Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 3. ayet

Yûsuf suresi, 3. ayet. نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

naḥnü neḳuṣṣu `aleyke aḥsene-lḳaṣaṣi bimâ evḥaynâ ileyke hâẕe-lḳur'ân. vein künte min ḳablihî lemine-lgâfilîn.

Diyanet İşleri

Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 1–6 · surenin 3. ayeti / 111

Konu Kıssaların en güzeli ve Yûsuf'un rüyası Yûsuf 1–6 3

  1. Yûsuf 1

    Elif Lam Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.

  2. Yûsuf 2

    Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  3. 3

    Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

  4. Yûsuf 4

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

  5. Yûsuf 5

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

  6. Yûsuf 6

    "İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. “Biz, sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz.” Çünkü bu kıssalar doğrudur, ibaresi akıcıdır ve anlamları pek güzeldir. Bunu da bizim sana vahyettiğimiz ve kendisi ile seni diğer peygamberlere üstün kıldığımız Kur’ân’ı vahyetmek suretiyle yapıyoruz. Bu ise Yüce Allah tarafından başlı başına bir lütuf ve bir ihsandır. “Halbuki sen, bundan önce habersiz olanlardandın.” Yani Kitabın ve imanın ne olduğunu, Allah sana vahiy göndermeden önce bilmezdin. Fakat Biz, onu kullarımız arasından kendisi ile dilediğimizi hidâyete ileteceğimiz bir nur kıldık.

Yüce Allah, bu Kur’ân’ın içerdiği kıssaları övüp onların kayıtsız şartsız anlatılan kıssaların en güzeli olduğunu ve hiçbir kitapta bu kıssaların Kur’ân-ı Kerim’deki gibi benzerleri bulunmadığını belirttikten sonra Yusuf’un, babasının ve kardeşlerinin kıssası olan o hem güzel, hem hayret verici kıssayı söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Biz, bu Kur'an'ı sana indirerek, doğruluğuna, lafızlarının selametine ve belagatına dair kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Şüphesiz sen, Kur'an indirilmeden önce bu kıssalardan habersizdin, ve bir bilgi sahibi değildin.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. نَحْنُ nehnu biz
  2. نَقُصُّ nekussu anlatıyoruz kök: قصص
  3. عَلَيْكَ aleyke sana
  4. أَحْسَنَ ehsene en güzelini kök: حسن
  5. ٱلْقَصَصِ l-kasasi kıssaların kök: قصص
  6. بِمَآ bima
  7. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyetmekle kök: وحي
  8. إِلَيْكَ ileyke sana
  9. هَـٰذَا haza bu
  10. ٱلْقُرْءَانَ l-kurane Kur'an'ı kök: قرا
  11. وَإِن vein ve oysa
  12. كُنتَ kunte sen idin kök: كون
  13. مِن min
  14. قَبْلِهِۦ kablihi ondan önce kök: قبل
  15. لَمِنَ lemine kimselerden
  16. ٱلْغَـٰفِلِينَ l-gafiline bilmeyen kök: غفل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Şüphesiz bu Kur'an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: İhsan

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde…

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmekle (eskilere dair) haberleri sana en güzel şekilde anlatıyoruz. dipnot 1 Elbette sen bundan önce habersizlerdendin.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada Hz. Yusuf kıssasının "kıssaların en güzeli" olmasına işaret edilmesinin yanında, anlatılan bütün kıssaların en güzel şekilde sunulduğuna dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Bu Kur'an'ı sana vahyetmekle Biz, sana naklettiklerimizi en güzel, en açık seçik bir biçimde nakletmiş oluyoruz: oysa ki sen, bu hitabtan önce (vahyin ne olduğundan) habersizdin.

Muhammed Esed

Biz bu Kuran'ı sana vahyettikçe, (ey Peygamber,) bundan önce senin de (vahyin ne olduğundan) habersiz kimselerden olduğunu bilerek onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla açıklıyoruz.

Ahmed Hulusi

Şu Kuran'ı (OKUnası, kavranılası metni) sana vahyederek (hakikatin olan Esma mertebesindeki ilimden bilincine yönlendirerek) biz (Esma özelliklerimiz itibarıyla biz), ibret verici olaylardan birini en güzel anlatımla sende açığa çıkartıyoruz. . . Önceden şüphesiz bu bilgi sana kapalıydı!

Ali Bulaç

Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.

Ali Özek ve heyeti

Biz bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, kıssaların en güzelini sana anlatmış oluyoruz; halbuki sen, önceden, bunlardan tamamıyla habersizdin.

Ali Rıza Safa

Bu Kur'an'ı sana bildirerek, en güzel öyküleri sana anlatıyoruz. Oysa sen, daha önce bunlardan habersizdin.

Bayraktar Bayraklı

Biz, bu Kur'an'ı sana vahyetmekle, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerdendin.

Edip Yüksel

Sana bu Kuran'ı vahiy ederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz sana bu Kuran'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Doğrusu, senin bundan önce hiç haberin yoktu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana bu Kur'anı vahyetmemizle biz bir kıssa anlatıyoruz ki ahsenülkasas senin ise doğrusu bundan evvel hiç haberin yoktu

Erhan Aktaş

Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, Sana bu kuranı dipnot 1 iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beyanı. Beyan, bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi demektir.

Gültekin Onan

Biz bu Kuran'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz; oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.

