Nûr suresi

Nûr suresi, 46. ayet

Nûr suresi, 46. ayet. لَّقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَٰتٍ مُّبَيِّنَٰتٍ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

leḳad enzelnâ âyâtim mübeyyinât. vellâhü yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nûr 43–49 · surenin 46. ayeti / 64

Konu Tesbih eden varlıklar; bulutlar ve yaratılış Nûr 41–46 3

  1. Nûr 43

    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.

  2. Nûr 44

    Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.

  3. Nûr 45

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  4. 46

    Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

  5. Nûr 47

    (Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.

  6. Nûr 48

    Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.

  7. Nûr 49

    Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

46. Yani andolsun ki biz kullarımıza acıdık da onlara bütün şer’î maksatlara, övülmeye değer adaba ve dosdoğru bilgilere açıkça delâlet eden apaçık belgeler indirdik. Böylelikle izlemeleri gereken yol açıklık kazanmış, hak batıldan, hidâyet de sapıklıktan ayırt edilmiş oldu. Ortada batıl peşinde olanın tutunabileceği en ufak bir şüphe, doğruyu bulmak isteyenin içinden çıkamayacağı en basit bir husus kalmamıştır. Çünkü bu apaçık âyetler, ilmi kâmil, rahmeti kâmil, açıklaması kamil olan yüce Zat tarafından indirilmiştir. Onun açıklaması ötesinde bir açıklama düşünülemez. Bunlar “helâk olan kişi apaçık bir delil üzere helâk olsun, hayatta kalan kişi ise apaçık bir delil üzere yaşasın diyedir.” (el-Enfal, 8/42)

“Allah dilediğini” kendisi hakkında güzel takdirde bulunulmuş ve güzel makama ulaşacağı hükmü verilmiş kimseleri “dosdoğru yola iletir.” Yani gâyet açık, kısa yoldan maksada ulaştıran, hakka vardıran, O’nun lütuf ve ihsan yurduna götüren yola iletir. Bu yol hakkı bilmeyi, hakkı tercih edip gereğince amel etmeyi içerir. Yüce Allah genel olarak bütün insanlar hakkında beyanı eksiksiz ortaya koymuş, hidâyeti ise dilediğine tahsis etmiştir. Bu tahsis O’nun lütuf ve ihsanından dolayıdır. Keremi sonsuz olan Rabbimizin lütfu elbette ki kesilmez, tükenmez. Açıklamayaı herkese yönelik yapmış olması ise O’nun adaletinin bir gereğidir ve Allah’a karşı delil koymaya kalkışacak olanlara, ileri sürecekleri bir delil bırakmamak maksadına matuftur. Allah, ihsan ve lütuflarını nerelere bırakacağını en iyi bilendir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Andolsun biz, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hak yola götüren apaçık ayetler indirdik. Yüce Allah, dilediği kimseyi içerisinde hiçbir eğrilik olmayan dosdoğru yola iletir ve bu yol o kimseyi Cennet'e ulaştırır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّقَدْ lekad andolsun
  2. أَنزَلْنَآ enzelna biz indirdik kök: نزل
  3. ءَايَـٰتٍۢ ayatin ayetler kök: ايي
  4. مُّبَيِّنَـٰتٍۢ ۚ mubeyyinatin (gerçekleri) açıklayan kök: بين
  5. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  6. يَهْدِى yehdi iletir kök: هدي
  7. مَن men kimseyi
  8. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  9. إِلَىٰ ila
  10. صِرَٰطٍۢ siratin yola kök: صرط
  11. مُّسْتَقِيمٍۢ mustekimin doğru kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صرط (45 geçiş)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Aynı kök: صرط (45 geçiş)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Aynı kök: صرط (45 geçiş)

    Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki apaçık ayetler indirdik. dipnot 1 Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın Kur'an'da verdiği bilgilerin apaçık olduğu belirtilmek üzere bu surenin 1, 34 ve 46. ayetlerinde [âyâtin (mü)beyyinâtin] (apaçık ayetler) ifadesi üç kez kullanılmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Bakara 2:213, 142, 272; En‘âm 6:88; Yûnus 10:25; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; Nûr 24:35; Kasas 28:56; Fâtır 35:8; Zümer 39:23; Şûrâ 42:13; Müddessir 74:31.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, hakikati bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirmişizdir; bununla Allah (isteyen) kimseyi dosdoğru bir yola yöneltmeyi diler.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlar indirdik; fakat, yine de Allah (doğru yola gerçekten ulaştırılmak) isteyen kimseyi doğru yola eriştirir.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki açıklayıcı işaretler inzal ettik. Allah dilediğini sırat-ı müstakime hidayet eder.

Ali Bulaç

Andolsun biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru yola yöneltip iletir.

Ali Özek ve heyeti

Biz apaçık âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola hidâyet eder.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, açıklayan ayetler indirdik. Çünkü Allah, dilediğini dosdoğru yola eriştirir.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz her şeyi güzelce açıklayan ayetler indirdik. Allah, dileyeni doğru yola iletir.

