Diyanet İşleri
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 21. ayet. يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُم بِرَحْمَةٍ مِّنْهُ وَرِضْوَٰنٍ وَجَنَّٰتٍ لَّهُمْ فِيهَا نَعِيمٌ مُّقِيمٌ
yübeşşiruhüm rabbühüm biraḥmetim minhü veriḍvâniv vecennâtil lehüm fîhâ ne`îmüm müḳîm.
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mescidlerin imarı; akrabayı Allah'a tercih etmemek Tevbe 17–24 3
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim topluluğu doğru yola erdirmez.
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
21. “Rableri, onları katından” bir lütuf, kerem, iyilik, ihtimam, sevgi olmak üzere “bir rahmet” ki onun sayesinden onlardan kötülükleri uzaklaştırır ve onları her türlü hayra ulaştırır “hoşnutluk” ki o, cennet nimetlerinin en büyüğü ve en üstünüdür. Allah cennetliklerden razı olur ve bir daha ebediyyen onlara gazap etmez “ve cennetlerle müjdeler ki orada onlar için” canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, nitelik ve miktarını Allah’tan başka hiçbir kimsenin bilmediği her türlü “bitmez tükenmez nimetler vardır.” Ki bunlardan biri şöyledir: Yüce Allah kendi yolunda cihad edenler için yüz derece hazırlamıştır ki her iki derece arası gök ile yer arası kadar uzaktır ve eğer bütün insanlar bu derecelerden sadece birisinde toplanacak olurlarsa orası, onların hepsini içine alır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbleri olan Allah Teâlâ, rahmetinden kendilerini sevindirecek şeyleri onlara haber vermiştir. Rızası, onların üzerine olacaktır. Ve kesinlikle onlara kızmayacak, onları nimetleri bitmek tükenmek bilmeyen cennetlere girdirecektir.
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza · Ortak kavram: Nimet
Bundan dolayı Allah'tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza · Ortak kavram: Nimet
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza · Ortak kavram: Nimet
Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Nimet
(Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Nimet
Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah'a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rableri onlara, tarafından bir merhamet ve hoşnutluk ile kendileri için içinde kalıcı (tükenmez) nimetler bulunan cennetler müjdeler.
Rableri onları yüce katından bir rahmetle, rıza-yı bari ile ve ve kendilerini içerisinde kesintisiz her tür nimetin beklediği cennetlerle müjdeler.
Rableri onları kendi katından (doğup gelen) bir rahmetle (kendi) hoşnutluğuyla ve (nihayet) kendilerini kesintisiz bir doyum ve mutluluğun beklediği o hasbahçelerle müjdeliyor.
Rableri onları "HU"dan (zatlarından) bir rahmet, rıdvan ve içlerinde kendileri için kalıcı nimetler olan cennetler (mertebeler) ile müjdeler.
Rableri onlara katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler.
Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler.
Efendileri, Kendi katından bir rahmet, hoşnutluk ve kesintisiz nimetlerle dolu cennetleri, sevinçli bir haber olarak onlara veriyor.
Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutlukla, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler.
Rab'leri onlara, kendisinden bir rahmet, bir onama ve içinde ebedî nimetlerin bulunduğu bahçeleri müjdeler.
Rableri onlara, kendisinden bir rahmet, bir onama ve içinde ebedi nimetlerin bulunduğu cennetleri müjdeler.
Onların, Rableri kendisinden bir rahmet, bir hoşnutluk ve içlerinden kendilerine sürekli bir nimet bulunan cennetlerle müjdeler.
Müjdeler onların rabbı kendilerini kendinden bir rahmet ve bir rıdvan ve Cennetler ile ki onlar için içlerinde, daimi bir na'im var
Rabb'leri, onları, Kendi rahmeti, hoşnutluğu ve içinde tükenmeyen nimetler bulunan Cennetler ile müjdeliyor.
Rabb'leri, onları, Kendi rahmeti, hoşnutluğu ve içinde tükenmeyen nimetler bulunan Cennetleri ile müjdeliyor.
Rabb'leri, onları, Kendi rahmeti, hoşnutluğu ve içinde tükenmeyen nimetler bulunan Cennetleri ile müjdeliyor.
rableri onlara katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler.
Rableri onlara rahmetini, rızaasını, onlara içlerinde tükenmez ve ebedi bir naim (ni'met) bulunan cennetleri müjdeler.
Rabbları onlara; kendinden bir rahmet, hoşnudluk ve içlerinde tükenmez ve ebedi nimetler bulunan cennetleri müjdeler.
