Mâide suresi

Mâide suresi, 2. ayet

Mâide suresi, 2. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُحِلُّوا۟ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ وَلَا ٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَلَا ٱلْهَدْىَ وَلَا ٱلْقَلَٰٓئِدَ وَلَآ ءَآمِّينَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّن رَّبِّهِمْ وَرِضْوَٰنًا وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَٱصْطَادُوا۟ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ أَن تَعْتَدُوا۟ وَتَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ وَلَا تَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tüḥillû şe`âira-llâhi vele-şşehra-lḥarâme vele-lhedye vele-lḳalâide velâ âmmîne-lbeyte-lḥarâme yebtegûne faḍlem mir rabbihim veriḍvânâ. veiẕâ ḥaleltüm faṣṭâdû. velâ yecrimenneküm şeneânü ḳavmin en ṣaddûküm `ani-lmescidi-lḥarâmi en ta`tedû. vete`âvenû `ale-lbirri vettaḳvâ. velâ te`âvenû `ale-l'iŝmi vel`udvân. vetteḳu-llâh. inne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Ka'be'ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoydular diye birtakımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 1–5 · surenin 2. ayeti / 120

Konu Akitler; helal ve haram yiyecekler; Kitap ehliyle evlilik Mâide 1–5 3

  1. Mâide 1

    Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.

  2. 2

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Ka'be'ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoydular diye birtakımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

  3. Mâide 3

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  4. Mâide 4

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helal kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  5. Mâide 5

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. “Ey iman edenler! Allah’ın şeairine” yani tazim edilmesini ve çiğnenmemesini emrettiği, dokunulmazlığı ve saygınlığı olan şeylere. Bir şeyin yasak edilmesi, hem onun işlenmesinin yasak olmasını, hem de onun helâl olduğu inancını taşımanın yasak olmasını kapsamaktadır. Dolayısı ile yasak, hem çirkin işi işlemeyi, hem de ona itikat etmeyi kapsar. İhramlıya haram kılınanlarla Harem bölgesi çerçevesinde haram kılınan şeyler de bu yasağın kapsamına dahildir.

Bunlar arasına Yüce Allah’ın nas ile zikrettiği: “Haram ay... ” da girmektedir. Yani bu ayda savaşmak ve bunun dışında çeşitli zulümler yapmak sureti ile onun haramlığını/saygınlığını çiğnemeyin. Nitekim Allah azze ve celle bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah katında gökleri ve yeri yarattığı günden beri ayların sayısı Allah’ın kitabında on ikidir. Onlardan dördü haram aylardır. İşte en doğru din budur. O halde bu aylarda nefislerinize zulmetmeyin.” (et-Tevbe, 9/36)

İlim adamlarının cumhuruna göre haram aylarda savaşmak yasağı, Yüce Allah’ın: “O Haram aylar çıkınca artık müşrikleri nerede bulursanız öldürün...” (et-Tevbe, 9/5) buyruğu ile ve mutlak olarak kâfirlerle savaşma emrinin yer aldığı diğer umumi buyruklarla ve yine mutlak olarak onlarla savaşmaktan geri kalma dolayısı ile tehdidi söz konusu eden buyruklarla, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Haram aylardan olan Zilkade ayında Taiflilerle savaşması şeklindeki tatbikatı gibi diğer delillerle nesh edilmiştir.

Diğer ilim adamları ise: Haram aylarda savaşma yasağı nesh olmuş değildir. Çünkü o, bu ve benzeri özel buyruklar ile yasaklanan bir husustur, demişler ve varid olan mutlak nasları buna göre yorumlamışlar ve: Mutlak naslar mukayyedlere göre açıklanır, demişlerdir. Bazıları da konuyu etraflı bir şekilde ele almış ve şöyle demişlerdir: Haram aylarda savaşı başlatmak caiz değildir, ancak savaşın devamı ve tamamlanması -eğer haram olmayan aylarda savaşa başlanmış ise- caizdir. Bunlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Taiflileri muhasarasını buna göre yorumlamışlardır. Çünkü onlarla savaşın başlangıcı Huneyn’de olmuştur ve bu da Şevval ayında gerçekleşmiştir. Bütün bu açıklamalar savunma maksadı güdülmeyen hücum amaçlı savaş ile ilgilidir. Şâyet kâfirler müslümanlara karşı savaş açacak olurlarsa müslümanların -ilim adamlarının icmaı ile- ister Haram aylarda olsun ister diğer aylarda olsun kendilerini savunma kastı ile savaşmaları caizdir.

“Hediye edilen kurbanlıklara” yani hac, umre veya bunun dışında Allah’ın Beytine hediye olarak gönderilen davar ve diğer hediyelere saygınlığını çiğneyerek ulaşmaları gereken yere ulaşmalarını engellemeyin. Hırsızlık veya başka bir yolla bunları almayın. Bunlara karşı herhangi bir kusurunuz olmasın. Yahut da onlara -ulaşması gereken yere ulaşmadan önce telef olma ihtimali dolayısı ile- güç yetiremeyecekleri yükleri taşıtmayın. Aksine onlara da onları götürenlere de gereği gibi saygı gösterin.

“Gerdanlıklar” ise hediye türlerinden özel bir türdür. Bu ise kendilerine gerdanlıklar örülen yahut da buna benzer bağlar yapılan hediyelik kurbanlıklardır. Yapılan bu gerdanlıklar Allah’ın şeâirini ızhar etmek, başkalarını da buna uymaya sevketmek, onlara bu konudaki sünneti öğretmek, böylelikle de hediyelik olduğu bilinerek gereken saygının gösterilmesini sağlamak için bu tür hediye hayvanların boyunlarına asılır. O bakımdan hediyeliklerin boynuna gerdanlık takmak sünnetten ve sünnet olan şeairdendir.

