Diyanet İşleri
Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 3. ayet. نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَٰفِلِينَ
naḥnü neḳuṣṣu `aleyke aḥsene-lḳaṣaṣi bimâ evḥaynâ ileyke hâẕe-lḳur'ân. vein künte min ḳablihî lemine-lgâfilîn.
Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıssaların en güzeli ve Yûsuf'un rüyası Yûsuf 1–6 3
Elif Lam Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.
Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."
"İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
3. “Biz, sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz.” Çünkü bu kıssalar doğrudur, ibaresi akıcıdır ve anlamları pek güzeldir. Bunu da bizim sana vahyettiğimiz ve kendisi ile seni diğer peygamberlere üstün kıldığımız Kur’ân’ı vahyetmek suretiyle yapıyoruz. Bu ise Yüce Allah tarafından başlı başına bir lütuf ve bir ihsandır. “Halbuki sen, bundan önce habersiz olanlardandın.” Yani Kitabın ve imanın ne olduğunu, Allah sana vahiy göndermeden önce bilmezdin. Fakat Biz, onu kullarımız arasından kendisi ile dilediğimizi hidâyete ileteceğimiz bir nur kıldık.
Yüce Allah, bu Kur’ân’ın içerdiği kıssaları övüp onların kayıtsız şartsız anlatılan kıssaların en güzeli olduğunu ve hiçbir kitapta bu kıssaların Kur’ân-ı Kerim’deki gibi benzerleri bulunmadığını belirttikten sonra Yusuf’un, babasının ve kardeşlerinin kıssası olan o hem güzel, hem hayret verici kıssayı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Biz, bu Kur'an'ı sana indirerek, doğruluğuna, lafızlarının selametine ve belagatına dair kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Şüphesiz sen, Kur'an indirilmeden önce bu kıssalardan habersizdin, ve bir bilgi sahibi değildin.
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.
Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Şüphesiz bu Kur'an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: İhsan
(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…
Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmekle (eskilere dair) haberleri sana en güzel şekilde anlatıyoruz. dipnot 1 Elbette sen bundan önce habersizlerdendin.
Bu Kur'an'ı sana vahyetmekle Biz, sana naklettiklerimizi en güzel, en açık seçik bir biçimde nakletmiş oluyoruz: oysa ki sen, bu hitabtan önce (vahyin ne olduğundan) habersizdin.
Biz bu Kuran'ı sana vahyettikçe, (ey Peygamber,) bundan önce senin de (vahyin ne olduğundan) habersiz kimselerden olduğunu bilerek onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla açıklıyoruz.
Şu Kuran'ı (OKUnası, kavranılası metni) sana vahyederek (hakikatin olan Esma mertebesindeki ilimden bilincine yönlendirerek) biz (Esma özelliklerimiz itibarıyla biz), ibret verici olaylardan birini en güzel anlatımla sende açığa çıkartıyoruz. . . Önceden şüphesiz bu bilgi sana kapalıydı!
Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.
Biz bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, kıssaların en güzelini sana anlatmış oluyoruz; halbuki sen, önceden, bunlardan tamamıyla habersizdin.
Bu Kur'an'ı sana bildirerek, en güzel öyküleri sana anlatıyoruz. Oysa sen, daha önce bunlardan habersizdin.
Biz, bu Kur'an'ı sana vahyetmekle, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerdendin.
Sana bu Kuran'ı vahiy ederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.
Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.
Biz sana bu Kuran'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Doğrusu, senin bundan önce hiç haberin yoktu.
Sana bu Kur'anı vahyetmemizle biz bir kıssa anlatıyoruz ki ahsenülkasas senin ise doğrusu bundan evvel hiç haberin yoktu
Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.
Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.
Biz, Sana bu kuranı dipnot 1 iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.
Biz bu Kuran'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz; oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.
Biz sana bu Kur'anı (bu sureyi) vahyetmek suretiyle en güzel beyanı kıssa olarak anlatacağız. Halbuki sen daha evvel bundan elbet haberdar olmayanlardandın.
