Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 25. ayet

Yâsîn suresi, 25. ayet. إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمْ فَٱسْمَعُونِ

innî âmentü birabbiküm fesme`ûn.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 22–28 · surenin 25. ayeti / 83

Konu Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam Yâsîn 20–27 3

  1. Yâsîn 22

    "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."

  2. Yâsîn 23

    "O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."

  3. Yâsîn 24

    "O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."

  4. 25

    "Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"

  5. Yâsîn 26–27

    (26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.

  6. Yâsîn 28

    Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 22–25. ayetler için yazılmıştır.

22. Anlaşıldığı kadarıyla kavmi onun verdiği öğüdü kabul etmemişti. Aksine peygamberlere tâbi olduğundan ve dinini yalnızca Allah’a halis kıldığından dolayı onu kınamaya koyulmuşlardı. Bunun üzerine onun şöyle dediğini görüyoruz: “Ben beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz, yalnız O’na döndürüleceksiniz.” Yani ibadete mutlak olarak layık olana ibadet etmekten beni alıkoyan nedir? Çünkü yoktan var eden, beni yaratan, bana rızık veren ve bütün yaratıkların kendisine döneceği ve onlara amellerinin karşılığını verecek olan O’dur.

Yaratmak ve rızık vermek elinde bulunan, dünyada da âhirette de kullar arasında hüküm verecek olan, ibadete asıl layık olandır. Yalnız O’na hamd-ü senada bulunulur ve yalnız O’nun şanı yüceltilir. Hiçbir fayda sağlayamayan, hiçbir zarar veremeyen, hiçbir şey verip hiçbir şeyi engelleyemeyen, öldüremeyen, hayat veremeyen, öldükten sonra diriltemeyen, bunların hiçbirisine layık değildir. Bundan dolayı sözlerini şöyle sürdürdüğünü görüyoruz:

23. “Ben, O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Halbuki Rahman hakkımda bir zarar dilese onların şefaatinin bana hiçbir faydası olmaz.” Çünkü O’nun izni olmaksızın Allah’ın nezdinde hiçbir kimse şefaat edemez ve onların şefaatlerinin bana hiçbir faydası olmaz. “Ve onlar beni” Allah’ın bana vermek istediği zarardan “kurtaramazlar da.”

24-25. “O takdirde ben” eğer bu niteliğe sahip ilâhlara ibadet edecek olursam “kesinlikle apaçık bir sapıklık içinde olurum.” Bu sözleri ile onlara hem samimi olarak öğüt vermiş, hem peygamberlerin peygamberliğine ve hidâyette oluşlarına şahitlikte bulunmuş, hem de yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmenin gerektiği haberini vermiş oluyordu.

Ayrıca buna dair delilleri zikrettiğini de görüyoruz. O’ndan başkasına ibadetin batıl olduğunu belirttiği gibi buna dair delilleri de söz konusu etmiştir. Allah’tan başka ilâhlara tapanların sapık olduğunu bildirmiş, imanını -onların kendisini öldüreceklerinden korkmakla birlikte- açıkça ilan etmiştir. Nitekim şöyle demiştir: “Gerçekten ben Rabbinize iman ettim, artık bana kulak verin!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Ey Kavmim! Şüphesiz ben; sizin Rabbiniz ve benim Rabbim olan Allah'a iman ettim. Beni dinleyin. Ben sizin, beni kendisiyle tehdit ettiğiniz ölümden de korkmuyorum." dedi. Kavmi onu öldürdü. Allah da onu cennetine koydu.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنِّىٓ inni şüphesiz ben
  2. ءَامَنتُ amentu inandım kök: امن
  3. بِرَبِّكُمْ birabbikum sizin Rabbinize kök: ربب
  4. فَٱسْمَعُونِ fesmeuni beni dinleyin kök: سمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ben Rabbinize güvendim; siz de beni dinleyin (ve O'na güvenin)!"

Mustafa İslamoğlu

İşte artık ben sizin de Rabbiniz olana iman etmiş bulunuyorum: artık beni dinleyin!"

Muhammed Esed

"(Ey kavmim,) ben sizin Rabbinize iman ediyorum, öyleyse bana kulak verin!"

Ahmed Hulusi

"Gerçekten ben sizde de açığa çıkan Rabbe iman ettim; beni dinleyin!"

Ali Bulaç

"Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin."

Ali Özek ve heyeti

«Şüphesiz ben, Rabbinize inandım, beni dinleyin.»