Edip Yüksel

Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. ALLAH dilediğini/ dileyeni dosdoğru yola iletir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. ALLAH dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, gerçekten açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru bir caddeye iletir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun ki cidden beyan edici ayetler indirdik ve kimi dilerse Allah, doğru bir caddeye hidayet eyler

Erhan Aktaş

Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, hak eden dipnot 1 kimseyi dosdoğru yola iletir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" insanın "dilemesine", "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir 10:108; 76:3).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, hak eden dipnot 1 kimseyi dosdoğru yola iletir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, dileyen kimseyi dosdoğru yola iletir.

Gültekin Onan

Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Tanrı, dilediğini doğru yola yöneltip iletir.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz açık açık ayetler indirdik. Allah, kimi dilerse onu doğru yola iletir.

İbni Kesir

Andolsun ki Biz; açıklayıcı ayetler indirdik, Ve Allah; dilediğini doğru yola iletir.

Mehmet Alagaş

(46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun, biz apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola hidayet eder (yöneltir).

Süleyman Ateş

Andolsun biz, (gerçekleri) açıklayan ayetler indirdik. Allah dilediğini, doğru yola iletir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah doğruları terci edeni doğru bir yola yöneltir.

Şaban Britch

Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola yöneltir.

Şaban Piriş

Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola yöneltir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz açık seçik bilgiler veren ayetler indirdik. Allah, dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletiyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We have sent down revelations featuring the spirit of truth guiding into all truth and conducts from want of spiritual and intellectual sight into enlightenment and illumination, and Allah guides whom He will to a path of righteousness.

Abdul Haleem

We have sent verses that clarify the right path: God guides whoever He will to a straight path.

Abdullah Yusuf Ali

We have indeed sent down signs that make things manifest: and Allah guides whom He wills to a way that is straight.

Abul A'la Maududi

Verily We have sent down revelations that clearly explain the Truth. Allah guides whomsoever He wills to a Straight Way.

Aisha Bewley

We have sent down Signs making things clear. Allah guides whoever He wills to a straight path.

Al-Hilali & Khan

We have indeed sent down (in this Qur’ân) manifest Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, lawful and unlawful things, and the set boundaries of Islâmic religion, etc. that make things clear showing the Right Path of Allâh). And Allâh guides whom He wills to the Straight Path (i.e. to Allâh’s religion of Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Certainly We have sent down manifest signs, and Allah guides whomever He wishes to a straight path.

Amatul Rahman Omar

We have certainly sent down revelations which explain the truth. And Allâh guides him who desires (to be guided) to the exact straight path.

Arthur John Arberry

Now We have sent down signs making all clear; God guides whomsoever He will to a straight path.

Bijan Moeinian

Thus I have sent you My plains Revelations (which are easy to understand) to guide those whom I want to the straight path.

E. Henry Palmer

Now have we sent down manifest signs, and God guides whom He pleases unto the right way.

Edip-Layth

We have sent down to you clarifying revelations, and God guides whoever He wills to a straight path.*

George Sale

Now have We sent down evident signs: And God directeth whom He pleaseth into the right way.

Hamid S. Aziz

And Allah created every beast from water, and of them are some that creep upon their bellies, and some that walk upon two legs, and some walk upon four. Allah creates what He wills; verily, Allah has power over all things.

Mahmoud Ghali

Indeed We have already sent down demonstrably evident signs, and Allah guides whomever He decides to a straight Path.

Marmaduke Pickthall

Verily We have sent down revelations and explained them. Allah guideth whom He will unto a straight path.

Mohamed Ahmed - Samira

We have surely sent down clear signs. It is God who guides whom He will to the path that is straight.

Muhammad Asad

INDEED, from on high have We bestowed messages clearly showing the truth; but God guides onto a straight way [only] him that wills [to be guided].

Mustafa Khattab

We have indeed sent down revelations clarifying ˹the truth˺. But Allah ˹only˺ guides whoever He wills to the Straight Path.

Progressive Muslims

We have sent down to you clarifying revelations, and God guides whoever He wills to a straight path.

Rashad Khalifa

We have sent down to you clarifying revelations, then GOD guides whoever wills (to be guided) in a straight path.

Sahih International

We have certainly sent down distinct verses. And Allah guides whom He wills to a straight path.

Sam Gerrans

We have sent down manifest proofs; and God guides whom He wills to a straight path.

Shabbir Ahmed

Verily, We have sent down Messages clearly showing the Truth, but Allah guides onto a Straight Path him who wishes to be guided.

Syed Vickar Ahamed

We have indeed sent down clear Signs that make things clear and Allah guides whom He wills to the Straight Path.

Taqi Usmani

We have surely sent down enlightening verses, and Allah guides whom He wills to the straight path.

The Monotheist Group

We have sent down to you clarifying revelations, and God guides whoever He wills to a straight path.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 46. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 46. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nûr suresi, 46. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