Biz; sana, bu Kur'an'ı vahyetmekle; kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki sen, daha önce bundan habersizdin.
(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.
Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.
Vahyettiğimiz bu ayet kümeleriyle en güzel kıssayı sana tam olarak anlatacağız. Daha önce sen bundan tamamen habersizdin dipnot 1 .
Şimdi, vahyettiğimiz bu ayet kümeleriyle sana hikayelerin en güzelini anlatacağız.Oysaki daha önce sen bundan tamamen habersizdin.
Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmişte haberdar olmadığın en güzel kıssaları sana anlatıyoruz.
Biz, sana bu Kur'an'ı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.
Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikayelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.
Bearing upon your present circumstances, We relate to you O Muhammad a most engaging story thought and felt in superlatives. It constitutes an integral part of the Quran We reveal to you, notwithstanding that before it you were unmindful of divine knowledge, true events and illumination and enlightenment.
We tell you [Prophet] the best of stories in revealing this Quran to you. Before this you were one of those who knew nothing about them.
We do relate unto thee the most beautiful of stories, in that We reveal to thee this (portion of the) Qur'an: before this, thou too was among those who knew it not.
(O Muhammad), by revealing the Qur'an to you We narrate to you in the best manner the stories of the past although before this narration you were utterly unaware of them dipnot 1 .
We tell you the best of stories in revealing this Qur’an to you, even though you were unaware of it before it came.
We relate unto you (Muhammad صلى الله عليه و سلم) the best of stories through Our Revelations unto you, of this Qur’ân. And before this (i.e. before the coming of Divine Revelation to you), you were among those who knew nothing about it (the Qur’ân).
We will recount to you the best of narratives in what We have revealed to you of this Qur’ān, and indeed prior to it you were among those who are unaware [of it].
We narrate (rightly) to you with the best explanation because We revealed to you this Qur'ân; otherwise you were of those not possessed of the (requisite) knowledge before this.
We will relate to thee the fairest of stories in that We have revealed to thee this Koran, though before it thou wast one of the heedless.
God, hereby, is going to reveal to you the best story ever told; and you knew nothing about it before its revelation.
We tell thee the best of stories, in inspiring thee with this Qur'an, though thou wert before it among the heedless.
We relate to you the best stories through what We have inspired to you in this Quran; and before it you were of those who were unaware.
We relate unto thee a most excellent history, by revealing unto thee this Koran, whereas thou wast before one of the negligent.
Verily, We have revealed it as a Lecture (a Quran) in Arabic; per chance (or possibly) you may understand.
We, Ever We, narrate to you the fairest of narratives in that We have revealed to you this Qur'an, and decidedly before it you were indeed one of the heedless.
We narrate unto thee (Muhammad) the best of narratives in that We have inspired in thee this Qur'an, though aforetime thou wast of the heedless.
Through the revelation of this Qur'an We narrate the best of histories of which you were unaware before.
In the measure that We reveal this Qur'an unto thee, [O Prophet,] We explain it to thee in the best possible way, seeing that ere this thou wert indeed among those who are unaware [of what revelation is].
We relate to you ˹O Prophet˺ the best of stories through Our revelation of this Quran, though before this you were totally unaware ˹of them˺.
We relate to you the best stories through what We have inspired to you in this Quran; and before it you were of those who were unaware.
We narrate to you the most accurate history through the revelation of this Quran. Before this, you were totally unaware.
We relate to you, [O Muúammad], the best of stories in what We have revealed to you of this Qur'an although you were, before it, among the unaware.
We relate to thee the best of stories in what We have revealed to thee of this Qur’an, though thou wast before it among those unaware.
We reveal this Qur'an to you (O Prophet), and explain it in the best possible way, seeing that before this you were indeed unaware of what Revelation is.
We relate to you the most beautiful of stories; From these (stories) We make it known to you this (part of) Quran: And before this, you were also from those who did not know it.
By revealing this Qur’an to you, we hereby narrate to you the best narrative, while before this you were among those unaware (of it).
We tell to you the best stories through what We have inspired to you in this Qur'an; and before it you were of those who were unaware.