Diyanet İşleri
Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, "Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?" diyeceği günü bir hatırla!
Sebe' suresi
Sebe' suresi, 40. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ أَهَٰٓؤُلَآءِ إِيَّاكُمْ كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ
veyevme yaḥşüruhüm cemî`an ŝümme yeḳûlü lilmelâiketi ehâülâi iyyâküm kânû ya`büdûn.
Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, "Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?" diyeceği günü bir hatırla!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rızkın ölçüsü ve meleklerin şahitliği Sebe' 39–45 3
Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.
Ayetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.
De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, "Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?" diyeceği günü bir hatırla!
(Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu."
İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.
Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler. Bir de, "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir yalandır" dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkar edenler, "Bu, ancak apaçık bir büyüdür" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 40–41. ayetler için yazılmıştır.
40. “O gün O, onların” Allah’tan başkasına ibadet edenleri de kendisine ibadet edilen melekleri de “hepsini haşredecek, sonra da” Allah “meleklere” onlara ibadet edenleri azarlamak amacıyla “şöyle diyecek: Bunlar size mi ibadet ediyorlardı?”
41. Melekler ise onların ibadetlerinden uzak olduklarını belirtecekler ve “diyecekler ki: Tenzih ederiz Seni.” Seni ortağın yahut dengin bulunmasından tenzih ederiz. “Bizim dostumuz onlar değil, Sensin.” Bizim dost edindiğimiz onlar değil yalnız sensin. Bizimle onlar arasında herhangi bir bağ yoktur. Bizler seni dost edinmeye muhtacız. Bu, bizim için bir sorumluluktur. Nasıl olur başkalarını bize ibadet etmeye çağırabiliriz? Yahut bizim, Senin yanın sıra dost ve ortak edinilmemiz nasıl uygun olabilir ki?
“Aksine onlar” bu müşrikler “cinlere” yani şeytanlara “ibadet ediyorlardı.” Şeytanlar, gerek bizlere gerek bizden başkalarına ibadet etmeyi emrederlerdi, onlar da bu hususta şeytanlara itaat ederlerdi. İşte bu itaatleri de ibadettir. Çünkü ibadet, itaat demektir. Nitekim Allah, kendisi ile birlikte başka ilâhlar edinen herkese hitaben şöyle buyurmaktadır: “Ey Ademoğulları! Şeytana ibadet etmeyin, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır, bana ibadet edin, demedim mi? Dosdoğru yol da budur.” (Yâsîn, 36/60-61)
“Bunların çoğu onlara inanıyorlardı.” Cinleri tasdik ediyor, onlara itaat ediyorlardı. Çünkü iman, itaati ve emre uymayı gerektiren bir şekilde tasdik etmek demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Allah'ın onların tamamını toplayacağı ve sonra müşrikleri kınamak ve azarlamak için, meleklere: "Dünya hayatında iken Allah'ın dışında size ibadet edenler bunlar mıydı?" diyeceğini hatırla.
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah'a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O,…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah…
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…
Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…
Ortak kavram: Diriliş
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
(2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.
Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün (Allah) onların hepsini toplayacak; sonra meleklere "Size tapanlar bunlar mıydı?" diye (sora)caktır.
Ama (o haddini bilmezlere gelince); bir gün onların tümünü bir araya getirecek ve ardından meleklere soracağız: "Bunların tapındıkları siz miydiniz?"
(Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince,) Allah bir gün onların hepsini toplayacak ve meleklere soracaktır: "Bunların ibadet ettikleri siz miydiniz?"
O süreç ki, hepsini toplar, sonra meleklere: "Bunlar mı yalnızca size kulluk edenler idi?" der.
O gün, onların hepsini bir arada toplayacak (haşredecek), sonra meleklere diyecek ki: "Size tapanlar bunlar mıydı?"
O gün Allah, onların hepsini toplayacak; sonra meleklere: Size tapanlar bunlar mıydı? diyecek.
O gün, onların tümünü bir araya toplayacaktır. Sonra, meleklere, şöyle diyecek: "Bunlar, size hizmet ediyorlardı; öyle mi?"
Onların hepsini toplayacağı gün, Allah meleklere, "Bunlar mı size tapıyorlardı?" diye sorar.
Hepsini topladığı gün meleklere, "Şunlar mı size hizmet ediyordu?" der.
Hepsini topladığı gün meleklere, 'Şunlar mı size tapıyordu?' der.
O gün ki, onları hep birlikte mahşere toplayacak, sonra meleklere: "Şunlar size mi tapıyorlardı?" diyecek.
