Diyanet İşleri
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 18. ayet. إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلَّا ٱللَّهَ فَعَسَىٰٓ أُو۟لَٰٓئِكَ أَن يَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُهْتَدِينَ
innemâ ya`müru mesâcide-llâhi men âmene billâhi velyevmi-l'âḫiri veeḳâme-ṣṣalâte veâte-zzekâte velem yaḫşe ille-llâhe fe`asâ ülâike ey yekûnû mine-lmühtedîn.
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mescidlerin imarı; akrabayı Allah'a tercih etmemek Tevbe 17–24 3
(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yoksa; Allah içinizden, Allah'tan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedi kalacaklardır.
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim topluluğu doğru yola erdirmez.
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
18. Daha sonra Yüce Allah, Allah’ın mescitlerini gerçekte kimlerin imar ettiklerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe iman eden”, farz ve müstehab namazları, zahirî ve batınî gereklerini yerine getirerek “namazı dosdoğru kılan, zekâtı” ehil olanlara “veren ve Allah’tan başkasından korkmayan” yani yalnızca Rabbinden korkarak Allah’ın haram kıldıklarından uzak durup Allah’ın yerine getirilmesi gereken haklarında kusurlu davranmayan “kimseler imar eder.”
Yüce Allah böylelerini fayda sağlayacak bir imana ve temeli namazla zekât olan salih amelleri yerine getirmekle ve her türlü hayrın esasını oluşturan Allah korkusuna sahip olmakla nitelendirmektedir. İşte böyleleri gerçek anlamı ile mescitleri imar eden ve bu imara ehil olan kimselerdir.
“İşte bunların doğru yola erenlerden olmaları umulur.” Yüce Allah’ın “umulur” anlamındaki buyruklardaki vaadi, muhakkak gerçekleşecek anlamındadır. Allah’a iman etmeyen, âhirete inanmayan, Allah’tan korkmayan bir kimsenin ise Allah’ın mescitlerini imar edenlerden olması ve buna ehil kimselerden sayılması -böyle bir şeyi ileri sürüp iddia etse dahi- söz konusu değildir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın mescitlerini imar etmeye ve oraların hakkını eda etmeye sadece Allah'a iman eden, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan, kıyamet gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, malının zekâtını veren ve Allah -Subhanehu ve Têalâ-'dan başkasından korkmayan Müminler hak sahibidir. İşte bu kimselerin dosdoğru yola hidayet olunmaları umulur. Müşrikler ise böyle olmaktan en uzak olan kimselerdir.
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…
Aynı kök: خشي (48 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza…
Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan (kişiler) ömürlendirir. dipnot 1 İşte doğru yola ulaşanlardan olmaları umulanlar bunlardır.
Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman eden, namazı istikametle kılan ve zekatı içinden gelerek veren; dahası Allah'tan başka hiç kimseden korkmayan kişiler ziyaret edip onarabilirler. Nitekim, yalnızca böyleleri doğru yolda olmayı umabilir.
Allahın mescidlerini ziyaret etmek yahut onarıp gözetmek, ancak Allaha ve ahiret gününe inanan, salatında dosdoğru ve sürekli olan, arınmak için vermekle yükümlü olduğu şeyi veren ve Allahtan başka kimseden korkup çekinmeyen kimselere vergidir. Ve dolayısıyla, ancak böyleleri doğru yolda yürüyenler arasında olmayı umabilirler!
Allah'a secde mahallerini ancak Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman eden, salatı ikame eden, zekatı veren ve sadece Allah'tan haşyet duyan kimse imar eder (Allah'a secde edilir hale getirir). . . İşte bunların hakikate erenlerden oldukları umulur.
Allah'ın mescidlerini, yalnızca Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte, hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.
Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.
Allah'a yakarış yerlerinin yapımını, yalnızca Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar üstlenebilir. İşte onların, doğru yola erişmeleri umut edilebilir.
Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazını dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimse imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.
ALLAH'ın mescitlerini, ancak ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylayanlar, salatı gözetenler, zekatı verenler ve ALLAH'tan başkasından korkmayanlar sıkça ziyaret ederler. Onlar, doğru yolu bulanlardandır.
ALLAH'ın mescidlerini, ancak ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar, namazı gözetenler, zekatı verenler ve ALLAH'tan başkasından korkmayanlar sıkça ziyaret ederler. Onlar, doğru yolu bulanlardandır.
Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaza devam eden, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte bunların başarıya ermişlerden olmaları umulur.
Allahın mescidlerini ancak Allaha ve Ahıret gününe inanan, namaza devam eden, zekatı veren ve Allahdan başkasından korkmıyan kimseler ma'mur eder, işte bunların muvaffak olmaları me'muldür
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah 'a ve ahiret gününe iman edip, salatı ikame eden, zekatı yapan dipnot 1 ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilirler. Onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah 'a ve Ahiret Günü'ne iman edip, salatı ikame eden, zekatı yapan dipnot 1 ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilirler. Onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah 'a ve Ahiret Günü'ne iman edip, salatı ikame eden, zekatı veren dipnot 1 ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilirler. Onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Tanrı'nın mescidlerini, yalnızca Tanrı'ya ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Tanrı'dan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte, hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.
Allahın mescidlerini ancak Allaha ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allahdan başkasından korkmayan kimseler i'mareder. işte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.
Allah'ın mescidlerini; ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan, zekat veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayanlar tamir ederler. İşte bunlar, hidayete erenlerden olabilirler.
(17-22) Müşriklerin, hele de kendilerinin kafir olduklarına şahit olanların, mescitleri imar etmeleri olacak şey değildir, işte onların amelleri boşa gitmiştir, onlar ateşte kalıcıdırlar , Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a iman edenler, ahirete iman edenler, namazı kalkıp kılanlar ve zekât verenler imar ederler, ancak Allah’tan tedirgin olun , umulur ki onlar , yola iletilenlerdirler. Hac da su dağıtmayı, Mescid-i Haram’ı imar etmeyi Allah’a ve ahiret gününe iman edip te Allah yolunda cihat eden kimse gibi mi yaptın ız? Bunlar Allah yanında aynı seviyede değildirler, Allah zalim topluluğu yola iletmez (önce zulmetmeyi bırakacaksın) İman edenler hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla ceht gösterenlerin Allah’ın yanında ki dereceleri daha büyüktür, işte onlar başarıya ulaşanlardır. Rableri olan Allah, onları, katından bir rahmet ve hoşnutluk ile ve de içinde daimî nimet olan cennetler ile müjdeler, orada ebedi kalıcıdırlar, muhakkak ki Allah’ın yanındaki ödül / ecir daha büyüktür.
Allah’ın mescitlerini sadece Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı ikame eden, zekâtı veren ve ancak Allah’tan başkasından korkmayanlar imar eder. İşte onlar doğru yolda olanlardır.
Allah'ın mescidlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayanlar şenlendirirler. Onların, doğru yolu bulanlardan olacakları umulur.
Allah'ın mescitlerine ancak Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen, namazı özenle ve sürekli kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından çekinmeyenler dipnot 1 hizmet edebilirler. İşte bunların doğru yolda olmaları umulur.
Allah'ın mescitlerine dipnot 1 hizmeti sadece, Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen, namazı tam kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar yapabilirler. Bunların doğru yolda olmaları umulur.
Allah’ın mescitlerini sadece Allah’a ve Ahiret gününe iman eden, namazı ikame eden, zekatı veren ve ancak Allah’tan başkasından korkmayanlar imar eder. İşte onlar doğru yolda olanlardır.
Allah'ın mescitlerini sadece Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte onların doğru yolda olanlardan olmaları ümit edilir.
Allah'ın mescitlerini; ancak Allah'a, ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekatı veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayan kişiler onarır. İşte bunların, hidayete erenlerden olmaları beklenir.
Indeed, the only people qualified to attend the mosques of Allah are those who faithfully believe in Him and in Day of Judgment, with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, who engage in the act of worship and give Zakat, for zakat is but the vehicle of prayer, and fear no one but Allah. Such persons are hopefully expected to be among those who have resolved to attain no other way but the way to the path of Allah, the path of righteousness.
The only ones who should tend God’s places of worship are those who believe in God and the Last Day, who keep up the prayer, who pay the prescribed alms, and who fear no one but God: such people may hope to be among the rightly guided.
The mosques of Allah shall be visited and maintained by such as believe in Allah and the Last Day, establish regular prayers, and practise regular charity, and fear none (at all) except Allah. It is they who are expected to be on true guidance.
[9:18] It only becomes those who believe in Allah and the Last Day and establish Prayer and pay Zakah and fear none but Allah to visit and tend the mosques of Allah. These are likely to be guided aright.
