Nûr suresi

Nûr suresi, 25. ayet

Nûr suresi, 25. ayet. يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ ٱللَّهُ دِينَهُمُ ٱلْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ ٱلْمُبِينُ

yevmeiẕiy yüveffîhimü-llâhü dînehümü-lḥaḳḳa veya`lemûne enne-llâhe hüve-lḥaḳḳu-lmübîn.

Diyanet İşleri

O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 22–28 · surenin 25. ayeti / 64
  1. Nûr 22

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Nûr 23–24

    (23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.

  3. 25

    O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.

  4. Nûr 26

    Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara layıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.

  5. Nûr 27

    Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.

  6. Nûr 28

    Eğer evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size, "Geri dönün" denirse, hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

25. “O gün Allah, onlara hak ettikleri karşılığı tastamam verecektir.” Amellerinin karşılığını tam bir adaletle verecektir. Böylece amellerinin karşılığını hiçbir şey eksiltilmeksizin tastamam olarak bulurlar ve: “derler ki: “Vay halimize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” Bütün işlediklerini önlerinde hazır bulurlar. Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.” (el-Kehf, 18/49) Allah’ın huzurunda duracakları o büyük günde “Allah’ın apaçık hakkın kendisi olduğunu bileceklerdir.” Apaçık hakkın, yalnızca Yüce Allah’ın vasfı olduğunu öğreneceklerdir. Yani O’nun yüce sıfatları da haktır, fiilleri de haktır. O’na ibadet haktır, O’nun huzuruna çıkmak haktır, O’nun vaadi ve tehdidi haktır, O’nun dinî ve cezaî hükümleri haktır, peygamberleri de haktır. Ortada Allah için mevzu bahis olmayan ve Allah’tan gelmeyen “hak” diye bir şey yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O gün Yüce Allah, adaletle onlara hak ettikleri cezayı tastamam verecek ve onlar, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın hak olduğunu bileceklerdir. Aynı şekilde O'ndan sadır olan her haber, her vaat ve her tehdit içinde şüphe olmayan apaçık bir haktır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  2. يُوَفِّيهِمُ yuveffihimu onlara tam verir kök: وفي
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. دِينَهُمُ dinehumu cezalarını kök: دين
  5. ٱلْحَقَّ l-hakka hak ettikleri kök: حقق
  6. وَيَعْلَمُونَ ve yea'lemune ve onlar bilirler kök: علم
  7. أَنَّ enne şüphesiz
  8. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  9. هُوَ huve O
  10. ٱلْحَقُّ l-hakku Hak'tır kök: حقق
  11. ٱلْمُبِينُ l-mubinu apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

O gün geldiğinde, Allah onlara hak ettikleri karşılığı tastamam ödeyecek; sonunda onlar da, Allah'ın, evet yalnızca O'dur (her şeyi) apaçık ortaya çıkaran, mutlak hakikat olduğunu öğrenecekler.

Muhammed Esed

O Gün Allah, onlara hak ettikleri karşılığı tam olarak ödeyecek ve onlar da (yapılıp edilenlerin gerçek mahiyetini) açığa vuran apaçık ve Nihai Gerçek'in yalnızca Allah olduğunu (böylece) öğrenecekler.

Ahmed Hulusi

O süreçte Allah kendilerine (Sünnetullah gereği) yaptıklarının sonucunu tamamıyla yaşatacaktır; bilecekler ki Allah, apaçık Hakk'ın ta kendisidir.

Ali Bulaç

O gün, Allah hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Allah'ın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.

Ali Özek ve heyeti

O gün Allah, onlara hakkettikleri cezalarını verecek ve onlar da Allah'ın apaçık bir hak olduğunu anlayacaklardır.

Ali Rıza Safa

O gün, Allah, hak ettiklerini, eksiksiz olarak onlara verecektir. Onlar da Allah'ın Gerçek olduğunu; Varlığı Apaçık olduğunu anlayacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

O gün, Allah onların hak ettikleri cezalarını eksiksiz verecektir. Onlar kesin olarak, Allah'ın apaçık gerçek olduğunu bileceklerdir.

Edip Yüksel

ALLAH o gün, hak ettiklerini tam olarak ödeyecek ve ALLAH'ın apaçık bir gerçek olduğunu öğreneceklerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH o gün, hakettiklerini tam olarak ödeyecek ve ALLAH'ın apaçık bir gerçek olduğunu öğreneceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün Allah, onlara gerçek cezalarını tamamen verecek ve onlar, Allah'ın apaçık Hak olduğunu bileceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün Allah, onlara hak cezalarını temamen verecek ve Allahın aşikar hakk olduğunu bileceklerdir

Erhan Aktaş

O Gün Allah, onların hesaplarını hakkıyla görecektir. Onlar da Allah'ın Hakk'ın ta kendisi olduğunu apaçık bileceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün Allah, onların hesaplarını hakkıyla görecektir. Onlar da Allah'ın Hakk'ın ta kendisi olduğunu apaçık bileceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün Allah, onların hesaplarını hakkıyla görecektir. Onlar da Allah'ın gerçeğin ta kendisi olduğunu apaçık bileceklerdir.

Gültekin Onan

O gün, Tanrı hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Tanrı'nın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.

Hasan Basri Çantay

O gün Allah onlara hak olan cezalarını tastamam verecek, şübhesiz onlar da Allahın apaşikar Hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir.

İbni Kesir

O gün; Allah onlara hak olan cezalarını verecektir. Şüphesiz onlar da Allah'ın apaçık hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir.

