Bakara suresi

Bakara suresi, 246. ayet

Bakara suresi, 246. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلْمَلَإِ مِنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنۢ بَعْدِ مُوسَىٰٓ إِذْ قَالُوا۟ لِنَبِىٍّ لَّهُمُ ٱبْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُّقَٰتِلْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ أَلَّا تُقَٰتِلُوا۟ قَالُوا۟ وَمَا لَنَآ أَلَّا نُقَٰتِلَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَٰرِنَا وَأَبْنَآئِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ تَوَلَّوْا۟ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

elem tera ile-lmelei mim benî isrâîle mim ba`di mûsâ. iẕ ḳâlû linebiyyil lehümü-b`aŝ lenâ meliken nüḳâtil fî sebîli-llâh. ḳâle hel `aseytüm in kütibe `aleykümü-lḳitâlü ellâ tüḳâtilû. ḳâlû vemâ lenâ ellâ nüḳâtile fî sebîli-llâhi veḳad uḫricnâ min diyârinâ veebnâinâ. felemmâ kütibe `aleyhimü-lḳitâlü tevellev illâ ḳalîlem minhüm. vellâhü `alîmüm biżżâlimîn.

Diyanet İşleri

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 243–249 · surenin 246. ayeti / 286

Konu Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût Bakara 243–252 3

  1. Bakara 243

    Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

  2. Bakara 244

    Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.

  3. Bakara 245

    Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

  4. 246

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

  5. Bakara 247

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  6. Bakara 248

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır."

  7. Bakara 249

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 246–247. ayetler için yazılmıştır.

246-247. Yüce Allah bu kıssayı bu ümmete ibret alsınlar, cihada rağbet etsinler ve ondan yüz çevirmesinler diye anlatmaktadır. Zira sabredenlerin dünyada da âhirette de övülmeye değer âkıbetleri olacaktır. Yüz çevirenler ise her ikisini de kaybetmişlerdir.

Yüce Allah’ın haber verdiğine göre; İsrailoğullarından görüş sahibi kimseler ile sözleri etkin kişiler cihad hususunda karşılıklı görüş alışverişinde bulundular ve sonunda peygamberlerinden kendilerine bir hükümdar tayin etmesini isteme kararı aldılar. Bu hükümdarın tayin edilmesi ile aralarındaki anlaşmazlığın sona ermesini, tam bir itaatin gerçekleşmesini ve ondan sonra hiç kimsenin söyleyecek bir sözünün kalmamasını istemişlerdi. Peygamberleri ise bu taleplerinin, beraberinde bir fiiliyatı getirmeyecek salt sözlü bir talep olduğundan korkmuştu.

Onlar da peygamberlerine bu konuda kesin kararlı olduklarını ve buna tam anlamı ile bağlı kalacaklarını ifade ettiler. Kendileri için savaşın kaçınılmaz bir şey olduğunu, çünkü savaşın, yurtlarını geri almalarının, eski yerlerine ve vatanlarına geri dönmelerinin tek yolu olduğunu belirttiler. Peygamberleri de onlara Tâlût’u hükümdar tayin etti. Mutlaka güzel bir şekilde komuta edecek bir kumandanı gerektiren bu işte onlara o, kumandanlık edecekti. Ancak Tâlût’un tayin edilmesini garip karşıladılar. Çünkü kanaatlerine göre aralarında gerek soyu itibari ile gerek serveti itibari ile bu işe daha layık kimseler bulunuyordu.

Peygamberleri de onlara şöyle cevap verdi: Allah, Tâlût’u ona vermiş olduğu güçlü yönetim (siyaset) bilgisi ve sahip olduğu bedeni güç dolayısıyla üzerinize seçmiş bulunmaktadır. Çünkü bunlar cesaretin, zorlukların üstesinden gelmenin ve güzel idarenin aracıdırlar. Diğer taraftan hükümdarlığın mal çokluğu ile bir ilgisi yoktur. Hükümdarlık yapacak bir kimsenin hükümdarlık hanedanından veya ileri gelenlerin sülalesinden olması da gerekmez. Hem Allah lütfunu dilediği kimseye verir.

Daha sonra bu şerefli peygamber, söz konusu ettiği Tâlût’un yetkinliği ve aranan nitelikleri kendisinde topladığını ileri sürerek onları ikna etmeye çalışmakla yetinmeyip ayrıca onlara şöyle dedi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Sana İsrâiloğulları'ndan olup Musa -aleyhisselam-’ın döneminden sonra gelen soyluların haberi ulaşmadı mı? Onlar kendi peygamberlerine şöyle deyince: "Bize bir hükümdar belirle ki; onunla beraber Allah yolunda savaşalım." Peygamberleri de onlara şöyle dedi: "Ben, Allah’ın size savaşı farz kılmasının ardından Allah yolunda savaşmamanızdan korkarım." Bunun üzerine onlar, kendileri hakkındaki kaygısını inkâr ederek şöyle dediler: "Allah yolunda savaşmamızı gerektiren şeylerin hepsi bizde bulunduğu halde bize ne engel olabilir? Düşmanlarımız bizi vatanlarımızdan çıkardı ve çocuklarımızı esir etti. Vatanlarımızı geri alıp esirlerimizi kurtarmak için savaşalım." Allah onlara savaşı farz kılınca da çok azı dışında vaadine vefa göstermeyerek yüz çevirdi. Allah emirlerinden yüz çeviren, kendisiyle yaptığı anlaşmayı bozan zalimleri çok iyi bilir. Bu yaptıklarından ötürü de onlara karşılığını verecektir.