“Rablerinden hem bir lütuf hem de bir rıza arayarak Beyt-i Haram’a yönelip gelenlere” de “saygısızlık etmeyin.” Yani Beyt-i Haram’a gitmek kastı ile birlikte ticaret ve mubah kazanç yolları ile Allah’ın lütfunu aramak isteyen ya da hac, umre, tavaf, namaz kılma ve bunun dışındaki çeşitli ibadetlerle Allah'ın rızasını kazanmak kastı ile giden kimselere kötü bir masatla ilişmeyin, onları küçük düşürmeyin. Aksine bunlara gereği gibi ikramda bulunun, Rabbinizin Evine ziyaret etmek için gelenlere saygı gösterin. Bunun kapsamına Beytullaha ulaşan yolların güvenliğini sağlamak, oraya gitmek maksadı ile yola çıkanların huzur içinde ve rahat bir şekilde yolculuklarını yapmalarını sağlamak, onları öldürme ve diğer tehlikelere karşı emniyete almak, hem canlarından yana hem de mallarından -haksız vergilerin alınmayacağından, talan ve benzeri şekillerde mallarına zarar verilmeyeceğinden- yana emin olmalarını sağlamak da girmektedir.

Bu âyet-i kerime Allah’ın: “Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra artık onlar mescidi harama yaklaşmasınlar” (et-Tevbe, 9/28) buyruğu ile tahsis edilmiştir. Zira müşrik olan bir kimsenin harem bölgesine girmesine müsaade edilmez.

Allah’ın lütfunu yahut da onun rızasını arayarak Beytullaha gitmek isteyen kimselere herhangi bir saldırıda bulunmanın yasaklanışı ile bu âyetten tahsis edilen müşriklerin oraya girmelerinin yasak olması, orada masiyetler işlemek ve fesat çıkarmak için Allah’ın Evine gidenlere engel olunacağını göstermektedir. Zira bu, harem bölgesine saygı duymanın tamamlayıcı bir unsurudur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim orada zulüm ile ilhadı (haktan sapmayı) isterse, biz ona pek acıklı azabı tattırırız.” (el-Hac, 22/25)

Yüce Allah daha önce ihramlı iken avlanmayı yasakladığı için de burada: “İhramdan çıktığınız zaman artık avlanın” buyurmaktadır. Yani hac ya da umre kastı ile girdiğiniz ihramdan ve Harem bölgesinden çıkacak olursanız, avlanmanız helâl olur ve bu sebepten ötürü söz konusu olan haramlık ortadan kalkar. Haram kılmadan sonra gelen emir, eşyayı haram kılınmadan önceki haline geri çevirir.

“Sizi Mescid-i Haramdan alıkoydular diye bir topluluğa karşı beslediğiniz kin sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin” yani bir kavme olan kininiz, düşmanlığınız, onların sizi Mescid-i Haram’dan alıkoymaları dolayısı ile size yaptıkları haksızlık, sizi onlardan intikam almak kastı ile haksızlık yapmaya itmemelidir. Çünkü kula düşen Allah’ın emrine bağlı kalmak, kendisine karşı cinâyet ya da zulüm işlenmiş ve haksızlık edilmiş olsa dahi adalet yolunu izlemektir. Kendisine iftirada bulunana, iftirada bulunmak yahut kendisine hainlik edene hainlik etmek helâl değildir.

“İyilik ve takvâ üzere birbirinizle yardımlaşın” yani biriniz diğerine iyilik üzere yardımcı olsun. İyilik (البر), Allah’ın sevip razı olduğu, ister Allah hakları ile ilgili, ister kul hakları ile ilgili olsun zahir ve batın bütün güzel amelleri kapsayan bir isimdir. “Takvâ” ise burada, zahiri ve batıni amellerden Allah ve Rasûlü’nün hoşlanmadığı herbir şeyi terk etmeyi kapsayan bir isimdir. Yapılması emrolunan her bir hayrı yapmak yahut terk edilmesi emrolunmuş her bir kötülüğü terk etmek, kulun bizzat yerine getirmesi emredilen bir husus olduğu gibi, mü’min kardeşlerine bu hususta yardımcı olması da emredilen diğer bir husustur. O, bunu sağlayacak, bu hususta onları gayrete getirecek her türlü sözle ve her bir fiille mü’min kardeşlerine yardımcı olmalıdır.

“Günahta” kişiyi günaha ve vebal altına sokan masiyetleri işleme cesaretini göstermekte “ve haddi aşmada” can, mal ve ırzları hususunda diğer insanlara haksızlık etmekte “ise yardımlaşmayın.” Her bir masiyet ve zulümden kişinin kendisini alıkoyması gerektiği gibi, bunların terk edilmesini sağlamak için başkalarına da yardımcı olması gerekir.

“Allah’tan korkup sakının, şüphesiz Allah cezası pek şiddetli olandır” Kendisine isyan eden ve haramlarını işlemek cesaretini gösterenlere karşı cezası pek şiddetlidir. O halde, Allah’ın hem dünyevi hem uhrevi cezasının gelip sizi bulmaması için haram şeylerden uzak durun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey iman edenler! Allah'ın haram kılıp sizlerin hürmet etmenizi ve yüceltmenizi emrettiğini helal saymayın. Dikişli elbise giymek, Harem bölgesinde avlanmak gibi ihram yasaklarını işlemekten uzak durun. Haram aylarda (Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb) savaşmayı helal kılmayın. Harem bölgesinde Allah için hedy kurbanı kesilmek üzere gönderilen hayvanları gasp ve hırsızlık yoluyla helal görüp almayın. Yahut yerine varmasına engel olmayın. Boynunda hedy (kurbanı) olduğunu gösteren yün vb. örülmüş gerdan bulunan hayvanları helal sayıp el koymayın. Beytullah'ı ticaret kazancı ve Allah rızasını kazanmak için kastedip gelenlerin (canlarını) helal görüp onları öldürmeyin. Hac ya da umre için girdiğiniz ihramdan ve Harem bölgesinden çıktıktan sonra isterseniz avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan geri çevirenlere karşı olan kininiz onlara zulmetmeye ve adil davranmamaya sebep olmamalı. -Ey Müminler!- Emrolunduğunuz fiilleri yapmada ve yasaklanan şeyleri terk etmede birbirinizle yardımlaşın. Sahibine günah kazandıran masiyetlerde ve insanların canlarına, mallarına ve ırzlarına saldırma hususunda yardımlaşmayın. İbadetlerini yerine getirip isyan etmekten uzak kalarak yüce Allah'tan korkup sakının. Zira kendisine isyan edene karşı Allah'ın cezası çok şiddetlidir. O'nun cezasından korkup, sakının.

