Bakara suresi

Bakara suresi, 247. ayet

Bakara suresi, 247. ayet. وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًا قَالُوٓا۟ أَنَّىٰ يَكُونُ لَهُ ٱلْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ أَحَقُّ بِٱلْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِّنَ ٱلْمَالِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُۥ بَسْطَةً فِى ٱلْعِلْمِ وَٱلْجِسْمِ وَٱللَّهُ يُؤْتِى مُلْكَهُۥ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

veḳâle lehüm nebiyyühüm inne-llâhe ḳad be`aŝe leküm ṭâlûte melikâ. ḳâlû ennâ yekûnü lehü-lmülkü `aleynâ venaḥnü eḥaḳḳu bilmülki minhü velem yü'te se`atem mine-lmâl. ḳâle inne-llâhe-ṣṭafâhü `aleyküm vezâdehû besṭaten fi-l`ilmi velcism. vellâhü yü'tî mülkehû mey yeşâ'. vellâhü vâsi`un `alîm.

Diyanet İşleri

Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 244–250 · surenin 247. ayeti / 286

Konu Yurtlarını terk edenler; Tâlût ve Câlût Bakara 243–252 3

  1. Bakara 244

    Allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz Allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.

  2. Bakara 245

    Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

  3. Bakara 246

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

  4. 247

    Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  5. Bakara 248

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa ailesinin, Harun ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz, bunda şüphesiz sizin için kesin bir delil vardır."

  6. Bakara 249

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

  7. Bakara 250

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 246–247. ayetler için yazılmıştır.

246-247. Yüce Allah bu kıssayı bu ümmete ibret alsınlar, cihada rağbet etsinler ve ondan yüz çevirmesinler diye anlatmaktadır. Zira sabredenlerin dünyada da âhirette de övülmeye değer âkıbetleri olacaktır. Yüz çevirenler ise her ikisini de kaybetmişlerdir.

Yüce Allah’ın haber verdiğine göre; İsrailoğullarından görüş sahibi kimseler ile sözleri etkin kişiler cihad hususunda karşılıklı görüş alışverişinde bulundular ve sonunda peygamberlerinden kendilerine bir hükümdar tayin etmesini isteme kararı aldılar. Bu hükümdarın tayin edilmesi ile aralarındaki anlaşmazlığın sona ermesini, tam bir itaatin gerçekleşmesini ve ondan sonra hiç kimsenin söyleyecek bir sözünün kalmamasını istemişlerdi. Peygamberleri ise bu taleplerinin, beraberinde bir fiiliyatı getirmeyecek salt sözlü bir talep olduğundan korkmuştu.

Onlar da peygamberlerine bu konuda kesin kararlı olduklarını ve buna tam anlamı ile bağlı kalacaklarını ifade ettiler. Kendileri için savaşın kaçınılmaz bir şey olduğunu, çünkü savaşın, yurtlarını geri almalarının, eski yerlerine ve vatanlarına geri dönmelerinin tek yolu olduğunu belirttiler. Peygamberleri de onlara Tâlût’u hükümdar tayin etti. Mutlaka güzel bir şekilde komuta edecek bir kumandanı gerektiren bu işte onlara o, kumandanlık edecekti. Ancak Tâlût’un tayin edilmesini garip karşıladılar. Çünkü kanaatlerine göre aralarında gerek soyu itibari ile gerek serveti itibari ile bu işe daha layık kimseler bulunuyordu.

Peygamberleri de onlara şöyle cevap verdi: Allah, Tâlût’u ona vermiş olduğu güçlü yönetim (siyaset) bilgisi ve sahip olduğu bedeni güç dolayısıyla üzerinize seçmiş bulunmaktadır. Çünkü bunlar cesaretin, zorlukların üstesinden gelmenin ve güzel idarenin aracıdırlar. Diğer taraftan hükümdarlığın mal çokluğu ile bir ilgisi yoktur. Hükümdarlık yapacak bir kimsenin hükümdarlık hanedanından veya ileri gelenlerin sülalesinden olması da gerekmez. Hem Allah lütfunu dilediği kimseye verir.

