Sâffât suresi

Sâffât suresi, 138. ayet

Sâffât suresi, 138. ayet. وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

vebilleyl. efelâ ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 135–141 · surenin 138. ayeti / 182

Konu Lût Sâffât 133–138 3

  1. Sâffât 135

    (134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

  2. Sâffât 136

    Sonra da diğerlerini yok ettik.

  3. 137–138

    (137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

  4. Sâffât 139

    Şüphesiz Yunus da peygamberlerdendi.

  5. Sâffât 140

    Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.

  6. Sâffât 141

    Gemidekilerle kur'a çekmiş ve kaybedenlerden olmuştu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 133–138. ayetler için yazılmıştır.

133-134. Bu buyruklarla Yüce Allah kulu ve rasûlü Lût aleyhisselam’a peygamberlik ve risalet verdiğini belirterek onu övmektedir.

O, kavmini Yüce Allah’ın yoluna davet edip şirkten ve hayasızlıkları işlemekten vazgeçmelerini söylemişti. Ancak onlar, bu işten vazgeçmeyince Yüce Allah kendisini ve aile halkını hep birlikte kurtardı. Geceleyin yola koyularak azaptan kurtuldular.

135. “Ancak geride” azap içerisinde “kalan bir kocakarı hariç.” Bu Lût aleyhisselam’ın hanımıdır. O, onun dinine bağlanmamıştı.

136. “Sonra diğerlerini” yurtlarını alt-üst edip tepelerine yıkmak sureti ile “helâk ettik.” Bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Emrimiz geldiği zaman oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan birbiri ardınca taşlar yağdırdık” (Hûd 11/82) Bu, büsbütün helâk edilip onlardan en ufak bir hayat belirtisi kalmayıncaya kadar devam etmişti.

137-138. “Siz onların” Lût kavmi diyarından “gelip geçiyorsunuz; hem sabahleyin hem de geceleyin.” Yani belirtilen bu vakitlerde oralardan çokça geçip gidiyorsunuz. O bakımdan bu hususta herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu değildir.

“Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” İlahi deliller, ibret dolu olaylar üzerinde düşünmeyecek ve helâk edilmenizi gerektiren hususlardan uzak durmayacak mısınız?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Geceleyin de onların diyarından geçip gidiyorsunuz. Yalanlamaları, küfürleri ve daha önce hiçbir toplumun işlemediği fuhşiyatı işlemeleri sebebiyle başlarına gelen felaketten ibret alıp hâlâ akıllanmayacak mısınız?

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَبِٱلَّيْلِ ۗ ve bil-leyli ve geceleyin kök: ليل
  2. أَفَلَا efela
  3. تَعْقِلُونَ tea'kilune düşünmüyor musunuz? kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O'na aittir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş)

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(137, 138) Siz sabah ve gece onlara (şehirlerine) uğruyorsunuz. Akıl etmiyor musunuz?

Mustafa İslamoğlu

ve her akşam... Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Muhammed Esed

ve her akşam. O halde (bakıp da) aklınızı kullanmıyor musunuz?

Ahmed Hulusi

Geceleri de. . . Hala aklınızı kullanmaz mısınız?

Ali Bulaç

Ve geceleyin. Yine de akıllanmayacak mısınız?

Ali Özek ve heyeti

Ve akşam, hâlâ akıllanmayacak mısınız?

Ali Rıza Safa

Geceleri de. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

Bayraktar Bayraklı

Akşamleyin de. Hiç düşünmez misiniz?

Edip Yüksel

Ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve geceleyin. Aklınızı kullanmaz mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

geceleyin de; hala akıl edip düşünmez misiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve geceleyin, ya akıl edip de düşünmez misiniz

Erhan Aktaş

Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

Gültekin Onan

Ve geceleyin. Yine de akletmeyecek misiniz?

Hasan Basri Çantay

(137-138) Elbet siz de sabah ve akşam onlar (ın yurdların) a uğruyorsunuz. Haala akıllanmayacak mısınız?.

İbni Kesir

Geceleyin de. Hala akletmez misiniz?

Mehmet Alagaş

(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve geceleyin (de onlara uğruyorsunuz). Yine de akıllanmayacak mısınız?

Süleyman Ateş

Ve geceleyin. Düşünmüyor musunuz?

Süleymaniye Vakfı

Geceleyin de (geçiyorsunuz). Hiç aklınızı kullanmayacak mısınız? dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Patlayan yanardağın külleri altında kalan o halkın üzerinden, gündüz vakti geçilmesinden söz edilmemesinin sebebi, oradaki gündüz sıcaklığının yüksekliği ile alakalı olabilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Akşamları da öyle yapıyorsunuz. Aklınızı kullanmaz mısınız dipnot 1 ?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    O volkanik kalıntıları görmüyor musunuz?

Şaban Britch

Ve akşam da, aklınızı kullanmıyor musunuz?

Şaban Piriş

(137-138) Siz de sabah akşam onların üzerinden geçiyorsunuz da aklınızı kullanmıyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Geceleyin de. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you do evidence them also by night and so can you not reflect!

Abdul Haleem

and night: will you not take heed?

Abdullah Yusuf Ali

And by night: will ye not understand?

Abul A'la Maududi

and at night. Do you still not understand?

Aisha Bewley

So will you not use your intellect?

Al-Hilali & Khan

And at night; will you not then reflect?

Ali Quli Qarai

and at night. So do you not apply reason?

Amatul Rahman Omar

And (sometimes) by night. Do you not still make use of (your) understanding (and take heed)?

Arthur John Arberry

and in the night; will you not understand?

Bijan Moeinian

will you not take a lesson.

E. Henry Palmer

and at night; have ye then no sense?

Edip-Layth

In the night. Do you not understand?

George Sale

and by night: Will ye not therefore understand?

Hamid S. Aziz

And at night; do you not then understand?

Mahmoud Ghali

And by night; Will you not then consider?

Marmaduke Pickthall

And at night-time; have ye then no sense?

Mohamed Ahmed - Samira

Or at night. Then how is it you do not understand?

Muhammad Asad

and by night. Will you not, then, use your reason?

Mustafa Khattab

and night. Will you not then understand?

Progressive Muslims

And in the night. Do you not understand

Rashad Khalifa

And by night. Would you understand?

Sahih International

And at night. Then will you not use reason?

Sam Gerrans

And at night. Will you then not use reason!

Shabbir Ahmed

And by night. Will you not, then, use your sense to draw lessons?

Syed Vickar Ahamed

And by night: Will you not reflect and understand?

Taqi Usmani

and by nightfall. Would you still not understand?

The Monotheist Group

And in the night. Do you not comprehend?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 138. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 138. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 138. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