Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 174. ayet

Âl-i İmrân suresi, 174. ayet. فَٱنقَلَبُوا۟ بِنِعْمَةٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَضْلٍ لَّمْ يَمْسَسْهُمْ سُوٓءٌ وَٱتَّبَعُوا۟ رِضْوَٰنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ ذُو فَضْلٍ عَظِيمٍ

fenḳalebû bini`metim mine-llâhi vefaḍlil lem yemseshüm sûüv vettebe`û riḍvâne-llâh. vellâhü ẕû faḍlin `ażîm.

Diyanet İşleri

Bundan dolayı Allah'tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 171–177 · surenin 174. ayeti / 200

Konu Uhud'un muhasebesi; şehitler diridir Âl-i İmrân 165–175 3

  1. Âl-i İmrân 171

    (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

  2. Âl-i İmrân 172

    Onlar yaralandıktan sonra Allah'ın ve Peygamberinin davetine uyan kimselerdir. Onlardan güzel davranıp iyilik edenlere ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara büyük bir mükafat vardır.

  3. Âl-i İmrân 173

    Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" dediler.

  4. 174

    Bundan dolayı Allah'tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir.

  5. Âl-i İmrân 175

    O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden korkun.

  6. Âl-i İmrân 176

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.

  7. Âl-i İmrân 177

    İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

174. “Sonra da kendilerine hiçbir zarar dokunmaksızın Allah’tan bir nimet ve lütuf ile döndüler.” Müşriklere de Allah Rasûlü’nün ve ashâbının onları karşılamak için çıktıkları ve onlar arasından savaştan geri kalanların pişman oldukları haberi ulaştı. Böylelikle Allah onların kalplerine korku saldı ve müşrikler de Mekke’ye dönmeye karar verdiler.

Mü’minler ise Allah’tan bir nimet ve bir lütuf ile geri döndüler. Çünkü Yüce Allah böyle bir halde Medine’nin dışına çıkma tevfikini onlara lütfettiği gibi, Rablerine tevekkül etmelerini de lütfetti. Diğer taraftan O, böylelikle onlara tam bir gaza yapmış gibi ecir de ihsan etti. Rablerine itaatleri sureti ile ihsanda bulunmaları ve O’na isyan etmekten sakınarak takvâlı davranmaları sebebi ile de onlar için çok büyük bir ecir vardır. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

«Hamrâu'l Esed» gazvesine çıktıktan sonra Allah katından büyük bir sevap, derecelerinin arttırılması, ölüm ve yaralanma kendilerine isabet etmeden düşmanlarından selamette olarak geri döndüler. Allah'a itaat etmeye sürekli olarak devam ederek ve O'na karşı gelmekten uzak durarak Allah'ın kendilerinden razı olacağı şeylere tabi oldular. Allah, Mümin kullarına karşı büyük lütuf sahibidir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱنقَلَبُوا۟ fenkalebu geri döndüler kök: قلب
  2. بِنِعْمَةٍۢ binia'metin bir ni'metle kök: نعم
  3. مِّنَ mine -tan
  4. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  5. وَفَضْلٍۢ ve fedlin ve bollukla kök: فضل
  6. لَّمْ lem
  7. يَمْسَسْهُمْ yemseshum kendilerine dokunmadı kök: مسس
  8. سُوٓءٌۭ su'un hiçbir kötülük kök: سوا
  9. وَٱتَّبَعُوا۟ vettebeu ve uydular kök: تبع
  10. رِضْوَٰنَ ridvane rızasına kök: رضو
  11. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın kök: اله
  12. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  13. ذُو zu sahibidir
  14. فَضْلٍ fedlin lutuf kök: فضل
  15. عَظِيمٍ azimin büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resulü ileride bize yine verir. Biz…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine), kendilerine hiçbir sıkıntı dokunmadan, Allah'ın nimet ve iyiliğiyle geri dönmüş, Allah'ın rızasına uymuşlardı. Allah büyük iyilik sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar, Allah'ın nimeti ve lütfu sayesinde kendilerine hiç bir zarar dokunmadan geri döndüler. Zira onlar Allah'ın rızasına taliptiler: zira Allah sınırsız lütuf sahibidir.

