Nûr suresi

Nûr suresi, 22. ayet

Nûr suresi, 22. ayet. وَلَا يَأْتَلِ أُو۟لُوا۟ ٱلْفَضْلِ مِنكُمْ وَٱلسَّعَةِ أَن يُؤْتُوٓا۟ أُو۟لِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلْيَعْفُوا۟ وَلْيَصْفَحُوٓا۟ أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

velâ ye'teli ülü-lfaḍli minküm vesse`ati ey yü'tû üli-lḳurbâ velmesâkîne velmühâcirîne fî sebîli-llâh. velya`fû velyaṣfeḥû. elâ tüḥibbûne ey yagfira-llâhü leküm. vellâhü gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 19–25 · surenin 22. ayeti / 64
  1. Nûr 19

    İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

  2. Nûr 20

    Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı, haliniz nice olurdu?

  3. Nûr 21

    Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayasızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Fakat Allah, dilediği kimseyi tertemiz kılar. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  4. 22

    İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  5. Nûr 23–24

    (23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü'min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.

  6. Nûr 25

    O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah'ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

22. “İçinizden fazilet ve imkân sahipleri yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (sadaka) vermemek üzere yemin etmesinler. Affetsinler ve görmezden gelsinler.” İfk hadisesinde ileri geri konuşanlardan birisi de Mistah b. Usase idi. Bu, Ebu Bekr es-Sıddîk radıyallahu anh’ın yakın bir akrabası idi. Mistah, Allah yolunda hicret etmiş fakir bir zattı. Ebu Bekir, söylediği sözler dolayısı ile artık Mistah’a hiçbir mali yardımda bulunmayacağına dair yemin etmişti. Bu âyet-i kerime nâzil olarak ona bu kimseye yaptığı infakı kesme mahiyetinde yaptığı yeminden vazgeçmesini emredip bu tür yeminleri yasaklamıştır. Buna karşılık Ebu Bekir’i af ve müsamaha göstermeye teşvik ederek eğer onu bağışlayacak olursa Allah’ın da kendisini bağışlayacağı vaadini bildirmiştir. Zira devamla Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir.” Sizler, O’nun kullarına af ve müsamaha ile muamale edecek olursanız, O da size bu şekilde muamelede bulunur. Ebu Bekir radıyallahu anh bu âyeti kerimeyi işitince: “Allah’a yemin ederim ki Allah’ın beni bağışlamasını isterim”, diyerek tekrar Mistah’a infak etmeye devam etti. Bu âyet-i kerimede yakın akrabaya infakta bulunmaya, işlediği bir masiyet dolayısı ile nafaka ve ihsanın terk edilmeyeceğine, -günahkârların yaptıkları işleri yapsa dahi- affedip müsamaha ile karşılamanın teşvik edildiğine delil vardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İçinizden fazilet sahibi olanlar ve mal bakımından servet sahibi olanlar, muhtaç olan yakınlarına -fakirlik içerisinde olan ve Allah yolunda hicret eden bu kimselere- işledikleri günahtan dolayı yardımda bulunmayacaklarına dair yemin etmesinler. Onları affetsinler ve kusurlarına bakmasınlar. Onları affedip kusurlarına bakmadığınızda Yüce Allah’ın sizin günahlarınızı bağışlamasını istemez misiniz? Zira Yüce Allah, tövbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcıdır ve onlara karşı çok merhametlidir. Kulları da Allah'ın bağışlamasını örnek almalıdırlar. Bu ayet; Mistah -radıyallahu anh-'ın ifk (iftira atma) olayına iştirak etmesi üzerine Ebu Bekr -radıyallahu anh-'ın, kendisine yapmakta olduğu infakı terk edeceğine dair yemin etmesi üzerine inmiştir.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve
  2. يَأْتَلِ ye'teli yemin etmesinler kök: الو
  3. أُو۟لُوا۟ ulu sahipleri kök: اول
  4. ٱلْفَضْلِ l-fedli fazilet kök: فضل
  5. مِنكُمْ minkum sizden
  6. وَٱلسَّعَةِ ve sseati ve servet kök: وسع
  7. أَن en
  8. يُؤْتُوٓا۟ yu'tu (bir şey) vermemeğe kök: اتي
  9. أُو۟لِى uli sahipleri (akrabalara) kök: اول
  10. ٱلْقُرْبَىٰ l-kurba yakınlık (akrabalara) kök: قرب
  11. وَٱلْمَسَـٰكِينَ velmesakine ve yoksullara kök: سكن
  12. وَٱلْمُهَـٰجِرِينَ velmuhacirine ve hicret edenlere kök: هجر
  13. فِى fi
  14. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  15. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah kök: اله
  16. وَلْيَعْفُوا۟ velyea'fu ve affetsinler kök: عفو
  17. وَلْيَصْفَحُوٓا۟ ۗ velyesfehu ve hoşgörsünler kök: صفح
  18. أَلَا ela
  19. تُحِبُّونَ tuhibbune sevmez misiniz? kök: حبب
  20. أَن en
  21. يَغْفِرَ yegfira bağışlamasını kök: غفر
  22. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  23. لَكُمْ ۗ lekum sizi
  24. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  25. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır kök: غفر
  26. رَّحِيمٌ rahimun esirgeyendir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صفح (8 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…

