Diyanet İşleri
O, gayb hakkında cimri değildir.
Tekvîr suresi
Tekvîr suresi, 24. ayet. وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ
vemâ hüve `ale-lgaybi biḍanîn.
O, gayb hakkında cimri değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamber deli değildir; Kur'an bir öğüttür Tekvîr 22–29 3
(19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.
Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.
O, gayb hakkında cimri değildir.
Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. “O, gayb/vahiy konusunda cimrilik eden biri değildir.” Yani o, Allah’ın kendisine vahyettiği şeylerde cimri değildir. Onun herhangi bir kısmını gizlemez. Aksine o sallallahu aleyhi ve sellem, semadakilerin de yerdekilerin de eminidir. Rabbinin gönderdiklerini apaçık bir şekilde tebliğ etmiştir. Zengine, fakire, yöneticiye, yönetilene, erkeğe, kadına, şehirliye, köylüye… karşı cimrilik ederek hiçbir şeyi gizlemiş değildir.
Bundan dolayı Yüce Allah, onu ümmî ve cahil bir topluma peygamber olarak göndermiştir. Onlar, Rabbâni ilim adamları ve feraset sahibi bilginler seviyesine gelmeden de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem vefat etmemiştir. Onlar ilimde nihaî noktaya ulaşmışlardır. Hassas bilgileri bulup delillerinden çıkarmakta varılacak en son nokta, onlarındılar. Onlar hoca, başkaları ise en iyi ihtimalle onların öğrencileri olabilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Arkadaşınız, kendisi aracılığıyla size bildirilmesi emredilmiş olan şeyi tebliğ etmede size karşı cimrilik yapmaz. Kâhinlerin aldığı gibi bir ücret de almaz.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: غيب (60 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, gayb (bilinemeyenler) hakkında cimri değildir. dipnot 1
kaldı ki o, görünmeyenin bilgisi üzerinde tekel kurup (onu saklayan) biri de değildir;
o, (başka birine vahyedilmiş olan) insan kavrayışının ötesindeki şeylerin bilgisinden dolayı onları kıskanan biri değildir.
O, gayb hakkında cimri değildir!
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Gizli gerçeklerin bilgisinden dolayı kıskanan birisi değildir. dipnot 577
- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.
O, hiçbir haberi gizlemiyor.
O, hiçbir haberi gizlemiyor.
O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.
Ve o ğayb üzerine kıskanılır değil
O vahyi gizlemez. dipnot 1
O vahyi gizlemez. dipnot 1
O vahyi gizlemez. dipnot 1
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
O gaybden dolayı asla suçlu da değildir.
Gaybdan ötürü o, asla suçlu da değildir.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
O, gayp hakkında cimri değildir.
O, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz.
O, (kendisine bildirilen) gaybı /Kur'an'daki bilgileri dipnot 1 kimseden saklayacak değildir.
Kendindeki gayb bilgisini dipnot 1 kimseden saklamaz.
O, gayb hakkında cimri değildir.
O, gayb hakkında suçlanacak değildir.
O, gayb konusunda cimri değildir.
Nor should he be accused of withholding any heavenly or divine knowledge of the unseen,
He does not withhold what is revealed to him from beyond.
Neither doth he withhold grudgingly a knowledge of the Unseen.
nor does he grudge (conveying this knowledge about) the Unseen; dipnot 1
Nor is he miserly with the Unseen.
And he (Muhammad صلى الله عليه وسلم) withholds not a knowledge of the Unseen.
and he is not miserly concerning the Unseen.
And he is not at all niggardly, nor a forgerer in disclosing the hidden realties.
he is not niggardly of the Unseen.
And that he is not hiding any knowledge of him of unseen.
nor does he grudge to communicate the unseen.
He has no knowledge of the future.
And he suspected not the secrets revealed unto him.
Nor is he a tenacious concealer of the unseen.
And in no way is he reluctant with the Unseen (i. e., the Prophet saw Jibrîl).
And he is not avid of the Unseen.
He is not chary of making public what is unknown.
and he is not one to begrudge others the knowledge [of whatever has been revealed to him] out of that which is beyond the reach of human Perception.
and he does not withhold ˹what is revealed to him of˺ the unseen.
And he has no knowledge of the future.
He is not holding back any news.
And Muúammad is not a withholder of [knowledge of] the unseen.
And he is not niggardly of the Unseen.
And he withholds not in secret the least bit of the Revelation.
And he does not withhold purposely any knowledge of the unseen.
And he (the Prophet) is not stingy about (the news of) the unseen.
And he has no knowledge of the future.