Kelimeler

54 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَمْ elem
  2. تَرَ tera görmedin mi? kök: راي
  3. إِلَى ila
  4. ٱلْمَلَإِ l-melei ileri gelenlerini kök: ملا
  5. مِنۢ min
  6. بَنِىٓ beni oğullarının kök: بني
  7. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail
  8. مِنۢ min
  9. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  10. مُوسَىٰٓ musa Musa'dan
  11. إِذْ iz hani
  12. قَالُوا۟ kalu demişlerdi kök: قول
  13. لِنَبِىٍّۢ linebiyyin nebilerine kök: نبا
  14. لَّهُمُ lehumu onlar
  15. ٱبْعَثْ b'as gönder kök: بعث
  16. لَنَا lena bize
  17. مَلِكًۭا meliken bir hükümdar kök: ملك
  18. نُّقَـٰتِلْ nukatil (onun önderliğinde) savaşalım kök: قتل
  19. فِى fi -nda
  20. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  21. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah kök: اله
  22. قَالَ kale dedi kök: قول
  23. هَلْ hel
  24. عَسَيْتُمْ aseytum olurmu ki? kök: عسي
  25. إِن in eğer
  26. كُتِبَ kutibe yazılınca kök: كتب
  27. عَلَيْكُمُ aleykumu size
  28. ٱلْقِتَالُ l-kitalu savaş kök: قتل
  29. أَلَّا ella
  30. تُقَـٰتِلُوا۟ ۖ tukatilu savaşmazsanız kök: قتل
  31. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  32. وَمَا ve ma
  33. لَنَآ lena bizler
  34. أَلَّا ella
  35. نُقَـٰتِلَ nukatile neden savaşmayalım kök: قتل
  36. فِى fi
  37. سَبِيلِ sebili yolunda kök: سبل
  38. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  39. وَقَدْ vekad oysa
  40. أُخْرِجْنَا uhricna biz çıkarılıp sürüldük kök: خرج
  41. مِن min -dan
  42. دِيَـٰرِنَا diyarina yurtlarımız- kök: دور
  43. وَأَبْنَآئِنَا ۖ ve ebnaina ve oğullarımız(ın arasın)dan kök: بني
  44. فَلَمَّا felemma fakat
  45. كُتِبَ kutibe yazılınca kök: كتب
  46. عَلَيْهِمُ aleyhimu kendilerine
  47. ٱلْقِتَالُ l-kitalu savaş kök: قتل
  48. تَوَلَّوْا۟ tevellev yüz çevirdiler kök: ولي
  49. إِلَّا illa hariç
  50. قَلِيلًۭا kalilen pek azı kök: قلل
  51. مِّنْهُمْ ۗ minhum içlerinden
  52. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  53. عَلِيمٌۢ alimun bilir kök: علم
  54. بِٱلظَّـٰلِمِينَ biz-zalimine zalimleri kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Ortak kavram: Nübüvvet

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: عسي (30 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum…

  • Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: قلل (76 geçiş)

    Davud dedi ki: "Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Musa'dan sonra, İsrailoğulları'nın yöneticilerini dipnot 1 görmedin mi? Peygamberlerine, "Bize bir hükümdar gönder (görevlendir) ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım." demişlerdi. (O peygamber) "Ya size savaş yazılır (farz kılınır) da savaşmazsanız?" deyince, onlar da "Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan (uzaklaştırılmış olduğumuz) hâlde Allah yolunda neden savaşmayalım ki?" demişlerdi. Kendilerine savaş yazılınca (farz kılınınca), içlerinden azı hariç yüz çevirmişler (kaçmışlar)dı. dipnot 2 Allah zalimleri bilendir. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah Hz. Musa'dan sonraki dönemlerde İsrailoğulları'nın yöneticilerinin kendilerine bir hükümdar tayin etmesi için peygamberlerine teklifte bulunduklarını haber vermektedir. Bu halkın tam olarak kimler olduğu ve peygamberlerinin hangi peygamber olduğu ayette açıklanmamaktadır. Ancak bazı meal yazarları ve müfessirler bu peygamberin Samuel/Eşmoil (İsmail), kavminin ise M.Ö. 1020 yıllarında Mısır ve Filistin bölgesinde yaşayan bir topluluk olduğunu ifade etmektedir. (Yazır, [Hak Dini], II, 139; Esed, [Kur'an Mesajı], s. 74'te 236. not). Bu noktada farklı isimler de ileri sürülmektedir. Bu milletin Hz. Davud döneminde yaşadığı, konunun son ayeti olan Bakara 2:251'den anlaşılmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada, insanların nankörlüğü ve sözlerinde durmamaları anlatılmakta, verilen sözde durmamanın sebep olacağı sıkıntılara dikkat çekilmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu kişilere "zalim" denmesinin sebebi, yapılması gerekeni yapmamalarıdır. Çünkü "adalet", bir şeyi yerli yerince yapmak; "zulüm" ise bir şeyi yerinden etmek, yapılması gerekeni yapmamak, yapılmaması gerekeni yapmaktır.