Daha sonra bu şerefli peygamber, söz konusu ettiği Tâlût’un yetkinliği ve aranan nitelikleri kendisinde topladığını ileri sürerek onları ikna etmeye çalışmakla yetinmeyip ayrıca onlara şöyle dedi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Şüphesiz Allah bayrağı altında onunla beraber savaşmanız için Tâlût'u size hükümdar kıldı.” Onların soyluları bu seçimi kınayıp itiraz ederek; “Biz hükümdarlığa ondan daha layık olduğumuz halde o, bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Çünkü o, bir hükümdarın oğlu değildir. Bu hükümdarlığında ona yardımcı olacak geniş bir servete de sahip değildir.” dediler. Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Muhakkak ki Allah, onu sizlerin üzerine hükümdar olarak seçti ve onun ilminin genişliğini ve bedensel gücünü artırdı." Allah mülkünü, hikmeti ve rahmetiyle dilediğine verir. Allah'ın lütfu çok geniştir, dilediğine verir, kullarından kimin müstahak olduğunu bilir.

Kelimeler

43 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. لَهُمْ lehum onlara
  3. نَبِيُّهُمْ nebiyyuhum nebileri kök: نبا
  4. إِنَّ inne gerçekten
  5. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  6. قَدْ kad elbette
  7. بَعَثَ bease gönderdi kök: بعث
  8. لَكُمْ lekum size
  9. طَالُوتَ talute Talut'u
  10. مَلِكًۭا ۚ meliken hükümdar kök: ملك
  11. قَالُوٓا۟ kalu dediler ki kök: قول
  12. أَنَّىٰ enna nasıl kök: اني
  13. يَكُونُ yekunu olabilir kök: كون
  14. لَهُ lehu onun
  15. ٱلْمُلْكُ l-mulku hükümdarlık (mülk) kök: ملك
  16. عَلَيْنَا aleyna bizim üzerimize
  17. وَنَحْنُ venehnu biz
  18. أَحَقُّ ehakku daha layıkız kök: حقق
  19. بِٱلْمُلْكِ bil-mulki hükümdarlığa kök: ملك
  20. مِنْهُ minhu ondan
  21. وَلَمْ velem
  22. يُؤْتَ yu'te ve verilmemiştir kök: اتي
  23. سَعَةًۭ seaten genişlik kök: وسع
  24. مِّنَ mine -dan
  25. ٱلْمَالِ ۚ l-mali mal- kök: مول
  26. قَالَ kale dedi kök: قول
  27. إِنَّ inne şüphesiz
  28. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  29. ٱصْطَفَىٰهُ stafahu onu (hükümdar) seçti kök: صفو
  30. عَلَيْكُمْ aleykum sizin üzerinize
  31. وَزَادَهُۥ ve zadehu ve onun artırdı kök: زيد
  32. بَسْطَةًۭ bestaten gücünü kök: بسط
  33. فِى fi
  34. ٱلْعِلْمِ l-ilmi bilgisinin kök: علم
  35. وَٱلْجِسْمِ ۖ velcismi ve cisminin kök: جسم
  36. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  37. يُؤْتِى yu'ti verir kök: اتي
  38. مُلْكَهُۥ mulkehu mülkünü kök: ملك
  39. مَن men kimseye
  40. يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği kök: شيا
  41. وَٱللَّهُ vallahu Allah(ın) kök: اله
  42. وَٰسِعٌ vasiun (lutfu) geniştir kök: وسع
  43. عَلِيمٌۭ alimun (O herşeyi) bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Aynı kök: بعث (67 geçiş)

    Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Ortak kavram: Nübüvvet

    Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Musa…

  • Aynı kök: جسم (2 geçiş) · Aynı kök: اني (36 geçiş)

    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli…

  • Aynı kıssa: Tâlût ve Câlût · Aynı kıssa: Hz. Dâvûd · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…

