Diyanet İşleri
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 129. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ
veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İlyâs Sâffât 123–132 3
(125-126) "Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakarak "Ba'l'e mi tapıyorsunuz?"
Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları başka.
Sonradan gelenler içerisinde ona güzel bir ad bıraktık.
İlyas'a selam olsun.
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 123–132. ayetler için yazılmıştır.
123-126. Yüce Allah kulu ve rasûlü İlyas aleyhisselam’ı peygamberliğe ve risalete mazhar olup Yüce Allah’ın yoluna davet ettiğini belirterek övmektedir.
Onun, kavmine takvâ yolunu tutmalarını, yalnızca Allah’a ibadet etmelerini emrettiğini, Ba’l adındaki putlarına ibadet etmekten vazgeçmelerini, her şeyi yaratan Allah’a ibadet etmeye yönelmelerini emrettiğini belirtmektedir.
Çünkü Yüce Allah, bütün varlıkları yaratmış, onları en güzel şekilde var etmiş, en güzel şekilde besleyip büyütmüş, görüp gözetmiştir. Gizli ve açık nimetleri onlara bol bol ihsan etmiştir. Sizler nasıl olur da bunları yaratan Rabbinize ibadeti bırakıp zarar veremeyen, fayda sağlayamayan, hiçbirşey yaratamayan, rızık veremeyen bir puta ibadete yönelirsiniz? Hatta yemeyen ve konuşamayan bir puta? Hiç şüphesiz bu sapıklığın, akılsızlığın ve azgınlığın en ileri şeklidir.
127. “Ama onlar” kendilerine yaptığı davet hususunda “onu yalanladılar” ona itaat etmediler, boyun eğmediler. Yüce Allah da onları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:
“Bu sebeple onlar elbette (azabın ortasına) konacaklardır.” Yani Kıyamet gününde azapta bir araya toplanacaklardır. Bu buyrukta onların dünyevi herhangi bir cezaları söz konusu edilmemektedir.
128. “Ancak Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnâ.” Yani Yüce Allah’ın kendilerine ihlâs ihsan edip kurtardığı ve peygamberlerine uymayı lütfettiği kimseler, azaba konmayacaklardır. Aksine Yüce Allah tarafından onlara pek büyük bir mükâfat verilecektir.
129-132. “Sonra gelenler arasında ona” İlyas’a güzel bir övgü “bıraktık. İlyas’a” Allah’tan ve kullarından “selam olsun! Şüphesiz Biz, ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. Gerçekten o, mümin kullarımızdandır.”
Yüce Allah, diğer peygamber kardeşlerinden övgü ile söz ettiği gibi ondan da övgü ile söz etmektedir. Allah’ın salât ve selâmı hepsine olsun.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sonradan gelen ümmetler arasında onun için güzel bir övgü ve iyi bir hatıra bıraktık.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı, İlyas'ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
Aynı kıssa: Hz. İlyâs
Hani kavmine şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kök: ترك (43 geçiş)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Aynı kök: ترك (43 geçiş)
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…
Aynı kök: ترك (43 geçiş)
Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonrakiler arasında ona (iyi bir ün) bırakmıştık. dipnot 1
Ve geriden gelen herkesin zihninde ona ilişkin (örnek) bir hatıra bıraktık:
ve o'nun sonraki nesiller arasında yaşayıp anılmasını sağladık:
Sonrakiler içinde, Onun anılmasını sağladık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
sonra gelenler içinde, kendisine bir ün bıraktık,
Ve sonrakiler arasında, Ona bıraktık.
Sonra gelenler içinde ona da iyi bir ün bıraktık.
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
Sonrakiler için onun tarihini koruduk.
O'na da sonrakiler içinde şunu bıraktık:
Ona da sonrakilerde şunu bıraktık
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Gelecek nesiller arasında ona iyi bir ün bıraktık.
Sonra gelenler arasında ona (hayırlı ve şerefli bir isim) bıraktık.
Biz ona sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler içinde (iyi bir nam) bırakdık.
Sonrakiler arasında ona da bıraktık.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
Biz, sonra gelenler arasında ona (İlyas'a da iyi bir ün) bıraktık:
İlyas'ın namını sonradan gelenler içinde sürdürdük.
Arkadan gelenlerce İlyas bu halleriyle anıldı.
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
(129-130) Ona, sonradan gelenler arasında: -İlyas'a selam! mirası bıraktık.
Sonrakiler içinde İlyas'ı hatırlatacak bir şey de bıraktık.
And We praised his name to fame that he be honoured by those to come of future and later generations.
We let him be praised by succeeding generations:
And We left (this blessing) for him among generations (to come) in later times:
We preserved a good name for him among posterity. dipnot 1
We left the later people saying of him,
And We left for him (a goodly remembrance) among the later generations.
We left for him a good name in posterity.
And We left behind him (- Elias) among the succeeding generations (the blessed salutation to be invoked upon him),
and We left for him among the later folk
Praise is for Elias for generations to come.
And we, left for him amongst posterity,
We kept his history for those who came later.
And We left the following salutation to be bestowed on him by the latest posterity,
And We perpetuated to him among the later generations,
And We have left for him (honor) in the later generations,
And we left for him among the later folk (the salutation):
And We left his (memory) for posterity.
and him We left thus to be remembered among later generations:
We blessed him ˹with honourable mention˺ among later generations:
And We kept his history for those who came later.
We preserved his history for subsequent generations.
And We left for him [favorable mention] among later generations:
And We left for him among those who came later:
And we left for him remembrance among the later generations.
And We left for him (this blessing) in the generations to follow in later times:
And We left for him (a word of praise) among the later people,
And We kept his history for those who came later.