Muhammed Esed

ve Allah'ın lütfu ve nimeti ile (savaştan) bir zarara uğramadan döndüler: Çünkü onlar, Allah'ın rızası için çabalıyorlardı; ve Allah, yüceliğinde ve lütfunda sınırsızdır.

Ahmed Hulusi

Bu inanç nedeniyle kendilerine hiçbir zarar dokunmadan Allah'ın nimet ve fazlıyla geri döndüler. Allah rıdvanına tabi oldular. Allah Aziym fazl sahibidir.

Ali Bulaç

Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

(Nitekim o düşmanla karşılaşmak için çıktıktan sonra) kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, Allah'tan gelen bir nimet ve kârlı bir ticaret ile geri dönmüşler ve (bu hareketleriyle) Allah'ın rızasına da uymuşlardır. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.

Ali Rıza Safa

Bu yüzden, Allah tarafından bir nimet ve lütufla, onlara bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın hoşnutluğunu gözettiler. Çünkü Allah, Büyük Lütuf Sahibidir.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan, Allah'ın nimet ve keremiyle geri geldiler. Böylece Allah'ın rızasına uymuş oldular. Allah, büyük kerem sahibidir.

Edip Yüksel

Böylece, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, ALLAH'tan bir nimet ve lütufla geri döndüler. ALLAH'ın rızasını gözetmişlerdi. Büyük lütfun sahibi ALLAH'tır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Böylece, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, ALLAH'tan bir nimet ve lütufla geri döndüler. . ALLAH'ın rızasını gözetmişlerdi. Büyük lütfun sahibi ALLAH'tır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da kendilerine hiçbir keder dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ve lütuf ile geri döndüler ve Allah'ın hoşnutluğunun ardınca gittiler. Allah, daha da çok bir lütuf sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

sonra da kendilerine hiç bir keder dokunmaksızın Allahdan bir ni'met ve bir fazl ile avdet ettiler ve Allahın rızası ardınca gittiler, daha çok büyük bir fazlın sahibidir Allah

Erhan Aktaş

Ve Allah'tan gelen nimet ve lütufla kendilerine bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın rızasını kazandılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Allah'tan gelen nimet ve lütufla kendilerine bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın rızasını kazandılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Allah'tan gelen nimet ve lütufla kendilerine bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın rızasını kazandılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Gültekin Onan

Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Tanrı'dan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Tanrı'nın rızasına uydular. Tanrı, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine kendilerine hiç bir fenalık dokunmadan Allahdan ni'met (afiyet ve selamet) ve fazl (-u ticaret) ile geri geldiler. (Bu suretle) Allanın rızaasına da uymuş bulundular. Allah, çok büyük lutf-ü inayet saahibidir.

İbni Kesir

Sonra da kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan Allah'tan bir nimet ve bollukla geri döndüler. Allah'ın rızasına uydular. Ve Allah, çok büyük lutuf sahibidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah’ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir

Süleyman Ateş

Bundan dolayı Allah'tan bir ni'met ve bollukla geri döndüler, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadı. Ve Allah'ın rızasına uydular. Allah büyük lutuf sahibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra Allah'ın nimeti ve ikramı ile bir sıkıntı görmeden geri döndüler. Onlar, Allah'ı razı etmeye çalışıyorlardı. Allah, büyük ikram sahibidir.

Şaban Britch

Sonra kendilerine hiçbir kötülük dokunmaksızın Allah'tan bir nimet ve lütuf ile geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Şaban Piriş

Onlara bir kötülük dokunmadan Allah'tan olan bir nimet ve fazilet ile döndüler. Allah'ın rızasına uydular. Allah, fazilet ve azamet sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Böyle olduğu içindir ki, Allah'tan bir nimet ve lütufla geri döndüler, hiçbir kötülük dokunmamıştı onlara. Allah'ın rızasını izlediler. Allah çok büyük bir lütfun sahibidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Never was battle executed with greater determination, that the enemy had sensed and consequently fled from the rage of those whom they considered persecutors. There and then did the Muslims return, by the grace of Allah and His bounty, unharmed and not even touched physically in any way. They espoused the cause of Allah and His satisfaction and were consequently qualified to receive His blessings, and Allah’s bounty is plentiful, full flowing.

