Diyanet İşleri
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 87. ayet. تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu Vâkıa 83–96 3
Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 86–87. ayetler için yazılmıştır.
86-87. Eğer iddia ettiğiniz gibi gerçekten sizler öldükten sonra diriltilmeyecek, hesap görmeyecek ve amellerinizin karşılığını almayacaksanız ruhu bedene “geri döndürsenize!” Halbuki sizler de onu geri çevirmekten aciz olduğunuzu itiraf etmektesiniz.
O halde sizler ya Muhammed aallalahu aleyhi ve sellem’in getirdiği hakkı ikrar ve kabul edeceksiniz ya da inatlaşmaya devam edeceksiniz, böylelikle de sizin durumunuz ve kötü âkıbetiniz açıkça bilinmiş olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer doğru söylüyor iseniz, ölülerinizden çıkan bu ruhu geri çevirsenize! Ancak bunu yapmaya güç yetiremezsiniz.
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…
Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
(Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(86, 87) Mademki hesaba çekilmeyeceksiniz, dipnot 1 doğruysanız (ölmekte olanı geri) döndürsenize!
(haydi) hayatı ona geri döndürün; tabi ki eğer (inancınızda) sadıksanız.
o (bitip tükenen hayatı) geri döndürebilir misiniz, eğer iddianızda haklı iseniz?
Eğer sözünüzde sadıksanız, onu (ölümü) geri çevirsenize (Sünnetullah yoksa yapın bunu)!
Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.
Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz!
Onu geri döndürsenize; eğer doğruyu söylüyorsanız?
- Şayet siz yaptıklarınızın karşılığını görmeyecekseniz, eğer doğru iseniz o çıkmakta olan canı geri çevirsenize.
Onu geri çevirsenize, eğer doğru sözlü iseniz?
Onu geri çevirsenize, eğer doğru sözlü iseniz?
(86-87) Haydi, eğer dine boyun eğmeyecek, ceza çekmeyecek iseniz, çevirsenize o canı geri, iddianızda doğru iseniz!
onu giri çevirseniz a! da'vanızda doğru iseniz
Eğer doğrulardansanız, onu dipnot 1 geri çevirmeniz gerekmez mi?
Eğer doğrulardansanız, onu dipnot 1 geri çevirmeniz gerekmez mi?
Eğer doğrulardansanız, onu dipnot 1 geri çevirmeniz gerekmez mi?
Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.
Onu (ta boğazınıza gelince cesedinize) geri çevirseniz a! Eğer (iddianızda) saadıklarsanız...
Onu geri çevirsenize. Şayet sadıklar iseniz.
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!
(Bu sözünüzde doğru iseniz) o (çıkmakta olan ca)nı geri döndürsenize!
iddianızda da haklıysanız, çıkmakta olan canı geri çevirin de görelim dipnot 1 !
Ve iddianızda samimi iseniz o canı geri çevirirsiniz.
Onu (ruhu) geri çeviriniz. Doğru söyleyenlerden iseniz…
Onu geri çeviriniz... Doğru söyleyenlerden iseniz...
Eğer doğru sözlülerseniz, onu geri çevirsenize.
Why then are you unable to restore the soul to the dying if what you claim is true?
do you not restore his soul to him, if what you say is true?
Call back the soul, if ye are true (in the claim of independence)?
why are you then not able to bring them back to life if you are truthful?
do you not send it back if you are telling the truth?
Bring back the soul (to its body), if you are truthful?
[to the Divine dispensation], restore it, should you be truthful?
You do not bring it (- the soul) back (to the body of the dying person), if you are truthful (in your claim of being independent of the supreme authority)?
do you not bring back his soul, if you speak truly?
… your claim, then go ahead and restore the soul.
do ye not send it back, if ye do tell the truth?
Then return it, if you are truthful?
cause the same to return into the body, if ye speak truth?
Force back (the soul), if you are truthful (about your independence)?
Make it return, if (ever) you are sincere?
Do ye not force it back, if ye are truthful?
Can you not bring him back? (Answer) if you are truthful
can you not cause that [ebbing life] to return - if what you claim is true?
bring that soul back, if what you say is true.
Then return it, if you are truthful
why do you not restore (your soul), if you are truthful?
Bring it back, if you should be truthful?
You but sent it back, if you be truthful!
Make the departing return, if you are men of truth? (Denying the Fact that Allah alone is the Giver of life and death, and man owes his abilities, limited or abundant, to Him).
Return the soul, if you are truthful, (in your claim of independence)?
bring the soul back, if you are truthful?
Then return it, if you are truthful?