Kelimeler

52 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. لَا la
  5. تُحِلُّوا۟ tuhillu saygısızlık etmeyin kök: حلل
  6. شَعَـٰٓئِرَ şeaaira işaretlerine kök: شعر
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  8. وَلَا ve la ve
  9. ٱلشَّهْرَ ş-şehra aya kök: شهر
  10. ٱلْحَرَامَ l-harame haram kök: حرم
  11. وَلَا ve la ve
  12. ٱلْهَدْىَ l-hedye kurbana kök: هدي
  13. وَلَا ve la ve
  14. ٱلْقَلَـٰٓئِدَ l-kalaide gerdanlık(lı kurban)lara kök: قلد
  15. وَلَآ ve la ve
  16. ءَآمِّينَ ammine gelenlere kök: امم
  17. ٱلْبَيْتَ l-beyte Beyt-i kök: بيت
  18. ٱلْحَرَامَ l-harame Haram'a kök: حرم
  19. يَبْتَغُونَ yebtegune arzu ederek kök: بغي
  20. فَضْلًۭا fedlen lutfunu kök: فضل
  21. مِّن min
  22. رَّبِّهِمْ rabbihim Rablerinin kök: ربب
  23. وَرِضْوَٰنًۭا ۚ ve ridvanen ve rızasını kök: رضو
  24. وَإِذَا ve iza ve zaman
  25. حَلَلْتُمْ haleltum ihramdan çıktığınız kök: حلل
  26. فَٱصْطَادُوا۟ ۚ festadu avlanabilirsiniz kök: صيد
  27. وَلَا ve la
  28. يَجْرِمَنَّكُمْ yecrimennekum sizi itmesin kök: جرم
  29. شَنَـَٔانُ şenanu beslediğiniz kin kök: شنا
  30. قَوْمٍ kavmin bir topluma karşı kök: قوم
  31. أَن en dolayı
  32. صَدُّوكُمْ saddukum sizi çevirdiklerinden kök: صدد
  33. عَنِ ani
  34. ٱلْمَسْجِدِ l-mescidi Mescid-i kök: سجد
  35. ٱلْحَرَامِ l-harami Haram'dan kök: حرم
  36. أَن en
  37. تَعْتَدُوا۟ ۘ tea'tedu suç işlemeğe kök: عدو
  38. وَتَعَاوَنُوا۟ ve teaave nu ve yardımlaşın kök: عون
  39. عَلَى ala üzerinde
  40. ٱلْبِرِّ l-birri iyilik kök: برر
  41. وَٱلتَّقْوَىٰ ۖ ve ttekva ve takva kök: وقي
  42. وَلَا vela
  43. تَعَاوَنُوا۟ teaavenu yardımlaşmayın kök: عون
  44. عَلَى ala üzerinde
  45. ٱلْإِثْمِ l-ismi günah kök: اثم
  46. وَٱلْعُدْوَٰنِ ۚ vel'udvani ve düşmanlık kök: عدو
  47. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun kök: وقي
  48. ٱللَّهَ ۖ llahe Allah'tan kök: اله
  49. إِنَّ inne şüphesiz
  50. ٱللَّهَ llahe Allah'ın kök: اله
  51. شَدِيدُ şedidu çetindir kök: شدد
  52. ٱلْعِقَابِ l-ikabi azabı kök: عقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صيد (6 geçiş) · Aynı kök: برر (32 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş)

    Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı…

  • Aynı kök: قلد (4 geçiş) · Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah'ın sembollerine, dipnot 1 haram ay(lar)a, (hediye edilmiş) kurban(lar)a ve (onlardaki) gerdanlıklara, Rablerinin lütuf ve rızasını arayarak Saygın Ev'e (Kâbe'ye) dipnot 2 yönelmiş kişilere saygısızlık etmeyin! İhramdan çıkınca avlanın! Mescid-i Haram'dan sizi engelledikleri için bir topluma karşı öfke(niz) sizi haddi aşma suçuna sevk etmesin! dipnot 3 İyilik ve takvâ (duyarlılık) üzerine yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah azabı şiddetli olandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da dört kez geçen [şe‘âirullah] tamlaması, Mâide 5:2'de genelde "Allah'ın sembolleştirdiği değerler", Bakara 2:158'de "Safâ ve Merve", Hacc 22:30'da "Allah'ın saygın kıldığı (hacla ilgili) prensipler" ve Hacc 22:36'da ise "kurbanlık develer" için kullanılmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    [Beyt-i Haram] tamlaması, "Saygın Ev" anlamında [Mescid-i Haram] yani Kâbe'dir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: Mâide 5:8.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Allah'ın sembollerine, kutsal aya, gerdanları süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin ihsan ve rızasını isteyerek Beytu'l-Haram'a koşanlara karşı saygısızlık etmeyin! Ancak, hac ile ilgili sorumlulukları yerine getirdiğiniz zaman avlanın! Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara olan hıncınız, onlara saldırganlık yapmanıza yol açmasın; erdem ve takvada birbirinizle dayanışma içinde olun, günahkarca kötülük ve düşmanlıkta değil; artık Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: Çünkü Allah'ın cezası pek çetindir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Allahın koyduğu sembollere ve kutsal (Hac) ayına ve süslenmiş kurbanlıklara ve Rablerinin lütuf ve rızasını isteyerek Beytul-Harama koşanlara karşı saygısızlıkta bulunmayın; (ancak) hac göreviniz bittikten sonra serbestçe avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haramdan alıkoyanlara karşı öfkeniz, saldırganlık yapmanıza yol açmasın: erdemi ve ilahi sorumluluk bilincini geliştirmede birbirinizle yardımlaşın, kötülüğü ve düşmanlığı artırmada değil; Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: Ve unutmayın ki Allahın intikamı çetindir!

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler! ŞeairAllah'a (Allah nişanelerine, Allah'ı çağrıştırana - hissettirene), haram aylara, Beytullah'a hediye olunan kurbanlıklara, özel gerdanlıklı kurbanlara, Rablerinden bir fazl ve rıdvan isteyerek Beyt'e gelenlere, hürmetsizlik yapmayın. . . İhramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz. . . Mescid-i Haram'a (daha önce) girmenizi engellediler diye bir kavme olan nefretiniz, sizi haddi aşmaya sevketmesin. . . Birr ve takva üzere yardımlaşın; zulüm ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. . . Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun. . . Muhakkak ki Allah, Şediyd ül 'Ikab'dır (şiddetle kötülüğün sonucunu yaşatandır).