  • Aynı kök: اني (36 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: صفو (17 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Peygamberleri onlara "Elbette Allah, Talut'u dipnot 1 size hükümdar olarak gönderdi (görevlendirdi)" deyince, onlar "Biz hükümdarlığa daha layık olduğumuz hâlde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken, nasıl o bize hükümdar olur?" demişlerdi. (O peygamber) şöyle demişti: "Allah onu sizin üzerinize seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah, hükümdarlığı dilediğine (layık olana) verir. Allah, (imkânları) geniş olandır, bilendir."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Talut], hükümdar olarak belirlenen, uzun, kuvvetli bir şahıs olarak tanımlanabilir.

Mustafa İslamoğlu

Peygamberleri onlara, "İşte, Allah size Talut'u hükümdar tayin etti" deyince şöyle karşı çıktılar: "Biz yönetime ondan daha layıkken ve ona büyük bir servet de verilmemişken, nasıl olur da o bizim üzerimize otorite sahibi olabilir ki?" Cevap verdi: Çünkü Allah onu seçti, ilimde kuşatıcı bir derinlik ve fiziki üstünlük sahibi kıldı. Ve Allah otoriteyi dilediğine bahşeder: zira Allah sınırsız güç sahibidir, her şeyi bilendir.

Muhammed Esed

Ve onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, "Bakın," dedi, "Allah Talut'u size kral olarak tayin etti." Onlar: "Biz hükümranlığa ondan daha çok layık iken nasıl bizim üzerimizde hüküm sahibi olabilir?" dediler. (Peygamber) "Bakın," dedi, "Allah onu sizden daha üstün kılmış ve ona derin bilgi ve mükemmel bir beden bahşetmiştir. Ve Allah, hükümranlığı istediğine verir: zira Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir."

Ahmed Hulusi

Nebileri onlara dedi ki: "Muhakkak ki Allah, Talut'u sizin için Melik olarak ba's etti. " Dediler: "Nasıl olur da o bizim üzerimize mülk sahibi olur? Biz mülkümüze ondan daha çok hak sahibiyiz. Üstelik servet itibarıyla zengin de değildir. " Nebileri dedi ki: "Muhakkak ki Allah onu sizin üzerinize seçti, ilimde derinlik, bedende genişlik verdi. " Allah mülkünü (mülkünde tasarrufu) dilediğine verir. Allah Vasi'dir, Aliym'dir.

Ali Bulaç

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?" dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedeni gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir."

Ali Özek ve heyeti

Peygamberleri onlara: Bilin ki Allah, Tâlût'u size hükümdâr olarak gönderdi, dedi. (Bunun üzerine onlar:) Biz, hükümdârlığa daha lâyık olduğumuz halde, kendisine servet ve zenginlik yönünden geniş imkânlar verilmemişken o bize nasıl hükümdâr olur? dediler. (Peygamberleri de onlara:) «Allah sizin üzerinize onu seçti, ilimde ve bedende ona üstünlük verdi. Allah (fazlı ve lütfu) geniş olan ve herşeyi hakkıyla bilendir» dedi.

Ali Rıza Safa

Peygamberleri, onlara, şöyle dedi: "Allah, Talut'u, size kral olarak gönderdi!" Dediler ki: "Yönetim hakkına ondan daha çok yaraşır olmamıza karşın, üstelik ona bir varlık da verilmemişken, nasıl olur da bize kral olabilir?" Dedi ki: "Allah, onu üzerinize seçti; onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, yönetimi dilediğine verir. Çünkü Allah, Lütfu Geniştir; Bilendir!"

Bayraktar Bayraklı

Onların peygamberi, toplumunun önde gelenlerine, "Bakın" dedi;"Allah, Talut'u size hükümdar olarak tayin etti!" Onlar,"Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona fazla bir servet de verilmemişken nasıl bizim üzerimize hüküm sahibi olabilir?" dediler. Peygamber,"Bakın" dedi;"Allah onu sizden daha üstün kılmış, ona derin bilgi ve mükemmel bir beden bahşetmiştir. Allah hükümranlığı istediğine verir; zira Allah, her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir."

