Diyanet İşleri
Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara "aşağılık maymunlar olun" dedik.
A'râf suresi
A'râf suresi, 166. ayet. فَلَمَّا عَتَوْا۟ عَن مَّا نُهُوا۟ عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا۟ قِرَدَةً خَٰسِـِٔينَ
felemmâ `atev `am mâ nühû `anhü ḳulnâ lehüm kûnû ḳiradeten ḫâsiîn.
Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara "aşağılık maymunlar olun" dedik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bütün insanlara elçi; on iki kabile; deniz kıyısındaki kent A'râf 158–171 3
(Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil yaptıkları Cumartesi günü balıklar onlara akın akın geliyor, tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. İşte onları yoldan çıkmaları sebebiyle böyle imtihan ediyorduk.
Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?" Onlar da, "Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah'a karşı gelmekten sakınırlar diye (öğüt veriyoruz)" demişlerdi.
Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.
Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara "aşağılık maymunlar olun" dedik.
Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık.
Derken, onların ardından yerlerine Kitab'a (Tevrat'a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve "(nasıl olsa) biz bağışlanacağız" derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap'ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Halbuki, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
166. “Böylece onlar kibirlenip kendilerine yasak kılınanları yapmakta ısrar edince” kalpleri yumuşamak yerine katılaşıp ögüt almaz hale gelince “onlara” kevni/kaderi bir emir olarak “Aşağılık maymunlar olun!, dedik.” Böylece Allah’ın dilemesi ile maymun oluverdiler. Allah da onları rahmetinden uzaklaştırdı.
Daha sonra Yüce Allah onlardan geriye kalanlar üzerine zillet ve horluk damgasının vurulmuş olduğunu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'a isyan edip kibirlenip, inat ederek haddi aştıklarında ve kendilerine yapılan öğütten ders almayınca onlara: "Ey Asiler! Aşağılık maymunlar olun!" dedik. Onlar da bizim dediğimiz gibi oldular. Şüphesiz biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona: "Ol!" dememizden ibarettir ve o da hemen oluverir.
Aynı kök: قرد (3 geçiş) · Aynı kök: خسا (4 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli)
Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli) · Aynı kök: نهي (56 geçiş)
Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir…
Aynı kök: قرد (3 geçiş)
De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…
Aynı kök: خسا (4 geçiş)
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
Aynı kök: خسا (4 geçiş)
Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli)
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Sebt (Cumartesi Ehli)
(Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…
Aynı kök: عتو (10 geçiş)
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yasaklanan şeyler nedeniyle haddi aşınca onlara "Aşağılık maymunlar (gibi) olun!" demiştik. dipnot 1
Ve sonunda, kendilerine yasaklanan şeyleri işlemekteki inatçı tutumları yüzünden onlara dedik ki: "Maymundan beter olun!"
ve sonra da, kendilerine yasak edilen şeyleri yapmakta küstahça direttikleri zaman onlara: "Aşağılık maymunlar gibi olun!" dedik.
Ne zaman ki kibirlenip yasaklandıkları şeylerden dolayı kızıp hadlerini aştılar, kendilerine: "Aşağılık maymunlar (birbirini taklitle yaşayan, aklını kullanamayan mahluklar) olun" dedik.
Onlar, kendisinden sakındırıldıkları 'şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca' onlara: "Aşağılık maymunlar olunuz" dedik.
Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: Aşağılık maymunlar olun! dedik.
Aşırılıkları yüzünden, yasaklandıkları şeyleri yapmaya son vermeyince, onlara; "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.
Sonra da, kendilerine yasaklanan şeyleri yapmakta küstahça direttikleri zaman onlara, "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.
Kendilerine yasaklananlara uymayınca da onlara, "Aşağılık maymunlar olun!" dedik. dipnot 1
Kendilerine yasaklananlara uymayınca da onlara, 'Aşağılık maymunlar olun!,' dedik.
Artık o yasaklandıkları şeylerden dolayı kızıp haddi aşmaya başladıkları zaman Biz de onlara: "Aşağılık maymun olun keratalar!" dedik.
Vaktaki artık o nehy edildikleri şeylerden dolayı kızıb tecavüz etmeğe de başladılar, biz de onlara maymun olun keratalar dedik
Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar edince, onlara: "Düşkün maymunlar dipnot 1 olun." dedik.
Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar edince, onlara: "Düşkün maymunlar dipnot 1 olun." dedik.
Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar edince, onlara: "Düşkün maymunlar olun." dedik. dipnot 1
Onlar, kendisinden sakındırıldıkları şeyi 'yapmada israr edip başkaldırınca' onlara: "Aşağılık maymunlar olun" dedik.
Bu suretle onlar serkeşlik ederek yasak edileni yapmakda ısraar edince kendilerine: "Hor ve zelil maymunlar olun" dedik.
Böylece onlar, serkeşlik ederek yasak edileni yapmakta ısrar edince; aşağılık maymunlar olun, dedik.
(159-171) (ÖNCEKİ KAVİMLERİN HABERLERİ İLE TANIŞIN, İSRAİLOĞULLARI, MUSA KAVMİ) Musa’nın kavminden bir topluluk var ki , gerçeğe iletirler ve onunla / hakikatle adaleti sağlarlar. Onları 12 torun topluluğuna parçaladık , kavmi ondan su vermesini istediklerinde Musa’ya vahyettik, Asan ile / sopan ile vur taşa! Ondan on iki göze / kaynak fışkırdı, böylelikle her insan içeceği yeri / maşrabasını bildi, bulutları kavmin üzerine gölge ettik, üzerlerine kudret helvası ve bıldırcın indirdik , sizi rızıklandırdıkları mızın hoş olanlarımdan y iyin dedik, b ize zulmedemediler ve lakin nefislerine zulmeder oldular. Onlara, bu memlekette yerleşin / iskân edin, istediğiniz taraftan yiyin, affet / hıtta deyin ve secde ederek kapıdan girin ki hatalarınızı bağışlayalım , güzel davrananlara ilavesini / ziyadesini vereceğiz denildiğinde, sizden zulmedenler kendilerine söyleneni, başka bir söz ile değiştirdiler / mübadele ettiler, onlara zulümleri nedeniyle gökten pis şeyler / rics şeyler indirdik. Onlara deniz kenarındaki o yerleşkeyi sor, cumartesi gününde / sabit günde haddi aşıyorlardı , büyük balıklar cumartesinde / sabit oldukları günde akın ediyorlardı, cumartesi dışında / sabit olmadıkları günde ise gelmiyorlardı, yoldan çıkmış olmaları nedeniyle onlar böyle imtihan oluyorlardı. Onlardan bir toplum, niçin Allah’ın helak edeceği yahut şiddetli bir azapla azap edeceği o kavme öğüt veriyorsunuz / nasihat ediyorsunuz ? dediğinde. Dediler ki Rabbimize özür beyanı / mazeret olması için dir, işte böylelikle belki o kavim sakınırlar. (Kavim azabı hak etse dahi, sen öğüt ver ve sendeki sorumluluğu gider, öğüt vermiştim, işimi yaptım mazeretin olsun) Ne zamanki hatırlatılan şeyleri / öğütleri unuttular, kötülükten men edenleri / nehyedenleri kurtardık, zulmedenleri yoldan çıkmış olmalarından dolayı ç etin / sert / beis bir azap ile yakaladık. Ne zamanki men edildikleri şeyde iyice küstahlaştılar dedik ki onlara, utanç verici / hor / hakir / alçak maymunlar olun. Rabbin, kıyamet gününe kadar azabın kötüsünü onlara uygulayacak birilerini, yaratacağını ilan etmektedir, senin Rabbin kesinlikle hızlı ceza verir ve de kesinlikle bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Onları yeryüzünde toplumlara parçaladık, onlarda ıslah ediciler de var, bunun dışındakilerde vardır, onları güzellikle de kötülükle de imtihan ettik, böylelikle belki geri dönerler / rücu ederler. Onların ardından gelenleri devralan / halife yaptık, kitaba varis oldular, bu dünyada sunulanı / arz edileni alıyorlar, ardından bizler bağışlanacağız diyorlar, eğer onlara onun (dünyanın) bir benzeri / bir misli daha getirilip sunulsa onu da alırlar , Kitapta onlarla, Allah hakkında gerçek dışı ve öğretilenler dışında herhangi bir şey söylemeyeceklerine dair sözleşme yapıldığına değinilmemiş mi? Ahiret yurdu sakınanlar için hayırlıdır, akıllanmayacak mısınız? Kitaba tutunanlar ve Namazı / salatı kalkıp kılanlar, (ayağa kalkıp iletişime geçenler) biz kesinlikle ıslah edenlerin ücretlerini / ecirlerini zayi etmeyiz / çarçur etmeyiz. Bir vakit, dağı üstlerinde gölge bırakacak kadar kaldırmıştık, ki üzerlerine düşecek sandılar, size verdiğimizi kuvvetlice tutun, Ondakileri hatırlayın böylelikle belki sakınırsınız dedik.
