Diyanet İşleri
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
Bakara suresi
Bakara suresi, 40. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتِىَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِىٓ أُوفِ بِعَهْدِكُمْ وَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ
yâ benî isrâîle-ẕkürû ni`metiye-lletî en`amtü `aleyküm veevfû bi`ahdî ûfi bi`ahdiküm veiyyâye ferhebûn.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İsrâiloğullarına çağrı: verdiğiniz sözü tutun Bakara 40–46 3
Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.
Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
40. “Ey İsrailoğulları” buyruğunda geçen İsrail’den kasıt, Yakub aleyhisselam’dır. Burada hitap Medine ve etrafında bulunan çeşitli İsrailoğulları fırkalarına yöneliktir. Onlardan sonra gelenler de bu hitaba dahildirler. Allah onlara genel bir emir vererek: “Size verdiğim nimetimi hatırlayın” buyurmaktadır. Bu buyruk bir bölümü bu sûrede söz konusu edilecek olan bütün nimetleri kapsar. Hatırlamaktan maksat kalp ile itiraf etmek, dil ile övmek, âzâları da Allah’ın seveceği ve razı olacağı yollarda kullanmak sureti ile bu nimetlerin hatırlanmasıdır.
“Ve ahdimi yerine getirin” buyruğu ise Allah'ın onlardan kendisine ve Peygamberlerine iman edeceklerine ve Şeriat’i uygulayacaklarına dair almış olduğu sözdür. “Ki ben de ahdinizi yerine getireyim.” Bu da onların sözlerinde durmalarına karşılık verilecek mükâfattır. Burada sözü edilen ahitten kasıt Yüce Allah’ın şu buyruğunda sözü edilen hususlardır: “Andolsun, Allah İsrailoğullarından söz almıştı. Biz içlerinden oniki de temsilci belirlemiştik. Allah buyurmuştu ki: Ben şüphesiz sizinle beraberim, andolsun ki eğer namaz kılar, zekât verir, Peygamberlerime inanırsanız... bundan sonra içinizden kim kâfir olursa, muhakkak doğru yoldan sapmış olur.” (el-Maide, 5/12) xxxbu ve benzeri bazı ayetler metinde de yarım ama aslında tamamının verilmesi daha doğru ve okuyucu açısından da daha anlaşılır olurXXX hocaya sorulabilirXXXX
Bunun ardından Yüce Allah onlara, verdikleri sözde durmalarını sağlayacak sebebi emretmektedir ki bu da gereği üzere yalnızca O’ndan korkmaktır. Çünkü O’ndan korkan bir kimse bu korkusu dolayısıyla emrine uyar ve yasaklarından sakınır.
Daha sonra Yüce Allah onlara kendisi olmaksızın imanlarının ne tamam ne de sahih olamayacağı bir hususu şöyle emretmektedir:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'ın peygamberi Yakup'un çocukları! Allah'ın size bahşetmiş olduğu bir çok nimetini hatırlayıp şükredin. Bana ve resullerime iman etmek, şeriatlerim üzere amel etmek için vermiş olduğunuz sözleri yerine getirmeye bağlı kalın. Eğer bu sözleri yerine getirirseniz ben de size vadettiğim sözleri yerine getirir; bu dünyada güzel bir hayat ve kıyamet gününde yaptıklarınıza güzel karşılıkla karşılık veririm. Yalnızca benden korkun ve bana vermiş olduğunuz sözleri bozmayın.
Aynı kök: رهب (12 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin…
Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever.
Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Nimet
Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar,…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)
İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…
Aynı kök: رهب (12 geçiş)
(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey İsrailoğulları! Size vermiş olduğum nimet(ler)imi hatırlayın! Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size vadettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun! dipnot 1
Ey İsrailoğulları! Bir dönem size verdiğim nimetleri hatırlayın! Siz Bana verdiğiniz sözde durun ki Ben de size olan vaadimi tamamlayayım; ve kaygınızın merkezinde sadece Ben olayım!
Ey İsrail oğulları! Size bağışladığım o nimetleri hatırlayın ve Bana verdiğiniz sözü tutun (ki) Ben de sözümü tutayım; ve Benden, yalnız Benden sakının!