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'ın şiarlarına, haram olan ay'a, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu, dinî ) işaretlerine, haram aya, (Allah'a hediye edilmiş) kurbana, ondaki gerdanlıklara, Rablerinin lütuf ve rızasını arayarak Beyt-i Haram’a yönelmiş kimselere (tecavüz ve) saygısızlık etmeyin, ihramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Harâm'a girmenizi önledikleri için bir topluma karşı beslediğiniz kin sizi tecavüze sevketmesin! İyilik ve takvâ (Allah'ın yasaklarından sakınma) üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah'ın cezası çetindir.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın belirlediği simgelere, kutsal aya, süslenmiş kurbanlıklara ve Efendilerinin lütfunu ve O'nun hoşnutluğunu kazanmak için Kutsal Ev'e gelmiş olanlara saygısızlık etmeyin. Hac süresi sona erdikten sonra avlanabilirsiniz. Kutsal Yakarış Evi'nden sizi alıkoydukları için, bir topluma duyduğunuz öfke, sınırı aşmanıza yol açmasın. Gerçek erdemlilik ve sorumluluk bilinci konusunda yardımlaşın; suç işlemekte ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. Ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah'ın cezası çok yamandır.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Ne Allah'ın işaretlerine, ne haram aya, ne kurbana, ne gerdanlıklı kurbanlara, ne de Rabblerinin ihsanını arzu ederek Beyt-i Haram'a doğru gelenlere saygısızlık ediniz. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı beslediğiniz kin, sizi saldırıya sevketmesin. İyilik ve takva üzerinden yardımlaşınız; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayınız, Allah'tan sakınınız. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! Ne ALLAH'ın koyduğu dinsel törenlere, ne sınırlanmış aya, ne kurbana, ne onları işaretleyen çelenklere ve ne de Efendi'lerinin lütuf ve rızasını aramak için Sınırlanmış Ev'e doğru yola çıkanlara saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Sınırlanmış Mescit'ten çeviren bir topluluğa olan kininizden dolayı provokasyona gelip saldırganlaşmayın. İyilik ve erdemlilikte yardımlaşın. Kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezası çetindir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Konferans zamanında avlanma yasağı, sosyal ve psikolojik yönden barış ortamını hazırladığı gibi doğayı korumak amacını da güder. Mekke'de toplanan yüzbinlerce konferans katılımcısına avlanma izni verilmiş olsaydı, Konferans bölgesi doğal zenginliğini kısa sürede yitirecekti. 2:196.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! Ne ALLAH'ın koyduğu dinsel törenlere, ne kutsal aya, ne kurbana, ne onları işaretleyen çelenklere ve ne de Rab'lerinin lütuf ve rızasını aramak için Kutsal Ev'e doğru yola çıkanlara saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Kutsal Mescid'den çeviren bir topluluğa olan kininizden dolayı provakasyona gelip saldırganlaşmayın. İyilik ve erdemlilikte yardımlaşın. Kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezası çetindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, ne Allah'ın şearine, dini merasimlerine, ne haram aya, ne kurbanlık hediyelere, ne gerdanlıklarına, ne de Rablerinin gerek nimetini, gerekse hoşnutluğunu arayarak Beyt-i Haram'a doğru gelenlere sakın saygısızlık etmeyin! İhramdan çıktığınızda, isterseniz avlanın. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoydular diye bazılarına karşı beslediğiniz kin, sakın sizi tecavüze sevketmesin! İyilik ve takva sahibi olmada yardımlaşın, günah ve sınırı aşmada yardımlaşmayın! Allah'tan korkun; çünkü Allah'ın cezası çok çetindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! ne Allahın şeairine, ne şehri harama, ne kurbanlık hediyyelere, ne gerdanlıklarına ne de mevlalarının gerek fazlını ve gerek rızasını arayarak beyti harama doğru gelenlere sakın hurmetsizlik etmeyin, ihramdan çıktığınız zaman isterseniz avlanın, sizi Mescidi haramdan menettiler diye bir takımlarına karşı beslediğiniz kin sakın sizi tecavüze sevk etmesin, birr-ü takva üzere yardımlaşın, günah-ü taaddi üzere yardımlaşmayın, Allahdan korkun çünkü Allahın ıkabı çok şiddetlidir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'ın işaretlerine, dipnot 1 haram aya, kurbana, gerdanlıklara; dipnot 2 Rabb'lerinin lütuf ve rızasını dileyerek Beyt-i Haram'a gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi, Mescid-i Haram'dan alıkoymalarından dolayı bir halka olan kızgınlığınız, aşırı gitmenize neden olmasın. Günah ve düşmanlık üzerinde değil, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın. Allah'a karşı takvalı dipnot 3 olun. Kuşkusuz Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın belirlediği simgeleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Haccda yemek amacıyla ayrılan hayvanları belirleyen işaretleme.
  3. metne dön, dipnot 3
    Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın işaretlerine dipnot 1 , haram aya, kurbana, gerdanlıklara; dipnot 2 Rabb'lerinin lütuf ve rızasını dileyerek Beyt-i Haram'a gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi, Mescid-i Haram'dan alıkoymalarından dolayı bir halka olan kızgınlığınız, aşırı gitmenize neden olmasın. Günah ve düşmanlık üzerinde değil, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın belirlediği simgeleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hacda yemek amacıyla ayrılan hayvanları belirleyen işaretleme.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın işaretlerine dipnot 1 , haram aya, kurbana, gerdanlıklara; dipnot 2 Rabb'lerinin lütuf ve rızasını dileyerek Beyt-i Haram'a gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi, Mescid-i Haram'dan alıkoymalarından dolayı bir topluma olan kızgınlığınız, aşırı gitmenize neden olmasın. Günah ve düşmanlık üzerinde değil, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın belirlediği simgeleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hacda yenmek amacıyla ayrılan hayvanları belirleyen işaretleme.