The mosques of Allah should only be frequented by those who have iman in Allah and the Last Day and establish salat and pay zakat, and fear no one but Allah. They are the ones most likely to be guided.
The Mosques of Allâh shall be maintained only by those who believe in Allâh and the Last Day, perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât), and give Zakât and fear none but Allâh. It is they who are on true guidance.
Only those shall maintain Allah’s mosques who believe in Allah and the Last Day, and maintain the prayer and give the zakāt, and fear no one except Allah. They, hopefully, will be among the guided.
He alone keeps the mosques of Allâh in a good and flourishing state who believes in Allâh and the Last Day and observes Prayer and goes on presenting the Zakât and holds none but Allâh in awe. Therefore it is these alone who are likely to be among those who attain true guidance.
Only he shall inhabit God's places of worship who believes in God and the Last Day, and performs the prayer, and pays the alms, and fears none but God alone; it may be that those will be among the guided.
Only those are worthy of visiting/ maintaining the mosques (in Arabic meaning the place of worship) of God who believe in the existence of [the One and only One] God and the Last Day, worship the Lord on regular basis, devote a part of their income to the charity and do not fear none but God. Only such people are expected to be guided [and adopt the right path.]
He only shall repair to the mosques of God who believes in God and the last day, and is steadfast in prayer, and gives the alms, and fears only God;- it may be that these will be of those who are guided.
Rather, the temples of God are maintained by the one who acknowledges God and the Last day, holds the contact prayer, contributes towards betterment, and he does not fear except God. It is these that will be of the guided ones.
But he only shall visit the temples of God, who believeth in God and the last day, and is constant at prayer, and payeth the legal alms, and feareth God alone. These perhaps may become of the number of those who are rightly directed.
Only he shall tend the mosques of Allah who believes in Allah and the Last Day, and is steadfast in prayer, and practices regular charity, and fears none but Allah. Only these can be expected to be among those who are rightly guided.
Surely he only shall tend the mosques of Allah who has believed in Allah and the Last Day, and kept up the prayer, and brought the Zakat, (i. e., paid the obligatoery poor-dues) and is apprehensive of none except Allah; so, it may be that those will be among the right-guided..
He only shall tend Allah's sanctuaries who believeth in Allah and the Last Day and observeth proper worship and payeth the poor-due and feareth none save Allah. For such (only) is it possible that they can be of the rightly guided.
Only those who believe in God and the Last Day, who fulfil their devotional obligations, pay the zakat, and fear no one but God, can visit the mosques of God. They may hope to be among the guided.
Only he should visit or tend God's houses of worship who believes in God and the Last Day, and is constant in prayer, and spends in charity, and stands in awe of none but God: for [only such as] these may hope to be among the right-guided!
The mosques of Allah should only be maintained by those who believe in Allah and the Last Day, establish prayer, pay alms-tax, and fear none but Allah. It is right to hope that they will be among the ˹truly˺ guided.
Rather, the temples of God are maintained by he who believes in God and the Last Day, and he holds the contact-method, and he contributes towards betterment, and he does not fear except God. It is these that will be of the guided ones.
The only people to frequent GOD's masjids are those who believe in GOD and the Last Day, and observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and do not fear except GOD. These will surely be among the guided ones.
The mosques of Allah are only to be maintained by those who believe in Allah and the Last Day and establish prayer and give zakah and do not fear except Allah, for it is expected that those will be of the [rightly] guided.
He only inhabits the places of worship of God who believes in God and the Last Day, and upholds the duty, and renders the purity, and fears not save God; and it may be that those are of the guided.
Only those people are fit to administer the Masjids, the Centers of the Divine Order, who have unwavering belief in Allah and the Last Day. And, they strive to establish the Divine System, and to set up the Just Economic System of Zakat and fear none but Allah. They are the only ones who are rightly guided.
The Mosques of Allah shall be visited and maintained by such (people) who believe in Allah and the Last Day, establish regular prayers, and practice regular charity, and fear none except Allah. They are the ones on true guidance.
In fact, the mosques of Allah are built-up only by those who believe in Allah and the Last Day and those who establish Salāh and pay Zakāh and who fear none but Allah. So, it is hoped that they are to be among those on the right path.
Rather, the temples of God are maintained by he who believes in God and the Last Day, and he upholds the contact prayer, and he contributes towards purification, and is only concerned by God. It is these that will be of the guided ones.