Yasaklandıkları şeylerde diretip ısrar edince onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
Kibirlerinden dolayı kendilerine yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince onlara: "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.
Konulan yasaklara başkaldırdıklarında onlara: "Aşağılık maymunlar gibi olun dipnot 1 !" dedik.
Yapılan engellemelere baş kaldırıp direnince onlara: "Aşağılık maymunlar olun!" dedik.
Yasaklandıkları şeye başkaldırdıkları zaman, onlara: Alçak maymunlar olun! dedik.
Yasaklandıkları şeye başkaldırdıkları zaman, onlara: -Alçak maymunlar olun! dedik.
Ne zaman ki, yasaklandıkları şeylerden ötürü öfkelenip başka aşırılıklar yapmaya başladılar, onlara şöyle dedik: "Aşağılık, maskara maymunlar olun!"
When they insolently persisted in disobedience and buried exhortation in oblivion, We laid their transgression to their charge and decreed that they be monkeyfied and that their monkey- like character and behaviour be viewed with contempt, and that they be despised and rejected of men.
When, in their arrogance, they persisted in doing what they had been forbidden to do, We said to them, ‘Be like apes! Be outcasts!’
When in their insolence they transgressed (all) prohibitions, We said to them: "Be ye apes, despised and rejected."
And when they persisted in pursuing that which had been forbidden We said: 'Become despised apes.' dipnot 1
When they were insolent about what they had been forbidden to do, We said to them, ‘Be apes, despised, cast out!’
So when they exceeded the limits of what they were prohibited, We said to them: "Be you monkeys, despised and rejected."[1]
When they defied [the command pertaining to] what they were forbidden from, We said to them, ‘Be you spurned apes. ’
So when they insolently refused to keep away from that which they were forbidden, We condemned them to be (as) apes despised.
And when they turned in disdain from that forbidding We said to them, 'Be you apes, miserably slinking!'
When, even after this punishment, they persisted in breaking the law, I said to them, "Become apes; disgusted and disgraced!"
but when they rebelled against what they were forbidden, we said to them, 'Become ye apes, despised and spurned!'
When they persisted in what they had been forbidden from, We said to them: "Be despicable apes!"
And when they insolently rebelled against that which they had been forbidden, We said to them, 'Be ye apes despised. '
But when they rebelled against what they were forbidden, We said to them, "Become you as apes, despised and spurned!"
Then as soon as they rebelled against what they had been forbidden to do, We said to them, "Be you apes, (totally) spurned!".
So when they took pride in that which they had been forbidden, We said unto them: Be ye apes despised and loathed!
When they persisted in doing what they had been forbidden, We said to them: "Become (like) apes despised. "
and then, when they disdainfully persisted in doing what they had been forbidden to do, We said unto them: "Be as apes despicable!"
But when they stubbornly persisted in violation, We said to them, "Be disgraced apes!"[1]
When they persisted in that which they had been prohibited from, We said to them: "Be despicable apes!"
When they continued to defy the commandments, we said to them, "Be you despicable apes."
So when they were insolent about that which they had been forbidden, We said to them, "Be apes, despised. "
And when they scorned what they had been forbidden, We said to them: “Be despised apes!”
As they persisted with their rebellious behavior, Our Law caused their disposition take a downward turn and they developed apish mentality. We told them, "Be the living symbols of humiliation."
When in their haughtiness, they exceeded (all) that was prevented, We said to them: "You be (like) monkeys, disliked and rejected. "
When they persisted in doing what they were forbidden from, We said to them, "Become apes debased."
So when they persisted in that which they had been prohibited from, We said to them: "Be despicable apes!"