İsrailoğulları (dedim). . . Size bağışladığım nimeti hatırlayın ve verdiğiniz sözü yerine getirin, ki ben de size olan (varoluşunuzdaki hilafet) sözümü yerine getireyim. Yalnız benden çekinin!
Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi hatırlayın ve ahdime bağlı kalın, ki ben de ahdinize bağlı kalayım. Ve yalnızca benden korkun.
Ey İsrâiloğulları! Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size olan sözümü yerine getireyim. Ve yalnızca benden korkun.
Ey İsrailoğulları! Sizi nimetlendirdiğim o nimetimi hatırlayın ve Bana verdiğiniz sözü tutun ki, Ben de size verdiğim sözü tutayım. Ve yalnızca Benden korkun.
Ey İsrailoğulları! Sizlere verdiğim nimetleri hatırlayınız. Siz benim emrimi yerine getiriniz ki, ben de sizin isteğinizi yerine getireyim. Sadece benden çekinin.
İsrail oğullar! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım; yalnız benden korkun!
İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım; yalnız benden korkun!
Ey israiloğulları, size lütfettiğim nimetimi hatırlayın, Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size olan ahdimi yerine getireyim ve artık Benden korkun Benden
Ey İsrail oğulları! size in'am ettiğim nimetimi hatırlayın ve ahdime vefa edin ki ahdinize vefa edeyim, ve benden korkun artık benden
Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.
Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.
Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.
Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım (enamtü) nimetimi anımsayın, ahdime bağlı kalın (evfu) ki ben de ahdinize bağlı kalayım (ufi) ve yalnızca benden korkun / çekinin (iyyaye).
Ey İsrail (Ya'kub) oğulları, size (atalarınıza) ihsanetdiğim bunca ni'metlerimi hatırlayın (Peygambere iman hususundaki) tavsiyemi yerine getirin, ben de size karşı olan ahdimi yapayım. Bir de (vefayı terk hususunda) benden korkun.
Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimetimi hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size olan sözümü yerine getireyim. Ve yalnız Ben'den korkun.
(40-46) Ey İsrail oğulları size nimet olarak verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Benle olan ahdinize / Sözleşmenize uyun ki / vefalı olun ki ben de size olan sözleşmeme uyayım , sadece benden korkun . (İhtiyat ve endişeyle gelen korku, ruhban, manastır hayatında Ruhban yetiştirmede korkunun kullanıldığı bilinir, korkulu bir deve merhametli bir deveden daha iyidir der Araplar) Beraberinizde olanı onaylayan / tasdik eden, bu indirdiğime de iman edin, Onu görmezden gelen ilk kişiler olmayın, az bir pahaya ayetlerimi satmayın, sadece benden sakının, gerçeğin üzerine geçersiz olanı / batıl olanı giydirmeyin, bile bile / bildiğiniz halde gerçeği gizlemeyin , namazı kılın , zekâtı verin ve rükû edenlerle rükû edin. İnsanlara iyiliği mi emrediyorsunuz? Kendinizi unutuyor musunuz? Ve kitabı da sesli okuyorsunuz, akıl etmez misiniz? Sabır ve namazla yardım isteyin , bu, kalbi tedirgin olanlar / haşyet içinde olanlar dışındakilere ağır gelir (yardım isteyemez onlar) onlar (tedirgin olanlar) Rableri ile buluşacaklarını ve ona döndürüleceklerini düşünürler.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim vaadi yerine getireyim. Yalnızca benden korkun.
Ey İsrail oğulları, size verdiğim ni'metleri hatırlayın, bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!
Ey İsrailoğulları! dipnot 1 Size verdiğim nimeti dipnot 2 hatırlayın! Bana verdiğiniz sözü yerine getirin dipnot 3 ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. dipnot 4 Yalnız benden korkun.
Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18
‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Eski Ahit · Mezmurlar 118:22
Yapıcıların reddettiği taş, 2 Köşenin baş taşı oldu. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Ey İsrailoğulları! Size ettiğim iyilikleri aklınızdan çıkarmayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. dipnot 1 Yalnız benden korkun.
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi anın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki, ben de size verdiğim vaadi yerine getireyim. Yalnızca benden korkun!
-Ey İsrailoğulları, Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım. Yalnızca benden korkun!
Ey İsrail oğulları! Size lütfettiğim nimetimi hatırlayın; bana verdiğiniz söze vefalı olun ki, ben de size ahdimde vefalı olayım. Ve yalnız benden korkun.
