Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 217. ayet

Şuarâ suresi, 217. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

vetevekkel `ale-l`azîzi-rraḥîm.

Diyanet İşleri

(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 214–220 · surenin 217. ayeti / 227

Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3

  1. Şuarâ 214

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  2. Şuarâ 215

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  3. Şuarâ 216

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  4. 217–219

    (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

  5. Şuarâ 220

    Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

217. Kulun emrolunduklarını yerine getirebilmesi için en büyük yardımcısı, hiç şüphesiz Rabbine güvenip dayanması ve emrolunduğunu yerine getirmek için kendisine başarı ihsan etmesi için yüce Mevlası’ndan yardım dilemesidir. O bakımdan Yüce Allah, kendisine tevekkülü emrederek: “Ve o Aziz ve Rahim olana tevekkül et” buyurmaktadır. Tevekkül, menfaatlerin sağlanıp zararların önlenmesi hususunda kalbin Yüce Allah’a güvenip dayanmasıdır. Bununla beraber isteğinin gerçekleşeceği hususunda da hüsnü zan beslemektir. Şüphesiz Yüce Allah Azizdir, Rahimdir. O, izzetiyle hayırları ulaştırmaya ve kuluna gelecek kötülükleri önlemeye kadirdir. Rahmeti sayesinde de o kuluna bu şekilde muamele eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sen tüm işlerinde, düşmanlarından intikam alan mutlak galip ve kendisine tövbe edenlere engin merhamet sahibi olan Allah'a tevekkül edip, dayan.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَوَكَّلْ ve teve kkel ve tevekkül et kök: وكل
  2. عَلَى ala üzerine
  3. ٱلْعَزِيزِ l-azizi galib olan kök: عزز
  4. ٱلرَّحِيمِ r-rahimi ve esirgeyene kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(217, 218, 219, 220) Ayağa kalktığında ve secde edenler arasındaki dolaşmanda seni görene, (ayrıca) duyan, bilen, güçlü, çok merhametli olana (Allah'a) güven!

Mustafa İslamoğlu

ve merhameti bol olan O yüceler yücesine güven!

Muhammed Esed

Ve bu yolda, çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesine güven,

Ahmed Hulusi

(Hakikatin olan Esma mertebesine) Aziyz Rahıym'e tevekkül et!

Ali Bulaç

Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah')a tevekkül et.

Ali Özek ve heyeti

Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

Ali Rıza Safa

Ve Üstün Olana; Merhametli Olana güven.

Bayraktar Bayraklı

- Namaza kalktığında ve secde edenlerle birlikte dolaştığında seni gören güçlü ve merhametli olan Allah'a güven!

Edip Yüksel

Üstün ve Rahman olana güven.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Üstün ve Rahman olana güven.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve O güçlü ve merhametli olana güvenip dayan.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o, aziz rahime mütevekkil ol

Erhan Aktaş

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül dipnot 1 et.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül dipnot 1 et.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül dipnot 1 et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

Gültekin Onan

Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olana tevekkül et.

Hasan Basri Çantay

Sen O mutlak gaalib, O çok esirgeyici (Allaha) güvenib dayan.

İbni Kesir

Aziz, Rahim'e tevekkül et.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sen, Azîz ve Rahîm olana tevekkül et.

Süleyman Ateş

Galib ve esirgeyen (Allah)'a tevekkül et.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen güçlü ve doğru karar veren Allah'a dayan.

Şaban Britch

Çok güçlü, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.

Şaban Piriş

Güçlü ve merhametli olan Allah'a bağlan!

Yaşar Nuri Öztürk

O Aziz, o Rahim olana güvenip dayan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And put your trust in the AL-Aziz and AL-Rahim,

Abdul Haleem

Put your trust in the Almighty, the Merciful,

Abdullah Yusuf Ali

And put thy trust on the Exalted in Might, the Merciful,-

Abul A'la Maududi

And put your trust in Him Who is Immensely Mighty, Most Compassionate, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Stand up" may mean getting up for the Prayers during the night, or coming out for the purpose of performing the Prophetic mission.

Aisha Bewley

Put your trust in the Almighty, the Most Merciful,

Al-Hilali & Khan

And put your trust in the All-Mighty, the Most Merciful,

Ali Quli Qarai

And put your trust in the All-mighty, the All-merciful,

Amatul Rahman Omar

And put your trust in the All-Mighty, the Ever Merciful (God),

Arthur John Arberry

Put thy trust in the All-mighty, the All-compassionate

Bijan Moeinian

Put your trust in the Almighty, Most Merciful.

E. Henry Palmer

and rely thou upon the mighty, merciful One,

Edip-Layth

Put your trust in the Noble, the Compassionate.

George Sale

And trust in the most mighty, the merciful God;

Hamid S. Aziz

But if they rebel against you, say, "Verily, I am innocent of what you do,"

Mahmoud Ghali

And put your trust in The Ever-Mighty, The Ever-Merciful. ,

Marmaduke Pickthall

And put thy trust in the Mighty, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Have trust in the Mighty, the Merciful,

Muhammad Asad

and place thy trust in the Almighty, the Dispenser of Grace,

Mustafa Khattab

Put your trust in the Almighty, Most Merciful,

Progressive Muslims

And put your trust in the Noble, the Merciful.

Rashad Khalifa

And put your trust in the Almighty, Most Merciful.

Sahih International

And rely upon the Exalted in Might, the Merciful,

Sam Gerrans

And place thou thy trust in the Exalted in Might, the Merciful:

Shabbir Ahmed

Put your trust in the Almighty, the Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And place your trust on the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

and place your trust in the Mighty, the Merciful,

The Monotheist Group

And put your trust in the Noble, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 217. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 217. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 217. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