Talâk suresi

Talâk suresi, 8. ayet

Talâk suresi, 8. ayet. وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ أَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِهِۦ فَحَاسَبْنَٰهَا حِسَابًا شَدِيدًا وَعَذَّبْنَٰهَا عَذَابًا نُّكْرًا

vekeeyyim min ḳaryetin `atet `an emri rabbihâ verusülihî feḥâsebnâhâ ḥisâben şedîdev ve`aẕẕebnâhâ `aẕâben nükrâ.

Diyanet İşleri

Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Talâk 5–11 · surenin 8. ayeti / 12

Konu Emirden çıkan kentlerin sonu ve akıl sahiplerine uyarı Talâk 8–10 3

  1. Talâk 5

    İşte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.

  2. Talâk 6

    Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.

  3. Talâk 7

    Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

  4. 8

    Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.

  5. Talâk 9

    Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

  6. Talâk 10

    Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur'an) indirdi.

  7. Talâk 11

    İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 8–10. ayetler için yazılmıştır.

8-10. Yüce Allah, azgın ümmetleri ve peygamberleri yalanlayan nesilleri helâk ettiğini, onlara pek çetin bir hesaba ve çok can yakıcı bir azaba uğradıklarını, onların sayıca çok ve güçlü olmalarının kendilerine hiçbir fayda sağlamadığını haber vermekte ve kötü amellerinin gereği olarak onlara azabı tattırdığını bildirmektedir. Dünya azabının yanı sıra Allah, âhirette de onlara çok çetin bir azap hazırlamıştır.

"O halde ey iman eden akıl sahipleri, Allah’tan korkup sakının!” Ey Allah’ın âyetlerini, ibretli takdir ve hükümlerini anlayıp kavrayan akıl sahipleri! Geçmiş kavimleri yalanlamış olmaları sebebi ile helâk eden, hiç şüphesiz onlardan sonra onlar gibi olanları da helâk eder. Çünkü her iki kesim arasında herhangi bir fark yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Rabbinin ve O'nun elçilerinin -Allah'ın selâmı onların üzerine olsun- emrine isyan eden nice memleketler vardır ki, kötü amelleri sebebi ile biz onları çetin bir hesaba çekmişizdir. Onları dünyada ve ahirette çok korkunç bir azaba çarptırmışızdır.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَأَيِّن ve keeyyin nicesi
  2. مِّن min -den
  3. قَرْيَةٍ karyetin kentler- kök: قري
  4. عَتَتْ atet baş kaldırdı kök: عتو
  5. عَنْ an
  6. أَمْرِ emri buyruğuna kök: امر
  7. رَبِّهَا rabbiha Rabbinin kök: ربب
  8. وَرُسُلِهِۦ ve rusulihi ve elçilerinin kök: رسل
  9. فَحَاسَبْنَـٰهَا fehasebnaha biz de onu hesaba çektik kök: حسب
  10. حِسَابًۭا hisaben bir hesabla kök: حسب
  11. شَدِيدًۭا şediden çetin kök: شدد
  12. وَعَذَّبْنَـٰهَا ve azzebnaha ve ona azabettik kök: عذب
  13. عَذَابًۭا azaben bir azabla kök: عذب
  14. نُّكْرًۭا nukran korkunç kök: نكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş)

    Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen…

  • Aynı kök: عتو (10 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O'nun yakalaması can yakıcı ve şiddetlidir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i…

  • Aynı kök: عتو (10 geçiş)

    Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…

  • Aynı kök: عتو (10 geçiş)

    Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara "aşağılık maymunlar olun" dedik.

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azmış nice şehirler (halklar) vardı ki biz onları (mahşerde) şiddetli bir hesaba çekeceğiz ve onlara görülmemiş şekilde azap edeceğiz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki fiillere gelecek zaman anlamı vermemizin sebebi olayın mahşerde gerçekleşecek olmasıdır.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrini dinlemeyen nice topluluklar gelip geçmiştir; sonunda Biz hepsiyle pek çetin bir biçimde hesaplaşmış, inanılmaz bir azaba çarptırmışızdır:

Muhammed Esed

Nice topluluk var ki Rablerinin ve Elçilerinin emirlerine küstahça karşı çıkmışlardır! Bunun üzerine Biz tümünü çetin bir hesaba çektik ve görülmemiş bir azaba çarptırdık.

Ahmed Hulusi

Rabbinin ve O'nun Rasullerinin emrinde haddi aşan nice ülke halkı vardır ki, biz onu şiddetli bir hesaba çektik ve onu alışılmadık bir azapla azaplandırdık.

Ali Bulaç

Ülkelerden niceleri vardır ki, Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrine karşı gelip azmışlar, böylece biz de onları çetin bir hesaba çekmişiz ve onları benzeri görülmedik bir azabla azablandırmışız.

Ali Özek ve heyeti

Rabbinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azmış nice memleketler vardır ki, biz onları (ahalisini) çetin bir hesaba çekmiş ve onları görülmemiş azaba çarptırmışızdır.