Mustafa İslamoğlu

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerinin, peygamberlerinden birine "Bize bir kral tayin et ki Allah yolunda savaşalım" dediklerini görmedin mi? O da dedi ki: "Ya size savaş emredildikten sonra savaşmaktan geri durarak isyan ederseniz?" Cevap verdiler: "Biz, yurdumuzdan ve çoluk-çocuğumuzdan ayrı düşürülmüşken neden savaşmayalım?" Oysa ki savaşmak onlara emredilince, pek azı dışında hepsi yüz çevirdiler. Allah, gerçek zalimlerin kim olduğunu çok iyi bilmektedir.

Muhammed Esed

Musa'dan sonra İsrail oğullarının önde gelenlerinin, peygamberlerden birine: "Bize bir kral tayin et ki Allah yolunda savaşalım!" dediklerini bilmez misin? O: "Ya savaşmanız emredilir de savaştan kaçarsanız?" diye sordu. Onlar: "Biz ve çocuklarımız yurtlarımızdan sürülmüşken Allah yolunda neden savaşmayalım?" diye cevap verdiler. Halbuki savaşmak onlara emredilince, birkaçı dışında, uzak durdular; ama Allah zalimleri çok iyi biliyordu.

Ahmed Hulusi

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerinden bir grubu görmedin mi? Hani onlar Nebilerine: "Bizim için bir Melik ba's et de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O Nebi de sordu: "Ya üzerinize savaş hükmolur da savaşmazsanız?". . . Dediler: "Biz niye Allah yolunda savaşmayalım ki? Üstelik yurdumuzdan, çocuklarımızdan olmuşken!" Ne zaman ki üzerlerine savaşmak hükmoldu, onlardan pek azı hariç savaşmaktan yüz çevirdiler. Allah zalimleri (onları Esma'sından yaratan olması dolayısıyla) Aliym'dir.

Ali Bulaç

Musa'dan sonra İsrailoğullarının önde gelenlerini görmedin mi? Hani, peygamberlerinden birine: "Bize bir melik gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi, O: "Ya üzerinize savaş yazıldığı halde savaşmayacak olursanız?" demişti. "Bize ne oluyor ki Allah yolunda savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan çıkarıldık ve çocuklarımızdan (uzaklaştırıldık.)" demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı (öngörüldüğü) zaman, az bir kısmı hariç yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.

Ali Özek ve heyeti

Mûsâ'dan sonra İsrâioğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Kendilerine gönderilmiş bir peygambere: «Bize bir hükümdar gönder ki (onun komutasında) Allah yolunda savaşalım» demişlerdi. (O da onlara:) «Ya size savaş farz kılınır da savaşmazsanız?» dedi. «Yurtlarımızdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda neden savaşmayalım?» dediler. Kendilerine savaş farz kılınınca, içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zâlimleri en iyi bilendir.

Ali Rıza Safa

Musa'dan sonra, İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Kendilerine gelen bir peygambere, şöyle dediler: "Bize, bir kral gönder; Allah'ın yolunda savaşalım!" O da "Savaş üzerinize yazılmasına karşın savaşmazsanız?" dedi. "Allah'ın yolunda neden savaşmayalım? Üstelik yurdumuzdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık!" dediler. Fakat onların üzerine savaş yazılınca, çok azı dışında yüz çevirdiler. Allah, haksızlık yapanları zaten bilir. dipnot 46

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 46
    İsrailoğullarının bir kral istemesi, Tevrat,
    I. Samuel 8:5 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 8:5

    Ona, “Bak, sen yaşlandın” dediler, “Oğulların da senin yolunda yürümüyor. Şimdi, öteki uluslarda olduğu gibi, bizi yönetecek bir kral ata.”

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ayetinde, şöyle yazılıdır: "Bak, sen yaşlandın; oğulların da senin yolunda yürümüyor. Şimdi, bizi yönetecek bir kral belirle."

Bayraktar Bayraklı

Musa'dan sonra İsrailoğulları'nın önde gelenlerinin, peygamberlerinden birine,"Bize bir hükümdar tayin et ki Allah yolunda savaşalım" dediklerini bilmez misin? O,"Ya savaşmanız emredilir de savaşmaktan kaçınırsanız?" dediğinde, onlar,"Biz ve çocuklarımız yurtlarımızdan sürülmüşken, Allah yolunda neden savaşmayalım?" diye cevap verdiler. Halbuki savaşmak onlara emredilince birkaçı dışında uzak durdular. Allah zalimleri iyi bilmektedir.

