Diyanet İşleri
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 27. ayet. قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ
ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Şuarâ 10–68 3
Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."
Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) "dinlemez misiniz?" dedi.
Musa, "O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.
Musa, "O, doğunun da batının da ve ikisi arasındaki her şeyin de Rabbidir. Eğer düşünüyorsanız bu, böyledir" dedi.
Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."
Musa, "Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 26–27. ayetler için yazılmıştır.
26. Hayret etseniz de etmeseniz de büyüklük taslasanız da zillet ve itaatle boyun eğseniz de bu gerçek değişmez: “O, hem sizin Rabbiniz, hem de geçmiş atalarınızın Rabbidir.” Firavun hakka karşı inat ederek ve o hakkı getirene de dil uzatarak şöyle dedi:
27. “Çünkü o, bizim izlemekte olduğumuz yoldan farklı bir şey söylüyor. Bizim kabul ettiğimiz hususlarda bize ters düşüyor.” Firavun’a göre akıllılık ve akıllı kimse, kendilerinin yaratılmamış olduklarını yahut göklerle yerin kendilerini var eden bir varlık olmaksızın var olduklarını, bizzat kendilerinin de bir yaratıcı olmaksızın var olduklarını iddia eden kimselerdir. Ona göre akıllılık, her bakımdan eksik bir yaratığın ibadet edilmesini kabul etmek, delilik ise ulvi ve süfli alemin yaratıcısı, gizli ve açık bütün nimetleri ihsan eden bir Rabbin varlığını kabul edip O’na ibadete davet etmektir. Firavun, bu sözlerini kavmine allayıp pulladı. Kavmi de kafalarını kullanmayan kıt akıllı kimselerdi. Böylece o “kavmini hafife aldı, onlar da ona itaat ettiler. Çünkü onlar fasıklar topluluğu idi.” (ez-Zuhruf, 23/54)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Firavun şöyle dedi: "Şüphesiz resul olarak size gönderildiğini iddia eden bu adam delidir. Kendisine sorulanlara nasıl cevap vereceğini idrak edemiyor. Akıl edemediği şeyler söylüyor."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Firavun) "Size gönderilen bu Elçiniz mutlaka cinlenmiştir!" demişti. dipnot 1
(Firavun) dedi ki: "Size gönderil(diğini iddia ed)en elçiniz gerçekten de delinin tekiymiş."
(Firavun:) "Bu size gönderil(diğini iddia eden) rasulünüz düpedüz bir deli, bir kaçık!" dedi.
(Firavun) dedi ki: "Size irsal olunan bu Rasulünüz kesinlikle cinni etki altındadır. " (Rasullerin birçoğu hakikati dillendirdiğinde, cin etkisi altında olma ithamına maruz kalmıştır. A. H. )
(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir."
Firavun: Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir, dedi.
Dedi ki: "Aslında, size gönderilen bu elçi, kesinlikle delirmiş olmalı!"
Firavun, "Size gönderilen peygamberiniz kesinlikle delidir" dedi.
Dedi ki, "Size gönderilen elçi, kesinlikle bir deli."
Dedi ki, 'Size gönderilen elçi, kesinlikle bir deli.'
(Firavun): "Size gönderilen elçiniz mutlaka delidir." dedi.
Her halde size gönderilmiş olan resulünüz mutlak mecnun dedi
Firavun: "Size gönderilmiş olan Resul'ünüz, gerçekten mecnundur. dipnot 1 " dedi.
Firavun: "Size gönderilmiş olan resulünüz, gerçekten mecnundur dipnot 1 ." dedi.
Firavun: "Size gönderilmiş olan rasulünüz, gerçekten mecnundur dipnot 1 ." dedi.
(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir."
(Fir'avn) "Her halde size gönderilen (bu) peygamberiniz, dedi, mutlak delidir".
Firavun dedi ki: Size gönderilen peygamberiniz şüphesiz delidir.
(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
(Firavun): “Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir” dedi.
(Fir'avn): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.
(Firavun:) "Size gönderilen elçiniz, kesinlikle cinlerin etkisine girmiş dipnot 1 !" dedi.
Firavun; "size gönderilen elçiniz, gerçekten delinin teki" dedi.
(Firavun ise:)Size gönderilen elçi elbette delidir, dedi.
(Firavun ise:) -Size gönderilen elçi elbette delidir, dedi.
Firavun dedi: "Şu size gönderilmiş bulunan resulünüz gerçekten tam bir deli."
"Your Messenger", Pharaoh said to his people, "who has been sent to you is indeed out of his mind and he is carried away by enthusiasm or desire".
Pharaoh said, ‘This messenger who has been sent to you is truly possessed.’
(Pharaoh) said: "Truly your messenger who has been sent to you is a veritable madman!"
Pharaoh said to the audience: "This Messenger of yours who has been sent to you is simply mad."
He said, ‘This Messenger, who has been sent to you, is mad. ’
[Fir‘aun (Pharaoh)] said: "Verily, your Messenger who has been sent to you is a madman!"
He said, ‘Indeed your messenger, who has been sent to you, is surely crazy!’
(Pharaoh) said, `Most surely, this Messenger of yours who has been sent to you is a mad man indeed. '
Said he, 'Surely your Messenger who was sent to you is possessed!'
Pharaoh said to his companions: "This Messenger which is sent to you is crazy. "
Said he, 'Verily, your apostle who is sent to you is surely mad!'
He said, "This messenger of yours who has been sent to you is mad!"
Pharaoh said unto those who were present, your apostle, who is sent unto you, is certainly distracted.
Moses said, "(He is) your Lord and the Lord of your fathers from the beginning. "
He said, "Surely your Messenger who has been sent to you is indeed a madman. "
(Pharaoh) said: Lo! your messenger who hath been sent unto you is indeed a madman!
(The Pharaoh) said (to his nobles): "Your apostle who has been sent to you, is certainly mad. "
[Pharaoh] exclaimed: "Behold, [this] your ‘apostle’ who [claims that he] has been sent unto you is mad indeed!
Pharaoh said ˹mockingly˺, "Your messenger, who has been sent to you, must be insane."
He said: "This messenger of yours who has been sent to you is mad!"
He said, "Your messenger who is sent to you is crazy."
[Pharaoh] said, "Indeed, your 'messenger' who has been sent to you is mad. "
Said he: “Your messenger who has been sent to you is possessed!”
Pharaoh said, "Your Messenger that has been sent to you is a crazy man. "
Said (Firon): "Truly, your messenger who has been sent to you is undeniably a madman!"
He (Pharaoh) said, "Your messenger who is sent to you is a mad man indeed."
He said: "This messenger of yours who has been sent to you is crazy!"