(17-22) Müşriklerin, hele de kendilerinin kafir olduklarına şahit olanların, mescitleri imar etmeleri olacak şey değildir, işte onların amelleri boşa gitmiştir, onlar ateşte kalıcıdırlar , Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a iman edenler, ahirete iman edenler, namazı kalkıp kılanlar ve zekât verenler imar ederler, ancak Allah’tan tedirgin olun , umulur ki onlar , yola iletilenlerdirler. Hac da su dağıtmayı, Mescid-i Haram’ı imar etmeyi Allah’a ve ahiret gününe iman edip te Allah yolunda cihat eden kimse gibi mi yaptın ız? Bunlar Allah yanında aynı seviyede değildirler, Allah zalim topluluğu yola iletmez (önce zulmetmeyi bırakacaksın) İman edenler hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla ceht gösterenlerin Allah’ın yanında ki dereceleri daha büyüktür, işte onlar başarıya ulaşanlardır. Rableri olan Allah, onları, katından bir rahmet ve hoşnutluk ile ve de içinde daimî nimet olan cennetler ile müjdeler, orada ebedi kalıcıdırlar, muhakkak ki Allah’ın yanındaki ödül / ecir daha büyüktür.
Rableri onlara rahmetini, rızasını, onlara içlerinde tükenmez ve ebedî bir naîm (nimet) bulunan cennetleri müjdeler.
Rableri onlara, kendisinden bir rahmet, rıza ve içinde sürekli kalacakları ni'meti bol cennetleri müjdeler.
Rableri onları, kendi ikramı, rızası ve nimetleri sürekli olan cennetlerle müjdeler.
Rableri dipnot 1 onlara, kendi ikramını, rızasını ve kalıcı bahçeleri (cennetleri) müjdelemektedir.
Rab’leri, onlara katından bir rahmet, rıza ve içinde devamlı nimetler bulunan, cennetleri müjdeler!
(21-22) Rab'leri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan, içlerinde ebedi ve sürekli kalacakları cennetleri müjdeler! Doğrusu büyük mükafat Allah katındadır.
Rableri onlara kendisinden bir rahmet, bir hoşnutluk ve içinde ölümsüz nimetlerin bulunduğu cennetler müjdeliyor.
Their endeavour in Allah's cause has occasioned His gratification; He takes pleasure in announcing to them His mercy and blessings, His satisfaction and His heavenly gardens of supreme bliss wherein they shall have passed through nature to Eternity.
and their Lord gives them the good news of His mercy and pleasure, Gardens where they will have lasting bliss
Their Lord doth give them glad tidings of a Mercy from Himself, of His good pleasure, and of gardens for them, wherein are delights that endure:
[9:21] Their Lord gives them glad tidings of mercy from Him and of His good pleasure. For them await Gardens of eternal bliss.
Their Lord gives them the good news of His mercy and good pleasure and Gardens where they will enjoy everlasting delight,
Their Lord gives them glad tidings of Mercy from Him, and His being pleased (with them), and of Gardens (Paradise) for them wherein are everlasting delights.
Their Lord gives them the good news of His mercy and [His] pleasure, and for them there will be gardens with lasting bliss,
Their Lord gives them good tidings of great mercy from Him and of good pleasure and of Gardens obtaining lasting and abundant bliss for them.
their Lord gives them good tidings of mercy from Him and good pleasure; for them await gardens wherein is lasting bliss,
Their Lord hereby informs them that He is satisfied with them and that they are under the umbrella of His mercy. Theirs will end up in the Gardens of Paradise and enjoy their privileges.
Their Lord gives them glad tidings of mercy from Himself, and goodwill; and gardens shall they have therein and lasting pleasure,
Their Lord gives them good news of a Mercy from Him, acceptance, and gardens that are for them in which there is permanent bliss.
Their Lord sendeth them good tidings of mercy from Him, and good will, and of gardens wherein they shall enjoy lasting pleasure;
Their Lord gives them glad tidings of mercy from Himself, and goodwill; and Gardens shall they have with enduring pleasure (or joy),
Their Lord gives them good tidings of mercy from Him and all-blessed Satisfaction, and Gardens wherein they will have perpetual bliss,.
Their Lord giveth them good tidings of mercy from Him, and acceptance, and Gardens where enduring pleasure will be theirs;
Their Lord announces to them news of His mercy, acceptance, and gardens of lasting bliss
Their Sustainer gives them the glad tiding of the grace [that flows] from Him, and of [His] goodly acceptance, and of the gardens which await them, full of lasting bliss,
Their Lord gives them good news of His mercy, pleasure, and Gardens with everlasting bliss,
Their Lord gives them good news of a Mercy from Him, and acceptance, and gardens that are for them in which there is permanent bliss.
Their Lord gives them good news: mercy and approval from Him, and gardens where they rejoice in everlasting bliss.
Their Lord gives them good tidings of mercy from Him and approval and of gardens for them wherein is enduring pleasure.
Their Lord gives them glad tidings of mercy from Him, and approval; and they have gardens therein of enduring bliss,
Their Lord gives them good news of His Grace, His Approval, and the Gardens with lasting delight and bliss.
Their Lord gives them the happy news of mercy from Himself, of His good pleasure, and of Gardens for them, where there are joys that will last (forever):
Their Lord gives them the happy news of Mercy from Him, and of (His) Pleasure, and of Gardens having an everlasting bliss for them,
Their Lord gives them good news of a mercy from Him, and acceptance, and gardens that are for them in which there is permanent bliss.