Sâffât suresi

Sâffât suresi, 175. ayet

Sâffât suresi, 175. ayet. وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn.

Diyanet İşleri

Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Sâffât 172–178 · surenin 175. ayeti / 182

Konu Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış Sâffât 161–182 3

  1. Sâffât 172

    "Onlara mutlaka yardım edilecektir."

  2. Sâffât 173

    "Şüphesiz ordularımız galip gelecektir."

  3. Sâffât 174

    O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir

  4. 175

    Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.

  5. Sâffât 176

    Yoksa onlar azabımızı acele mi istiyorlar?

  6. Sâffât 177

    Fakat azabımız onların yurtlarına indiğinde, o uyarılmış olanların sabahı ne kötü olur!

  7. Sâffât 178

    Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 171–179. ayetler için yazılmıştır.

171-175. Bunlar, dünyada galip geleceklerini zannetmesinler. Aksine hiçbir şekilde geri çevrilemeyen ve muhalefet olunamayan, Allah’ın peygamber kulları ve kurtuluşa eren orduları lehine verilmiş bir sözü vardır: Muhakkak onlar, başkalarına galip gelecekler, Rableri tarafından pek şerefli bir yardım ve zafere mazhar olacaklardır. Bununla dinlerini dimdik ayakta tutacak ve dinlerini uygulama imkânı bulacaklardır.

Bu, “Allah’ın ordusu” olma vasfını taşıyanlara verilmiş ilâhî bir müjdedir. Bu da davranışları ve halleri istikamet üzere olmakla, Allah’ın kendileri ile savaşılmasını emrettiği kimselerle savaşanlar arasında bulunmakla olur. İşte böyleleri galip gelecekler ve Allah’ın yardımına mazhar olacaklardır.

Daha sonra Yüce Allah, peygamberine karşı koyan ve hakkı kabul etmeyen kimselerden yüz çevirmesini emretmekte, geriye artık onların başına inecek olan azabı beklemekten başka bir şey kalmadığını bildirmektedir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır: “Onları gözle, çünkü onlar da” ibretli cezanın kimin başına geleceğini “yakında göreceklerdir.” Şüphesiz ki bu azap, onların başına gelecektir.

176-177. “Onların alanlarına” yani onların üzerine ve onlara yakın bir yere azabımız “inince uyarılanların (ama iman etmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!” Çünkü bu, kötü bir sabah olacaktır. Cezanın ve toptan imha edilmenin gerçekleştiği bir sabah olacaktır.

178-179. Bu buyruklarla onlardan yüz çevirme emri ve azabın gerçekleşeceği tehdidi tekrarlanmaktadır.

Bu sûrede müşriklerin, Yüce Allah’ı nitelendirdikleri pek çirkin vasıfların bir çoğu zikredildiğinden dolayı Yüce Allah, kendi zatını bunlardan tenzih ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara azap ineceği zaman gözetle. Görmelerinin fayda vermeyeceği vakit görecekler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَبْصِرْهُمْ ve ebsirhum onları gözetle kök: بصر
  2. فَسَوْفَ fesevfe yakında
  3. يُبْصِرُونَ yubsirune göreceklerdir kök: بصر

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onları gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.

Mustafa İslamoğlu

ve sen onları(n zavallı halini) gör, zamanı gelince onlar da (kendi perişan hallerini) görecekler.

Muhammed Esed

ve onları(n kim olduklarını) gör; onlar (da) zaman içinde (şimdi görmediklerini) göreceklerdir.

Ahmed Hulusi

Onları seyret. . . Yakında görecekler!

Ali Bulaç

Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.

Ali Özek ve heyeti

Onların halini gör, onlar da görecekler.

Ali Rıza Safa

Ve onları seyret. Madem öyle, yakında görecekler.

Bayraktar Bayraklı

Onların halini gözetle; onlar da gözetleyeceklerdir.

Edip Yüksel

Onları seyret; onlar da görecekler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları seyret; onlar da görecekler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gör onları(n akibeti ne olacak! Onlar da) yakında göreceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gör onları: yakında görecekler

Erhan Aktaş

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.

