Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 218. ayet

Şuarâ suresi, 218. ayet. ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

elleẕî yerâke ḥîne teḳûm.

Diyanet İşleri

(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 215–221 · surenin 218. ayeti / 227

Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3

  1. Şuarâ 215

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  2. Şuarâ 216

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  3. 217–219

    (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

  4. Şuarâ 220

    Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  5. Şuarâ 221

    Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 218–220. ayetler için yazılmıştır.

218-219. Daha sonra Yüce Allah, Peygamber’in Yüce Allah’a yakın olmaya ve ihsan konumuna yükselmeye yardımcı olacak hususa dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır. “O seni kalkınca da görür. Secde edenler arasındaki dolaşmanı da.” Yani O, şu pek büyük ibadet olan namazı kılarken, kıyamda olduğun vakit seni görür. Rüku ve secde arasında gidip gelmeni de görür. Allah'ın özellikle namazı söz konusu etmesi, fazilet ve şerefinden ötürüdür. Çünkü namazda Rabbinin huzurunda olduğunu bilen bir kimse, Rabbinin huzurunda saygı ve zilletle boyun eğer, namazını eksiksiz kılar. Namazı eksiksiz kılmakla diğer amellerini de tamamlar. Ve namaz ile diğer işlerine karşı yardım elde eder.

220. “Şüphesiz her şeyi” farklılıklarına, türlü ve değişik olmalarına rağmen bütün sesleri “işiten,” bilgisiyle açık olanları, gizlilikleri, görüneni ve görünmeyeni “bilen yalnızca O’dur.” Kulun, Rabbinin bütün hallerinde kendisini gördüğünü, söylediği bütün sözlerini işittiğini hatırında bulundurması, kalbindeki karar, düşünce ve niyetleri dahi bildiğinin şuuruna varması, elbette ki onun ihsan makamına ulaşmasına yardımcı olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- namaza kalktığın zaman seni görmektedir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِى ellezi ki O
  2. يَرَىٰكَ yerake seni görür kök: راي
  3. حِينَ hine zaman kök: حين
  4. تَقُومُ tekumu kalktığın kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(217, 218, 219, 220) Ayağa kalktığında ve secde edenler arasındaki dolaşmanda seni görene, (ayrıca) duyan, bilen, güçlü, çok merhametli olana (Allah'a) güven!

Mustafa İslamoğlu

Ki O kıyam ettiğin vakit seni görmektedir;

Muhammed Esed

O ki senin (O'nun yolunda tek başına) ayakta kalmaya çalıştığını da görmektedir,

Ahmed Hulusi

Ki O, işlevine kalktığında seni görür. . .

Ali Bulaç

O, kıyam ettiğin zaman seni görüyor.

Ali Özek ve heyeti

O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.

Ali Rıza Safa

O, senin ayakta kalmaya çalıştığını görüyor. dipnot 304

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 304
    "Ayakta kalmaya çalıştığını" olarak yazdığımız söylem, kimi Kur'an çevirilerinde, "Ayakta durduğun zaman" veya "Namaza kalktığın zaman" veya "Gece namaza kalktığın zaman" veya "Namaz kılanlar arasında bulunduğun zaman" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Namaza kalktığında ve secde edenlerle birlikte dolaştığında seni gören güçlü ve merhametli olan Allah'a güven!

Edip Yüksel

O ki (ibadet ve düşünme için) kalktığın/uyandığın zaman seni görür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O ki (ibadet ve düşünme için) kalktığın/uyandığın zaman seni görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O ki, (namaza) kalktığın vakit seni görüyor

Elmalılı Hamdi Yazır

O ki görüyor kıyam ettiğin vakıt seni

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kıyam dipnot 1 ettiğin zaman O seni görür.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hep beraber ayağa kalkma, kalkışma. Harekete geçme.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kıyam dipnot 1 ettiğin zaman O seni görür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hep beraber ayağa kalkma, kalkışma. Harekete geçme.

Gültekin Onan

O, kıyam ettiğin zaman seni görüyor.

Hasan Basri Çantay

(218-219) (Öyle mutlak gaalib, öyle çok esirgeyici) ki O, (namaza) kıyam etdiğin vakit seni ve secde edenler içinde dolaşmanı (daima) görendir.

İbni Kesir

Görür O seni, kalktığında.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.

Süleyman Ateş

O, seni görür; Namaza durduğun zaman,

Süleymaniye Vakfı

Kalktığında seni görene,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayakta iken seni gören,

Şaban Britch

218-219 O, seni (namaza) kalktığın zaman da; secde edenler arasında (onlarla birlikte rukü, secde… ile) hareket etmeni de görür.

Şaban Piriş

(218-219) O, seni (namaza) kalktığın zaman da; secde edenler ile (secdeye) yatıp kalktığın zaman da görür.

Yaşar Nuri Öztürk

O ki görüyor seni kıyam ettiğin zaman.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who sees you when you stand alone in the act of praying,

Abdul Haleem

who sees you when you stand up [for prayer]

Abdullah Yusuf Ali

Who seeth thee standing forth (in prayer),

Aisha Bewley

He who sees you when you stand up to pray

Al-Hilali & Khan

Who sees you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) when you stand up (alone at night for Tahajjud prayers).

Ali Quli Qarai

who sees you when you stand [for prayer],

Amatul Rahman Omar

Who sees you (at the time) when you stand up (in Prayer, and also for calling the people to the right path).

Arthur John Arberry

who sees thee when thou standest

Bijan Moeinian

He sees you when you worship Him at night.

E. Henry Palmer

who sees thee when thou dost stand up,

Edip-Layth

The One who sees you when you stand.

George Sale

who seeth thee when thou risest up,

Hamid S. Aziz

And put your trust (rely) upon the Mighty, the Merciful,

Mahmoud Ghali

Who sees you while you rise (in prayer).

Marmaduke Pickthall

Who seeth thee when thou standest up (to pray)

Mohamed Ahmed - Samira

Who watches you when you get up,

Muhammad Asad

who sees thee when thou standest [alone],

Mustafa Khattab

Who sees you when you rise ˹for prayer at night˺,

Progressive Muslims

The One who sees you when you stand.

Rashad Khalifa

Who sees you when you meditate during the night.

Sahih International

Who sees you when you arise

Sam Gerrans

Who sees thee when thou arisest,

Shabbir Ahmed

Who sees you whenever you take a stand.

Syed Vickar Ahamed

Who sees you standing up (in prayer),

Taqi Usmani

Who sees you when you stand (in prayer,)

The Monotheist Group

The One who sees you when you stand.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 218. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 218. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 218. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