Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 24. ayet

Yâsîn suresi, 24. ayet. إِنِّىٓ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

innî iẕel lefî ḍalâlim mübîn.

Diyanet İşleri

"O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 21–27 · surenin 24. ayeti / 83

Konu Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam Yâsîn 20–27 3

  1. Yâsîn 21

    "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."

  2. Yâsîn 22

    "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."

  3. Yâsîn 23

    "O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."

  4. 24

    "O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."

  5. Yâsîn 25

    "Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!"

  6. Yâsîn 26–27

    (26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 22–25. ayetler için yazılmıştır.

22. Anlaşıldığı kadarıyla kavmi onun verdiği öğüdü kabul etmemişti. Aksine peygamberlere tâbi olduğundan ve dinini yalnızca Allah’a halis kıldığından dolayı onu kınamaya koyulmuşlardı. Bunun üzerine onun şöyle dediğini görüyoruz: “Ben beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz, yalnız O’na döndürüleceksiniz.” Yani ibadete mutlak olarak layık olana ibadet etmekten beni alıkoyan nedir? Çünkü yoktan var eden, beni yaratan, bana rızık veren ve bütün yaratıkların kendisine döneceği ve onlara amellerinin karşılığını verecek olan O’dur.

Yaratmak ve rızık vermek elinde bulunan, dünyada da âhirette de kullar arasında hüküm verecek olan, ibadete asıl layık olandır. Yalnız O’na hamd-ü senada bulunulur ve yalnız O’nun şanı yüceltilir. Hiçbir fayda sağlayamayan, hiçbir zarar veremeyen, hiçbir şey verip hiçbir şeyi engelleyemeyen, öldüremeyen, hayat veremeyen, öldükten sonra diriltemeyen, bunların hiçbirisine layık değildir. Bundan dolayı sözlerini şöyle sürdürdüğünü görüyoruz:

23. “Ben, O’ndan başka ilâhlar mı edineyim? Halbuki Rahman hakkımda bir zarar dilese onların şefaatinin bana hiçbir faydası olmaz.” Çünkü O’nun izni olmaksızın Allah’ın nezdinde hiçbir kimse şefaat edemez ve onların şefaatlerinin bana hiçbir faydası olmaz. “Ve onlar beni” Allah’ın bana vermek istediği zarardan “kurtaramazlar da.”

24-25. “O takdirde ben” eğer bu niteliğe sahip ilâhlara ibadet edecek olursam “kesinlikle apaçık bir sapıklık içinde olurum.” Bu sözleri ile onlara hem samimi olarak öğüt vermiş, hem peygamberlerin peygamberliğine ve hidâyette oluşlarına şahitlikte bulunmuş, hem de yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmenin gerektiği haberini vermiş oluyordu.

Ayrıca buna dair delilleri zikrettiğini de görüyoruz. O’ndan başkasına ibadetin batıl olduğunu belirttiği gibi buna dair delilleri de söz konusu etmiştir. Allah’tan başka ilâhlara tapanların sapık olduğunu bildirmiş, imanını -onların kendisini öldüreceklerinden korkmakla birlikte- açıkça ilan etmiştir. Nitekim şöyle demiştir: “Gerçekten ben Rabbinize iman ettim, artık bana kulak verin!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Eğer ben Allah'tan gayrı kendilerine ibadet olunanları ilahlar edinirsem, apaçık bir hata içinde olurum. Öyle ki ibadeti hak etmeyenlere ibadet edip, ibadeti hak eden Allah'a ibadet etmeyi terk ederek apaçık bir sapıklık ile sapmış olurum."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنِّىٓ inni şüphesiz ben
  2. إِذًۭا izen o takdirde
  3. لَّفِى lefi içinde olurum
  4. ضَلَـٰلٍۢ delalin bir sapıklık kök: ضلل
  5. مُّبِينٍ mubinin apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Başka ilahlar edinirsem) işte o zaman apaçık bir sapkınlıkta olurum.

