Ali

Allah doth admonish you, that ye may never repeat such (conduct), if ye are (true) Believers.

Abul A'la Maududi

Allah admonishes you: If you are true believers, never repeat the like of what you did.

Aisha Bewley

Allah warns you never to repeat the like of it again if you are muminun.

Al-Hilali & Khan

Allâh forbids you from it and warns you not to repeat the like of it forever, if you are believers.

Ali Quli Qarai

Allah advises you lest you should ever repeat the like of it, should you be faithful.

Amatul Rahman Omar

If you are (true) believers (you should bear in mind that) Allâh admonishes you never to repeat such a thing again.

Arthur John Arberry

God admonishes you, that you shall never repeat the like of it again; if you are believers.

Bijan Moeinian

Thus God reminds you not to get involved in a slander (that you are not sure about it, ) if you claim to be a believer.

E. Henry Palmer

God admonishes you that ye return not to the like of it ever, if ye be believers;

Edip-Layth

God warns you not to repeat something similar to this ever, if you are acknowledgers.

George Sale

God warneth you, that ye return not to the like crime for ever; if ye be true believers.

Hamid S. Aziz

And why, when you heard it, did you not say, "It is not for us to speak of this? Glory be to Thee, O Allah, this is an awful slander!"

Mahmoud Ghali

Allah admonishes you that you not go back to the like thereof at all in case you are believers.

Marmaduke Pickthall

Allah admonisheth you that ye repeat not the like thereof ever, if ye are (in truth) believers.

Mohamed Ahmed - Samira

God counsels you not to do a thing like this, if you are believers.

Muhammad Asad

God admonishes you [hereby] lest you ever revert to the like of this [sin], if you are [truly] believers;

Mustafa Khattab

Allah forbids you from ever doing something like this again, if you are ˹true˺ believers.

Progressive Muslims

God warns you not to repeat something similar to this ever, if you are believers.

Rashad Khalifa

GOD admonishes you that you shall never do it again, if you are believers.

Sahih International

Allah warns you against returning to the likes of this [conduct], ever, if you should be believers.

Sam Gerrans

God admonishes you, that you return not to the like thereof ever, if you be believers.

Shabbir Ahmed

Allah admonishes you that you repeat not the like thereof ever, if you are indeed believers.

Syed Vickar Ahamed

Allah does warn and forbids you, that you may never repeat such (actions), if you are true believers.

Taqi Usmani

Allah admonishes you never to repeat something like this, if you are believers.

The Monotheist Group

God warns you not to repeat something similar to this ever, if you are believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