Ali Rıza Safa

"Aslında, ben, Efendinize inandım; artık beni duyun!"

Bayraktar Bayraklı

"Ben sizin Rabbinize iman ettim, artık beni dinleyiniz!"

Edip Yüksel

"Ben sizin Efendinizi onayladım; lütfen beni dinleyin."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ben sizin Rabbinize inandım; lütfen beni dinleyin.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun ki, ben Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ki ben rabbınıza iyman getirdim, gelin dinleyin beni

Erhan Aktaş

"Ben, sizin de Rabb'iniz olana inandım. Beni dinleyin!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ben, sizin de Rabb'iniz olana inandım. Beni dinleyin!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ben, sizin de Rabb'iniz olana inandım. Beni dinleyin!"

Gültekin Onan

"Şüphesiz ben, sizin rabbinize inandım; işte beni işitin."

Hasan Basri Çantay

"Gerçek, ben Rabbinize iman etdim. İşte bunu benden duyun".

İbni Kesir

Şüphesiz ki ben, Rabbınıza inandım. Artık beni dinleyin.

Mehmet Alagaş

(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Şüphesiz ben; Rabbinize iman ettim. Beni dinleyin!"

Süleyman Ateş

"Ben sizin Rabbinize inandım, (gelin) beni dinleyin."

Süleymaniye Vakfı

Ben sizin Rabbinize /Sahibinize inandım, beni dinleyin!" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte ben Rabbinize inandım; beni dinleyin."

Şaban Britch

Şüphesiz ben, Rabbinize iman ettim, beni dinleyin!

Şaban Piriş

Şüphesiz ben, Rabbi'nize iman ettim, beni dinleyin!

Yaşar Nuri Öztürk

"Ben, sizin Rabbinize iman ettim, artık dinleyin beni!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Hear me", he said, "as I declare that I have acknowledged Allah, your Creator, and accepted His system of faith and worship with a consenting mind and you shall bear witness to this declaration here and Hereafter".

Abdul Haleem

I believe in your Lord, so listen to me.’

Abdullah Yusuf Ali

"For me, I have faith in the Lord of you (all): listen, then, to me!"

Abul A'la Maududi

I believe in your Lord; dipnot 1 so listen to me."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sentence again contains a subtle point of the wisdom of preaching. Saying this the man made the people realize: The Lord in Whom I have believed is not merely my Lord but your Lord, too. I have committed no error by believing in Him, but you, in fact, are certainly committing an error by not believing in Him.

Aisha Bewley

I have iman in your Lord so listen to me!’

Al-Hilali & Khan

"Verily! I have believed in your Lord, so listen to me!"

Ali Quli Qarai

Indeed I have faith in your Lord, so listen to me. ’

Amatul Rahman Omar

`I have believed in your (true) Lord, therefore listen to me. '

Arthur John Arberry

Behold, I believe in your Lord; therefore hear me!'

Bijan Moeinian

"Surely I believe in the Lord of you all; please hear me. "

E. Henry Palmer

verily, I believe in your Lord, then listen ye to me!'

Edip-Layth

"I have acknowledged your Lord, so listen to me!"

George Sale

Verily I believe in your Lord; wherefore hearken unto me.

Hamid S. Aziz

"Then truly I shall manifest (clear, obvious) error:

Mahmoud Ghali

Surely I believe in your Lord, so hear me!"

Marmaduke Pickthall

Lo! I have believed in your Lord, so hear me!

Mohamed Ahmed - Samira

I believe in your Lord, so listen to me. "

Muhammad Asad

"Verily, [O my people,] in the Sustainer of you all have I come to believe: listen, then, to me!"

Mustafa Khattab

I do believe in your Lord, so listen to me."

Progressive Muslims

"I have believed in your Lord, so listen to me!"

Rashad Khalifa

"I have believed in your Lord; please listen to me."

Sahih International

Indeed, I have believed in your Lord, so listen to me. "

Sam Gerrans

“I believe in your Lord; so hear me!”

Shabbir Ahmed

Verily, I have come to believe in your Lord. Listen, then, to me!"

Syed Vickar Ahamed

"For me, I have faith in the Lord of you (all): Then, listen to me!"

Taqi Usmani

Undoubtedly I have believed in your Lord; so listen to me."

The Monotheist Group

"I have believed in your Lord, so listen to me!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 25. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 25. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 25. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