O gün ki hep onları birlikte mahşere toplıyacağız, sonra Melaikeye diyeceğiz: şunlar size mi tapıyorlardı?
Ve O Gün O, onların hepsini bir araya toplayacak. Sonra meleklere: "Şunlar, size mi kulluk ediyorlardı?" diye soracak.
Ve o gün O, onların hepsini bir araya toplayacak. Sonra meleklere: "Şunlar, size mi kulluk ediyorlardı?" diye soracak.
Ve o gün O, onların hepsini bir araya toplayacak. Sonra meleklere dipnot 1 : "Şunlar, size mi kulluk ediyorlardı?" diye soracak.
O gün, onların hepsini bir arada toplayacak (haşredecek), sonra meleklere diyecek ki: "Size tapanlar bunlar mıydı?"
Hatırla o günü ki (Allah) onların hepsini mahşerde toplayacak, sonra meleklere: "Bunlar mı size tapıyorlardı"? diyecek.
O gün; onların hepsini topladıktan sonra meleklere: Bunlar mıydı, size tapmakta olanlar? der.
(4, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54) Biz bir memlekete u yarıcı gönderdiysek , rahat hayatı olanlar / refah içinde olanlar dediler ki , biz kesinlikle size gönderilenleri gönderilmemiş sayıyoruz / yok sayıyoruz. Dediler ki bizler malca ve evlatça daha çoğuz, biz azap olunmayız / bize azap edilmez. De ki muhakkak Rabbim rızkı kime isterse genişletir / basitleştirir ve de daraltır / sınırlandırır ve lakin insanların çoğu / ekserisi bilmiyorlar. Sizin mallarınız da evlatlarınız da bizim yanımızda yakınlık sağlamaz, ancak kim iman eder salih amel işlerse o hariç (asıl o kişi yakınlık kazanır) ve işte onlar için amellerinin iki katı karşılık vardır ve onlar iman etmiş halde odalardadırlar. Ayetlerimizi aciz düşürmek için koşuşturanlar, işte onlar, hazır edilmiş haldeki azaptadırlar. (İhzar; yüzleşmek üzere birini bir yerde hazır bulundurmak) De ki muhakkak ki Rabbim rızkı kullarından kime isterse genişletir / basitleştirir ve de ona daraltır / sınırlandırır , neyi Allah yolunda harcarsanız / infak ederseniz Allah onun halefini yaratır / yerini doldurur. O, rızık verenlerin / erzak verenlerin en hayırlısıdır. O gün onları topluca bir araya getirecek, sonra meleklere size ibadet edenler bunlar mıydı? diyecektir. D ediler ki seni üstün tutarı / tesbih ederiz, onların sana denk tuttukları değil, sen bizim dostumuzsun, bilakis onlar cinlere ibadet ediyorlar, onların çoğu onlara (cinlere) güveniyorlar / iman ediyorlar. O gün bazılarınız bazılarınıza bir fayda sağlayamaya ve de zarar vermeye güç yetiremeyecek, zalimlere yalanladığınız ateş azabını tadın / zevklenin diyeceğiz. Apaçık ayetlerimiz onlara sıralı şekilde okunduğunda dediler ki kimdir bu? Sadece bir adamdır, babalarınızın ibadet ediyor olduklarından sizi alıkoymak istiyor , dediler ki nedir bu? Sadece uydurulmuş bir iftiradır , onlara geldiğinde, gerçek için / hak için, kafirler dediler ki bu sadece açık / seçik bir sihirdir / büyüdür. Onlara kitaplardan vermedik ki onunla ders etsinler , onlara senden önce uyarıcı göndermedik ki! Onlardan öncekiler de yalanladılar, onlara verdiklerimizin onda birine dahi eremediler / ulaşamadılar, elçimizi yalanladılar , İnkâr etmek / belirsizleştirmek nasıl olmuş? De ki size tek bir vaaz da bulunacağım eğer ki Allah için ikili yahut ferden / tek tek kalk ın / kıyam edin , sonrada düşünün, arkadaşınızda bir cinlenme durumu yok, O şiddetli bir azap öncesi sizin için sadece bir uyarıcıdır, Deki size bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum (nerede benim ücretim demiyorum) O sizin olsun, benim ücretim Allah’a aittir ve O da her şeye tanıktır / şahittir. De ki muhakkak ki Rabbim hakikati vura vura ortaya atar. Yitiklerin / gaybların bilenidir. De ki Hak geldi ve batıl ortaya bir şey çıkaramaz ve gerisin geri getirebilir. D e ki eğer ki saparsam kendi adıma saparım (kendim kendimi saptırmışımdır) eğer ki yola girersem de / hidayete ererse m de Rabbimin bana vahyi sayesindedir. O muhakkak ki işitendir, yakındır. Paniklediklerinde / telaşlandıklarında bir görsen ki, kaçamazlar! yakın bir yerden / mekândan yakalanmışlardır. Dediler ki ona iman ettik! Uzak bir yerde iken artık onu (imanı) nasıl elde edecekler. Kesinlikle öncesinde onu yok saymışlardı, uzak bir yerden gayb hakkında ileri geri konuşuyorlardı. İştahları / arzuları ile aralarında artık bir set çekilmiştir, tıpkı bunlardan önceki taraftarlarına / şialarına da yapıldığı gibi, muhakkak ki onlar bunda çelişki içindeydiler.