Edip Yüksel

Peygamberleri onlara, "ALLAH size lider olarak Talut'u atadı" dedi. Onlar, "Biz yönetime ondan daha layık olduğumuz halde nasıl olur da üzerimize buyruk sahibi olabilir? Üstelik zengin biri de değil" dediler. O da, "ALLAH onu üzerinize seçti. Onun bilgi ve beden gücünü arttırdı" dedi. ALLAH mülkünü dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Liderde bulunması gereken niteliklerin arasında bilgi ve vücut sağlığının önemli olduğu anlaşılıyor.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Peygamberleri onlara, 'ALLAH size kral olarak Talut'u atadı,' dedi. Onlar, 'Biz yönetime ondan daha layık olduğumuz halde nasıl olur da üzerimize buyruk sahibi olabilir? Üstelik zengin biri de değil,' dediler. O da, 'ALLAH onu üzerinize seçti. Onun bilgi ve beden gücünü arttırdı,' dedi. ALLAH mülkünü dilediğine verir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Peygamberleri onlara: "İşte Allah, size hükümdar olarak Talut'u gönderdi." demişti. Onlar: "O nasıl bize hükümdar olabilir ki? Halbuki biz hükümdarlığa ondan daha layıkız. O, malca da bir bolluk verilmiş biri değil." dediler. Peygamber: "Onu, Allah size hükümdar seçmiş, bilgi ve fizikçe artırmıştır, hem Allah, hükümdarlığı dilediğine verir. Allah geniş mülk sahibi, her şeyi bilendir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamberleri onlara işte, demişti: Allah size melik olmak üzere Talutu gönderdi, A! dediler, ona bizim üzerimize melik olmak nereden? melikliğe biz ondan daha layık iken; malce bir genişliğe de nail edilmiş değil, onu, dedi: sizin üzerinize Allah intihab etmiş ve ilimde, cisimde ona ziyade bir vüs'at vermiş, hem Allah mülkünü dilediğine verir, Allah vasi'dir alimdir

Erhan Aktaş

Nebi'leri onlara: "Allah size Talut'u komutan olarak tayin etti." dedi. Onlar: "Biz komutanlığa ondan daha layık olduğumuz ve o fazla bir servete de sahip değilken, bize nasıl komutan olabilir?" dediler. O da: "Allah, onu üzerinize seçti, ona geniş bir bilgi ve üstün bir güç verdi." dedi. Zira Allah, gücü hak edene verir. Allah, Her Şeyi Kuşatan ve Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nebileri onlara: "Allah size Talut'u komutan olarak tayin etti." dedi. Onlar: "Biz komutanlığa ondan daha layık olduğumuz ve o fazla bir servete de sahip değilken, bize nasıl komutan olabilir?" dediler. O da: "Allah, onu üzerinize seçti, ona geniş bir bilgi ve üstün bir güç verdi." dedi. Zira Allah, gücü hak edene verir. Allah, Her Şeyi Kuşatan ve Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nebileri onlara: "Allah size Talut'u komutan olarak tayin etti." dedi. Onlar: "Biz komutanlığa ondan daha layık olduğumuz ve o fazla bir servete de sahip değilken, bize nasıl komutan olabilir?" dediler. O da: "Allah, onu üzerinize seçti, ona geniş bir bilgi ve üstün bir güç verdi." dedi. Zira Allah, gücü dilediğine verir. Allah, Her Şeyi Kuşatan ve Her Şeyi Bilen'dir.

Gültekin Onan

Onlara peygamberleri dedi ki: "Tanrı size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa ona göre çok daha hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?" dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Tanrı size onu seçti ve onun bilgisini ve bedensel gücünü arttırdı. Tanrı kime dilerse mülkünü verir; Tanrı (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir."