Gültekin Onan

Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Gözetle onları. Kendileri de (başlarına geleceği) yakında göreceklerdir.

İbni Kesir

Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.

Mehmet Alagaş

(167-182) Eğer ki ilklerden / evvelkilerden yanımızda bir kitap olsaydı, Allah’ın katışıksız / halis kulları olurduk diyecek olurlarsa, onu da örtbas ettiler / küfrettiler, ileri de bilecekler , gönderilen kullarımıza (resul kullarımıza) yardım göreceksiniz , Ordularımız da onları yenecekler / onlara galip gelecekler sözümüz ü verdik, (Nil’in suyu, Musa’nın denizi, İbrahim’in ateşi orduya dahildir.) Belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle onları ilerde görecekler , azabımızı acele mi istiyorlar? Onların alanlarına / sahalarına indiğinde uyarılanların sabahı ne kötüdür, belli bir süre onlardan yüz çevir, gözetle ileride onlar da görecekler, Senin Rabbin ve Rabbinin onuru / izzeti, vasıflandırdıklarından üsttedir , g önderilenlere selam olsun, alemlerin Rabbine övgü olsun / hamdolsun. (Son üç ayeti Resulullah toplantı sonlarında okumayı tavsiye etti).

Rowwad Tercüme Merkezi

(Başlarına geleceğini) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.

Süleyman Ateş

Onları gözetle. Yakında (başlarına neler geleceğini) göreceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ne yaptıklarını gör; yakında onlar da görürler.

Şaban Britch

Ve onlara (gelecek azabı) gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.

Şaban Piriş

Onları gözle, onlar da gözleyecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözün, üstlerinde olsun; yakında görecekler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But keep a vigilant eye upon them for they will be firm and vigilant, anxious to see what falls to your lot and what can happen to them in this life.

Abdul Haleem

Watch them: they will soon see.

Abdullah Yusuf Ali

And watch them (how they fare), and they soon shall see (how thou farest)!

Abul A'la Maududi

and see, and soon they too shall see. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, it will not take long when they will see their defeat and your victory with their own eyes. This proved to be true as it had been foretold. Hardly 14 to 15 years had passed after the revelation of these vases when the pagans of Makkah witnessed the Prophet (peace be upon him) enter their city as a conqueror, and then a few years later the same people saw that Islam had overwhelmed not only Arabia but the mighty empires of Rome and Iran as well.

Aisha Bewley

And watch them, for they will soon see!

Al-Hilali & Khan

And watch them and they shall see (the punishment)!

Ali Quli Qarai

and watch them; soon they will see [the truth of the matter].

Amatul Rahman Omar

And watch (what happens to) them, and they (too) will soon see (their own doom).

Arthur John Arberry

and see them; soon they shall see!

Bijan Moeinian

And look forward to [their punishment] as they are looking forward to also.

E. Henry Palmer

and look upon them, for soon they too shall look.

Edip-Layth

Observe them; for they will see.

George Sale

And see the calamities which shall afflict them; for they shall see thy future success and prosperity.

Hamid S. Aziz

And watch, for they will soon come to see.

Mahmoud Ghali

And behold them; then they will eventually behold.

Marmaduke Pickthall

And watch, for they will (soon) see.

Mohamed Ahmed - Samira

And wait; they will come to know soon.

Muhammad Asad

and see them [for what they are]; and in time they [too] will come to see [what they do not see now].

Mustafa Khattab

You will see ˹what will happen to˺ them, and they too will see!

Progressive Muslims

And observe them; for they will see.

Rashad Khalifa

Watch them; they too will watch.

Sahih International

And see [what will befall] them, for they are going to see.

Sam Gerrans

And see thou them; for they will come to see!

Shabbir Ahmed

And see them for what they do, and soon they will see what they now don't.

Syed Vickar Ahamed

And watch them (how they will do), and they shall soon see (how you do)!

Taqi Usmani

But, watch them. They shall soon see (the reality).

The Monotheist Group

And observe them; for they will see.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 175. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 175. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Sâffât suresi, 175. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