Gültekin Onan

Ey inananlar, Tanrı'nın şiarlarına, haram olan aya, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a (doğru) gelenlere (ammiyn) sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Tanrı'dan korkup sakının. Gerçekten Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahın şeairine, haram olan aya, kurbanlık hediyyelere, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden hem bir ticaret, hem bir rızaa arayarak Beyt-i haraamı kasdedib gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin, ihramdan çıkdığınız vakit (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i haramdan men' etdiler diye bir kavme karşı beslediğiniz kin, sakın sizi tecavüze sevk etmesin. İyilik etmek, fenalıkdan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın. Günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın Allahdan korkun. Şübhesiz ki Allah, cezası çok çetin olandır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın nişanelerine, haram olan aya, hediye olan kurbanlığa, gerdanlıklı hayvanlara ve Rabblarından nimet, rıza taleb ederek Beyt'ül Haram'a gelenlere hürmetsizlik etmeyin. İhramdan çıkınca avlanın. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoydukları için bir kavme olan kininiz, siz haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın. Günah işlemek ve aşırı gitmek üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan sakının, muhakkak ki Allah'ın cezası şiddetlidir.

Mehmet Alagaş

(1-2) Ey iman edenler, akitlerinize vefalı olun, size okunanlar hariç ve ihramlı iken avlanılanı helal saymamak dışında evcil hayvanlar size helal kılındı, muhakkak ki Allah dilediği hükmü verir, ey iman edenler, Allah’ın ibadetlerin olmazsa olmazlarını ve haram ayları helal hale getirmeyin (zilkade zilhicce muharrem recep) kesilen kurban hediyelerine / hedy, onların kurbanlık olduklarına dair işaretlerine / Galail yine hürmetsizlik etmeyin, Beyt -ül Haramı emniyetli görerek orada Rablerinin maddi ve manevi hazinesini ve hoşnutluğunu arayanlara hürmetsizlik etmeyin, ihramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz, sizi mescid -i haramdan alıkoymaları ve haddi aşmaları, kin duyduğunuz topluluğa karşı sizi cürüm işlemeye sevk etmesin, iyilik ve sakınmak konularında yardımlaşın, kötülük ve düşmanlık konularında yardımlaşmayın, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah’ın misillemesi şiddetlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Allah’ın nişanelerine, haram aya, (Kâbe'ye hediye edilen) kurbana (yine hediyelik olduğuna işaret) gerdanlık takılan hayvanlara, Rablerinin lütfunu arayarak Beyt-i Haram'a yönelmiş kimselere (saldırı ve saygısızlığı), helal saymayın. İhramdan çıktığınız zaman avlanın. Sizi Mescid-i Haram’a girmenizi engellediği için bir topluma olan kininiz, aşırı gitmenize sebep olmasın. İyilik ve takva hususunda birbirinize yardımcı olun. Günah ve düşmanlık hususunda birbirinize yardım etmeyin. Allah’tan sakının/takvalı olun. Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, ne Allah'ın işaretlerine, ne haram aya, ne kurbana, ne gerdanlık(lı kurban)lara ve ne de Rablerinin lutuf ve rızasını arzu ederek Beyt-i haram'a doğru gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı beslediğiniz kin, sizi suç işlemeğe itmesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın, Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'a kulluğun simgelerine dipnot 1 , haram aylara, hacıların yanlarında getirdikleri kurbanlık hayvanlara, onlara takılan gerdanlıklara dipnot 2 , Rablerinin ikramını ve rızasını elde etmek için Kabe'ye yönelenlere saygısızlık etmeyin dipnot 3 . İhramdan çıktığınızda avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram'a girmenizi engellediler dipnot 4 diye bir topluluğa olan nefretiniz, sizi aşırılığa sürüklemesin. Erdemli olma ve takva /yanlışlardan korunma konusunda birbirinizle yardımlaşın ama günah ve taşkınlık konusunda yardımlaşmayın. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah'ın cezalandırması çetindir dipnot 5 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şeair; Allah'a kulluk etmeye vesile olan, saygı gösterilmesi ve korunması gereken belli işaret ve semboller anlamına gelir. Burada her ne kadar hac menasiki denen ve hac ibadetinin yapıldığı yerler olan Ka'be, Safa ile Merve, Arafat, Mina ve Müzdelife kast edilmiş olsa da aslında bunlar, ezan, Kur'an, mescitler vs gibi İslam dininin tüm simgelerini ve kutsallarını da kapsar. Çünkü Safa ile Merve'nin ve kurbanlık hayvanların da şeairullahtan olduğu beyan edilmiştir (Bakara 2/158, Hac 22/36). Başka bir ayette ise Allah Teala, şeairullaha yani kendi koyduğu simgelere saygı gösterilmesinin, kalplerin takvasına bağlı olduğunu bildirmiştir (Hac 22/32).
  2. metne dön, dipnot 2
    Harem bölgesinde kesilmek üzere götürülen hayvanlar "hedy" diye adlandırılır (Maide 5/95, Fetih 48/25). Bu ayetteki (الْقَلآئِدَ = el-kalaid) ise gerdanlıklar anlamındadır. Hedy kelimesinden hemen sonra gelmesi sebebiyle, tanınıp saygı gösterilsin diye o kurbanlıkların boynuna takılan özel süsler demektir.
  3. metne dön, dipnot 3
    "Saygısızlık etmeyin" şeklinde tercüme edilen ibare (لاَ تُحِلُّواْ= helal saymayın)'dır. Helal; mübah olan bir şey veya kişinin yapıp yapmamakta serbest olduğu eylemdir. Bu ayet, Safa ile Merve arasında say, hacıların kurban bayramında kesmek üzere getirdikleri kurbanlıklar (Hac 2/28) gibi Allah'a kulluğun sembollerinden olan şeylere saygısızlığı yasaklamaktadır (Bakara 2/158,196, Hac 22/32, 36). Haram aylar helal sayılamayacağı gibi herhangi bir zamanda ibadet için Mekke'ye gelenler de helal yani dokunulabilir sayılamaz.
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5
    Ayetteki (شديد =şedid), sıkı bağ kuran veya sıkıca bağlı demektir. Allah'ın ödülü veya cezası, kulun fiiline bağlıdır (En'am 6/160).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah'a kulluğun simgelerine, haram (yasak) ayına, hac kurbanına, gerdanlıklı kurbanlara dipnot 1 ve Rablerinin ikramını ve rızasını aramak için Kabe'ye yönelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram'dan men eden bir topluluğa duyduğunuz öfke, sakın sizi aşırılığa sevk etmesin. İyilikte ve kendinizi korumada (takvada) yardımlaşın ama günahta ve taşkınlıkta yardımlaşmayın. Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun çünkü Allah'ın cezası pek ağırdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ... Bir hayvanın kurban olarak belirlendiğini göstermek için boynuna takılan halka, nişan, işaret.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Allah’ın nişanelerine, haram aya, (Kâbe'ye hediye edilen) kurbana (yine hediyelik olduğuna işaret) gerdanlık takılan hayvanlara, Rablerinin lütfunu arayarak Beyt-i Haram'a yönelmiş kimselere saygısızlık edip (sınırlara) tecavüz etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanın. Sizi Mescidi Haram’a girmenizi engellediği için bir topluma olan kininiz, aşırı gitmenize sebep olmasın. İyilik ve takva hususunda birbirinize yardımcı olun. Günah ve düşmanlık hususunda birbirinize yardım etmeyin. Allah’tan sakının/takvalı olun. Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.