Hasan Basri Çantay

Onlara peygamberleri: "Hakıykat, Allah size bir padişah olarak Taalut'u göndermişdir" dedi. Dediler ki: "Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona maldan da bir bolluk verilmemişken nasıl olur da bizim başımızda padişahlık onun olabilir?" (Peygamber) dedi: "Şübhesiz Allah onu sizin üstünüze beğenib seçmişdir. Ona bilgice, vücudca (kuvvetçe) de bir üstünlük vermişdir. Allah mülkünü kime dilerse ona verir. Allah (in rahmeti, ilmi her şey'e yaygın ve lutf-ü keremi) boldur. Gerçek bilicidir.

İbni Kesir

Peygamberleri onlara dedi ki: İşte Allah hükümdar olarak size Talut'u gönderdi. Onlar: Biz hükümdarlığa ondan daha layık iken ve ona malca bolluk da verilmemişken nasıl olur da bizim başımıza hükümdar olabilir? dediler. Peygamberleri de dedi ki: Allah onu sizin üstünüzde beğenip seçmiştir. O'na bilgice ve vücutça da bir üstünlük vermiştir. Şüphesiz ki Allah; mülkünü dilediğine verir. Ve Allah, Vasi'dir, Alim'dir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Peygamberleri onlara, dedi ki: Allah, Tâlût’u size hükümdar gönderdi. O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de: Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi.

Süleyman Ateş

Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah Talut'u size hükümdar gönderdi." Dediler ki: "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız, ona bol mal da verilmemiştir." Dedi: "Allah onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah mülkünü dilediğine verir. Allah(ın lutfu) geniştir, (O, herşeyi) bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Nebileri onlara "Allah, size kral olarak Talut'u görevlendirdi" dedi. Onlar da: "O bize nasıl kral olabilir! Krallık ondan çok bizim hakkımızdır. Ona fazla bir mal verilmiş de değil!" dediler. dipnot 1 Nebileri ise şöyle dedi: "Onu başınıza Allah seçti. Ona, bilgi ve vücut bakımından üstünlük de verdi. Allah yetkiyi, tercih ettiğine verir. dipnot 2 Allah, imkanları geniş olan ve daima bilendir."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat /
    1. Samuel 10/27 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 10:27

    Ama bazı kötü kişiler, “O bizi nasıl kurtarabilir?” diyerek Saul'u küçümsediler ve ona armağan vermediler. Saul ise buna aldırmadı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nebileri onlara "Size başkomutan olarak Allah, Talut'u çıkardı." dedi. "O bize nasıl komutan olabilir? Başkomutanlık ondan çok bizim hakkımızdır. Onun fazla bir malı da yok!" dediler. Nebi, "Onu, sizin üzerinize Allah seçti. Ona, bilgi ve vücut bakımından üstünlük verdi. Allah yetkiyi, tercih ettiğine verir." dedi. İmkanları geniş olan ve her şeyi bilen Allah'tır.

Şaban Britch

Peygamberleri onlara, dedi ki: Allah, Talût’u size hükümdar gönderdi. O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de: Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi

Şaban Piriş

Peygamberleri onlara, dedi ki: -Allah, Talut'u size hükümdar gönderdi. -O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layıkız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de: -Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Peygamberleri onlara dedi ki: "Allah, Talut'u size kral gönderdi." Şöyle konuştular: "O bizim üzerimizde nasıl saltanat kurabilir? Yönetimde biz ondan daha çok hak sahibiyiz. Ona bir mal genişliği de verilmemiştir." Peygamber dedi ki: "Allah onu seçip size üst olarak gönderdi. Onu bilgi ve beden gücü yönünden üstün kıldı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, mülkü genişletendir, her şeyi bilendir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their prophet then said to them: "Now Allah appointed Talut (Saul) as your king. " But they said: "How can he be given sovereignty over us when we claim priority in birth, rank and dignity and he is not as endowed with possessions and advantages!" Their prophet said: "Allah has chosen him to reign over you and has imparted to him a wealth of knowledge and privileged him with a distinguished stature, and Allah delegates His Authority to whom He will. Allah is Wasi‘un (Omnipresent) and 'Alimun".

