Diyanet İşleri
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
Sâffât suresi
Sâffât suresi, 49. ayet. كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ
keennehünne beyḍum meknûn.
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş Sâffât 40–61 3
(45-46) Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.
Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.
Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."
"Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin?" derdi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 48–49. ayetler için yazılmıştır.
48. Yani bu nimetler yurdunda bulunanların yanında, onların yanıbaşlarında bütün güzel ve kamil sıfatlara sahip, gözlerini yalnızca eşlerine dikmiş pek güzel huriler bulunacaktır. Bu hurilerin bakışları kocalarına çevirlmiştir. Çünkü her biri iffetlidir, gözü kocasından başkasını görmez, ondan başkasına dönüp bakmaz. Zira kocaları da çok mükemmel ve olağanüstü güzelliktedir. O nedenle onlar, cennette kocalarından başka bir şey istemezler. Onlara çok düşkündürler.
Burada “bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş” ifadesinin bakışları kendinde toplayan anlamına gelmesi de muhtemeldir. Yani bu huriler, mükemmel ve son derece güzel oldukları için kocalarının bakışlarını üzerlerinde toplayacaklardır, o nedele kocaları bakışlarını onlardan ayıramayacaktır. Ayrıca kocaların, bakışlarını onlardan ayıramaması, kendilerini ve sevgilerini onlara hasretmiş olmalarını da ifade eder. Her iki mana da muhtemeldir ve her iki mana da doğrudur.
Bütün bunlar, cennette erkeklerin de kadınların da çok güzel olacaklarına, birbirlerini herhangi biri başka birine göz dikmeyecek şekilde çok seveceklerine delildir. Aynı şekilde hepsinin son derece iffetli olduklarına, cennette herhangi bir şekilde kıskançlık, nefret ve kin duyma olmayacağına da delildir. Çünkü bunların sebepleri de orada mevcut olmayacaktır.
49. “Sanki onlar” huriler “(el değmemiş ve gün yüzü görmemiş) saklı yumurta gibidirler.” Bu ifade, güzelliklerini, temizliklerini, renklerinin en güzel ve en göz alıcı renk olduğunu, herhangi bir bulanıklık ve rahatsız edici bir husus içermediğini anlatmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sanki onlar bembeyaz renklerinde el değmemiş, kuş yumurtaları gibi pürüzsüzdürler.
Aynı kök: بيض (12 geçiş)
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…
Aynı kök: كنن (12 geçiş)
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Aynı kök: بيض (12 geçiş)
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…
Aynı kök: بيض (12 geçiş)
Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: كنن (12 geçiş)
İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her…
Aynı kök: كنن (12 geçiş)
Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar saklı yumurta gibi bembeyazdır. dipnot 1
sanki kumda gizlenmiş deve kuşu yumurtaları gibi kusursuz...
gizlenmiş (deve kuşu) yumurtaları gibi (kusursuz) eşler.
Sanki onlar (kendileri için) korunmuş yumurtalar (kuvvelerini açığa çıkarmada yardımcı objeler) gibidir.
Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).
Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
Korunmuş yumurtalar gibilerdir.
Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
Korunmuş yumurtalar gibidirler.
Kornumuş yumurtalar gibidirler.
Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurtalar gibidirler.
Sanki saklı yumurtalar
Onlar, iyi korunmuş yumurta dipnot 1 gibidir.
Onlar, iyi korunmuş yumurta dipnot 1 gibidir.
Onlar, iyi korunmuş yumurta dipnot 1 gibidir.
Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).
ki bunlar (kuş tüyleriyle) örtülüb saklanmış yumurtalar gibidir.
Sanki onlar, saklı bir yumurta gibidirler.