Abdul Haleem

returned with grace and bounty from God; no harm befell them. They pursued God’s good pleasure. God’s favour is great indeed.

Abdullah Yusuf Ali

And they returned with Grace and bounty from Allah: no harm ever touched them: For they followed the good pleasure of Allah: And Allah is the Lord of bounties unbounded.

Abul A'la Maududi

So they returned with a mighty favour and a great bounty from Allah having suffered no harm. They followed the good pleasure of Allah, and Allah is the Lord of great bounty.

Aisha Bewley

So they returned with blessings and bounty from Allah and no evil touched them. They pursued the pleasure of Allah. Allah’s favour is indeed immense.

Al-Hilali & Khan

So they returned with Grace and Bounty from Allâh. No harm touched them; and they followed the good Pleasure of Allâh. And Allâh is the Owner of Great Bounty.

Ali Quli Qarai

So they returned with Allah’s blessing and grace, untouched by any evil. They pursued the pleasure of Allah, and Allah is dispenser of a great grace.

Amatul Rahman Omar

Hence they returned with a mighty blessing from Allâh and a great bounty. They suffered no harm whatsoever, and they followed the good pleasure of Allâh. Indeed, Allâh is the Possessor of great bounty.

Arthur John Arberry

So they returned with blessing and bounty from God, untouched by evil; they followed the good pleasure of God; and God is of bounty abounding.

Bijan Moeinian

They returned gracefully back with no harm. God was pleased with them and God’s bounty is limitless.

E. Henry Palmer

Then they retired in favour from God and grace; no evil touched them; they followed the pleasure of God, and God is Lord of mighty grace.

Edip-Layth

So they came back with a blessing from God and a bounty, no harm would touch them. They had followed the pleasure of God, and God is the One with great bounty.

George Sale

Wherefore they returned with favour from God, and advantage; no evil befell them: And they followed what was well pleasing unto God; for God is endowed with great liberality.

Hamid S. Aziz

Then they returned with the favour and grace from Allah; no evil touched them; for they followed the pleasure of Allah, and Allah is Lord of infinite Bounty.

Mahmoud Ghali

So they turned over (Or: turned around) with favor from Allah and (His) Grace; no odious (disadvantage) did touch them; and they followed closely the all-blessed Satisfaction of Allah; and Allah is The of Owner of magnificent Grace.

Marmaduke Pickthall

So they returned with grace and favour from Allah, and no harm touched them. They followed the good pleasure of Allah, and Allah is of Infinite Bounty.

Mohamed Ahmed - Samira

And returned with God's favour and grace without harm, for they attended the pleasure of God; and great is the benevolence of God.

Muhammad Asad

- and returned [from the battle] with God's blessings and bounty, without having been touched by evil: for they had been striving after God's goodly acceptance - and God is limitless in His great bounty.

Mustafa Khattab

So they returned with Allah’s favours and grace, suffering no harm. For they sought to please Allah. And surely Allah is ˹the˺ Lord of infinite bounty.

Progressive Muslims

So they came back with a reward from their Lord and a bounty, no harm would touch them. And they had followed the pleasure of God, and God is the One with great pleasure.

Rashad Khalifa

They have deserved GOD's blessings and grace. No harm ever touches them, for they have attained GOD's approval. GOD possesses infinite grace.

Sahih International

So they returned with favor from Allah and bounty, no harm having touched them. And they pursued the pleasure of Allah, and Allah is the possessor of great bounty.

Sam Gerrans

So they returned with favour and bounty from God, evil not touching them. And they sought the approval of God; and God is possessor of tremendous bounty.

Shabbir Ahmed

They marched forward with conviction and returned with Allah's favor and blessings, and no harm touched them in either case. They sought Allah's Approval, and Allah is of Infinite Bounty.

Syed Vickar Ahamed

And they returned with grace and plenty from Allah: No harm even touched them: Because they followed the good pleasure of Allah: And Allah is the Owner of the greatest bounty.

Taqi Usmani

So, they returned with bounty from Allah, and grace, with no evil having even touched them, and submitted to the pleasure of Allah. Allah is the Lord of great bounty.

The Monotheist Group

So they came back with a recompense from God and a bounty, no harm would touch them. And they had followed the pleasure of God, and God is the One with great pleasure.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 174. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 174. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 174. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