Diyanet İşleri
Hiç düşünmüyor musunuz?
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 155. ayet. أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
efelâ teẕekkerûn.
Hiç düşünmüyor musunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep Sâffât 149–160 3
(151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.
Yoksa Allah kızları erkeklere tercih mi etti?
Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz!
Hiç düşünmüyor musunuz?
Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?
Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz getirin (bu delili içeren) kitabınızı!
Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 151–157. ayetler için yazılmıştır.
151-152. “İyi bilin ki onlar, iftira ederek” açıkça yalan söyleyerek “derler ki: Allah çocuk edindi. Onlar” bu sözlerinde “kesinlikle yalancıdırlar” ve onların bu sözlerinin bir yalan olduğu şüphesiz açıkca ortadadır.
153-154. “Yoksa erkekleri bırakıp (kendine çocuk olarak) kızları mı seçti?” ve onları tercih etti? “Ne oluyor size? Nasıl” böyle zalimce bir “hüküm veriyorsunuz?”
155. “Hiç mi düşünmüyorsunuz?” ve bu sözün batıl ve haksızca olduğunu anlamıyor musunuz? Eğer sizler iyice düşünecek olsaydınız böyle bir söz söylemezdiniz.
156. “Yoksa apaçık” herhangi bir kitap ya da bir peygamberden alınmış ve bu sözlerinizin doğruluğuna delalet eden çok açık “bir deliliniz” bir belgeniz “mi var?”
Bunların hiçbirisinin varlığı söz konusu olmadığından dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
157. Çünkü bir kimse, bir iddiada bulunur da ona dair şer’î bir delil ortaya koyamazsa şüphesiz o, ya bile bile yalan söylüyordur yahut da Allah hakkında hiçbir bilgiye dayanmaksızın birtakım iddialar ileri sürüyordur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Üzerinde olduğunuz bu bozuk inancın batıl olduğunu düşünüp öğüt almıyor musunuz? Eğer düşünüp öğüt alsaydınız, bu batıl sözü söylemezdiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Gerçeği) hiç hatırlamıyor musunuz?
Hiç mi düşünmüyorsunuz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Hatırlayıp düşünemiyor musunuz?
Hiç mi öğüt alıp düşünmüyorsunuz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Yine de düşünmüyor musunuz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Öğüt almaz mısınız?
Öğüt almaz mısınız?
Hiç mi düşünmezsiniz
Hiç de mi düşünmezsiniz?
Hiç mi öğüt almıyorsunuz?
Hiç mi öğüt almıyorsunuz?
Hiç mi öğüt almıyorsunuz?
Hiç mi öğüt alıp düşünmüyorsunuz?
Hiç de mi düşünmezsiniz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
(149-166) Şimdi onlardan kanaatlerini belirtmelerini iste / fetva iste, kızlar Rabbin için? Oğlanlar onların mı? Ya da melekleri dişi mi yaratmışız da onlarda buna şahitler mi? Dikkat edin! Onlar yalanı iftira edip söylüyorlar, Allah’ın çocuğu! Muhakkak ki onlar yalancıdırlar, kızları oğlanlara tercih etmiş, size ne oldu! Nasıl hükmediyorsunuz , hâlâ düşünmüyor musunuz? Ya da a paçık bir ispatlayıcınız mı var / sultanınız mı var? Kitabınızı getirin eğer sözünüze bağlı iseniz. Onunla cinler arasında bir soy bağı oluşturdular, kesin olan şu ki cinler de bilirler ki onlar da hazır hale getirilecekler. (Bu bilgi onlarda var) Allah, onların öylesi noksan sıfatlandırmalarından üstündür / süphandır. Ancak Allah’ın katışıksız /halis kulları hariç (onların vasıflandırmaları böyle değildir.) Sizler de ibadet ettikleriniz de onu sınamaya / fitneye tabi tutamazsınız. Ancak cehenneme salınacak kimseleredir, (Onları sınayabilirsiniz) Bizde, (meleklerde) bilinen bir yer / makam verilenler var , kesinlikle bizler saflar halindeyiz, Bizler Allah’ı üstün tutarız / tesbih edenleriz.
Düşünüp öğüt almaz mısınız?
Hiç mi düşünmüyorsunuz?
Bilginizi hiç kullanmaz mısınız! dipnot 1
Bilginizi hiç kullanmaz mısınız?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Hiç düşünmüyor musunuz?
Hala düşünüp ibret almıyor musunuz?
Can you not deviate into sense and turn your thoughts upon the truth!
Do you not reflect?
Will ye not then receive admonition?
Will you then not take heed?
Will you not pay heed?
Will you not then remember?
Will you not then take admonition?
Will you take no heed?
What, and will you not remember?
Why don’t they use their brain before saying something of such blasphemy magnitude?
will ye not be mindful,
Will you not remember?
Will ye not therefore be admonished?
Will you not then reflect?
Will you then not be mindful?
Will ye not then reflect?
Why do you not reflect?
Will you not, then, bethink yourselves?
Will you not then be mindful?
Will you not remember
Why do you not take heed?
Then will you not be reminded?
Will you then not take heed!
Will you not then reflect?
Then will you not remember (receive the warning)?
Then, is it that you do not think about it?
Will you not remember?