Ali Rıza Safa

Oysa nice kentler, Efendilerinin ve O'nun elçilerinin buyruklarına karşı geldiler. Bu yüzden, onları zorlu bir hesaba çektik ve görülmemiş biçimde cezalandırdık.

Bayraktar Bayraklı

Nice ülkeler vardır ki, Rablerinin buyruklarına ve peygamberine küstahça karşı çıkmışlardır. Bunun üzerine biz hepsini çetin bir hesaba çektik ve görülmemiş bir cezaya çarptırdık.

Edip Yüksel

Nice kentler, Efendi'lerinin ve O'nun gönderdiği elçilerin emirlerine baş kaldırdı. Sonunda biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları görülmemiş biçimde cezalandırdık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nice kentler, Rab'lerinin ve O'nun gönderdiği elçilerin emirlerine baş kaldırdı. Sonunda biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları görülmemiş biçimde cezalandırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nice memleket (halkı), Rabbinin ve peygamberlerinin emrinden çıkıp azdı da Biz onu çetin bir hesaba çektik ve görülmemiş bir azaba çarptırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nice memleket (nice şenlik) Rabbının ve rasullerinin emrinden çıkıp azdı da biz onu şiddetli bir hisaba çektik ve görülmedik bir azaba giriftar eyledik

Erhan Aktaş

Nice kasaba halkı, Rabb'lerinin buyruğuna ve O'nun Resullerine başkaldırdılar da Biz de onları şiddetli bir hesaba çektik ve onları korkunç bir azapla cezalandırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nice kasaba halkı, Rabb'lerinin buyruğuna ve O'nun Resullerine başkaldırdılar da Biz de onları şiddetli bir hesaba çektik ve onları korkunç bir azapla cezalandırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nice kasaba halkı, Rabb'lerinin buyruğuna ve O'nun Rasullerine başkaldırdılar da Biz de onları şiddetli bir hesaba çektik ve onları korkunç bir azapla cezalandırdık.

Gültekin Onan

Ülkelerden niceleri vardır ki, rablerinin ve O'nun elçilerinin buyruğuna karşı gelip azmışlar, böylece biz de onları çetin bir hesaba çekmişiz ve onları benzeri görülmedik (nükra) bir azabla azablandırmışız.

Hasan Basri Çantay

Rabbinin ve Onun peygamberlerinin emrinden uzaklaşıb azmış olan nice memleket vardır ki biz onları en çetin bir hisaba çekmiş, onları akıllara şaşkınlık verecek bir azaba duçar etmişizdir.

İbni Kesir

Rabbının ve onun peygamberlerinin emrinden uzaklaşıp azmış nice kasabalar halkı vardır ki; Biz onları şiddetli bir hesaba çekmiş ve görülmemiş azaba çarptırmışızdır.

Mehmet Alagaş

(8-12) Nice memleket Rablerinin ve Resullerinin emri hakkında isyan etti , onları şiddetli bir hesap ile hesaba çektik , onları bilinmeyen (şimdilik sizin için belirsiz) bir azap ile azaplandırdık, onlar işlerinin vebalini tattılar, işlerinin sonucu / akıbeti hasara uğradı, Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı, Allah’tan sakının, ey iman eden akıl uluları, Allah size kesinlikle hatırlatmayı / zikri indirdi, bir Resul de Allah’ın ayetlerini açıklayarak size okuyor / tilavet ediyor, iman edenleri ve salih amel işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için sesli okuyor, her kim Allah’a iman eder ve de ıslah edici amel yaparsa onu altlarından nehirler akan cennetl ere sokar, oralarda ebedi kalıcıdırlar , kesinlikle Allah’tan ona en güzel rızık vardır, Allah ki yedi sema yarattı, yerden de onların / (semaların) benzeri / (yedi kat) yarattı, onlar arası / (katlar) arası işlerini indiriyor, Allah’ın kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarladığını bilme niz için, ve de kesinlikle Allah’ın ilmiyle her şeyi çevrelediğini bilmeniz için.

Rowwad Tercüme Merkezi

Rabbinin ve rasullerinin emrine karşı baş kaldıran nice ülke halkı vardır ki biz onları en şiddetli bir hesaba çekmiş ve onları görülmemiş bir azapla azaplandırmışızdır.

Süleyman Ateş

Nice kent var ki Rabbinin ve elçilerinin buyruğuna baş kaldırdı, biz de onu çetin bir hesaba çektik ve ona görülmemiş biçimde azabettik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nice yerler var ki (halkı) Rablerinin emrine ve elçilerine baş kaldırmış; biz de onları çetin bir hesaba çekmiş, görülmemiş bir azap ile azaplandırmışızdır.

Şaban Britch

Rablerinin ve O'nun rasûllerinin emrinden çıkan nice ülkeler halkını biz, çetin bir hesaba çektik ve onları görülmedik bir azaba uğrattık.

