Diyanet İşleri
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 2. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
innâ enzelnâhü ḳur'ânen `arabiyyel le`alleküm ta`ḳilûn.
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıssaların en güzeli ve Yûsuf'un rüyası Yûsuf 1–6 3
Elif Lam Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.
Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
2. Bu Kitabın, dillerin en şereflisi ve en açık seçik olanı Arapça olarak indirilmiş olması da bu Kitabın açık ve anlaşılır oluşundandır. Bu Kitap, insanların gerek duyacağı faydalı bütün gerçekleri açıkça bildirmektedir. Bütün bu açıklık ve açıklamalar onu “anlayıp düşünesiniz diye”dir. Yani onun sınırlarını, usûl ve fürûunu, emir ve yasaklarını bilip akledesiniz diyedir. Eğer bunları kesin bir bilgi ile aklederseniz, kalpleriniz onları bilirse, azalarınızın salih amel işlemeleri ve ona itaat edip bağlanmaları sonucunu verir.
“Anlayıp düşünesiniz diye” buyruğu, onun üstün ve şerefli anlamları zihinlerinizde tekrarlana tekrarlana akıllarınız artsın ve böylelikle bir halden, ondan daha üstün ve daha mükemmel olan hallere intikal edip gelişesiniz anlamını da içermektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Araplar!- Şüphesiz biz, Kur'an ayetlerinin manalarını anlayasınız diye Arapça olarak indirdik.
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş)
(2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: عقل (49 geçiş)
"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. dipnot 1
Biz onu Arapça bir hitab olarak indirdik: belki bu sayede, kafanızı kullanırsınız.
Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümlersiniz.
Kesinlikle biz (El Esma ül Hüsna'nın işaret ettiği insanın hakikatindeki mertebeden - İlim mertebesinden bilincine) Arapça Kur'an (OKUnası, kavranılası metin) olarak inzal ettik Onu, aklınızla değerlendiresiniz diye.
Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an olarak indirdik; belki aklınızı kullanırsınız diye.
Aklınızı kullanasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız. dipnot 1
Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız.
Biz onu akıl erdirebilesiniz diye, bir Kur'an olmak üzere Arapça olarak indirdik.
Biz onu bir Kur'an olmak üzere Arabi olarak indirdik, gerek ki akıl irdiresiniz
Akledip anlamanız için onu Arapça bir kur'an dipnot 1 olarak gönderdik.
Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran dipnot 1 olarak gönderdik.
Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran dipnot 1 olarak gönderdik.
Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki akledesiniz.
Hakıykat biz onu, (manasına) akıl erdiresiniz diye, Arabca bir Kur'an olarak indirdik.
Doğrusu biz; onu akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur'an olarak indirdik.
(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.
Biz, onu akledip anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki anlayasınız.
Aklınızı kullanasınız / doğru bağlantılar kurasınız diye, biz onu Arapça kur'anlar /ayet kümeleri halinde dipnot 1 indirdik.
Belki aklınızı kullanırsınız diye, biz bunu Arapça kümeler dipnot 1 şeklinde indirdik.
Biz, onu akledip, anlayasınız diye Arapça Kur’an olarak indirdik.
Biz, onu anlayasınız diye Arapça Kur'an olarak indirdik.
Biz onu sana, aklınızı çalıştırasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
it is a Book We have revealed in Arabic literary form, that you people may hopefully comprehend its inimitability and employ the faculty of reason in forming conclusions.
We have sent it down as an Arabic Quran so that you [people] may understand.
We have sent it down as an Arabic Qur'an, in order that ye may learn wisdom.
We have revealed it as a Recitation dipnot 1 in Arabic that you may fully understand dipnot 2 .
We have sent it down as an Arabic Qur’an so that hopefully you will use your intellect.
Verily, We have sent it down as an Arabic Qur’ân in order that you may understand.
Indeed We have sent it down as an Arabic Qur’ān so that you may apply reason.
We have, indeed revealed this Qur'ân which explains its object eloquently well that you may abstain (from evils).
We have sent it down as an Arabic Koran; haply you will understand.
God has revealed this Book to you (Arab speaking people) in Arabic language (and not in an exotic language as you are demanding—as a miracle!) so that you understand it.
Verily, we have revealed it, an Arabic Qur'an; haply ye may understand.
We have sent it down an Arabic Quran/recitation, perhaps you will reason.
which We have sent down in the Arabic tongue, that peradventure ye might understand.
ALIF LAM RA. These are the verses (or symbols) of the Perspicuous (or clarifying) Book.
Surely We have sent it down as an Arabic Qur'an, that possibly you would consider.
Lo! We have revealed it, a Lecture in Arabic, that ye may understand.
We have sent it down as a clear discourse that you may understand.
behold, We have bestowed it from on high as a discourse in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.
Indeed, We have sent it down as an Arabic Quran[1] so that you may understand.[2]
We have sent it down an Arabic Quran, perhaps you will comprehend.
We have revealed it an Arabic Quran, that you may understand.
Indeed, We have sent it down as an Arabic Qur'an that you might understand.
We have sent it down as an Arabic recitation, that you might use reason.
Behold, We have sent it down in all clarity, in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.
Verily, We have sent it down as Arabic Quran, in order for you to (learn and) understand.
We have sent it down, as an Arabic Qur’an, so that you may understand.
We have sent it down an Arabic revelation, perhaps you will comprehend.