Abdul Haleem

Their prophet said to them, ‘God has now appointed Talut to be your king,’ but they said, ‘How can he be king over us when we have a greater right to rule than he? He does not even have great wealth.’ He said, ‘God has chosen him over you, and has given him great knowledge and stature. God grants His authority to whoever He pleases: God is magnanimous, all knowing.’

Abdullah Yusuf Ali

Their Prophet said to them: "Allah hath appointed Talut as king over you." They said: "How can he exercise authority over us when we are better fitted than he to exercise authority, and he is not even gifted, with wealth in abundance?" He said: "Allah hath Chosen him above you, and hath gifted him abundantly with knowledge and bodily prowess: Allah Granteth His authority to whom He pleaseth. Allah careth for all, and He knoweth all things."

Abul A'la Maududi

And their Prophet said to them: "Indeed Allah has sent forth Saul (Talut) as your king." dipnot 1 They said: “By what right shall he rule over us when we are more worthy than he to dominion, for he is not very wealthy?” He said: “Allah has chosen him over you and has endowed him abundantly with both intellectual and physical capacities. Allah indeed has the power to bestow dominion upon whomsoever He wills. Allah is All-Resourceful, All- Knowing.”

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In the Bible he is called Saul. He was a thirty-year-old Benjaminite youth. 'There was not a man among the people of Israel more handsome than he; from his shoulders upward he was taller than any of the people' (
    1 Samuel 9: 2 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 9:2

    Saul adında genç, yakışıklı bir oğlu vardı. İsrail halkı arasında ondan daha yakışıklısı yoktu. Boyu herkesten bir baş daha uzundu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). He went out in search of the lost asses of his father. During this search, he passed through the house of Samuel and God informed Samuel that this was the person who had been chosen to govern the people of Israel. Samuel brought Saul to his house, took a vial of oil, poured it on his head,. kissed him and said: 'Has not the Lord anointed you to be the prince over His people of Israel? ' (
    1 Samuel 10: 1 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 10:1

    Sonra Samuel yağ kabını alıp yağı Saulun başına döktü. Onu öpüp şöyle dedi: “RAB seni kendi halkına önder olarak meshetti.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Samuel later called the people of Israel together and proclaimed Saul to be their king (
    1 Samuel 10: 17 — Eski Ahit, 1. Samuel; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Samuel 10:17

    Sonra Samuel, İsrail halkını Mispada RAB için bir araya getirip şöyle dedi: “İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Ben İsraillileri Mısırdan çıkardım. Mısırlıların ve size baskı yapan bütün krallıkların…

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin

    ). This was the second Israelite to be anointed by God's command to a position of leadership. Earlier, Aaron had been anointed as the chief priest. The third case of anointment was that of David, and the fourth that of Jesus. There is no clear statement in the Qur'an regarding the designation of Talut (the Saul of the Bible) to prophethood. The mere fact of his being appointed a ruler does not necessarily warrant considering him a Prophet as well.

Aisha Bewley

Their Prophet said to them, ‘Allah has appointed Saul to be your king. ’ They said, ‘How can he have kingship over us when we have much more right to kingship than he does? He has not even much wealth!’ He said, ‘Allah has chosen him over you and increased him greatly in knowledge and physical strength. Allah gives kingship to anyone He wills. Allah is All-Encompassing, All-Knowing.’

Al-Hilali & Khan

And their Prophet (Samuel عليه السلام) said to them, "Indeed Allâh has appointed Tâlût (Saul) as a king over you." They said, "How can he be a king over us when we are fitter than him for the kingdom, and he has not been given enough wealth." He said: "Verily, Allâh has chosen him above you and has increased him abundantly in knowledge and stature. And Allâh grants His kingdom to whom He wills. And Allâh is All-Sufficient for His creatures’ needs, All-Knower."