Edip Yüksel

Şu olay dikkatini çekmedi mi? İsrail oğullarının ileri gelenleri, Musa'dan sonra peygamberlerinden birine, "Bize bir lider atasan da ALLAH uğrunda savaşsak" demişlerdi. "Ya savaş gerekir de savaşmazsanız?!" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırılmış durumda iken neden ALLAH yolunda savaşmayalım" diye karşılık vermişlerdi. Fakat kendilerine savaş farz edilince pek azı hariç yüz çevirdiler. ALLAH zalimleri Bilir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Aynı olay, Tevrat'ın 1. Samuel, Bab 9, ayet 10 ‘da anlatılır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Şu olay dikkatini çekmedi mi? İsrailoğullarının ileri gelenleri, Musa'dan sonra peygamberlerinden birine, 'Bize bir kral atasan da ALLAH uğrunda savaşsak,' demişlerdi. 'Ya savaş gerekir de savaşmazsanız?!,' demişti. Onlar, 'Yurdumuzdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırılmış durumda iken neden ALLAH yolunda savaşmayalım,' diye karşılık vermişlerdi. Fakat kendilerine savaş farzedilince pek azı hariç yüz çevirdiler. ALLAH zalimleri Bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerine baksana! Hani peygamberlerinden birine: "Bize bir hükümdar gönder, Allah yolunda savaşalım." dediler. O: "Ya üzerinize farz edilir de savaşmamazlık ederseniz?" dedi. Onlar: "Neden Allah yolunda savaşmayalım? Yurtlarımızdan çıkarıldık, çocuklarımızdan ayrı bırakıldık." dediler. Bunun üzerine savaş, kendilerine farz kılındığı zaman, pek azı dışındakiler dönüverdiler. Allah, o zalimleri bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan a Beni İsrailin Musadan sonra yüze gelenlerine hani bir Peygamberlerine "bize bir melik gönder Allah yolunda muharebe edelim" dediler, nasıl dedi, üzerinize farz kılınırsa muharebe etmeyi verir misiniz? biz, dediler, neye muharebe etmiyelim? yurdlarımızdan çıkarıldık evladlarımızdan cüda edildik, vektaki bunun üzerine muharebe kendilerine farz kılındı fakat pek azından maadası dönüverdiler, Allah o zalimleri bilir

Erhan Aktaş

Musa'dan sonra İsrailoğullarının meleleri dipnot 1 , Nebi'lerine: "Bize bir komutan tayin et de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O: "Ya savaş üzerinize yazılır dipnot 2 da savaşmazsanız?" dedi. Onlar: "Yurdumuzdan çıkarılıp çocuklarımızdan koparılmışken, niçin Allah yolunda savaşmayalım?" dediler. Fakat üzerlerine savaş yazılınca dipnot 3 da içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerekli görülür, hüküm verilir, zorunlu kılınır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Gerekli görülünce, hüküm verilince.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa'dan sonra İsrailoğulları'nın meleleri dipnot 1 , nebilerine: "Bize bir komutan tayin et de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O: "Ya savaş üzerinize yazılır dipnot 2 da savaşmazsanız." dedi. Onlar: "Yurdumuzdan çıkarılıp çocuklarımızdan koparılmışken, niçin Allah yolunda savaşmayalım?" dediler. Fakat üzerlerine savaş yazılınca dipnot 3 da içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları sınıfı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Gerekli görülür, hüküm verilir, zorunlu kılınır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Gerekli görülünce, hüküm verilince.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa'dan sonra İsrailoğulları'nın ileri gelenlerinin, nebilerinden birine: "Bize bir komutan tayin et de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O: "Ya savaş üzerinize farz kılınır da savaşmazsanız." demişti. Onlar: "Yurdumuzdan çıkarılıp çocuklarımızdan koparılmışken, niçin Allah yolunda savaşmayalım?" demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş yazılınca da içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

Gültekin Onan

Musa'dan sonra İsrailoğullarının önde gelenlerini görmedin mi? Hani nebilerinden birine: "Bize bir melik gönder de Tanrı yolunda savaşalım" demişlerdi. O: "Ya üzerinize savaş yazıldığı halde savaşmayacak olursanız?" demişti. "Bize ne oluyor ki Tanrı yolunda savaşmayalım? Ki biz yurdumuzdan çıkarıldık ve çocuklarımızdan (uzaklaştırıldık)" demişlerdi. Ama onlara savaş yazıldığı zaman, az bir kısmı dışında yüz çevirdiler. Tanrı zalimleri bilir.

Hasan Basri Çantay

Musadan sonra İsrail oğullarının ileri gelenlerine bakmadın mı? Hani onlar, peygamberlerine "Bize bir hükümdar gönder (ta'yin et) de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O (da): "Ya üzerinize bir muhaarebe yazılıb (farz edilib) de savaşı tutmayıverirseniz?" demişdi. Onlar (şöyle) söylemişlerdi: "Allah yolunda neye savaşmayalım? Hem hakıykaten yurdlarımızdan çıkarıldık, hem evladlarımızdan (mahrum edildik)". Fakat vakta ki uhdelerine savaş yazıldı, içlerinden birazı müstesna olmak üzere, (muhaarebeden) yüz çevirdiler. Allah çok iyi bilicidir o zaalimleri.

İbni Kesir

Musa'dan sonra İsrailoğullarından bir cemaate bakmadın mı? Hani, onlar peygamberlerine bize bir hükümdar gönder ki, Allah yolunda savaşalım, dediler. Peygamberleri de: Üzerinize savaş farz edilir de ya savaşmazsanız? dedi. Onlar dediler ki: Biz Allah yolunda neden savaşmayalım? Hem yurtlarımızdan çıkarıldık, hem de oğullarımızdan (ayrıldık) . Fakat onların üzerine savaş farz edildiği vakit, içlerinden pek azı müstesna hep geri döndüler. Allah, zalimleri çok iyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ'dan sonra İsrailoğulları'nın ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine: "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. Peygamberleri:" Ya, savaş size farz olunca savaşmazsanız?" demişti. "Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki, biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık" demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri şüphesiz bilir.

