Diyanet İşleri
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 135. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ
illâ `acûzen fi-lgâbirîn.
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût Sâffât 133–138 3
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
Şüphesiz Lut da peygamberlerdendi.
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sonra da diğerlerini yok ettik.
(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 133–138. ayetler için yazılmıştır.
133-134. Bu buyruklarla Yüce Allah kulu ve rasûlü Lût aleyhisselam’a peygamberlik ve risalet verdiğini belirterek onu övmektedir.
O, kavmini Yüce Allah’ın yoluna davet edip şirkten ve hayasızlıkları işlemekten vazgeçmelerini söylemişti. Ancak onlar, bu işten vazgeçmeyince Yüce Allah kendisini ve aile halkını hep birlikte kurtardı. Geceleyin yola koyularak azaptan kurtuldular.
135. “Ancak geride” azap içerisinde “kalan bir kocakarı hariç.” Bu Lût aleyhisselam’ın hanımıdır. O, onun dinine bağlanmamıştı.
136. “Sonra diğerlerini” yurtlarını alt-üst edip tepelerine yıkmak sureti ile “helâk ettik.” Bir başka yerde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Emrimiz geldiği zaman oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine pişirilmiş balçıktan birbiri ardınca taşlar yağdırdık” (Hûd 11/82) Bu, büsbütün helâk edilip onlardan en ufak bir hayat belirtisi kalmayıncaya kadar devam etmişti.
137-138. “Siz onların” Lût kavmi diyarından “gelip geçiyorsunuz; hem sabahleyin hem de geceleyin.” Yani belirtilen bu vakitlerde oralardan çokça geçip gidiyorsunuz. O bakımdan bu hususta herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu değildir.
“Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” İlahi deliller, ibret dolu olaylar üzerinde düşünmeyecek ve helâk edilmenizi gerektiren hususlardan uzak durmayacak mısınız?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onun eşi müstesna. Onlar gibi kâfir olduğu için kavmini kuşatan azap karısını da kuşattı.
Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kök: عجز (26 geçiş)
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Aynı kök: غبر (8 geçiş)
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
Aynı kök: غبر (8 geçiş)
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını…
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(134, 135) Hani biz geride kalanlar arasındaki yaşlı (eşi) hariç, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık. dipnot 1
geride kalıp toz olmayı tercih eden yaşlı bir kadın dışında,
geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında;
Sadece geride kalanlar içinde olan bir kocakarı (Lut a. s. ın iman etmeyen karısı) hariç.
Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında,
Geride kalanlar arasında bulunan yaşlı bir kadın dışında.
Sadece yaşlı bir kadın helak olanlar arasında kaldı.
Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.
Ancak geride kalan yaşlı kadın hariç.
geride batanlar arasında kalan bir kadın hariç.
kalan bir karıdan başka batanlar içinde
Ancak geride kalan acuze dipnot 1 bir kadın hariç.
Ancak geride kalan acuze dipnot 1 bir kadın hariç.
Ancak geride kalan acuze dipnot 1 bir kadın hariç.
Geride bırakılanlar arasında bir yaşlı kadın dışında.
(Azabda) kalanlar içinde bırakılan bir koca karı müstesna idi.
Geridekiler arasında kalan bir kocakarı müstesna.
(114-148) Kesin olan şu ki, b iz Musa’ya ve Harun’a güzel davrandık / ihsan da bulunduk , İkisini de boylarını / kavimlerini de kurtardık, onlara yardım ettik , yenenler oldular / galip gelenler oldular , O ikisine de açık ve net bir kitap verdik , her ikisini de doğru yola / istikameti olan yola ilettik, her ikisini de gelen diğerlerine bıraktık /terk ettik, Musa ve Harun’a selam olsun, işte, güzel davrananları böyle karşılıklandırırız , her ikisi de kesinlikle iman eden kullarımızdandı. İlyas’ta Gönderilenlerdendi, boyuna / kavmine dedi ki, sakınmaz mısınız? Baal’e mi ibadet ediyorsunuz? Sizi daha güzel yaratanı bırakıyor musunuz? Allah, sizin de evvel ki babalarınızın da Rabbidir. (İlyas, Süleyman’dan sonra ki Resulullahlardandır. Aramice bir kelimedir. Arapça değildir. Kavmi Kral Ahab zamanında arazi zulmü görmüştür. M.Ö.9.yy. da Kuzey İsrail Krallığına gönderilmiştir. Elişa da den ilir.) Onun dediklerini yapmadılar / Onu yalanladılar, zaten de Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç onlar da buna hazırdılar. Onu gelen diğerlerine bıraktık / terk ettik , İlyas’a selam olsun, kesinlikle biz güzel davrananları böyle karşılıklandırırız. O, kesinlikle iman eden kullarımızdandı. Lut’ ta gönderilenlerdi, bir vakit Onu ve yakın çevresini / ehlini, azapta kalan bir yaşlı kadın hariç hepsini kurtarmıştık, sonra diğerlerini de yok ettik / demmer ettik , sizler de oralarda gezinip sabahl ıyorsunuz ve geceliyorsunuz , hâlâ akletmiyor musunuz? (Bu verilerle bağ kuramıyor musunuz?) Yunus da gönderilenlerdendi , bir vakit ağzına kadar dolu / yükü çok bir gemiye binerek kaçtı, (Ebeqa: efendisinden kaçan köle) kura da onu seçtiler, kura da kaybedenlerden oldu (kim denize atılacak kurası), büyük bir balık onu yuttu, o da kendini kınıyordu , eğer ki üstün edenlerden olmasaydı / tesbih edenlerden olmasaydı, onun karnında tekrar diriliş gününe kadar kalacaktı , Onu bitkin bir halde ıssız bir sahile attık , üzerinde de kabağa benzer bir bitki yeşerttik, Onu yüz binlercesine hatta daha fazlasına elçi gönderdik, iman ettiler, belli bir vakte kadar da onları geçindirdik / metalandırdık.
Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan oldu.
Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan acuze bir kadın hariç.
(Bedeninin) kalıntısı kalacak olan dipnot 1 ihtiyar bir kadın (Lut'un karısı) hariç dipnot 2 .
Ama onlardan bir ihtiyar kadın küller altında kaldı.
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
Sadece geride kalanlardan olan yaşlı bir kadın dışında.
Ancak terk edilenler içinde kalan kocakarı hariç.
Except an old woman -his wife- who was left behind to perish in the general ruin.
except for an old woman who stayed behind-
Except an old woman who was among those who lagged behind:
except for an old woman who was among those that stayed behind. dipnot 1
except an old woman among those who stayed behind.
Except an old woman (his wife) who was among those who remained behind.
except an old woman among those who remained behind.
Except an old woman (who) was among those who stayed behind (and did not go with those delivered).
save an old woman among those that tarried;
Except [his] old ugly woman who had to be punished [for not obeying him].
except an old woman amongst those who lingered;
Except an old woman who remained.
except an old woman, his wife, who perished among those that remained behind:
Except an old woman who was amongst those who lingered behind.
Except an old woman among the laggards;
Save an old woman among those who stayed behind;
Except an old woman who was one of those who stayed behind.
except an old woman who was among those that stayed behind;
except an old woman,[1] who was one of the doomed.
Except an old woman who remained.
Only the old woman was doomed.
Except his wife among those who remained [with the evildoers].
Save an old woman among those who stayed behind;
Except an old woman who was among those who stayed behind in belief.
Except an old woman (his wife) who was with those who fell behind:
except an old woman among those remaining behind.
Except an old woman who remained.