Şaban Piriş

Rabbinin ve onun elçisinin emrine karşı gelen nice ülkeler vardır ki biz onları çetin bir hesaba çektik ve onları görülmemiş bir şekilde cezalandırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Nice kentler vardı ki, azgınlık edip Rabbinin ve onun resullerinin emrinden çıktılar da biz onları çok zorlu bir hesaba çektik ve onlara, görülmemiş bir azapla azap ettik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A good many townships contemptuously challenged their Creator's ordinances and the admonitions of His Messengers and We laid their disobedience to their charge and imputed their evil, and requited them with unsparing penalty and a condign punishment!

Abdul Haleem

Many a town that insolently opposed the command of its Lord and His messengers We have brought sternly to account: We punished them severely

Abdullah Yusuf Ali

How many populations that insolently opposed the Command of their Lord and of His messengers, did We not then call to account,- to severe account?- and We imposed on them an exemplary Punishment.

Abul A'la Maududi

How many towns dipnot 1 rebelled against the commandment of their Lord and His Messengers. Then We called them to a stern accounting, and subjected them to a harrowing chastisement.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Now, the Muslims are being warned of the fate they would meet in this world and in the Hereafter is they disobeyed the commands they have been given through the Messenger (peace be upon him) of Allah and His Book and the rewards they would receive if they adopted obedience.

Aisha Bewley

How many cities spurned their Lord’s command and His Messengers! And so We called them harshly to account and punished them with a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

And many a town (population) revolted against the Command of its Lord and His Messengers; and We called it to a severe account (i.e. torment in this worldly life), and We shall punish it with a horrible torment (in Hell in the Hereafter).

Ali Quli Qarai

How many a town defied the command of its Lord and His apostles, then We called it to a severe account and punished it with a dire punishment.

Amatul Rahman Omar

So many (people of) townships rebelled against the command of their Lord and His Messengers so that We reckoned with them sternly and punished them with a dire punishment.

Arthur John Arberry

How many a city turned in disdain from the commandment of its Lord and His Messengers; and then We made with it a terrible reckoning and chastised it with a horrible chastisement.

Bijan Moeinian

There have been many communities who had rebelled against the laws of their Lord relayed to them by God’s Messengers. I (God) dealt with them accordingly and severely punished them.

E. Henry Palmer

How many a city has turned away from the bidding of its Lord and His apostles; and we called them to a severe account, and we tormented them with an unheard-of torment!

Edip-Layth

Many a community rebelled against the commands of its Lord and His messengers. Thus, We called them to account, and requited them a terrible requital.

George Sale

How many cities have turned aside from the command of their Lord and his apostles? Wherefore We brought them to a severe account; and We chastised them with a grievous chastisement:

Hamid S. Aziz

And how many a community rebelled against the commandment of its Lord and His Messengers, so We called it to account severely and We chastised it with a stern chastisement.

Mahmoud Ghali

And (similarly) (many) a town there has been that rebelled against the Command of its Lord and His Messengers, so We reckoned with it a strict reckoning, and tormented it a highly maleficent torment!

Marmaduke Pickthall

And how many a community revolted against the ordinance of its Lord and His messengers, and We called it to a stern account and punished it with dire punishment,

Mohamed Ahmed - Samira

How many habitations rebelled against their Lord's command and His apostles; but We took them to severe task, and punished them with the harshest punishment.

Muhammad Asad

AND HOW MANY a community has turned with disdain from the commandment of its Sustainer and His apostles! -whereupon We callled them all to account with an accounting severe, and caused them to suffer with a suffering unnameable:

Mustafa Khattab

˹Imagine˺ how many societies rebelled against the commandments of their Lord and His messengers, so We called each ˹society˺ to a severe account and subjected them to a horrible punishment.

Progressive Muslims

Many a community rebelled against the commands of its Lord and His messengers. Thus, We called them to account, and requited them a terrible requital.

Rashad Khalifa

Many a community rebelled against the commands of its Lord and against His messengers. Consequently, we held them strictly accountable, and requited them a terrible requital.

Sahih International

And how many a city was insolent toward the command of its Lord and His messengers, so We took it to severe account and punished it with a terrible punishment.

Sam Gerrans

And how many a city scorned the command of its Lord and His messengers so We called it to a stern account and punished it with a terrible punishment!

Shabbir Ahmed

And how many a community has rebelled against the Command of its Lord and His Messengers! Hence, We called each to account with a stern accounting and punished it with an exemplary punishment.

Syed Vickar Ahamed

And how many towns (populations) that proudly opposed the command of their Lord and of His messengers; And have We called (them) to account— To severe account? And We imposed on them a strict punishment.

Taqi Usmani

And how many a township rebelled against the command of its Lord, and against His messengers, so We called them to a severe account, and punished them with a punishment that was unimagined by them.

The Monotheist Group

Many a town rebelled against the command of its Lord and His messengers. Thus, We called them to account severely, and We punished them a terrible punishment.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 8. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 8. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 8. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