Süleyman Ateş

Musa'dan sonra İsrail oğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerine: "Bize bir hükümdar gönder, (onun önderliğinde) Allah yolunda savaşalım." demişlerdi. "Ya size savaş yazılınca savaşmazsanız?" dedi. Dediler: "Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki; oysa biz yurtlarımızdan ve oğullarımızın arasından çıkarılıp sürüldük?" Fakat kendilerine savaş yazılınca, içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.

Süleymaniye Vakfı

Musa'dan sonra, İsrailoğullarının önde gelenlerini gözünde canlandırmaz mısın? Bir gün nebilerine: dipnot 1 "Bize bir kral görevlendir de Allah yolunda savaşalım!" demişlerdi. O da: "Ya savaş emredilir de savaşmazsanız?" dedi. Onlar: "Hem yurtlarımızdan hem çocuklarımızdan ayrı düşürülmüşken ne diye Allah yolunda savaşmayalım!" dediler. Ne zaman ki savaş onlara farz kılındı, pek azı dışında hepsi vazgeçti. dipnot 2 Allah o zalimleri iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta, burada sözü geçen nebinin Samuel, kral olarak atanan kişinin de Saul olduğu ifade edilir. (Bkz
    1. Samuel 9:15-17 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 9:15

    Saul gelmeden bir gün önce RAB Samuele şunu açıklamıştı:

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ve 1.Samuel 8-9 babları).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa'dan sonra, İsrailoğullarının ileri gelenlerini gözünde canlandırmadın mı? Onlar Nebilerine "İçimizden bir başkomutan dipnot 1 çıkar da Allah yolunda savaşalım!" demişlerdi. "Ya savaş emredilir de savaşmazsanız?" dedi. "Kaybedecek neyimiz kaldı ki Allah yolunda savaşmayalım! Hem yurtlarımızdan çıkarılmışız hem çocuklarımızdan ayrı düşürülmüşüz." dediler. Savaş üzerlerine yazılınca, pek azı dışında hepsi kaçıverdi. O zalimleri bilen Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yönetim ve yetki elinde olana melik denir. Buradaki melik, savaşı yönetecek kişi olduğu için başkomutan demektir.

Şaban Britch

Musa’dan sonra İsrailoğulları'nın ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine: Bize, bir hükümdar gönder de, Allah yolunda savaşalım demişlerdi. Peygamberleri: Ya, savaş size farz olunca savaşmazsanız? demişti. Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki, biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık, demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri şüphesiz bilir.

Şaban Piriş

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine: -Bize, bir hükümdar gönder de, Allah yolunda savaşalım demişlerdi. Peygamberleri: -Ya, savaş size farz olunca savaşmazsanız? demişti de: -Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki, biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık, demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri şüphesiz bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa'dan sonra İsrailoğulları'nın kodamanlar meclisini görmedin mi? Kendilerine gelen bir peygambere şöyle demişlerdi: "Bize bir kral gönder, Allah yolunda çarpışalım." Peygamber dedi ki: "Üstünüze savaş yazılır da savaşmazsanız ne olacak?" Dediler ki: "Nasıl olur da Allah yolunda savaşmayız? Yurtlarımızdan çıkarıldık, oğullarımızdan uzak düşürüldük." Nihayet, üzerlerine savaş yazıldığında pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Have you not seen, O Muhammad, into the discourse held by Bani Isra‘il’s chiefs with a prophet of their own sent to them after Mussa’s death? They said to him: "Nominate a king under whose power we can unite and fight in Allah’s cause. " The Prophet said to them: "What if he is appointed and fighting is ordained and you refuse to fight?" They said: "But why should we not fight in Allah’s cause when we and our children have been expelled from our homes?" But when fighting was ordained they retracted their word and their true irreverent spirit betrayed them to their fall excepting a few; but Allah is wholly aware of the wrongful.

Abdul Haleem

[Prophet], consider the leaders of the Children of Israel who came after Moses, when they said to one of their prophets, ‘Set up a king for us and we shall fight in God’s cause.’ He said, ‘But could it be that you would not fight, if it were ordained for you?’ They said, ‘How could we not fight in God’s cause when we and our children have been driven out of our homeland?’ Yet when they were commanded to fight, all but a few of them turned away: God has full knowledge of those who do wrong.

Abdullah Yusuf Ali

Hast thou not Turned thy vision to the Chiefs of the Children of Israel after (the time of) Moses? they said to a prophet (That was) among them: "Appoint for us a king, that we May fight in the cause of Allah." He said: "Is it not possible, if ye were commanded to fight, that that ye will not fight?" They said: "How could we refuse to fight in the cause of Allah, seeing that we were turned out of our homes and our families?" but when they were commanded to fight, they turned back, except a small band among them. But Allah Has full knowledge of those who do wrong.