Ali Quli Qarai

Their prophet said to them, ‘Allah has appointed Saul as king for you. ’ They said, ‘How can he have kingship over us, when we have a greater right to kingship than him, as he has not been given ample wealth?’ He said, ‘Indeed Allah has chosen him over you, and enhanced him vastly in knowledge and physique, and Allah gives His kingdom to whomever He wishes, and Allah is all-bounteous, all-knowing.’

Amatul Rahman Omar

And their Prophet (of God) said to them, `Verily, Allâh has appointed Tâlût (- Saul) to be a controlling authority over you. ' They said, `How can he have sovereignty over us, whereas we are better entitled to sovereignty than he, and he has not been given abundance of wealth?' He (- their Prophet of God) replied, `Surely, Allâh has chosen him above you and He has given him a vast deal of knowledge and of bodily strength.' And Allâh gives His sovereignty to whom He wills, for Allâh is All-Embracing, All-Knowing.

Arthur John Arberry

Then their Prophet said to them, 'Verily God has raised up Saul for you as king. ' They said, 'How should he be king over us who have better right than he to kingship, seeing he has not been given amplitude of wealth?' He said, 'God has chosen him over you, and has increased him broadly in knowledge and body. God gives the kingship to whom He will; and God is All-embracing, All-knowing.'

Bijan Moeinian

The Prophet of Israel said to them: "God has appointed Saul as your King. " They responded: “How can God appoint him as our king while any one of us is more qualified than him? He is not eve rich!” Their Prophet responded: “God has given him knowledge and physical power (which is more important than wealth that you use as the only criterion.) God will bless whoever He chooses; [do not question the wisdom of Almighty as] He is the Most Knowledgeable.

E. Henry Palmer

Then their prophet said to them, 'Verily, God has raised up for you Talut as a king;' they said, 'How can the kingdom be his over us; we have more right to the kingdom than he, for he has not an amplitude of wealth?' He said, 'Verily, God has chosen him over you, and has provided him with an extent of knowledge and of form. God gives the kingdom unto whom He will; God comprehends and knows.

Edip-Layth

Their prophet said to them, "God has sent Saul to you as a king." They said, "How can he have the kingship when we are more deserving than him, and he has not been given an abundance of wealth?" He said, "God has chosen him over you and increased him in knowledge and stature." God grants His sovereignty to whom He chooses; and God is Encompassing, Knowledgeable.

George Sale

And their prophet said unto them, verily God hath set Jalut, king over you: They answered, how shall he reign over us, seeing we are more worthy of the kingdom than he, neither is he possessed of great riches? Samual said, verily God hath chosen him before you, and hath caused him to increase in knowledge and stature, for God giveth his kingdom unto whom he pleaseth; God is bounteous and wise.

Hamid S. Aziz

Then their prophet said to them, "Verily, Allah has raised up for you Talut (Saul) as a king;" they said, How can the kingdom be his over us; we have more right to the kingdom than he, for he has not an amplitude of wealth?" He said, "Verily, Allah has chosen him over you, and has provided him with an abundance of knowledge and stature. Allah gives the kingdom unto whom He will; Allah is All-Embracing, All-Knowing."

Mahmoud Ghali

And their Prophet said to them, "Surely Allah has already sent forth Talût (Saul) for you as a king. " They said, "However could he have kingship over us, and we have truer (right) than he of kingship, and he has not been brought affluence of wealth?" He said, "Surely Allah has elected him above you and has increased him sizably in knowledge (Literally: an outspreading of knowledge) and figure." And Allah brings (forth) His kingship to whomever He decides, and Allah is Ever- Embracing, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Their Prophet said unto them: Lo! Allah hath raised up Saul to be a king for you. They said: How can he have kingdom over us when we are more deserving of the kingdom than he is, since he hath not been given wealth enough? He said: Lo! Allah hath chosen him above you, and hath increased him abundantly in wisdom and stature. Allah bestoweth His Sovereignty on whom He will. Allah is All-Embracing, All-Knowing.