(2, 7, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 74) Onlara Allahtan başka ilah yoktur/La ilahe İllallah denildiğinde onlar büyüklendiler / kibirlendiler, ayrıca bir mecnun bir şair için ilahlarımızı terk eder miyiz? dediler , bilakis gerçek geldi / hak geldi ve elçiler de doğruladı / tasdik etti , muhakkak siz acıtıcı / elim azabı tadacaksınız, Yaptıklarınızdan dolayı cezalanacaksınız, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç, onlar bilinen bir rızık ve meyveler içindedirler, onlar Naim cennetinde karşı karşıya yataklar üzerinde ikram edilenlerdir, onlara kaynaktan doldurulmuş kadehler dolaştırılır / itaf edilir , beyazdır, içenlere lezzetlidir, sersemleme / aklı perdeleme yapmaz, onunla sarhoş olunmaz, yanlarında ise zarflı bakışlı / gözü başkasında olmayan / bakışı kontrol altında huriler, sanki bembeyaz gizlenmiş gibiler, bazıları bazılarına karşılıklı sorarlar / sual ederler, onlardan biri der ki benim bir yakınım vardı / akrabam vardı , sen de doğrulayanlardan mısın? / tasdik edenlerden misin? Diyordu, öldüğümüzde toprak ve kemik olduğumuz zaman hesap laşacak mıyız ? medineleşecekmiyiz? (Din deyyan medine duyun). Siz hiç aşina oldunuz mu? Muttali oldunuz mu? (Böyle bir şey duyan bilen yaşayan var mı?) Onu yaşadığında / Ona muttali olduğunda gördü ki o yakını (bu soruyu soran) cehennemin ortasında / göbeğinde duruyor, dedi ki Allah’a yemin olsun ki az kalsın beni de çukura düşürecektin , e ğer ki Rabbimden bir nimet olmasaydı, ben de buna hazır edilenlerden olacaktım, İlk ölümümüzden başka biz ölecek te değilmişiz ve azap edilecekler de değilmişiz , İş te bu da ne kocaman / ne büyük bir kurtuluşmuş, bunun benzeri için (benzeri bir kurtuluş için) faaliyet yapsınlar / amel etsinler, indiriliş olarak bu mu hayırlı yahut zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için ayrıştırıcı sınama / fitne (iki seçenekli sınama, O mu? Bu mu? sınavı) yaptık, muhakkak ki o cehennemin kökünden çıkan bir ağaçtır , onun görüneni / aşina olunan yerleri şeytanın kafaları gibidir , muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve onunla karınlarını / batınlarını dolduracaklar, sonra da onlara bunun üzerine kaynar bir karışım içirilecek, sonrasında da tekrar cehenneme geri dönecekler. (Mola bu kadar) onlar babalarına sap mış olarak denk geldiler ve onlarda onların izlerinden / eserleri üzere aceleyle koşuşturdular. (Demediler ki ne yapıyoruz niçin yapıyoruz) Onlardan öncekiler, evvelkilerin de çoğunluğu , saptı. Kesin olan şu ki, onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik, bak bakalım uyarılanların sonucu / akıbeti nasıl oldu, Allah’ın katışıksız kulları / halis kulları hariç. (İmanı saf /katkısız tutmaya çalışanlar)
Sanki onlar örtülü yumurtalar gibi bembeyazdır.
Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler.
Onlar, sanki saklı yumurtalar gibidirler (pırıl pırıl bembeyaz tenli) dipnot 1 .
O hizmetçiler günyüzüne çıkmamış yumurtalar gibidirler.
Sanki onlar, saklı bir yumurta...
Sanki onlar, saklı bir yumurta...
Korunmuş yumurtalar gibidir onlar.
Beauties who look as though they were clear pure white eggs affording keen pleasure to the eye, guarded under the shadow of a gracious wing.
like protected eggs.
As if they were (delicate) eggs closely guarded.
so delicate as the hidden peel under an egg's shell. dipnot 1
just like closely guarded pearls.
(Delicate and pure) as if they were (hidden) eggs (well) preserved.
as if they were hidden ostrich eggs.
Just as though they were eggs carefully guarded (- of pure and unsoiled character).
as if they were hidden pearls.
As delicate as an egg under its shell.
as though they were a sheltered egg;
They are like fragile eggs.
and resembling the eggs of an ostrich covered with feathers from the dust.
As if they were delicate eggs carefully protected.
As if they were white nestled (jewels).
(Pure) as they were hidden eggs (of the ostrich).
Like sheltered eggs in a nest.
[as free of faults] as if they were hidden [ostrich] eggs.
as if they were pristine pearls.[1]
They are like fragile eggs.
Protected like fragile eggs.
As if they were [delicate] eggs, well-protected.
As if they were eggs closely guarded.
Faultless like the hidden ostrich eggs (of unblemished character).
As if they were (delicate) eggs closely guarded (from evil).
as if they were eggs hidden (under feathers, protected from pollution).
They are like fragile eggs.