Abul A'la Maududi

(O Messenger), have you thought of what happened with the elders of the Children of Israel after Moses? They asked one of their Prophets: "Set up for us a king so that we may fight in the way of Allah." dipnot 1 He said: “Would you possibly refrain from fighting if fighting is ordained for you?” They said: “And why would we not fight in the way of Allah when we have been torn from our homes and our children?” But when fighting was ordained for them they turned back, except a few of them. Allah is well aware of the wrong-doers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This took place about a thousand years before Christ. At that time the Israelites were persecuted by the Amalekites who had deprived them of the greater part of Palestine. The Prophet Samuel, who was then ruling over the Israelites, was old. The elders of Israel, therefore, felt the need to appoint as their head someone else under whose leadership they could wage wars. By that time, however, the Israelites had become so deeply infected with Ignorance, and the customs and practices of non-Muslim nations had made such inroads into their lives that the distinction between a religious state committed to serving God and secular monarchy was lost on them. They consequently asked God to appoint a king rather than a religious ruler (khalifah) over them. The information contained in the Bible is as follows: Samuel judged Israel all the days of his life. . . . Then all the elders of Israel gathered together and came to Samuel at Ramah, and said to him, 'Behold, you are old and your sons do not walk in your ways; now appoint for us a king to govern us like all the nations.' But the thing displeased Samuel when they said, 'Give us a king to govern us'. And Samuel prayed to the Lord. And the Lord said to Samuel, 'Hearken to the voice of the people in what they say to you, for they have not rejected you, but they have rejected me from being king over them. According to all the deeds which they have done to me, from the day I brought them up out of Egypt even to this day, forsaking me and serving other gods, so they are also doing to you . . . ' So Samuel told all the words of the Lord to the people who were asking a king for him. He said, 'These will be the ways of the king who will reign over you; he will take your sons and appoint them to his chariots and to be his horsemen, and to run before his chariots. And he will appoint for himself commanders of thousands and commanders of fifties, and some to plough his ground and to reap his harvest, and to make the implements of war and the equipments of his chariots. He will take your daughters to be perfumers and cooks and bakers. He will take the best of your fields and vineyards and olive orchards and give them to his servants. He will take the tenth of your grain and your vineyards and give it to his officers and to his servants. He will take you men-servants and maid-servants, and the best of your cattle and asses, and put them to his work. He will take the tenth of your flocks, and you shall be his slaves. And on that day you will cry out because of your king, whom you have chosen for yourselves, but the Lord will not answer you in that day.' But the people refused to listen to the voice of Samuel, and they said. 'No! But we will have a king over us, that we also may be like all the nations, and that our king may govern us and go out before us and fight our battles.' And when Samuel had heard all the words of the people, he repeated them in the ears of the Lord. And the Lord said to Samuel, 'Hearken to their voice, and make them a king.' Samuel then said to the men of Israel, 'Go every man to his city.' (
    1 Samuel 7: 15 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 7:15

    Samuel yaşadığı sürece İsraile önderlik yaptı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ; 8: 4-22.) And Samuel said to the people ? 'And when you saw that Nahash the king of Ammonites came against you, You said to me, No, but a king shall reign over us, when the Lord your God was your king. And now behold the king whom you have chosen, for whom you have asked; behold, the Lord has set a king over you. If you will fear the Lord and serve him and hearken to his voice and not rebel against the commandment of the Lord, and if both you and the king who reigns over you will follow the Lord your God, it will be well; but if you will not hearken to the voice of the Lord, but rebel against the commandment of the Lord, then the hand of the Lord will be against you and your king. Now therefore stand still and see this great thing, which the Lord will do before your eyes. Is it not wheat harvest today? I will call upon the Lord, that he may send thunder and rain; and you shall know and see that your wickedness is great, which you have done in the sight of the Lord, in asking for yourselves a king.' So Samuel called upon the Lord, and the Lord sent thunder and rain that day; and all the people greatly feared the Lord and Samuel. And all the people said to Samuel, 'Pray for your servants to the Lord your God, that we may not die, for we have added to all our sins this evil, to ask for a king.' And Samuel said to the people, 'Fear not; you have done all this evil, yet do not turn aside front following the Lord, but serve the Lord with all your heart, and do not turn aside after vain things which cannot profit or save, for they are vain. For the Lord will not cast away his people, for his great name's sake, because it has pleased the Lord to make you a people for himself. Moreover as for me, far be it from me that I should sin against the Lord by ceasing to pray for you; and I will instruct you in the good and right way?' (
    1 Samuel 12: 6-23 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 12:6

    Samuel konuşmasını şöyle sürdürdü: “Musa ile Harunu görevlendiren, atalarınızı Mısırdan çıkaran RABdir.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). These statements from Samuel make it clear that the demand to appoint a king was disagreeable to God and to His Prophet. It might be asked, however, why the Qur'an does not contain any denunciation of this demand of the elders of Israel. The reason is that to the purpose for which this incident has been cited the appropriateness and otherwise of the demand is irrelevant. The purpose here is to show the extent to which cowardice and self-indulgence had become part of Israelite life, and to show how the lack of moral restraint had come to characterize their conduct. It is these which ultimately led to their decline. The aim of the Qur'anic narrative is to enable Muslims to derive a lesson from this and to ensure that these weaknesses do not creep into their own lives.