Şaban Piriş

- Ey iman edenler, Allah'ın nişanelerine, haram aya, kurbanlığa ve gerdanlık takılan hayvanlara, Rab'lerinden nimet ve rıza isteyerek Beyt-i Harama gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'a girmenizi engellediği için bir topluma olan kininiz, aşırı gitmenize sebep olmasın. İyilik ve takva hususunda yardımlaşın, günah ve düşmanlık hususunda yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'ın ibadet, iyilik ve güzellik alameti kıldığı şeylere, çarpışmanın yasak olduğu haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklara, Rablerinden bir lütuf ve rıza niyaz ederek Mescid-i Haram'a gelmiş olanlara saygısızlık etmeyin! İhramdan çıktığınız vakit avlanın. Bir topluluğun, sizi Mescid-i Haram'dan uzak tutmak için sergilediği kötülük, sizi saldırganlık ve düşmanlığa sakın itmesin! Hayırda erginlik/dürüstlük ve takva üzere yardımlaşın! Kötülük/çirkinlik, düşmanlık/saldırganlık üzere yardımlaşmayın. Allah'tan sakının! Kuşkunuz olmasın ki, Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues: Do not desecrate Allah’s religious rites* nor violate the Sacred Month** (unless attacked) or interfere with the offerings, nor disturb the garlands mantling them identifying the sacrifice nor obstruct the way against those seeking grace, being bound for the Sacrosanct House betaking themselves to Providence for His bounty. And when you have concluded the proceedings of Allah’s religious rites and divested yourselves of the pilgrim's garb and moved away from the environs of the Sacrosanct House, you may engage in the chase if you like. And let not your hatred of a people, once your enemies who malevolently obstructed your way to the Sacrosanct House, stir your emotions to retaliate. And unite in good will to effectuate moral virtue and piety and not in sin, transgression and impiety, and entertain the profound reverence dutiful to Allah; Who punishes severely.

Abdul Haleem

so, you who believe, do not violate the sanctity of God’s rites, the Sacred Month, the offerings, their garlands, nor those going to the Sacred House to seek the bounty and pleasure of their Lord––but when you have completed the rites of pilgrimage you may hunt. Do not let your hatred for the people who barred you from the Sacred Mosque induce you to break the law: help one another to do what is right and good; do not help one another towards sin and hostility. Be mindful of God, for His punishment is severe.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Violate not the sanctity of the symbols of Allah, nor of the sacred month, nor of the animals brought for sacrifice, nor the garlands that mark out such animals, nor the people resorting to the sacred house, seeking of the bounty and good pleasure of their Lord. But when ye are clear of the sacred precincts and of pilgrim garb, ye may hunt and let not the hatred of some people in (once) shutting you out of the Sacred Mosque lead you to transgression (and hostility on your part). Help ye one another in righteousness and piety, but help ye not one another in sin and rancour: fear Allah: for Allah is strict in punishment.

Abul A'la Maududi

Believers! Neither desecrate the symbols of (devotion to) Allah, dipnot 1 nor the holy month, nor the animals of offering, nor the animals wearing collars indicating they are for sacrifice, nor ill-treat those who have set out for the Holy House seeking from their Lord His bounty and good pleasure. dipnot 2 But once you are free from Pilgrimage obligations, you are free to hunt. dipnot 3 Do not let your wrath against the people who have barred you from the Holy Mosque move you to commit undue transgressions; dipnot 4 rather, help one another in acts of righteousness and piety, and do not help one another in sin and transgression. Fear Allah. Surely Allah is severe in retribution.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Whatever characteristically represents either a particular doctrine, creed, way of thought or conduct is recognized as its symbol. For example, official flags, uniforms of the armed forces, coins, notes and stamps are symbols used by governments so that their subjects - in fact all those who live within their sphere of influence - treat them with proper respect. Cathedrals, altars and crosses are symbols of Christianity. A special bunch of hair on the head, a special kind of bead-rosary and the temple are symbols of Hinduism. A turban, bracelet and Kirpan (a special dagger kept by the Sikhs) are symbols of the Sikh religion. The hammer and sickle are the symbols of Communism. The swastika has been the symbol of Aryan racialism. The followers of these ideologies are required to treat these symbols with respect. If a man insults any symbol associated with a particular ideology it is regarded as an act of hostility; and if the person concerned is himself a follower of that ideology then that insult is considered tantamount to an abandonment of, and a revolt against it. The expression 'sha'a'ir Allah' refers to all those rites which, in opposition to polytheism and outright disbelief and atheism, are the characteristic symbols of an exclusive devotion to God. Muslims are required to respect these symbols, regardless of the people among whom they are found, provided their underlying spirit is one of godliness and that they have not been tainted by either polytheistic or pagan associations. Hence, whenever a Muslim encounters something in either the creed or practice of a non-Muslim, which embodies any element of devotion and service to the One True God, he will identify himself with it and show respect to the symbols which represent it. For this true element in their religious life constitutes the point of agreement between them and the Muslims. The point of dispute is not that they serve God, but that they associate others in that service. It should be recalled that this directive to treat the symbols of God with due respect was given at a time when a state of belligerency existed between the Muslims and the polytheists of Arabia, and Makka was under the occupation of the latter. Polytheistic tribes from all over Arabia used to visit the Ka'bah for Pilgrimage, and the routes of many of these tribes were within the reach-of the Muslims if they decided to attack. It was in such circumstances that the Muslims were told that, even though those people were polytheists, they should not be molested if they were proceeding towards the 'House of God'; that they should not be attacked during the months of Pilgrimage; and that the animals which they were carrying for sacrificial offering should not be touched. The element of godliness which persisted in their otherwise distorted religious life deserved to be respected.
  2. metne dön, dipnot 2
    Following a general directive that the symbols of God should be treated with proper respect a few such symbols are mentioned specifically lest war fever lead even to the desecration of religious rites and symbols. The enumeration of these particular symbols does not mean that respect is due to these alone.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ihram is also one of the symbols of God and violation of any of the prohibitions which should be observed in that state is an act of sacrilege. The prohibition of hunting while in the state of ihram is mentioned in connection with the desecration of the symbols of God. When ihram is over, the prohibitions become void, and one is permitted to hunt.
  4. metne dön, dipnot 4
    The unbelievers had prevented the Muslims from visiting the Ka'bah. In fact, in violation of the ancient usage of Arabia they had even deprived them of their right to make Pilgrimage. As a result, the Muslims felt inclined to prevent the pagan tribes from making their pilgrimage by not letting them pass along the routes to Makka which lay close to the Islamic domains, and to attack their trading caravans during the time of Pilgrimage (Hajj). God prevented them from carrying out this plan through the revelation.