  • Aynı kök: صفح (8 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

  • Aynı kök: صفح (8 geçiş) · Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İçinizden lütuf ve servet sahibi kişiler, yakınlara, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere (mallarından) vermeleri konusunda yemin etmesin; dipnot 1 (onları) bağışlasınlar! Dikkat edin! Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [lâ ye'teli] emri "geri durmasın", "yemin etmesin", "el çekmesin" gibi anlamlar içermektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayette bağışlanmak isteyenlerin kendilerinin de başkalarını bağışlaması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:109; Teğâbun 64:14.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde, içinizden (servetçe) bolluk ve rahatlık içinde olan kimseler, yakınlara, muhtaçlara ve Allah davası uğruna hicret edenlere yardım etmekten geri durmasınlar; onları affedip hoş görsünler! Hem Allah'ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Nitekim Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (haksız iftiralara uğramış olsalar bile,) içinizden (Allah'ın) bolluk ve genişlik bahşetmiş olduğu kimseler yakınlarına, düşkünlere ve kötülük diyarından Allah için göç eden kimselere yardımdan el çekmesinler; onları affedip geçsinler. (Öyle ya,) Allah'ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz; (hem de) Allah'ın çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı olduğunu (gördüğünüz halde)?

Ahmed Hulusi

Sizden faziletli ve varlıklı olanlar; yakınlık sahiplerine, miskinlere ve Allah yolunda göç edenlere vermemeye yemin etmesinler. . . Affetsinler ve hoşgörülü olsunlar. . . Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Aranızdaki erdemli ve varlıklı olanlar; yakınlarına, düşkünlere ve Allah'ın yolunda göç edenlere vermekten geri kalmasınlar. Hoşgörsünler ve bağışlasınlar. Allah'ın, sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız? Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah, bağışlayandır; merhamet edendir.

Edip Yüksel

Sizden mal ve imkana sahip olanlar, akrabalara, yoksullara ve ALLAH yolunda göç edenlere vermemek için yemin etmesinler. Affetsinler, geçsinler. ALLAH'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizden mal ve imkana sahip olanlar, akrabalara, yoksullara ve ALLAH yolunda göç edenlere vermemek için yemin etmesinler. Affetsinler, geçsinler. ALLAH'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de içinizden nimet ve varlık sahibi kişiler, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vergisini vermekte kusur etmesinler, affetsinler, kusurlarına aldırmasınlar! Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, bağışlayandır, merhamet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de içinizden fadl-ü vüs'at sahibi olanlar karabet sahiblerine, miskinlere ve Allah yolunda muhacirlere vergisini vermekten kusur etmesin ve afvetsin, aldırmasın, Allahın size mağrifet etmesini arzu etmez misiniz? Allah gafurdur rahimdir

Erhan Aktaş

Sizden fazilet dipnot 1 ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasından mutlu olmaz mısınız? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden fazilet dipnot 1 ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeme konusunda yemin etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasından mutlu olmaz mısınız? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Üstünlük, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden erdem ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmede kusur etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Tanrı yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Tanrı'nın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Sizden (dinde) fazıylet ve (dünyada) servet saahibi olanlar, akrabaasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin, afvetsin, aldırış etmesin. Allahın sizi yarlığamasını sevmez misiniz? Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Sizden faziletli ve varlıklı olanlar; yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte kusur etmesinler, affetsinler, aldırış etmesinler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Ve Allah; Gafur' dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(21-22) Ey iman edenler şeytanın adımlarına uymayın / tabi olmayın / ittiba etmeyin, her kim şeytanın adımlarına uyar ise, gerçekten o / şeytan, iğrençliği ve belirsiz hale / tanınmaz hale getirmeyi / inkârı emreder, şayet Allah’ın üzerinizdeki maddi manevi zenginliği ve esirgemesi olmasaydı, sizden tek bir kişi bile ebediyyen arınamazdı ve lakin Allah, istediğini arındırır, Allah işitendir görendir. Sizden manevi zenginlikte ve maddi zenginlikte bir numara olanlar / erdem uluları ve servet uluları, yakınlara, yoksunlara / miskinlere ve Allah yolunda hicret eden muhacirlere vermemeye yemin etmesinler (Bir daha onlara vermeyeceğim gibi şeyler söylemesinler) affetsinler ve hoş görsünler, dikkat edin Allah’ın da sizleri bağışlamasını sevmez misiniz? Allah ki bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine dair yemin etmesinler, bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Süleyman Ateş

Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeğe yemin etmesinler, affetsinler, hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

İçinizden erdemli ve imkan sahibi olanlar; yakınlarına, çaresiz kalanlara, Allah yolunda hicret edenlere dipnot 1 yardımı kesmesinler. Onların kusurlarını görmezlikten gelsinler ve yeni bir sayfa açsınlar. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hicret sözlükte (Müfredat), kişinin bir şeyden bedeniyle, diliyle veya kalbiyle uzaklaşmasıdır (Nisa 4/97-100, Enfal 8/72-75, Meryem 19/46, Furkan 25/30, Mümtehine 60/10, Müzzemmil 73/10, Müddessir 74/5).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçinizden maddi imkana sahip iyilikseverler yakınlarına, çaresiz kalanlara, Allah yolunda hicret edenlere verme konusunda ihmalde bulunmasınlar dipnot 1 . Onları bağışlasınlar ve onlara göz yumsunlar. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah bağışlar, ikramı boldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2/224'e göre yemin ifadesi burası için uygun değildir.

Şaban Britch

İçinizden faziletli ve servet sahibi olanlar, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? Allah, çokça bağışlayan, çokça merhamet edendir.

Şaban Piriş

İçinizden faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte kusur etmesinler. İhtiyaçlarından fazla olanı versinler, affetsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? Allah, bağışlayan, merhamet edendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizin lütuf ve imkan sahibi olanlarınız; akrabaya, çaresizlere, Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemeye yemin etmesinler, affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And those of you in whom Allah's grace abounds must not resolve against helping the needy among their kindred and those in want as well as those who emigrated to where they could best serve Allah's cause. It is to their advantage to accord them forgiveness and not to entertain them with thoughts of ill-will. Would you not like that Allah forgives your iniquities, and Allah is Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

Those who have been graced with bounty and plenty should not swear that they will [no longer] give to kinsmen, the poor, those who emigrated in God’s way: let them pardon and forgive. Do you not wish that God should forgive you? God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

Let not those among you who are endued with grace and amplitude of means resolve by oath against helping their kinsmen, those in want, and those who have left their homes in Allah's cause: let them forgive and overlook, do you not wish that Allah should forgive you? For Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Let those among you who are bounteous and resourceful not swear to withhold giving to the kindred, to the needy, and to those who have forsaken their homes in the cause of Allah; rather, let them forgive and forbear. Do you not wish that Allah should forgive you? Allah is Ever Forgiving, Most Merciful. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aishah has stated that after the revelation of(verses 11- 21 )absolving her from the accusation, Abu Bakr swore that he would no longer support Mistah bin Uthatha. This was because the man had shown absolutely no regard for the relationship, nor for the favors that Abu Bakr had all along been showing him and his family. At this (verse 22 )was revealed and Abu Bakr, on hearing it, immediately said: By God, we do want that Allah should forgive us. Consequently he again started to help Mistah and in a more liberal manner than before. According to Abdullah bin Abbas, some other companions, besides Abu Bakr, also had sworn that they would discontinue helping those who had taken an active part in the slander. After the revelation of this verse, all of them revoked their oaths and the ill-will that had been created by the mischief was gone.

Aisha Bewley

Those of you possessing affluence and ample wealth should not make oaths that they will not give to their relatives and the very poor and those who have made hijra in the way of Allah. They should rather pardon and overlook. Would you not love Allah to forgive you? Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And let not those among you who are blessed with graces and wealth swear not to give (any sort of help) to their kinsmen, Al-Masâkîn (the poor), and those who left their homes for Allâh’s Cause. Let them pardon and forgive. Do you not love that Allâh should forgive you? And Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Let the well-off and the opulent among you not vow not to give to the relatives and the needy, and to those who have migrated in the way of Allah, and let them excuse and forbear. Do you not love that Allah should forgive you? And Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And let not those of you who are possessed of grace (with moral virtue) and of plenty (of riches like Abû Bakr) swear that they will give nothing to the kindred, the needy and those who have left their homes for the cause of Allâh, but let them forgive and forbear (the offence). Do you not desire that Allâh should protect you (against your faults)? And Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

Let not those of you who possess bounty and plenty swear off giving kinsmen and the poor and those who emigrate in the way of God; but let them pardon and forgive. Do you not wish that God should forgive you? God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Those among you whom God has blessed with wealth should not say that they will never again help their relatives, poor people, and those who have immigrated for the cause of the Lord (because of the disappointing experiences that they have had with them. ) They should forgive (if they have said or done something wrong) and treat them with tolerance. Do you not wish to be pardoned by God? Yes, indeed the Lord is Forgiving and Merciful.