Aisha Bewley

What do you think about the council of the tribe of Israel after Musa’s time when they said to one of their Prophets, ‘Give us a king and we will fight in the Way of Allah!’? He said, ‘Is it not possible that if fighting were prescribed for you, you would not fight?’ They said, ‘How could we not fight in the way of Allah when we have been driven from our homes and children?’ But then when fighting was prescribed for them, they turned their backs – except for a few of them. Allah knows the wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

Have you not thought about the group of the Children of Israel after (the time of) Mûsâ (Moses)? When they said to a Prophet of theirs, "Appoint for us a king and we will fight in Allâh’s Way." He said, "Would you then refrain from fighting, if fighting was prescribed for you?" They said, "Why should we not fight in Allâh’s Way while we have been driven out of our homes and our children (families have been taken as captives)?" But when fighting was ordered for them, they turned away, all except a few of them. And Allâh is All-Aware of the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers).

Ali Quli Qarai

Have you not regarded the elite of the Israelites after Moses, when they said to their prophet, ‘Appoint for us a king, that we may fight in the way of Allah. ’ He said, ‘May it not be that you will not fight if fighting were prescribed for you?’ They said, ‘Why should we not fight in the way of Allah, when we have been expelled from our homes and [separated from] our children?’ So when fighting was prescribed for them, they turned back except a few of them, and Allah knows best the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

Have you not considered (the case of) the Chiefs of the Children of Israel (who lived) after (the time of) Moses? When they said to a Prophet of theirs, (- Samuel), `Appoint for us a controlling authority that we may fight in the cause of Allâh. ' He said, `Is it not likely, that if fighting is prescribed for you, you will not fight?' They said, `And what reason have we that we should not fight in the cause of Allâh, and we have been indeed driven forth from our homes and (parted from) our children?' Yet, when fighting was prescribed for them, they backed out except a few of them. And Allâh knows the unjust well.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded the Council of the Children of Israel, after Moses, when they said to a Prophet of theirs, 'Raise up for us a king, and we will fight in God's way. ' He said, 'Might it be that, if fighting is prescribed for you, you will not fight?' They said, 'Why should we not fight in God's way, who have been expelled from our habitations and our children?' Yet when fighting was prescribed for them, they turned their backs except a few of them; and God has knowledge of the evildoers.

Bijan Moeinian

Have you ever thought about the [attitude and the behavior of the] leaders of Israel after Moses? They asked their Prophet [Samuel, who had become old and not capable of fighting,] to beg the Lord to bless them with a king to lead them in fight in the cause of God. When their prophet asked about weather or not they will stick to their promise to fight they replied: "How could we refuse to fight when we are driven out of our land [by the Amalikites about 1,B.C.] and separated from our family?" However, when God gave them the permission to fight, the majority turned away. God is aware of what unjust people do.

E. Henry Palmer

Dost thou not look at the crowd of the children of Israel after Moses time, when they said to a prophet of theirs, 'Raise up for us a king, and we will fight in God's way?' He said, 'Will ye perhaps, if it be written down for you to fight, refuse to fight?' They said, ' And why should we not fight in God's way, now that we are dispossessed of our homes and sons?' But when it was written down for them to fight they turned back, save a few of them, and God knows who are evildoers.

Edip-Layth

Did you not note the leaders of the Children of Israel after Moses, they said to their prophet, "Send us a king that we may fight in the cause of God;" he said, "Are you not concerned that if fighting is decreed upon you, you will then not fight?" They said, "Why should we not fight in the cause of God when we have been driven out from our homes with our children." Yet, when fighting was decreed for them, they turned away, except for a few of them! God is fully aware of the wicked.

George Sale

Hast thou not considered the assembly of the children of Israel, after the time of Moses; when they said unto their prophet Samual, set a king over us, that we may fight for the religion of God? The prophet answered, if ye are enjoined to go to war, will ye be near refusing to fight? They answered, and what should ail us that we should not fight for the religion of God, seeing we are dispossessed of our habitations, and deprived of our children? But when they were enjoined to go to war, they turned back, except a few of them: And God knew the ungodly.

Hamid S. Aziz

Do you not look at the chiefs of the children of Israel after Moses' time, when they said to a prophet of theirs (Samuel), "Raise up for us a king, and we will fight in Allah's way?" He said, "Will you perhaps, if it be prescribed for you to fight, refuse to fight?" They said, "Why should we not fight in Allah's way, now that we are dispossessed of our homes and children?" But when it was prescribed for them to fight they turned back, save a few of them. Allah is Aware of evildoers.

Mahmoud Ghali

Have you not regarded the chiefs of the Seeds (Or: sons) of Israel) even after Mûsa, (Moses) as they said to a Prophet of theirs, "Send forth for us a king, (so that) we would fight in the way of Allah. "He said, " Might it be that in case fighting is prescribed for you, you would not fight?" They said, "How is it that we would not fight in the way of Allah, and we have already been driven out of our residences and sons?" Yet, when fighting was prescribed for them, they turned away, except a few of them; and Allah is Ever-Knowing of the unjust.

