Sâffât suresi

Sâffât suresi, 178. ayet

Sâffât suresi, 178. ayet. وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

vetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

Diyanet İşleri

Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 175–181 · surenin 178. ayeti / 182

Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3

  1. Sâffât 175

    Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

  2. Sâffât 176

    Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?

  3. Sâffât 177

    Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

  4. 178

    Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

  5. Sâffât 179

    (Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.

  6. Sâffât 180

    Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir.

  7. Sâffât 181

    Peygamberlere selam olsun.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 171–179. ayetler için yazılmıştır.

171-175. Bunlar, dünyada galip geleceklerini zannetmesinler. Aksine hiçbir şekilde geri çevrilemeyen ve muhalefet olunamayan, Allah’ın peygamber kulları ve kurtuluşa eren orduları lehine verilmiş bir sözü vardır: Muhakkak onlar, başkalarına galip gelecekler, Rableri tarafından pek şerefli bir yardım ve zafere mazhar olacaklardır. Bununla dinlerini dimdik ayakta tutacak ve dinlerini uygulama imkânı bulacaklardır.

Bu, “Allah’ın ordusu” olma vasfını taşıyanlara verilmiş ilâhî bir müjdedir. Bu da davranışları ve halleri istikamet üzere olmakla, Allah’ın kendileri ile savaşılmasını emrettiği kimselerle savaşanlar arasında bulunmakla olur. İşte böyleleri galip gelecekler ve Allah’ın yardımına mazhar olacaklardır.

Daha sonra Yüce Allah, peygamberine karşı koyan ve hakkı kabul etmeyen kimselerden yüz çevirmesini emretmekte, geriye artık onların başına inecek olan azabı beklemekten başka bir şey kalmadığını bildirmektedir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır: “Onları gözle, çünkü onlar da” ibretli cezanın kimin başına geleceğini “yakında göreceklerdir.” Şüphesiz ki bu azap, onların başına gelecektir.

176-177. “Onların alanlarına” yani onların üzerine ve onlara yakın bir yere azabımız “inince uyarılanların (ama iman etmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!” Çünkü bu, kötü bir sabah olacaktır. Cezanın ve toptan imha edilmenin gerçekleştiği bir sabah olacaktır.

178-179. Bu buyruklarla onlardan yüz çevirme emri ve azabın gerçekleşeceği tehdidi tekrarlanmaktadır.

Bu sûrede müşriklerin, Yüce Allah’ı nitelendirdikleri pek çirkin vasıfların bir çoğu zikredildiğinden dolayı Yüce Allah, kendi zatını bunlardan tenzih ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Allah'ın onlar hakkında azap hükmünü vereceği zamana kadar onlardan uzak dur.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَوَلَّ vetevelle ve uzaklaş kök: ولي
  2. عَنْهُمْ anhum onlardan
  3. حَتَّىٰ hatta kadar
  4. حِينٍۢ hinin bir süreye kök: حين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Belirli bir süreye kadar onlardan yüz çevir!

Mustafa İslamoğlu

Yine de sen onlardan bir süreliğine uzak dur;

Muhammed Esed

Bu sebeple onlardan bir süre uzak dur,

Ahmed Hulusi

Artık bir süre onlardan yüz çevir.

Ali Bulaç

Sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Ali Özek ve heyeti

Sen bir zamana kadar onlara aldırma.

Ali Rıza Safa

Bu arada, bir süre onlardan uzaklaş.

Bayraktar Bayraklı

Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Edip Yüksel

Bir süreye kadar onlara aldırış etme.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bir süreye kadar onlara aldırış etme.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir;

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine sen yüz çevir de onlardan bir zamana kadar

Erhan Aktaş

Artık bir süre onlardan yüz çevir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Artık bir süre onlardan yüz çevir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık bir süre onlardan yüz çevir.

Gültekin Onan

Sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Hasan Basri Çantay

Sen (Habibim) bir zamana kadar onlardan yüz çevir.

İbni Kesir

Sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Mehmet Alagaş

(167-182) Eğer ki ilklerden / evvelkilerden yanımızda bir kitap olsaydı, Allah’ın katışıksız / halis kulları olurduk diyecek olurlarsa, onu da örtbas ettiler / küfrettiler, ileri de bilecekler , gönderilen kullarımıza (resul kullarımıza) yardım göreceksiniz , Ordularımız da onları yenecekler / onlara galip gelecekler sözümüz ü verdik, (Nil’in suyu, Musa’nın denizi, İbrahim’in ateşi orduya dahildir.) Belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle onları ilerde görecekler , azabımızı acele mi istiyorlar? Onların alanlarına / sahalarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötüdür, belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle ileride onlar da görecekler, Senin Rabbin ve Rabbinin onuru / izzeti, vasıflandırdıklarından üsttedir , g önderilenlere selam olsun, alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun. (Son üç ayeti Resulullah toplantı sonlarında okumayı tavsiye etti).

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Süleyman Ateş

Bir süreye kadar onları kendi hallerine bırak.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Evet, sen bir süreye kadar onlarla dostluğu kes.

Şaban Britch

Bir süreye kadar onlardan uzaklaş.

Şaban Piriş

Bir süreye kadar onlardan uzaklaş.

Yaşar Nuri Öztürk

Yüz çevir onlardan belli bir vakte kadar!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Stay away from them O Muhammad or a while

Abdul Haleem

[Prophet], turn away from the disbelievers for a while.

Abdullah Yusuf Ali

So turn thou away from them for a little while,

Abul A'la Maududi

Leave them alone for a while,

Aisha Bewley

Therefore turn from them for a time.

Al-Hilali & Khan

So turn (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) away from them for a while,

Ali Quli Qarai

So leave them alone for a while,

Amatul Rahman Omar

So turn away from them until a time (- that of your supremacy);

Arthur John Arberry

So turn thou from them for a while,

Bijan Moeinian

So leave them alone for a while.

E. Henry Palmer

But turn thy back upon them for a time;

Edip-Layth

Turn away from them for awhile.

George Sale

Turn aside from them therefore for a season;

Hamid S. Aziz

And turn away from them for a time

Mahmoud Ghali

And turn away from them for a while

Marmaduke Pickthall

Withdraw from them awhile

Mohamed Ahmed - Samira

So turn away from them for a time

Muhammad Asad

Hence, turn thou aside for a while from them,

Mustafa Khattab

And turn away from them for a while.

Progressive Muslims

And turn away from them for awhile.

Rashad Khalifa

Disregard them for awhile.

Sahih International

And leave them for a time.

Sam Gerrans

And turn thou from them for a time.

Shabbir Ahmed

Hence, turn aside from them for a while.

Syed Vickar Ahamed

So you turn away from them for a little while,

Taqi Usmani

So, withdraw your attention from them for some time,

The Monotheist Group

And turn away from them for awhile.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 178. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 178. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 178. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