Nûr suresi

Nûr suresi, 49. ayet

Nûr suresi, 49. ayet. وَإِن يَكُن لَّهُمُ ٱلْحَقُّ يَأْتُوٓا۟ إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ

veiy yekül lehümü-lḥaḳḳu ye'tû ileyhi müẕ`inîn.

Diyanet İşleri

Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 46–52 · surenin 49. ayeti / 64

Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3

  1. Nûr 46

    Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

  2. Nûr 47

    (Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.

  3. Nûr 48

    Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.

  4. 49

    Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.

  5. Nûr 50

    Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.

  6. Nûr 51

    Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  7. Nûr 52

    Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı elde edenlerin ta kendileridir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

49. “Ama hak kendi lehlerinde ise sürat ve itaatle ona” şeriatın hükmüne “gelirler.” Bu gelişleri verilecek hükmün, şeri bir hüküm oluşundan dolayı değildir. Bunun sebebi, bu hükmün hevâlarına uygun düşmesidir. O nedenle onlar, o hükme süratle ve itaatle gitseler bile bu durumları ile övülmezler. Çünkü gerçek kul, sevdiği hususlarda da hoşlanmadığı hususlarda da kendisini sevindiren güzel hallerde de üzücü hallerde de hakka uyan kimsedir. Şeriata hevâsına uygun düştüğünde uyan, hevâsına muhalefet ettiğinde ise onu bir kenara atan ve hevâsını şeriattan öne geçiren bir kimse ise gerçekte Allah’ın kulu değildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer onlar hakkın kendi lehine olduğunu ve hükmün kendi faydalarına olduğunu bilirlerse ona boyun eğerek gelirler.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن vein ve eğer
  2. يَكُن yekun olursa kök: كون
  3. لَّهُمُ lehumu kendi lehlerine
  4. ٱلْحَقُّ l-hakku hüküm kök: حقق
  5. يَأْتُوٓا۟ ye'tu gelirler kök: اتي
  6. إِلَيْهِ ileyhi ona
  7. مُذْعِنِينَ muz'inine ita'at ederek kök: ذعن

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gerçek kendi lehlerine ise ona boyun eğip gelirler.

Mustafa İslamoğlu

fakat eğer kendileri haklı çıkacak olursa, teslim olmuş bir edayla koşa koşa gelirler.

Muhammed Esed

ama (bu yüz çevirenler) bir de hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, hemen boyun eğerek kabul ederler!

Ahmed Hulusi

Eğer gerçek kendi lehlerine ise, sürat ve itaat ile ona gelirler!

Ali Bulaç

Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.

Ali Özek ve heyeti

Ama, eğer (Allah ve Rasûlünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona boyun eğip gelirler.

Ali Rıza Safa

Ama gerçek kendilerinden yana olursa, boyun eğerek Ona gelirler.

Bayraktar Bayraklı

Ama, haklı çıkacaklarını bilirlerse, başlarını eğerek gelirler.

Edip Yüksel

Ancak karar lehlerine olursa, ona gönüllü koşarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ancak karar lehlerine olursa, ona gönüllü koşarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer hak kendilerinden yana ise, baş eğerek ona gelirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer hak kendilerinin olur ise münkad olarak ona gelirler

Erhan Aktaş

Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.

Gültekin Onan

Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.

Hasan Basri Çantay

Eğer hak kendilerinin lehinde ise itaatle koşa koşa ona gelirler.

İbni Kesir

Eğer hak, kendilerinden tarafa ise; boyunlarını bükerek gelirler.

Mehmet Alagaş

(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer hak kendilerinin ise ona sürat ve itaatle gelirler.

Süleyman Ateş

Eğer hüküm kendi lehlerine olursa ita'at ederek, gelirler.

Süleymaniye Vakfı

Ama hak kendilerinden yana olursa koşa koşa gelirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer haklı konumda olsalar, koşa koşa gelirler.

Şaban Britch

Ama hak kendilerinden yana olursa, hemen boyun eğip gelirler.

Şaban Piriş

Ama hak kendilerinden yana olursa, hemen boyun eğip gelirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer gerçek, kendi lehlerine olursa boyun bükerek ona gelirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But when they know they are in the right and they shall justly win the case they do willingly submit.

Abdul Haleem

If they were claiming their right, they would come willingly [to the Prophet].

Abdullah Yusuf Ali

But if the right is on their side, they come to him with all submission.

Abul A'la Maududi

However if the right is on their side they come to him (professing) their submissiveness. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse states that a person who willingly accepts only that part of the divine law which serves his advantage, but rejects that which goes against his interests and desires, and prefers the worldly laws instead, is not a believer but a hypocrite. His profession of faith is false for he does not in fact believe in Allah and His Prophet but in his own interests and desires. With this attitude even if he believes in and follows a portion of the divine law, his belief has no value whatever in the sight of Allah.

Aisha Bewley

But if right is on their side, they come to him most submissively!

Al-Hilali & Khan

But if the truth is on their side, they come to him willingly with submission.

Ali Quli Qarai

But if justice be on their side, they come compliantly to him.

Amatul Rahman Omar

But if (they consider that) the right is on their side they come to him running showing submission.

Arthur John Arberry

but if they are in the right, they will come to him submissively.

Bijan Moeinian

However, if the judgment is in their favor, they will happily accept it!

E. Henry Palmer

But had the right been on their side they would have come to him submissively enough.

Edip-Layth

However, if the judgment is in their favor, they come to it willingly with submission/peace!

George Sale

But if the right had been on their side, they would have come and submitted themselves unto Him.

Hamid S. Aziz

And when they appeal to Allah and His Messenger to judge between them, lo! A section of them is averse.

Mahmoud Ghali

And in case they truly (have a case), (Literally: they are in the right) they will come up to it compliant.

Marmaduke Pickthall

But if right had been with them they would have come unto him willingly.

Mohamed Ahmed - Samira

Had right been on their side they would have come to him submissively.

Muhammad Asad

but if the truth happens to be to their liking, they are quite willing to accept it!

Mustafa Khattab

But if the truth is in their favour, they come to him, fully submitting.

Progressive Muslims

However, if the judgment is in their favour, they come to it willingly with submission!

Rashad Khalifa

However, if the judgment is in their favor, they readily accept it!

Sahih International

But if the right is theirs, they come to him in prompt obedience.

Sam Gerrans

But if the truth be theirs, they come to him in willing submission.

Shabbir Ahmed

However, if the truth is on their side, they come to him in full submission.

Syed Vickar Ahamed

But if the right is on their side, they (would) come to him (the Prophet) with all the submission (to listen and accept).

Taqi Usmani

And if the right is theirs, they would come to him as (if they are) submissive ones.

The Monotheist Group

But, if the judgment is in their favor, they come to him readily!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