Diyanet İşleri
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
Nûr suresi
Nûr suresi, 48. ayet. وَإِذَا دُعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم مُّعْرِضُونَ
veiẕâ dü`û ile-llâhi verasûlihî liyaḥküme beynehüm iẕâ ferîḳum minhüm mü`riḍûn.
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların hükme razı olmaması ve hilâfet vaadi Nûr 47–57 3
Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.
(Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.
Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
Aralarında hüküm vermek için Allah'a (Kur'an'a) ve Resulüne davet edildiklerinde, mü'minlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “Onlar, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasûlüne çağrıldıklarında” yani onlarla herhangi bir kimse arasında başkasının hükmünü gerektiren bir anlaşmazlık ortaya çıkar da Allah ve Rasûlünün hükmüne çağırılırarsa “yüz çevirir” ve cahiliye hükmünü isterler; şer’î olmayan hükümleri ve kanunları şer’î hükümlere üstün tutarlar. Bunun sebebi, haksız olduklarını ve şeriatın ancak gerçeğe uygun hüküm verdiğini bilmeleridir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu münafıklar; anlaşmazlığa düştükleri şeylerde aralarında peygamberin hüküm vermesi için Allah'a ve resulüne çağrıldıkları zaman, onlar nifakları sebebiyle onun hükmünden yüz çevirirler.
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Dua
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Dua
Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları…
Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Dua
İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
Ortak kavram: Dua · Ortak kavram: Hikmet
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Ortak kavram: Dua · Ortak kavram: Hikmet
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Elçi'ye çağrıldıklarında (bir de bakarsın ki) içlerinden bir kısmı yüz çevirenler (olmuşlardır).
Zira onlar aralarında hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasulü'ne çağrıldıklarında, hiç değilse bir kısmı hemen yüz çeviriverirler;
Ve (böyleleri) aralarında (ilahi kitap hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasul'üne çağırıldıklarında, onlardan bir kısmı hemen yüz çevirir;
Aralarında hükmetsin diye Allah'a ve O'nun Rasulü'ne çağırıldıklarında, bir de bakarsın ki onlardan bir bölümü yüz çeviriyor.
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.
Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.
Aralarında yargı vermesi için, Allah'a ve O'nun elçisine çağırıldıklarında, aralarından bir küme yüz çevirir.
- Onlar "Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik" derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, birkısmı hemen yüz çevirir.
Aralarında hüküm vermesi için ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman onlardan bir grup hoşlanmaz.
Aralarında hüküm vermesi için ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman onlardan bir grup hoşlanmaz.
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıklarında bir de bakarsın bunlardan bir kısmı çekiniyorlar.
Aralarında hukmetmesi için Resulü ile Allaha da'vet olundukları vakıt da bakarsın bunlardan bir kısmı çekinirler
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resul'üne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Rasul'üne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.
Aralarında hükmetmesi için Tanrı'ya ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.
Onlar, aralarında hükmetmesi için, Allahın resulüne da'vet edildikleri vakit (bakarsın ki) bir fırkası hemen yüz çevirib dönücüdürler.
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman; bir takımı hemen yüz çevirir.
(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasûlüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup hemen yüz çevirirler.
Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman hemen onlardan bir grup yüz çevirirler.
Aralarında hüküm versin diye Allah'a ve elçisine çağrıldıklarında bakarsın ki onların birtakımı bundan yüz çevirir dipnot 1 .
Aralarında hükmünü versin diye Allah'a ve Elçisine çağrılınca onlardan bir takımı yan çizer.
Aralarında hüküm vermesi için, Allah’a ve Rasûlüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup hemen yüz çevirirler.
Aralarında hüküm vermesi için, Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup hemen kaçar.
Allah'a ve aralarında hüküm versin diye elçiye çağrıldıklarında, içlerinden bir fırka hemen yüz çevirenler oluveriyor.
When asked to submit their reason to revelation and accept Allah and His Messenger as the arbiters who would judge between them, some of them object and express disapproval when they know they are losers.
and when they are summoned to God and His Messenger in order for him to judge between them, some of them turn away.
When they are summoned to Allah and His messenger, in order that He may judge between them, behold some of them decline (to come).
When they are called to Allah and His Messenger that he (that is, the Messenger) may judge (the disputes) among them, dipnot 1 a faction of them turns away. dipnot 2
When they are summoned to Allah and His Messenger, so that he can judge between them, a group of them immediately turn away.
And when they are called to Allâh (i.e. His Words, the Qur’ân) and His Messenger (صلى الله عليه وسلم), to judge between them, lo! a party of them refuses (to come) and turns away.
When they are summoned to Allah and His Apostle that He may judge between them, behold, a part of them turn aside.
When they are summoned before Allâh and His Messenger, that he may judge between them, lo! a party of them turn away.
When they are called to God and His Messenger that he may judge between them, lo, a party of them are swerving aside;
When they are called tot he court of God so that His Messengers judge their cases, some of them turn away.
And when they are called to God and His Apostle to judge between them, lo! a sect of them do turn aside.
If they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.
And when they are summoned before God and his apostle, that He may judge between them; behold, a part of them retire:
They say, "We believe in Allah and in the Messenger, and we obey. " But after that some of them turn their backs; they are not really believers.
And when they are called to Allah and His Messenger that he (The Messenger) may judge between them, only then are a group of them veering away (from it).
And when they appeal unto Allah and His messenger to judge between them, lo! a faction of them are averse;
When they are called to God and His Prophet, that he may judge between them, a section of them turns away.
And [so it is that] whenever they are summoned unto God and His Apostle in order that [the divine writ] might judge between them, lo! some of them turn away;
And as soon as they are called to Allah and His Messenger so he may judge between them, a group of them[1] turns away.
And if they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.
When they are invited to GOD and His messenger to judge among them, some of them get upset.
And when they are called to [the words of] Allah and His Messenger to judge between them, at once a party of them turns aside [in refusal].
And when they are invited to God and His messenger, that he judge between them, then a faction among them turns away.
And so it is that whenever they are called to Allah and His Messenger to judge between them, some of them turn away.
And when they are called to Allah and His Messenger (Muhammad), in order that he may judge between them, look! Some of them do not agree (to come).
When they are summoned to Allah and His messenger that he (the messenger) may judge between them, in no time a group of them turns averse.
And if they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.