Diyanet İşleri
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 126. ayet. ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İlyâs Sâffât 123–132 3
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"
Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 123–132. ayetler için yazılmıştır.
123-126. Yüce Allah kulu ve rasûlü İlyas aleyhisselam’ı peygamberliğe ve risalete mazhar olup Yüce Allah’ın yoluna davet ettiğini belirterek övmektedir.
Onun, kavmine takvâ yolunu tutmalarını, yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emrettiğini, Ba’l adındaki putlarına ibadet etmekten vazgeçmelerini, her şeyi yaratan Allah’a ibadet etmeye yönelmelerini emrettiğini belirtmektedir.
Çünkü Yüce Allah, bütün varlıkları yaratmış, onları en güzel şekilde var etmiş, en güzel şekilde besleyip büyütmüş, görüp gözetmiştir. Gizli ve açık nimetleri onlara bol bol ihsan etmiştir. Sizler nasıl olur da bunları yaratan Rabbinize ibadeti bırakıp zarar veremeyen, fayda sağlayamayan, hiçbirşey yaratamayan, rızık veremeyen bir puta ibadete yönelirsiniz? Hatta yemeyen ve konuşamayan bir puta? Hiç şüphesiz bu sapıklığın, akılsızlığın ve azgınlığın en ileri şeklidir.
127. “Ama onlar” kendilerine yaptığı davet hususunda “onu yalanladılar” ona itaat etmediler, boyun eğmediler. Yüce Allah da onları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:
“Bu sebeple onlar elbette (azabın ortasına) konacaklardır.” Yani Kıyamet gününde azapta bir araya toplanacaklardır. Bu buyrukta onların dünyevi herhangi bir cezaları söz konusu edilmemektedir.
128. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine ihlâs ihsan edip kurtardığı ve peygamberlerine uymayı lütfettiği kimseler, azaba konmayacaklardır. Aksine Yüce Allah tarafından onlara pek büyük bir mükâfat verilecektir.
129-132. “Sonra gelenler arasında ona” İlyas’a güzel bir övgü “bıraktık. İlyas’a” Allah’tan ve kullarından “selam olsun! Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten o, mümin kullarımızdandır.”
Yüce Allah, diğer peygamber kardeşlerinden övgü ile söz ettiği gibi ondan da övgü ile söz etmektedir. Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sizi ve daha önceden atalarınızı da yaratan Rabbiniz Allah'tır. İbadeti hak eden O'dur. Faydası ve zararı olmayan putlar değil.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(125, 126) Yaratanların en iyisini yani sizin de Rabbiniz, atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba‘l'e dipnot 1 mi yalvarıyorsunuz?" demişti.
Allah'ı, hem sizin hem de önden giden atalarınızın Rabbi olanı?
Allah'ı, sizin ve evvelki atalarınızın Rabbini?"
"Rabbiniz Allah, önceki atalarınızın da Rabbi'dir!"
"Allah ki, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir."
Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da.
"Allah, hem sizin Efendiniz hem de önceki atalarınızın Efendisidir!"
"Sizin ve atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakıyorsunuz öyle mi?"
ALLAH sizin ve geçmişteki atalarınızın Efendisidir.
ALLAH sizin ve geçmişteki atalarınızın Rabbidir.
Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı" demişti.
O rabbınız ve evvelki atalarınızın da rabbı olan Allahı?
"Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir."
"Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir."
Allah, sizin ve atalarınızın Rabb'idir.
"Tanrı ki, sizin de rabbiniz, önceki atalarınızın da rabbidir."
(125-126) "O en güzel Yaradanı, sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbi olan Allahı bırakıb da "Ba'l" e mi tapıyorsunuz"?
Sizin de Rabbınız, önceki babalarınızın da Rabbı olan Allah'ı.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.
"Sizin Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı?"
Hem sizin Rabbiniz hem de önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı! dipnot 1 "
Allah sizin Rabbinizdir; geçmiş büyüklerinizin de Rabbi'dir."
Sizin Rabbinizin de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah’tır.
Sizin Rabbiniz de, daha önceki atalarınızın Rabbi de Allah'tır.
"Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı terk mi ediyorsunuz?"
"Who is Allah, your Creator and the Creator of your forefathers!"
God, your Lord and the Lord of your forefathers?’
"Allah, your Lord and Cherisher and the Lord and Cherisher of your fathers of old?"
Allah is your Lord and the Lord of your ancestors of yore."
Allah is your Lord and Lord of your forefathers, the previous peoples,’
"Allâh, your Lord and the Lord of your forefathers?"
Allah, your Lord and Lord of your forefathers?’
`Allâh, your Lord and the Lord of your forefathers of old. '
God, your Lord, and the Lord of your fathers, the ancients?'
"God is your Lord as well as the Lord of your forefathers. "
God your Lord and the Lord of your fathers of yore?'
"God is your Lord, and the Lord of your fathers of old!"
God is your Lord, and the Lord of your forefathers.
"Allah, your Lord and the Lord of your fathers of past times (ancestors)?"
Allah, your Lord, and The Lord of your earliest fathers?"
Allah, your Lord and Lord of your forefathers?
God, your Lord, and the Lord of your fathers?"
God, your Sustainer and the Sustainer of your forebears of old?"
Allah, your Lord and the Lord of your forefathers?"
"God is your Lord, and the Lord of your fathers of old!"
"GOD; your Lord, and the Lord of your forefathers!"
Allah, your Lord and the Lord of your first forefathers?"
“God, your Lord, and the Lord of your fathers of old?”
Allah! Your Lord, and Lord of your forefathers. "
"Allah— Your Lord and (Cherisher and) the Lord (and Cherisher) of your fathers from the earlier days?"
that is, Allah who is your Lord and the Lord of your forefathers?"
"God is your Lord, and the Lord of your fathers of old!"