Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 15. ayet

Yâsîn suresi, 15. ayet. قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ

ḳâlû mâ entüm illâ beşerum miŝlünâ vemâ enzele-rraḥmânü min şey'in in entüm illâ tekẕibûn.

Diyanet İşleri

Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 12–18 · surenin 15. ayeti / 83

Konu Karye halkı: elçilerin gelişi ve yalanlanması Yâsîn 13–19 3

  1. Yâsîn 12

    Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) bir bir kaydetmişizdir.

  2. Yâsîn 13

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  3. Yâsîn 14

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz" dediler.

  4. 15

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  5. Yâsîn 16

    (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

  6. Yâsîn 17

    "Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir."

  7. Yâsîn 18

    Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yani sizi bize üstün kılan ve biz dururken sadece size böyle bir görev verilmesini gerektiren sebep nedir?

Peygamberler, ümmetlerine hep şöyle demişlerdir: “Biz, ancak sizin gibi bir insanız. Ancak Allah kulları arasından dilediği kimselere lütufta bulunur.” (İbrahim, 14/11)

“Rahman da hiçbir şey indirmemiştir” sözleri ile peygamberliği tümden inkâr ettiler. Arkasından muhataplarının da peygamberliklerini inkâr ederek: “Siz sadece yalan söylüyorsunuz” dediler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Belde halkı gönderilen elçilere şöyle dediler: Sizler bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz. Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Rahman size bir vahiy indirmemiştir ve siz, iddianızla ancak Allah'a yalan isnatta bulunuyorsunuz.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. مَآ ma değilsiniz
  3. أَنتُمْ entum siz
  4. إِلَّا illa başka bir şey
  5. بَشَرٌۭ beşerun insandan kök: بشر
  6. مِّثْلُنَا misluna bizim gibi kök: مثل
  7. وَمَآ ve ma ve
  8. أَنزَلَ enzele indirmemiştir kök: نزل
  9. ٱلرَّحْمَـٰنُ r-rahmanu Rahman kök: رحم
  10. مِن min hiçbir
  11. شَىْءٍ şey'in şey kök: شيا
  12. إِنْ in hayır!
  13. أَنتُمْ entum siz
  14. إِلَّا illa sadece
  15. تَكْذِبُونَ tekzibune yalan söylüyorsunuz kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Şehir halkı elçilere) "Siz de ancak bizim gibi insansınız. dipnot 1 Rahmân (size) herhangi bir şey indirmemiştir; dipnot 2 siz sadece yalan söylüyorsunuz!" demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü'minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:91; Mülk 67:9.

Mustafa İslamoğlu

(Şehir halkı) dediler ki: "Siz sadece bizim gibi beşer türüne mensupsunuz. O rahmet kaynağı da hiçbir şey indirmemiştir: siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Muhammed Esed

(Berikiler): "Siz de bizim gibi ölümlü insanlarsınız!" diye cevap verdiler, "Ayrıca Rahman, herhangi bir (vahiy) de göndermiş değil. Siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Siz bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz. . . Rahman da hiçbir şey inzal etmedi. . . Siz ancak yalan söylüyorsunuz. "

Ali Bulaç

Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."

Ali Özek ve heyeti

Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.

Ali Rıza Safa

"Bizler gibi bir insanoğlundan başkası değilsiniz!" dediler; "Bağışlayan, hiçbir şey indirmemiştir; yalan söylüyorsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

Ülke halkı dedi ki: "Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Edip Yüksel

Dediler ki, "Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman ise hiçbir şey indirmemiştir. Siz yalan söylüyorsunuz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki, 'Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman ise hiçbir şey indirmemiştir. Siz yalan söylüyorsunuz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman hiç birşey indirmedi; siz sırf yalan söylüyorsunuz!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz, dediler: bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz, hem Rahman hiç bir şey indirmedi, siz sırf yalan söylüyorsunuz

Erhan Aktaş

Onlar: "Siz de bizim gibi birer beşersiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar: "Siz de bizim gibi birer beşersiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar: "Siz de bizim gibi birer insansınız. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."

Hasan Basri Çantay

Onlar: "Siz, dediler, bizim gibi insandan başka (kimseler) değilsiniz. Hem Rahman hiçbir şey indirmemişdir?. Siz yalan söyler (kimse) lerden başkası değilsiniz.

İbni Kesir

Onlar da; siz, ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, size hiç bir şey indirmemiştir. Siz, sadece yalan söylüyorsunuz, demişlerdi.

Mehmet Alagaş

(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.