Mehmet Alagaş

(23-26) Muhakkak ki namuslu / iffetli kadınlara, mümin kadınlara, onlar dikkatsizken / gafilken zina atanlar dünyada ve ahirette lanetlendiler ve onlara çok büyük bir azap / kocaman bir azap vardır. O gün onlara dilleri, elleri ve ayakları yapıyor olduklarına dair şahitlik edecektir, o gün onlara Allah, dinlerinde hak ettiklerini tam olarak verecektir. Ve onlar biliyorlar ki Allah, O, kesinlikle hakikattir, apaçıktır. Pis / habis kadınlar habis erkeklerindir , pis / habis erkekler de pis kadınlarındır. Hoş ve temiz kadınlar hoş ve temiz erkeklerindir, hoş ve temiz erkekler de hoş ve temiz kadınlarındır, işte bunlar onların dediklerinden uzaktırlar / beridirler. Onlara bağışlanma ve rızık ikramı vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O günde, Allah onlara hak ettikleri cezalarını bütünüyle verecektir ve Allah’ın apaçık hakkın ta kendisi olduğunu da bileceklerdir.

Süleyman Ateş

O gün Allah, onlara hak ettikleri cezalarını tam verir ve onlar da bilirler ki Allah, apaçık Hak'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte o gün Allah onlara, hak ettikleri cezayı tam olarak verecek ve onlar, o açık gerçeği ortaya çıkaranının Allah olduğunu öğreneceklerdir.

Şaban Britch

O gün, Allah onlara hak ettikleri cezayı tam olarak verecektir ve onlar da Allah'ın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir.

Şaban Piriş

O gün, Allah onlara hak ettikleri cezayı verir. Onlar, Allah'ın hakkın ta kendisi olduğunu bilecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün Allah, onlara hak ettikleri cezayı tam verecek ve Allah'ın apaçık Hak olduğunu bilecekler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall Allah requite them with what is commensurate with their deeds and what is owed to Him of acts and rites, wherefore they shall realize that Allah is indeed the truth personified.

Abdul Haleem

on that Day, God will pay them their just due in full- and they will realize that God is the Truth that makes everything clear.

Abdullah Yusuf Ali

On that Day Allah will pay them back (all) their just dues, and they will realise that Allah is the (very) Truth, that makes all things manifest.

Abul A'la Maududi

On that Day Allah will justly requite them, and they will come to know that Allah - and He alone - is the Truth, the One Who makes the Truth manifest.

Aisha Bewley

On that Day Allah will pay them in full what is due to them, and they will know that Allah is the Clear Truth.

Al-Hilali & Khan

On that Day Allâh will pay them the recompense of their deeds in full, and they will know that Allâh, He is the Manifest Truth.

Ali Quli Qarai

On that day Allah will pay them in full their due recompense, and they shall know that Allah is the Manifest Reality.

Amatul Rahman Omar

On that Day Allâh will pay them in full their just dues and they shall know that Allâh alone is the Absolute Truth, (and as well makes the Truth) manifest.

Arthur John Arberry

Upon that day God will pay them in full their just due, and they shall know that God is the manifest Truth.

Bijan Moeinian

On that Day, God will pay what they deserve in full and they will finally realize that there is a God and that He is the Whole Truth.

E. Henry Palmer

on that day God will pay them their just due; and they shall know that God, He is the plain truth.

Edip-Layth

On that day, God will pay them what they are owed in full, and they will know that God is the Truth Manifested.

George Sale

On that day shall God render unto them their just due; and they shall know that God is the evident truth.

Hamid S. Aziz

On the day when their tongues and hands and feet shall testify against them as to what they used to do,

Mahmoud Ghali

Upon that Day Allah will pay them in full their true Doom, (Literally: their true Religion, i. e., their true Judgment) and they will know that Allah, Ever He, is The Supremely Evident Truth.

Marmaduke Pickthall

On that day Allah will pay them their just due, and they will know that Allah, He is the Manifest Truth.

Mohamed Ahmed - Samira

God will pay them on that day their just due in full, and they will come to know that God is the tangible Reality.

Muhammad Asad

On that day God will pay them in full their just due, and they will come to know that God alone is the Ultimate Truth, manifest, and manifesting [the true nature of all that has ever been done].

Mustafa Khattab

On that Day, Allah will give them their just penalty in full, and they will ˹come to˺ know that Allah ˹alone˺ is the Ultimate Truth.

Progressive Muslims

On that Day, God will pay them what they are owed in full, and they will know that God is the Truth Manifested.

Rashad Khalifa

On that day, GOD will requite them fully for their works, and they will find out that GOD is the Truth.

Sahih International

That Day, Allah will pay them in full their deserved recompense, and they will know that it is Allah who is the perfect in justice.

Sam Gerrans

That day will God pay them in full their true due; and they will know that God, He is the Manifest Truth.

Shabbir Ahmed

On that Day Allah will pay them their just due, and they will come to know that Allah! He is the Manifest Truth.

Syed Vickar Ahamed

On that Day, Allah will pay them back (all) their dues in full, and they will realize that Allah is the (Very) Clearest Truth (Al-Haq-ul-Mubeen).

Taqi Usmani

On that day Allah will give them their rightful recompense in full, and they will know that Allah is the Very Truth who makes all things manifest.

The Monotheist Group

On that Day, God will pay them what they are owed in full, and they will know that God is the Truth Manifested.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