O gün onların hepsini biraraya toplar sonra meleklere: "Bunlar size mi tapıyorlardı?" der.
O gün, onların hepsini bir araya toplar, sonra meleklere: "Bunlar size mi tapıyorlardı?" der.
Allah bir gün onların hepsini toplayacak, sonra meleklere şöyle diyecektir: "Bunlar size mi kulluk ediyorlardı dipnot 1 ?"
Onların hepsini bir araya getirdiği gün Allah, meleklere diyecek ki: "Bunlar size mi kulluk ediyorlardı?"
O gün, Allah onların hepsini bir araya toplar. Sonra meleklere der ki: Bunlar size mi ibadet ediyorlardı?
O gün, Allah onların hepsini bir araya toplar. Sonra meleklere der ki: -Bunlar size mi kulluk ediyorlardı?
Gün olur, onların hepsini bir yere toplar, sonra meleklere sorar: "Şunlar, sadece size mi kulluk/ibadet ediyorlardı?"
And on the Day He throngs them all for Judgement He shall question the angels, thus: "Are these they who revered you and adored you with appropriate acts and rites!"
On the Day He gathers them all together, He will say to the angels, ‘Was it you these people worshipped?’
One Day He will gather them all together, and say to the angels, "Was it you that these men used to worship?"
And on the Day when He will muster them all and will ask the angels: "Are they the ones who worshipped you?" dipnot 1
On the Day We gather them all together and then say to the angels, ‘Was it you whom these people were worshipping?’
And (remember) the Day when He will gather them all together, then He will say to the angels: "Was it you that these people used to worship?"
On the day He will muster them all together, then He will say to the angels, ‘Was it you that these used to worship?’
(Never be oblivious of) the day when He will gather them all together, then He will say to the angels, `Are these the ones who used to worship you?'
Upon the day when He shall muster them all together, then He shall say to the angels, 'Was it you these were serving?
On the Day that all are summoned, God will ask the angels: "Did these people worship you?"
And on the day He will gather them all together, then He will say to the angels, 'Are these those who used to worship you?'
On the day when We gather them all, then We will say to the controllers: "Was it you that these people used to serve?"
On a certain day he shall gather them all together: Then shall he say unto the angels, did these worship you?
Say, "Surely my Lord amplifies the means of subsistence for whom He pleases of His servants and restricts them (for whom He wills). And whatever you spend, He replaces it, and He is the best of Providers.
And on the Day when He will muster them altogether, thereafter He will say to the Angels, "Was it you (only) these were worshiping?"
And on the day when He will gather them all together, He will say unto the angels: Did these worship you?
The day He will gather all of them together, He will ask the angels: "Did they worship you?"
And [as for those who now deny the truth, ] one Day He will gather them all together, and will ask the angels, "Was it you that they were wont to worship?"
And ˹consider˺ the Day He will gather them all together, and then ask the angels, "Was it you that these ˹polytheists˺ used to worship?"
And on the Day when He gathers them all, He will say to the Angels: "Was it you that these people used to worship"
On the day when He summons them all, He will say to the angels, "Did these people worship you?"
And [mention] the Day when He will gather them all and then say to the angels, "Did these [people] used to worship you?"
And the day He gathers them all together, then will He say to the angels: “Did these serve you?”
The Day He gathers all people He will ask the angels, "Did they worship you?" (Did they think that the forces of Nature randomly ran the Universe)?
And the Day He will gather them all together, and say to the angels, "Was it you that these men used to worship?"
(Remember) the Day when He will gather all of them together, then will say to the angels, "Is it you that these people used to worship?"
And on the Day when We gather them all, then We will say to the angels: "Was it you that these people used to serve?"