Marmaduke Pickthall

Bethink thee of the leaders of the Children of Israel after Moses, how they said unto a prophet whom they had: Set up for us a king and we will fight in Allah's way. He said: Would ye then refrain from fighting if fighting were prescribed for you? They said: Why should we not fight in Allah's way when we have been driven from our dwellings with our children? Yet, when fighting was prescribed for them, they turned away, all save a few of them. Allah is aware of evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Have you thought of the elders of Israel after Moses, and how they said to their apostle: "Set up a king for us, then we shall fight in the way of God?" He replied: "This too is possible that when commanded to fight you may not fight at all. " They said: "How is it we should not fight in the way of God when we have been driven from our homes and deprived of our Sons?" But when they were ordered to fight they turned away, except for a few; yet God knows the sinners.

Muhammad Asad

Art thou not aware of those elders of the children of Israel, after the time of Moses, how they said unto a prophet of theirs, "Raise up a king for us, [and] we shall fight in God's cause"? Said he: "Would you, perchance, refrain from fighting if fighting is ordained for you?" They answered: "And why should we not fight in God's cause when we and our children have been driven from our homelands?" Yet, when fighting was ordained for them, they did turn back, save for a few of them; but God had full knowledge of the evildoers.

Mustafa Khattab

Have you not seen those chiefs of the Children of Israel after Moses? They said to one of their prophets, "Appoint for us a king, ˹and˺ we will fight in the cause of Allah." He said, “Are you not going to cower if ordered to fight?” They replied, “How could we refuse to fight in the cause of Allah, while we were driven out of our homes and ˹separated from˺ our children?” But when they were ordered to fight, they fled, except for a few of them. And Allah has ˹perfect˺ knowledge of the wrongdoers.

Progressive Muslims

Did you not note the leaders of the Children of Israel after Moses, they said to their prophet: "Send us a king that we may fight in the cause of God;" he said: "Are you not concerned that if fighting is decreed upon you, you will then not fight" They said: "And why should we not fight in the cause of God when we have been driven out from our homes with our children. " So it was, that when fighting was decreed for them they turned away, except for a few of them! God is fully aware of the wicked.

Rashad Khalifa

Have you noted the leaders of Israel after Moses? They said to their prophet, "If you appoint a king to lead us, we will fight in the cause of GOD." He said, "Is it your intention that, if fighting is decreed for you, you will not fight?" They said, "Why should we not fight in the cause of GOD, when we have been deprived of our homes, and our children?" Yet, when fighting was decreed for them, they turned away, except a few. GOD is aware of the transgressors.

Sahih International

Have you not considered the assembly of the Children of Israel after [the time of] Moses when they said to a prophet of theirs, "Send to us a king, and we will fight in the way of Allah "? He said, "Would you perhaps refrain from fighting if fighting was prescribed for you?" They said, "And why should we not fight in the cause of Allah when we have been driven out from our homes and from our children?" But when fighting was prescribed for them, they turned away, except for a few of them. And Allah is Knowing of the wrongdoers.

Sam Gerrans

Hast thou not considered the eminent ones of the children of Israel after Moses? When they said to a prophet of theirs: “Raise thou up for us a king; we will fight in the cause of God,” he said: “Would you, if fighting be prescribed for you, not fight?” They said: “And why should we not fight in the cause of God when we have been turned out of our homes, and our children?” But when fighting was prescribed for them, they turned away save a few of them. And God knows the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Sustained commitment to the Divine Order with your lives and wealth is no easy undertaking. After the times of Moses, some leaders of the Israelites promised their Prophet (Samuel), "If you appoint a king for us, we will fight in the Cause of Allah." The Prophet said, "Is it your intention to refrain from fighting if it was decreed to you?" They said' "Why should we not fight in the Cause of Allah when we have been driven out of our homes with our children?" Yet when fighting was ordained for them, they turned away all but a few. Allah is Aware of the wrongdoers.

Syed Vickar Ahamed

Have you not turned your vision to the groups of the Children of Israel after (the time of) Musa (Moses)? They said to a prophet (who was) among them (Samuel): "Appoint a king for us, that we may fight in the cause of Allah. " He said: "Is it not possible that, if you were commanded to fight, you may not fight?" They said: "How could we refuse to fight in the Cause of Allah after seeing that we were turned out of our homes and our families?" But when they were commanded to fight, they turned back, except for a small band among them. But Allah has full knowledge of those who do wrong.

Taqi Usmani

Did you not see a group from the children of Isrā’īl (Israel), after (the time of) Mūsā when they said to their prophet: "Appoint for us a king, so that we may fight in the way of Allah."He said: “Is it (not) likely, if fighting is enjoined upon you, that you would not fight.” They said: “What is wrong with us that we would not fight while we have been driven away from our homes and our sons?” But, when fighting was enjoined upon them, they turned away, except a few of them, and Allah is Aware of the unjust.

The Monotheist Group

Did you not note the leaders of the Children of Israel after Moses, they said to their prophet: "Send us a king that we may fight in the cause of God;" he said: "Are you not concerned that if fighting is decreed for you, you will then not fight?" They said: "And why should we not fight in the cause of God when we have been expelled from our homes along with our children." So it was, that when fighting was decreed for them they turned away, except for a few of them! God is fully aware of the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 246. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 246. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 246. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