E. Henry Palmer

And let not those amongst you who have plenty and ample means swear that they will not give aught to their kinsman and the poor and those who have fled their homes in God's way, but let them pardon and pass it over. Do ye not like God to forgive you? and God is forgiving, compassionate.

Edip-Layth

Let not those amongst you who have been blessed with abundance refuse to give to the relatives, the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you? God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Let not those among you who possess abundance of wealth, and have ability, swear that they will not give unto their kindred, and the poor, and those who have fled their country for the sake of God's true religion: But let them forgive, and act with benevolence towards them. Do ye not desire that God should pardon you? And God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Follow not the footsteps of Satan, for he who follows the footsteps of Satan, verily, he bids you filth (the shameful) and wrong. Had it not been for the grace of Allah upon you and His mercy unto you, not one of you would have grown pure; but Allah causes whom He will to grow (or become purified), for Allah is Hearer, Knower.

Mahmoud Ghali

And let not the ones endowed with the Grace (of Allah) and affluence swear off bringing (charity) to near of kin (Literally: endowed with kinship) and the indigent and to the ones emigrating in the way of Allah; and let them be clement and let them pardon. Do you not love that Allah should forgive you? And Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And let not those who possess dignity and ease among you swear not to give to the near of kin and to the needy, and to fugitives for the cause of Allah. Let them forgive and show indulgence. Yearn ye not that Allah may forgive you? Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Let not those who are men of plenty and means among you swear that they will not give to their relatives and the poor and those who leave their homes in the service of God. They should forgive and overlook (their failings). Would you not like God to forgive you? And God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

Hence, [even if they have been wronged by slander,] let not those of you who have been graced with God’s favour and ease of life ever become remiss in helping [the erring ones among] their near of kin, and the needy, and those who have forsaken the domain of evil for the sake of God, but let them pardon and forbear. [For,] do you not desire that God should forgive you your sins, seeing that God is much-forgiving, a dispenser of grace?

Mustafa Khattab

Do not let the people of virtue and affluence among you swear to suspend donations to their relatives, the needy, and the emigrants in the cause of Allah. Let them pardon and forgive. Do you not love to be forgiven by Allah? And Allah is All-Forgiving, Most Merciful.[1]

Progressive Muslims

And let not those amongst you who have been blessed with abundance refuse to give to the relatives, and the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you And God is Forgiving, Merciful.

Rashad Khalifa

Those among you who are blessed with resources and wealth shall be charitable towards their relatives, the poor, and those who have immigrated for the sake of GOD. They shall treat them with kindness and tolerance; do you not love to attain GOD's forgiveness? GOD is Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And let not those of virtue among you and wealth swear not to give [aid] to their relatives and the needy and the emigrants for the cause of Allah, and let them pardon and overlook. Would you not like that Allah should forgive you? And Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And let not swear those of bounty and abundance among you against giving to relatives, and the poor, and the émigrés in the cause of God; and let them pardon and overlook. Would you not love that God should forgive you? And God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

(Development of the personality takes place by respecting the Divine Moral Values and helping people with your wealth and person (2:232), (4:49), (9:103), (24:21), (24:30), (53:32), (91:9-10), (92:18)). Let not those among you who have been blessed with resources and ease of life ever stay behind in spending on: Their families, Relatives, Those who have lost their jobs, Whose running businesses have stalled, Whose hard earned income is insufficient to meet their needs, and Those who have forsaken the domain of evil or persecution in the Cause of Allah. Let them pardon and overlook the imperfections of the needy. Listen! Do you not love that Allah should forgive you, absolving your imperfections? Thus it is - Allah is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And let not those from you who are blessed with grace and abundance of means resolve by oath against helping their relatives, those in want, and poor and those who have left their homes in Allah’s cause: Let them forgive and overlook, do you not wish that Allah should forgive you? And Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

The men of grace and wealth among you should not swear against giving (their charitable gifts) to the kinsmen and the poor and to those who have migrated in the way of Allah, and they should forgive and forego. Do you not like that Allah forgives you? Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And let not those among you who have been blessed by abundance refuse to give to the relatives, and the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you? And God is Forgiving, Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 22. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 22. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 22. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