Mohamed Ahmed - Samira

And when their prophet said to them: "God has raised Saul king over you, " they said: "How can he be king over us when we have greater right to kingship than he, for he does not even possess abundant wealth?" "God has chosen him in preference to you," said the prophet "and given him much more wisdom and prowess; and God gives authority to whomsoever He will: God is infinite and all-wise. "

Muhammad Asad

And their prophet said unto those elders: "Behold, now God has raised up Saul to be your king. " They said: "How can he have dominion over us when we have a better claim to dominion than he, and he has not [even] been endowed with abundant wealth?" [The prophet] replied: "Behold, God has exalted him above you, and endowed him abundantly with knowledge and bodily perfection. And God bestows His dominion upon whom He wills: for God is infinite, all-knowing."

Mustafa Khattab

Their prophet told them, "Allah has appointed Saul[1] to be your king." They protested, “How can he be our king when some of us are more deserving of kingship than he, and he has not been blessed with vast riches?” He replied, “Allah has chosen him over you and blessed him with knowledge and stature. Allah grants kingship to whoever He wills. And Allah is All-Bountiful, All-Knowing.”

Progressive Muslims

And their prophet said to them: "God has sent Saul to you as a king. " They said: "How can he have the kingship when we are more deserving than him, and he has not been given an abundance of wealth" He said: "God has chosen him over you and increased him in knowledge and stature." God grants His sovereignty to whom He chooses; and God is Encompassing, Knowledgeable.

Rashad Khalifa

Their prophet said to them, "GOD has appointed Taloot (Saul) to be your king." They said, "How can he have kingship over us when we are more worthy of kingship than he; he is not even rich?" He said, "GOD has chosen him over you, and has blessed him with an abundance in knowledge and in body." GOD grants His kingship to whomever He wills. GOD is Bounteous, Omniscient.

Sahih International

And their prophet said to them, "Indeed, Allah has sent to you Saul as a king. " They said, "How can he have kingship over us while we are more worthy of kingship than him and he has not been given any measure of wealth?" He said, "Indeed, Allah has chosen him over you and has increased him abundantly in knowledge and stature. And Allah gives His sovereignty to whom He wills. And Allah is all-Encompassing [in favor] and Knowing."

Sam Gerrans

And their prophet said to them: “God has raised up for you Saul as king.” They said: “How can he have dominion over us when we are worthier of dominion than he, when he has not been given abundance of wealth?” He said: “God has chosen him over you, and increased him abundantly in knowledge and stature.” And God gives His dominion to whom He wills; and God is encompassing and knowing.

Shabbir Ahmed

Their Prophet said, "Allah has appointed Talut (Saul) as your king. " They objected, "How can he have kingship over us when we are more worthy of kingship than he; he is not even rich?" The Prophet said, "Allah has chosen him over you, and has blessed him with wisdom and stature. Allah bestows His kingship according to His Laws. He is Infinite, Knowing."

Syed Vickar Ahamed

And their prophet said to them: "Indeed, Allah has appointed Tálút as king over you. " They said: "How can he exercise authority over us when we are better fitted than he to exercise authority, and he is not even gifted with wealth in abundance?" He said: "Indeed, Allah has chosen him above you and has gifted him abundantly with knowledge and bodily strength over all: And Allah grants His authority to whom He pleases. And Allah is Enough (Wasi’) for all, All Knowing (Aleem)."

Taqi Usmani

Their prophet said to them: "Allah has appointed Tālūt as a king for you." They said: “How could he have kingship over us when we are more entitled to the kingship than him? He has not been given affluence in wealth.” He said: “Allah has chosen him over you and has increased his stature in knowledge and physique, and Allah gives His kingship to whom He wills. Allah is All-Embracing, All-Knowing.’

The Monotheist Group

And their prophet said to them: "God has sent Saul to you as a king." They said: "How can he have the kingship when we are more deserving than him, and he has not been given an abundance of wealth?" He said: "God has chosen him over you and increased him in knowledge and physical stature." God grants His sovereignty to whom He chooses; and God is Encompassing, Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 247. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 247. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 247. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