Oyou Bani Isra‘il: "render solemn acknowledgement of My divine favour and impel yourselves to the feeling of gratitude and gratefulness to Me for the efficacious grace I conferred on you and keep the vow you rendered to Me so that I assert My vow to you, and regard Me with the profound reverence and awe dutiful to Me".
Children of Israel, remember how I blessed you. Honour your pledge to Me and I will honour My pledge to you: I am the One you should fear.
O Children of Israel! call to mind the (special) favour which I bestowed upon you, and fulfil your covenant with Me as I fulfil My Covenant with you, and fear none but Me.
Children of Israel! dipnot 1 Recall My favour which I had bestowed on you, and fulfil your covenant with Me and I shall fulfil My covenant with you, and fear Me alone.
Tribe of Israel! remember the blessing I conferred on you. Honour My contract and I will honour your contract. Have dread of Me alone.
O Children of Israel! Remember My Favour which I bestowed upon you, and fulfil (your obligations to) My Covenant (with you) so that I fulfil (My Obligations to) your covenant (with Me), and fear none but Me.
O Children of Israel, remember My blessing which I bestowed upon you, and fulfill My covenant that I may fulfill your covenant, and be in awe of Me [alone].
O Children of Israel! remember My blessings which I bestowed upon you and fulfill the covenant (you made) with Me, I shall fulfill the covenant (I made) with you, and Me alone you should hold in awe.
Children of Israel, remember My blessing wherewith I blessed you, and fulfil My covenant and I shall fulfil your covenant; and have awe of Me.
O’ Children of Israel! Remember how I showered you with My blessings; then fulfill your part of our covenant, that I fulfill My part of it, and respect none with awe but Me.
O ye children of Israel! remember my favours which I have favoured you with; fulfil my covenant and I will fulfil your covenant; me therefore dread.
O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and fulfill your pledge to Me that I may fulfill My pledge to you, and revere Me alone.
O children of Israel, remember my favour wherewith I have favoured you; and perform your covenant with me, and I will perform my covenant with you; and revere me:
O you children of Israel! Remember My favours which I have favoured you with; fulfil My Covenant and I will fulfil your covenant; therefore, fear Me.
O Seeds (Or: sons) of Israel) remember My favor wherewith I favored you, and fulfil My covenant (and) I will fulfil your covenant, and do have awe of Me (only).
O Children of Israel! Remember My favour wherewith I favoured you, and fulfil your (part of the) covenant, I shall fulfil My (part of the) covenant, and fear Me.
O children of Israel, remember the favours I bestowed on you. So keep your pledge to Me, and I will mine to you, and be fearful of Me,
O CHILDREN of Israel! Remember those blessings of Mine with which I graced you, and fulfil your promise unto Me, [whereupon] I shall fulfil My promise unto you; and of Me, of Me stand in awe!
O children of Israel![1] Remember My favours upon you. Fulfil your covenant and I will fulfil Mine, and stand in awe of Me ˹alone˺.
O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and fulfill your pledge to Me that I may fulfill My pledge to you, and revere Me alone.
O Children of Israel, remember My favor, which I bestowed upon you, and fulfill your part of the covenant, that I fulfill My part of the covenant, and reverence Me.
O Children of Israel, remember My favor which I have bestowed upon you and fulfill My covenant [upon you] that I will fulfill your covenant [from Me], and be afraid of [only] Me.
O children of Israel: remember My favour wherewith I favoured you; and fulfil the covenant with Me, and I will fulfil the covenant with you; and Me — be you in fear of Me.
(One example is that of the Israelites. ) O Children of Israel! Remember My Bliss that I bestowed upon you (when you were following My Commandments). Fulfill your promise unto Me and I will fulfill My promise unto you. And of Me - of Me you shall be heedful."
O Children of Israel! Call to mind the (special) favor, which I bestowed upon you, and fulfill (then) your Promise to Me as I fulfill My Promise to you, and fear none but Me.
O Children of Isrā’īl (the Israelites), remember My blessing that I conferred upon you, and fulfill the covenant with Me, and I shall fulfill your covenant, and have awe of Me alone.
O Children of Israel, remember My blessings that I had blessed you with, and fulfill your pledge to Me that I may fulfill My pledge to you, and reverence Me alone.