Süleyman Ateş

(Kentliler) Dediler ki: "Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman bir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halk dedi ki; "Siz de tıpkı bizim gibi insansınız. Rahman dipnot 1 , bir şey indirmiş değildir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rahman, iyiliği sonsuz demektir. İnsanlar her şeyi Allah'ın verdiğini kabul ederler ama emir vermesini istemezler.

Şaban Britch

Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman, hiç bir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz, diye cevap vermişlerdi.

Şaban Piriş

-Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz, Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz, diye cevap vermişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Kent halkı dedi ki: "Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But the inhabitants said: "But you are simply mortals like us and never did Allah, AL-Rahman, disclose divine knowledge or anything else to a mortal: "You are indeed liars. "

Abdul Haleem

but they answered, ‘You are only men like ourselves. The Lord of Mercy has sent nothing; you are just lying.'

Abdullah Yusuf Ali

The (people) said: "Ye are only men like ourselves; and (Allah) Most Gracious sends no sort of revelation: ye do nothing but lie."

Abul A'la Maududi

They said: "We have been sent to you as Messengers." The people of the town said: “You are only human beings like ourselves, dipnot 1 and the Merciful Lord has revealed nothing. dipnot 2 You are simply lying.”

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In other words, what they wanted to say was: Since you are human beings, you cannot be the messengers of God. The same was the view of the disbelievers of Makkah. They also said: Muhammad cannot be a messenger because he is a man.
  2. metne dön, dipnot 2
    They say: What sort of a Messenger is he that he eats food and moves about in the streets. (Surah Al-Furqan, Ayat 7).

Aisha Bewley

They said, ‘You are nothing but human beings like ourselves. The All-Merciful has not sent down anything. You are simply lying.’

Al-Hilali & Khan

They (people of the town) said: "You are only human beings like ourselves, and the Most Gracious (Allâh) has revealed nothing. You are only telling lies."

Ali Quli Qarai

They said, ‘You are nothing but humans like us, and the All-beneficent has not sent down anything, and you are only lying. ’

Amatul Rahman Omar

They (- the contemporaries of the Messengers) gave (a general) reply, `You are only human beings like ourselves. The Most Gracious (God) has revealed nothing (to you). You are simply telling lies.'

Arthur John Arberry

They said, 'You are naught but mortals like us; the All-merciful has not sent down anything. You are speaking only lies.'

Bijan Moeinian

They said: "You are nothing but human beings like us and God, the most Gracious has not sent anything through you and you are surely liars. "

E. Henry Palmer

They said, 'Ye are only mortals like ourselves, nor has the Merciful sent down aught; ye are naught but liars. '

Edip-Layth

They replied: "You are but human beings like us, and the Gracious did not send down anything, you are only telling lies."

George Sale

The inhabitants answered, ye are no other than men, as we are; neither hath the Merciful revealed any thing unto you: Ye only publish a lie.

Hamid S. Aziz

When We sent to them two, they rejected both of them, then We strengthened (them) with a third, and they said, "Surely we are messengers to you. "

Mahmoud Ghali

They said, "In no way are you anything except mortals like us; and in no way has The All-Merciful sent down anything; decidedly you do nothing except lie. "

Marmaduke Pickthall

They said: Ye are but mortals like unto us. The Beneficent hath naught revealed. Ye do but lie!

Mohamed Ahmed - Samira

"You are only men like us, " they replied; "Ar-Rahman has not sent down any thing. You are speaking only lies."

Muhammad Asad

[The others] answered: "You are nothing but mortal men like ourselves; moreover, the Most Gracious has never bestowed aught [of revelation] from on high. You do nothing but lie!"

Mustafa Khattab

The people replied, "You are only humans like us, and the Most Compassionate has not revealed anything. You are simply lying!"

Progressive Muslims

They replied: "You are but human beings like us, and the Almighty did not send down anything, you are only telling lies. "

Rashad Khalifa

They said, "You are no more than human beings like us. The Most Gracious did not send down anything. You are liars."

Sahih International

They said, "You are not but human beings like us, and the Most Merciful has not revealed a thing. You are only telling lies."

Sam Gerrans

Said they: “You are only mortals like us; and the Almighty has not sent down anything. You only lie.”

Shabbir Ahmed

But the people said, "You are nothing but human beings like us. The Beneficent has never revealed anything. You are but lying." (6:91), (34:31).

Syed Vickar Ahamed

The (people) said: "You are only beings like ourselves; And (Allah) the Most Gracious (Ar-Rahmán) sends nothing to be made known (or disclosed): You do nothing but lie. "

Taqi Usmani

They (the people of the Town) said, "You are no more than human beings like us, and the RaHmān (the All-Merciful Allah) has not sent down any thing. You are but telling a lie."

The Monotheist Group

They said: "You are but human beings like us, and the Almighty did not send down anything, you are only telling lies."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