Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 29. ayet

Yâsîn suresi, 29. ayet. إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَإِذَا هُمْ خَٰمِدُونَ

in kânet illâ ṣayḥatev vâḥideten feiẕâ hüm ḫâmidûn.

Diyanet İşleri

Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 26–32 · surenin 29. ayeti / 83

Konu Kavmin helâki ve alay edenlerden ders Yâsîn 28–32 3

  1. Yâsîn 26–27

    (26-27) (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): "Cennete gir!" denildi. O da, "Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!" dedi.

  2. Yâsîn 28

    Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.

  3. 29

    Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.

  4. Yâsîn 30

    Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.

  5. Yâsîn 31

    Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

  6. Yâsîn 32

    Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

29. Yani onlara verdiğimiz ceza “ancak tek bir çığlıktan ibaretti.” Allah’ın meleklerinden birisinin kopardığı tek bir çığlık, tek bir sesti.

“Derhal alevi sönmüş ateşe döndüler.” Korkudan ve kapıldıkları dehşetten dolayı kalpleri paramparça oldu. Sesleri solukları kesildi, hareketsiz kaldılar ve durgunlaştılar. Bunca azgınlıktan, büyüklenmekten, yaratıkların en şereflilerine bu şekilde çirkin sözlerle karşılık verip onlara karşı zorbalık etmelerinden sonra cansız yere yığıldılar.

Yüce Allah kullara olan merhamet ve şefkatini dile getirerek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onun kavminin helak edilme kıssası ise sadece onlara gönderdiğimiz korkunç bir sesten ibarettir. Sonra onlar yanıp sönen ateşten geride bir iz kalmadığı gibi kendilerinden de geriye herhangi bir iz kalmamıştır.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in hayır
  2. كَانَتْ kanet oldu kök: كون
  3. إِلَّا illa sadece
  4. صَيْحَةًۭ sayhaten korkunç gürültü kök: صيح
  5. وَٰحِدَةًۭ vahideten bir tek kök: وحد
  6. فَإِذَا feiza hemen
  7. هُمْ hum onlar
  8. خَـٰمِدُونَ hamidune sönüverdiler kök: خمد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خمد (2 geçiş)

    Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Onlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Sadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.

  • Aynı kök: صيح (13 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O'ndan başka ilah yoktur. O, Rahman'dır, Rahim'dir.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bekledikleri), korkunç bir sesten ibarettir; bir de bakarsın ki yere serilirler.

Mustafa İslamoğlu

eğer bu gerekseydi, tek bir çığlık yeterli olurdu; o zaman da onlar sönmüş köz gibi kararıp küle dönerlerdi.

Muhammed Esed

hiçbir şey (gerekmiyordu), bir (ceza) çığlığından başka! Ve sonunda sessiz ve hareketsiz bir kül yığınına dönüverdiler.

Ahmed Hulusi

Sadece tek bir sayha oldu; onlar hemen sönüverdiler!

Ali Bulaç

(Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

Ali Özek ve heyeti

(Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.

Ali Rıza Safa

Yalnızca, benzersiz bir gürleme; işte, bir anda söndüler.

Bayraktar Bayraklı

Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Bir anda sönüverdiler.

Edip Yüksel

Sadece bir patlama... Hemen donakaldılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sadece bir patlama... Hemen donakaldılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O sadece bir sayha (gürültü) oldu; hemen sönüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

O yalnız bir sayha oldu derhal sönüverdiler.

Erhan Aktaş

Sadece bir sayha! dipnot 1 O zaman onlar sönenler oldular!

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Orduya gerek de yok. Onların hakkından gelmek için 'şiddetli bir ses, korkunç bir gürültü' yetti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sadece bir sayha! dipnot 1 O zaman onlar sönenler oldular!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Orduya gerek de yok. Onların hakkından gelmek için ‘şiddetli bir ses, korkunç bir gürültü' yetti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sadece bir sayha! dipnot 1 O zaman onlar sönenler oldular!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Orduya gerek de yok. Onların hakkından gelmek için ‘şiddetli bir ses, korkunç bir gürültü' yetti.

Gültekin Onan

(Ancak onlara) yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

Hasan Basri Çantay

(Onların yakalanması, yahud ukuubeti) birtek sayhadan başka (bir şeyle) değildi. Artık hemen sönü (b gidi) verenler (oldular).

İbni Kesir

Sadece, bir tek çığlık oldu. Ve onlar hemen sönüp gittiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Onları helâk eden) Korkunç sesten başka bir şey değildi. Bir anda sönüp gittiler.

Süleyman Ateş

Sadece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sadece yüksek bir ses olur; bakarsınız ki sönüveriyorlar.

Şaban Britch

Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.

Şaban Piriş

Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler.

Yaşar Nuri Öztürk

Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda söndüverdiler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

All it took was a single direful cry from heaven’s realm that stirred up a merciless blast extinguishing them and blotting them out of existence.

Abdul Haleem

there was just one blast, and they fell down lifeless.

Abdullah Yusuf Ali

It was no more than a single mighty Blast, and behold! they were (like ashes) quenched and silent.

Abul A'la Maududi

There was but a single Blast and suddenly they became silent and still. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These words contain a subtle satire. In their arrogance and pride of power and their strong antagonism towards the true faith, they thought they would annihilate the three Prophets and their followers, but, contrary to their plot, they were themselves annihilated by only one stroke of the divine punishment.

Aisha Bewley

It was but one Great Blast and they were extinct.

Al-Hilali & Khan

It was but one Saihah (shout) and lo! they (all) were still (silent,dead,destroyed).

Ali Quli Qarai

It was but a single Cry, and, behold, they were stilled [like burnt ashes]!

Amatul Rahman Omar

It was just a single blast and behold! they were all (extinct) like a (spark of) fire extinguished.

Arthur John Arberry

It was only one Cry and lo, they were silent and still.

Bijan Moeinian

A single blast was more than enough to destroy them all.

E. Henry Palmer

it was but a single noise, and lo! they were extinct.

Edip-Layth

For all it took was one scream, whereupon they were stilled.

George Sale

There was only one cry of Gabriel from heaven, and behold, they became utterly extinct.

Hamid S. Aziz

And We sent not down upon his people after him any hosts from heaven, nor do We need to send.

Mahmoud Ghali

Decidedly it was nothing except one Shout; then, only then, were they (utterly) extinct.

Marmaduke Pickthall

It was but one Shout, and lo! they were extinct.

Mohamed Ahmed - Samira

There was just one blast, and they were extinguished.

Muhammad Asad

nothing was [needed] but one single blast [of Our punishment] - and lo! they became as still and silent as ashes.

Mustafa Khattab

All it took was one ˹mighty˺ blast, and they were extinguished at once.

Progressive Muslims

For all it took was one scream, whereupon they were stilled.

Rashad Khalifa

All it took was one blow, whereupon they were stilled.

Sahih International

It was not but one shout, and immediately they were extinguished.

Sam Gerrans

It was only one Blast, and then were they extinguished.

Shabbir Ahmed

Nothing but a single Blast (of Requital), and behold! They were ashes, still and silent.

Syed Vickar Ahamed

It was not more than a single Mighty Blast (A powerful explosion), and look! They were (like ashes) put out (quiet) and silent.

Taqi Usmani

It was no more than a single Cry, and in no time they were extinguished.

The Monotheist Group

For all it took was one scream, whereupon they were stilled.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