Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 26. ayet

Şuarâ suresi, 26. ayet. قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

Diyanet İşleri

Musa, "O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 23–29 · surenin 26. ayeti / 227
  1. Şuarâ 23

    Firavun, "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.

  2. Şuarâ 24

    Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."

  3. Şuarâ 25

    Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) "dinlemez misiniz?" dedi.

  4. 26

    Musa, "O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.

  5. Şuarâ 27

    Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.

  6. Şuarâ 28

    Musa, "O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir" dedi.

  7. Şuarâ 29

    Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 26–27. ayetler için yazılmıştır.

26. Hayret etseniz de etmeseniz de büyüklük taslasanız da zillet ve itaatle boyun eğseniz de bu gerçek değişmez: “O, hem sizin Rabbiniz, hem de geçmiş atalarınızın Rabbidir.” Firavun hakka karşı inat ederek ve o hakkı getirene de dil uzatarak şöyle dedi:

27. “Çünkü o, bizim izlemekte olduğumuz yoldan farklı bir şey söylüyor. Bizim kabul ettiğimiz hususlarda bize ters düşüyor.” Firavun’a göre akıllılık ve akıllı kimse, kendilerinin yaratılmamış olduklarını yahut göklerle yerin kendilerini var eden bir varlık olmaksızın var olduklarını, bizzat kendilerinin de bir yaratıcı olmaksızın var olduklarını iddia eden kimselerdir. Ona göre akıllılık, her bakımdan eksik bir yaratığın ibadet edilmesini kabul etmek, delilik ise ulvi ve süfli alemin yaratıcısı, gizli ve açık bütün nimetleri ihsan eden bir Rabbin varlığını kabul edip O’na ibadete davet etmektir. Firavun, bu sözlerini kavmine allayıp pulladı. Kavmi de kafalarını kullanmayan kıt akıllı kimselerdi. Böylece o “kavmini hafife aldı, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar fasıklar topluluğu idi.” (ez-Zuhruf, 23/54)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa, onlara şöyle dedi: "Allah sizin Rabbinizdir ve daha önceki atalarınızın da Rabbidir."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Musa) dedi kök: قول
  2. رَبُّكُمْ rabbukum sizin Rabbinizdir kök: ربب
  3. وَرَبُّ ve rabbu ve Rabbidir kök: ربب
  4. ءَابَآئِكُمُ abaikumu atalarınızın kök: ابو
  5. ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline önceki kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa ise) "O, sizin de Rabbinizdir; önceki atalarınızın da Rabbidir." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) dedi ki: "O sizin de, sizin önden giden atalarınızın da Rabbidir"

Muhammed Esed

(Ve Musa:) "O sizin de Rabbinizdir, göçüp gitmiş atalarınızın da!" diye devam etti.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbi. "

Ali Bulaç

(Musa:) Dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir."

Ali Özek ve heyeti

Musa dedi ki: O, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbidir.

Ali Rıza Safa

"Hem sizin Efendiniz hem de önceki atalarınızın Efendisidir!" dedi.

Bayraktar Bayraklı

Musa, "O, sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbidir" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Sizin Efendiniz ve evvelki atalarınızın Efendisidir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Sizin Rabbiniz ve evvelki atalarınızın Rabbidir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Musa): "O, sizin Rabbiniz ve daha önceki atalarınızın Rabbidir" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbınızın ve evvelki atalarınızın rabbı dedi

Erhan Aktaş

Musa: "Sizin de Rabb'iniz, sizden önceki atalarınızın da Rabb'idir" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa: "Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa: "Sizin de Rabb'iniz, sizden önceki atalarınızın da Rabb'idir" dedi.

Gültekin Onan

(Musa:) Dedi ki: "O sizin de rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da rabbidir."

Hasan Basri Çantay

(Muusa sözüne devamla:) "(O) sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbidir" dedi.

İbni Kesir

O da: Sizin de Rabbınız ve önce geçmiş atalarınızın da Rabbıdır, dedi.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ: “O; sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.” dedi.

Süleyman Ateş

(Musa): "O sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir" dedi.

Süleymaniye Vakfı

(Musa devam etti:) "O, sizin de Rabbinizdir, gelmiş geçmiş bütün atalarınızın da Rabbidir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa devam etti: "O, sizin de gelmiş geçmiş bütün atalarınızın da sahibidir."

Şaban Britch

Musa:O sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir, dedi.

Şaban Piriş

Musa: -O sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "O hem sizin Rabbinizdir hem de önceki atalarınızın Rabbidir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"He is Allah", said Mussa, "your Creator and the Creator of your ancestry and of all those included in your genealogical tree".

Abdul Haleem

Moses said, ‘He is your Lord and the Lord of your forefathers.’

Abdullah Yusuf Ali

(Moses) said: "Your Lord and the Lord of your fathers from the beginning!"

Abul A'la Maududi

Moses said: "(He is) Your Lord and the Lord of your forefathers of yore." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These words were addressed to the chiefs of Pharaoh, whom he had asked: Do you hear? Prophet Moses said: I do not believe in the false gods who exist today, but did not exist yesterday, or who existed yesterday but do not exist today. This Pharaoh, whom you worship as your lord today, did not exist yesterday, and the Pharaohs whom your elders worshiped yesterday, do not exist today; whereas I believe in the sovereignty and authority of that Lord Who is both your Lord and Pharaoh’s Lord as much today as He was your elders’ Lord before this.

Aisha Bewley

He said, ‘Your Lord and the Lord of your forefathers, the previous peoples. ’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "Your Lord and the Lord of your ancient fathers!"

Ali Quli Qarai

He said, ‘Your Lord, and the Lord of your forefathers!’

Amatul Rahman Omar

(Moses continued, `He is the same Who is) your Lord and the Lord of your fathers of yore. '

Arthur John Arberry

He said, 'Your Lord and the Lord of your fathers, the ancients. '

Bijan Moeinian

Moses continued: "He is your Lord as well as the Lord of your forefathers. "

E. Henry Palmer

Said he, 'Your Lord and the Lord of your fathers of yore!'

Edip-Layth

He said, "Your Lord and the Lord of your forefathers!"

George Sale

Moses said, your Lord, and the Lord of your forefathers.

Hamid S. Aziz

Said he (Pharaoh) to those about him, "Do you not hear?"

Mahmoud Ghali

He said, "Your Lord and The Lord of your earliest fathers. "

Marmaduke Pickthall

He said: Your Lord and the Lord of your fathers.

Mohamed Ahmed - Samira

(Moses continued): "Your Lord and the Lord of your fathers before you. "

Muhammad Asad

[And Moses] continued: "[He is] your Sustainer, [too,] as well as the Sustainer of your forefathers of old!"

Mustafa Khattab

Moses added, "˹He is˺ your Lord and the Lord of your forefathers."

Progressive Muslims

He said: "Your Lord and the Lord of your forefathers!"

Rashad Khalifa

He said, "Your Lord and the Lord of your ancestors."

Sahih International

[Moses] said, "Your Lord and the Lord of your first forefathers. "

Sam Gerrans

He said: “Your Lord, and the Lord of your fathers of old––”

Shabbir Ahmed

Moses said, "Yes, He is your Lord and the Lord of your ancestors. "

Syed Vickar Ahamed

Musa (Moses) said: "Your Lord and the Lord of your fathers (right) from the beginning!"

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "Your Lord and the Lord of your early forefathers"

The Monotheist Group

He said: "Your Lord and the Lord of your fathers of old!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