Aisha Bewley

You who have iman! do not profane the sacred rites of Allah or the sacred months, or the sacrificial animals, or the ritual garlands, or those heading for the Sacred House, desiring profit and good pleasure from their Lord. When you have come out of ihram, then hunt for game. Do not let hatred for a people who debar you from the Masjid al-Haram incite you into going beyond the limits. Help each other to goodness and taqwa. Do not help each other to wrongdoing and enmity. Have taqwa of Allah. Allah is severe in retribution.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Violate not the sanctity of the Symbols of Allâh, nor of the Sacred Month, nor of the animals brought for sacrifice, nor the garlanded people or animals[1], and others nor the people coming to the Sacred House (Makkah), seeking the bounty and good pleasure of their Lord. But when you finish the Ihrâm (of Hajj or ‘Umrah ), you may hunt, and let not the hatred of some people in (once) stopping you from Al-Masjid-Al-Harâm (at Makkah) lead you to transgression (and hostility on your part). Help you one another in Al-Birr and At-Taqwâ (virtue, righteousness and piety); but do not help one another in sin and transgression. And fear Allâh. Verily, Allâh is Severe in punishment.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not violate Allah’s sacraments, neither the sacred month, nor the offering, nor the necklaces, nor those bound for the Sacred House who seek their Lord’s grace and [His] pleasure. But when you emerge from pilgrim sanctity you may hunt for game. Ill feeling for a people should not lead you, because they barred you from [entering] the Sacred Mosque, to transgress. Cooperate in piety and Godwariness, but do not cooperate in sin and aggression, and be wary of Allah. Indeed Allah is severe in retribution.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not desecrate the symbols (that lead to the knowledge and realisation) of Allâh, nor any sacred month, nor the animals brought as an offering, nor those animals wearing necklaces (as a mark of sacrifice during the Hajj), nor those (Pilgrims) repairing to the Sacred House, seeking favour and grace of their Lord and (His) good pleasure. And when you are free from Pilgrimage, having taken off the Pilgrims garb and are off the Sacred Precincts you may go hunting. And do not let the enmity of a people (and your grievances) that they hindered you from the Masjid al-Harâm (- Holy Mosque at Makkah) incite you to transgression (against them). Help one another in righteousness and in warding off evil, but do not help one another to commit sin and transgression, and take Allâh as a shield. Surely, Allâh is Severe in retribution.

Arthur John Arberry

O believers, profane not God's waymarks nor the holy month, neither the offering, nor the necklaces, nor those repairing to the Holy House seeking from their Lord bounty and good pleasure. But when you have quit your pilgrim sanctity, then hunt for game. Let not detestation for a people who barred you from the Holy Mosque move you to commit aggression. Help one another to piety and godfearing; do not help each other to sin and enmity. And fear God; surely God is terrible in retribution.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, have not disrespect for the rituals established by Lord, nor the sacred months, nor the animals to be offered, nor the garlands marking them, nor the people who head for Mecca seeking purification from God. Once you performed the rituals, then you may start hunting. Do not let your hatred toward those who prevented you of pilgrimage to Mecca lead you to engage in hostility with them. Help each other in righteousness and in acting according to divine laws; do not encourage commitment of sins and disobedience of God. Fear you Lord as He is sever in punishment.

E. Henry Palmer

O ye who believe! do not deem the monuments of God to be lawful, nor the sacred month, nor the offering, nor its neck garlands, nor those who sojourn at the sacred house, craving grace from their Lord and His pleasure. But when ye are in lawful state again, then chase; and let not ill-will against the people who turned you from the Sacred Mosque make you transgress; but help one another in righteousness and piety, and do not help one another to sin and enmity; but fear God, - verily, God is keen to punish.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not violate God's decrees, nor the restricted month, nor the donations, nor what is regulated, nor maintainers of the Restricted Sanctuary who are seeking a bounty from their Lord and a blessing. When it is permitted for you, then you may hunt. Let not the hatred of another people, because they had barred you from the Restricted Temple, tempt you to aggress. Bond together in piety and righteousness, and do not bind together in sin and animosity. Be aware of God, for God's retribution is severe.

