Diyanet İşleri
(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
Tekvîr suresi
Tekvîr suresi, 26. ayet. فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ
feeyne teẕhebûn.
(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür Tekvîr 22–29 3
Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.
O, gayb hakkında cimri değildir.
Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. Böyle bir şey nasıl hatırınıza gelebilir? Bunu hatırınıza getirirken akıllarınız nerededir? Çünkü sizler, doğruluğun en üst derecesinde bulunan hakkı, olabildiğince aşağılarda, en bayağı, batılın en aşağı derecesi olan yalan seviyesinde tutuyorsunuz. Bu, gerçekleri tersyüz etmekten başka ne olabilir ki?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu delillerinden sonra onun Allah Teâlâ tarafından olduğunu inkâr etmek için hangi yola başvuruyorsunuz?
Aynı kök: ذهب (56 geçiş)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Aynı kök: ذهب (56 geçiş)
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Aynı kök: ذهب (56 geçiş)
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gidişiniz nereye!
Hakikat buyken (ey insanlar), nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
O halde (Kuran'ı bırakıp) nereye gidiyorsunuz?
Şu halde, siz nereye kaçıp gidiyorsunuz?
Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Böyle iken siz nereye gidiyorsunuz?
Siz nereye gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1
O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1
O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1
Şu halde, siz nereye kaçıp gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz?
Böyleyken nereye gidiyorsunuz?
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz! dipnot 1
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
-Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
How could you think this way and where can you turn?
So where are you [people] going?
When whither go ye?
Where to are you then heading?
So where, then, are you going?
Then where are you going?
So where are you going?
Where do you wander to (leaving this Qur'ân and the Messenger aside)?
where then are you going?
If you turn away from this teaching, where else you can find guidance?
Then whither do ye go?
So where will you go?
Whither, therefore, are ye going?
Whither then will you go?
Where then are you (The pronoun is plural) going?
Whither then go ye?
So whither do you stray?
Whither, then, will you go?
So what ˹other˺ path would you take?
So where will you go
Now then, where will you go?
So where are you going?
— So whither are you going? —
Which way, then, are you going?
Where, then are you going?
Then where are you going?
So where will you go?