Diyanet İşleri
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.
Zilzâl suresi
Zilzâl suresi, 5. ayet. بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا
bienne rabbeke evḥâ lehâ.
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yerin haber vermesi, insanların bölük bölük çıkışı Zilzâl 4–6 3
(1-3) Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.
O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır.
Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükafatını görecektir.
Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 4–5. ayetler için yazılmıştır.
4. “İşte o gün yer, haberlerini anlatacaktır.” Amelde bulunanlar hakkında, kendisinin üzerinde işlemiş oldukları hayır ve şer türünden yaptıklarını bildirerek tanıklık edecektir. Zira yer de kullara karşı amelleri ile ilgili olarak şahitlikte bulunacak tanıklar arasındadır.
5. Bunun böyle olmasının sebebine gelince “çünkü bunu Rabbin ona vahyetmiştir.” Üzerinde işlenen amelleri haber vermesini emretmiş olacaktır. O da Rabbinin emrine karşı gelmeyecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Çünkü Allah Teâlâ ona bildirmiş ve ona bunu yapmayı emretmiştir.
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol"…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiş (bildirmiş olacak)tır. dipnot 1
zira senin Rabbin, ona (da emrini) vahyetmiştir.
Rabbinin vahyettiği şekilde.
Rabbinden ona vahiy ile.
Çünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir.
Rabbinin ona bildirmesiyle
Efendinin, ona bildirmesiyle.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Çünkü Efendin ona vahiy etmiştir.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Çünkü rabbın ona vahy eylemiştir
Çünkü Rabb'in ona vahyetmiştir. dipnot 1
Çünkü Rabb'in ona vahyetmiştir. dipnot 1
Çünkü Rabb'in ona vahyetmiştir. dipnot 1
Çünkü senin rabbin, ona vahyetmiştir.
Çünkü Rabbi kendisine (o vech ile) vahyetmişdir.
Çünkü Rabbın kendisine vahyetmiştir.
(1-8) Arz, sarsıntıyla sarsıldığında ve yer ağırlıklarını çıkardığında ve insan, bu arza olan nedir ki? dediğinde, o gün onun / arzın bütün haberleri anlatılır. Bu, Rabbinin ona / arza vahyetmesinden dolayıdır. O gün İnsanlar, amellerinin gösterilmesi için darmadağınık olarak ortaya çıkar yayılırlar / sadır olurlar , her kim az miktar / zerre miktar iyilik yapmışsa / hayır yapmışsa onu görür, her kim az miktar / zerre miktar şerlik yapmışsa / fenalık yapmışsa da onu görür.
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir (onun için başından geçenleri anlatır).
çünkü Rabbin bunları ona bildirmiş olur.
Çünkü senin Rabbin ona bunları bildirmiş olacaktır.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.
Featuring her obedience to Allah’s inspired command.
because your Lord will inspire it [to do so].
For that thy Lord will have given her inspiration.
for your Lord will have commanded her (to do so).
because your Lord has inspired it.
Because your Lord will inspire it.
for her Lord will have inspired her.
For your Lord will have inspired her (to do so).
for that her Lord has inspired her.
As Lord has commanded it.
because thy Lord inspires her.
That your Lord had inspired her to do so.
for that thy Lord will inspire her.
Because your Lord inspires her.
That your Lord has revealed to it.
Because thy Lord inspireth her.
For your Lord will have commanded it.
as thy Sustainer will have inspired her to do!
having been inspired by your Lord ˹to do so˺.
That your Lord had inspired it to do so.
That your Lord has commanded it.
Because your Lord has commanded it.
Because thy Lord has instructed it.
For your Lord will have sent His Command to her. (Progressive unfolding of the Divine Decree).
For that (Day), your (Mighty) Lord will have given her (the earth) His (Allah's) Order.
because its Lord will have so commanded it.
That your Lord had inspired her to do so.