Mustafa İslamoğlu

Elbet o zaman ben, apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum.

Muhammed Esed

işte o zaman ben apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum!"

Ahmed Hulusi

"O takdirde muhakkak ki ben apaçık bir dalalet içinde olurum!"

Ali Bulaç

"O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum."

Ali Özek ve heyeti

«İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum.»

Ali Rıza Safa

"O zaman, kesinlikle, apaçık bir sapkınlığın içinde olurum!"

Bayraktar Bayraklı

"Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim."

Edip Yüksel

"O zaman tümüyle sapıtmış olurum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'O zaman tümüyle sapıtmış olurum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ben, o takdirde açık bir sapıklık içindeyimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ben o vakıt açık bir dalal içindeyim

Erhan Aktaş

"Öyle olsaydı dipnot 1 ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer başka ilahlar edinseydim.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Öyle olsaydı dipnot 1 ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer başka ilahlar edinseydim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Öyle olsaydı dipnot 1 ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer başka ilahlar edinseydim.

Gültekin Onan

"O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olurum."

Hasan Basri Çantay

"Şübhesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek) dir".

İbni Kesir

O takdirde ben de gerçekten apaçık bir sapıklık içerisinde olurum.

Mehmet Alagaş

(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu takdirde ben muhakkak apaçık bir sapıklık içinde olurum.

Süleyman Ateş

"O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum."

Süleymaniye Vakfı

Öyle yaparsam kesinlikle açık bir sapkınlık içinde olurum.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyle yapsam, açık bir sapıklık içinde olurum.

Şaban Britch

Üstelik ben o zaman apaçık sapıklıkta olurum.

Şaban Piriş

Üstelik ben o zaman apaçık sapıklıkta olurum.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"For then the work of the devil will have been manifest in me and I would have been led by the nose to the loss in the maze of error".

Abdul Haleem

Then I would clearly be in the wrong.

Abdullah Yusuf Ali

"I would indeed, if I were to do so, be in manifest Error.

Abul A'la Maududi

Surely in that case dipnot 1 I should indeed be in evident error.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    If I make them my gods in spite of knowing all this.

Aisha Bewley

In that case I would clearly be misguided.

Al-Hilali & Khan

"Then verily, I should be in plain error.

Ali Quli Qarai

Indeed then I would be in manifest error.

Amatul Rahman Omar

`Surely, in case (I do anything of the kind) I should be (falling) in (to) a clear error.

Arthur John Arberry

Surely in that case I should be in manifest error.

Bijan Moeinian

"I will be totally wrong by doing so. "

E. Henry Palmer

Verily, I should then be in obvious error;

Edip-Layth

"Then I would be clearly astray."

George Sale

Then should I be in a manifest error.

Hamid S. Aziz

"What! Shall I take besides Him gods whose intercession, if the Beneficent Allah should desire to afflict me with harm, shall not avail me aught, nor shall they be able to deliver me?

Mahmoud Ghali

Lo, surely (in that case) I should indeed be in evident error.

Marmaduke Pickthall

Then truly I should be in error manifest.

Mohamed Ahmed - Samira

In that case I would surely be in clear error.

Muhammad Asad

and so, behold, I would have indeed, most obviously, lost myself in error!

Mustafa Khattab

Indeed, I would then be clearly astray.

Progressive Muslims

"Then I would be clearly astray. "

Rashad Khalifa

"In that case, I would be totally astray.

Sahih International

Indeed, I would then be in manifest error.

Sam Gerrans

“Then should I be in manifest error.

Shabbir Ahmed

Then, behold, I would have been lost in error manifest.

Syed Vickar Ahamed

"If I do so, truly I will be (making) a clear mistake.

Taqi Usmani

In that case, I will be in open error indeed.

The Monotheist Group

"Then I would be clearly astray."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