Hasan Basri Çantay

Biz sana bu Kur'anı (bu sureyi) vahyetmek suretiyle en güzel beyanı kıssa olarak anlatacağız. Halbuki sen daha evvel bundan elbet haberdar olmayanlardandın.

İbni Kesir

Biz; sana, bu Kur'an'ı vahyetmekle; kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki sen, daha önce bundan habersizdin.

Mehmet Alagaş

(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

Süleyman Ateş

Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şimdi, vahyettiğimiz bu ayet kümeleriyle sana hikayelerin en güzelini anlatacağız.Oysaki daha önce sen bundan tamamen habersizdin.

Şaban Britch

Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmişte haberdar olmadığın en güzel kıssaları sana anlatıyoruz.

Şaban Piriş

Biz, sana bu Kur'an'ı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikayelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Bearing upon your present circumstances, We relate to you O Muhammad a most engaging story thought and felt in superlatives. It constitutes an integral part of the Quran We reveal to you, notwithstanding that before it you were unmindful of divine knowledge, true events and illumination and enlightenment.

Abdul Haleem

We tell you [Prophet] the best of stories in revealing this Quran to you. Before this you were one of those who knew nothing about them.

Abdullah Yusuf Ali

We do relate unto thee the most beautiful of stories, in that We reveal to thee this (portion of the) Qur'an: before this, thou too was among those who knew it not.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), by revealing the Qur'an to you We narrate to you in the best manner the stories of the past although before this narration you were utterly unaware of them dipnot 1 .

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This was to impress indirectly on the unbelievers of Makkah the fact that the Messenger (peace be upon him) did not know anything about the story of the settlement of the Israelites in Egypt, but was being informed of this by revelation from Allah. This introduction was necessary because, as has been stated in the preface to this Surah, the disbelievers had put an abrupt question concerning this matter in order to expose the Prophet (peace be upon him) by this test. The answer is to this effect: Tell them, O Muhammad (peace be upon him), that, though you did not know anything about the settlement of the Israelites in Egypt before this, you have now received a revelation about this from Us.

Aisha Bewley

We tell you the best of stories in revealing this Qur’an to you, even though you were unaware of it before it came.

Al-Hilali & Khan

We relate unto you (Muhammad صلى الله عليه و سلم) the best of stories through Our Revelations unto you, of this Qur’ân. And before this (i.e. before the coming of Divine Revelation to you), you were among those who knew nothing about it (the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

We will recount to you the best of narratives in what We have revealed to you of this Qur’ān, and indeed prior to it you were among those who are unaware [of it].

Amatul Rahman Omar

We narrate (rightly) to you with the best explanation because We revealed to you this Qur'ân; otherwise you were of those not possessed of the (requisite) knowledge before this.

Arthur John Arberry

We will relate to thee the fairest of stories in that We have revealed to thee this Koran, though before it thou wast one of the heedless.

Bijan Moeinian

God, hereby, is going to reveal to you the best story ever told; and you knew nothing about it before its revelation.

E. Henry Palmer

We tell thee the best of stories, in inspiring thee with this Qur'an, though thou wert before it among the heedless.

Edip-Layth

We relate to you the best stories through what We have inspired to you in this Quran; and before it you were of those who were unaware.

George Sale

We relate unto thee a most excellent history, by revealing unto thee this Koran, whereas thou wast before one of the negligent.

Hamid S. Aziz

Verily, We have revealed it as a Lecture (a Quran) in Arabic; per chance (or possibly) you may understand.

Mahmoud Ghali

We, Ever We, narrate to you the fairest of narratives in that We have revealed to you this Qur'an, and decidedly before it you were indeed one of the heedless.

Marmaduke Pickthall

We narrate unto thee (Muhammad) the best of narratives in that We have inspired in thee this Qur'an, though aforetime thou wast of the heedless.

Mohamed Ahmed - Samira

Through the revelation of this Qur'an We narrate the best of histories of which you were unaware before.

Muhammad Asad

In the measure that We reveal this Qur'an unto thee, [O Prophet,] We explain it to thee in the best possible way, seeing that ere this thou wert indeed among those who are unaware [of what revelation is].

Mustafa Khattab

We relate to you ˹O Prophet˺ the best of stories through Our revelation of this Quran, though before this you were totally unaware ˹of them˺.

Progressive Muslims

We relate to you the best stories through what We have inspired to you in this Quran; and before it you were of those who were unaware.

Rashad Khalifa

We narrate to you the most accurate history through the revelation of this Quran. Before this, you were totally unaware.

Sahih International

We relate to you, [O Muúammad], the best of stories in what We have revealed to you of this Qur'an although you were, before it, among the unaware.

Sam Gerrans

We relate to thee the best of stories in what We have revealed to thee of this Qur’an, though thou wast before it among those unaware.

Shabbir Ahmed

We reveal this Qur'an to you (O Prophet), and explain it in the best possible way, seeing that before this you were indeed unaware of what Revelation is.

Syed Vickar Ahamed

We relate to you the most beautiful of stories; From these (stories) We make it known to you this (part of) Quran: And before this, you were also from those who did not know it.

Taqi Usmani

By revealing this Qur’an to you, we hereby narrate to you the best narrative, while before this you were among those unaware (of it).

The Monotheist Group

We tell to you the best stories through what We have inspired to you in this Qur'an; and before it you were of those who were unaware.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