George Sale

O true believers, violate not the holy rites of God, nor the sacred month, nor the offering, nor the ornaments hung thereon, nor those who are travelling to the holy house, seeking favour from their Lord, and to please Him. But when ye shall have finished your pilgrimage; then hunt. And let not the malice of some, in that they hindered you from entering the sacred temple, provoke you to transgress, by taking revenge on them in the sacred months. Assist one another according to justice and piety, but assist not one another in injustice and malice: Therefore fear God; for God is severe in punishing.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Profane not the Symbols of Allah (things connected with the pilgrimage), nor the sacred month (of pilgrimage), nor the sacrificial offering, nor the garlands (decorating these animals), nor those who sojourn at the sacred house (Kaaba), craving the grace and pleasure of their Lord. But when you are clear of the sacred precincts and the pilgrim's garb then you may hunt again. And let not hatred against the people who once turned you from the Sacred Mosque tempt you to transgress; but help one another unto righteousness and pious duty. Help not one another unto sin and enmity; but fear (respect and keep your duty to) Allah. Verily, Allah is severe in punishment.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not violate the way marks of Allah, nor the Inviolable Month, nor the offering, nor the garlands, nor the ones repairing to the Inviolable Home seeking from their Lord Grace and all-blessed Satisfaction; and when you are not on pilgrimage, (Literally: when you have become legally permissible, i. e., no longer in the sanctified state of a pilgrim) then (go game) hunting. And do not let antagonism of a people who barred you from the Inviolable Mosque provoke you to transgress. And help one another to benignancy and piety, and do not help one another to vice and hostility, and be pious to Allah; surely Allah is strict in punishment.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Profane not Allah's monuments nor the Sacred Month nor the offerings nor the garlands, nor those repairing to the Sacred House, seeking the grace and pleasure of their Lord. But when ye have left the sacred territory, then go hunting (if ye will). And let not your hatred of a folk who (once) stopped your going to the inviolable place of worship seduce you to transgress; but help ye one another unto righteousness and pious duty. Help not one another unto sin and transgression, but keep your duty to Allah. Lo! Allah is severe in punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, do not violate the (sanctity of) offerings to God, nor the rites of the holy month, nor sacrificial cattle with garlands (that are brought to the Ka'bah), nor of the people who flock to the Holy House seeking the bounties of their Lord, and His pleasure. Hunt when you have laid aside the robe of the pilgrim. And do not let your hatred of a people who had barred you from the Holy Mosque lead you to aggression. But help one another in goodness and piety, and do not assist in crime and rebellion, and fear God. Surely God is severe in punishment.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Offend not against the symbols set up by God, nor against the sacred month [of pilgrimage], nor against the garlanded offerings, nor against those who flock to the Inviolable Temple, seeking favour with their Sustainer and His goodly acceptance; and [only] after your pilgrimage is over are you free to hunt. And never let your hatred of people who would bar you from the Inviolable House of Worship lead you into the sin of aggression: but rather help one another in furthering virtue and God-consciousness, and do not help one another in furthering evil and enmity; and remain conscious of God: for, behold, God is severe in retribution!

Mustafa Khattab

O believers! Do not violate Allah’s rituals ˹of pilgrimage˺, the sacred months, the sacrificial animals, the ˹offerings decorated with˺ garlands, nor those ˹pilgrims˺ on their way to the Sacred House seeking their Lord’s bounty and pleasure. When pilgrimage has ended, you are allowed to hunt. Do not let the hatred of a people who once barred you from the Sacred Mosque provoke you to transgress. Cooperate with one another in goodness and righteousness, and do not cooperate in sin and transgression. And be mindful of Allah. Surely Allah is severe in punishment.

Progressive Muslims

O you who believe, do not violate God's decrees, nor the restricted month, nor the donations, nor what is regulated, nor the safety made by the Restricted Sanctuary; for they are seeking a bounty from their Lord and a blessing. And when it is permitted for you, then you may hunt. And let not the hatred of another people; because they had barred you from the Restricted Temple; make you aggress. And bond together in piety and righteousness, and do not bind together in sin and aggression. And be aware of God, for God's retribution is severe.

Rashad Khalifa

O you who believe, do not violate the rites instituted by GOD, nor the Sacred Months, nor the animals to be offered, nor the garlands marking them, nor the people who head for the Sacred Shrine (Ka'bah) seeking blessings from their Lord and approval. Once you complete the pilgrimage, you may hunt. Do not be provoked into aggression by your hatred of people who once prevented you from going to the Sacred Masjid. You shall cooperate in matters of righteousness and piety; do not cooperate in matters that are sinful and evil. You shall observe GOD. GOD is strict in enforcing retribution.,

Sahih International

O you who have believed, do not violate the rites of Allah or [the sanctity of] the sacred month or [neglect the marking of] the sacrificial animals and garlanding [them] or [violate the safety of] those coming to the Sacred House seeking bounty from their Lord and [His] approval. But when you come out of iúram, then [you may] hunt. And do not let the hatred of a people for having obstructed you from al-Masjid al-îaram lead you to transgress. And cooperate in righteousness and piety, but do not cooperate in sin and aggression. And fear Allah ; indeed, Allah is severe in penalty.

Sam Gerrans

O you who heed warning: violate not the tokens of God, nor the inviolable month, nor the offering, nor the necklaces, nor the visitors to the inviolable house seeking the favour of their Lord and approval. And when you are permitted, then you may hunt. And let not hatred of a people who turned you away from the inviolable place of worship move you to commit injustice. And assist one another to virtue and prudent fear; and assist not one another in sin and enmity. And be in prudent fear of God; God is severe in retribution.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Do not violate the symbols set up by Allah, nor the Sacred Months (2:194), nor the gifts, nor the camels for use as transport or sacrifice, nor the garlands marking them, nor the people who proceed to the Sacred Sanctuary, Ka'bah, seeking Allah's Blessings and Approval. When you have completed the Hajj, you are free to hunt. Let not your hatred of a people lead you into transgression, because they prevented you from going to the Sacred Masjid (48:25). Help one another in acts of collective benefit and in being mindful of Allah, and do not help one another in deeds that hurt humanity and in creating a wedge between people. Be mindful of Allah's Laws. His Law of Requital is strong in grasping.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not change the holiness of the (sacred) Symbols of Allah, nor of the sacred Month of Ramadan, nor of the animals brought for sacrifice, nor of the garlands (for such animals or of the people), nor of the people coming to the Sacred House (in Makkah) seeking the bounty and the good pleasure of their Lord. But when you are away from the Sacred Grounds and (out) of the pilgrim clothes (I’hram ), you may hunt: And let not the hate of some people who (earlier) shut you out of the Sacred Mosque (in Makkah) lead you to overstepping your (own) limits (and bitterness on your part). You help one another in righteousness and in good deeds, but do not help one another in sin and evil: Fear Allah: Because Allah is strict in punishment.

Taqi Usmani

O you who believe, do not violate (the sanctity) of the Marks of Allah, nor of the sacred month, nor of the sacrificial animal, nor of the garlands, nor of those proceeding to the Sacred House, seeking the grace of their Lord and (His) Pleasure. When you are out of Ihrām, you may hunt. Malice against a people for their having prevented you from Al-Masjid-ul-Harām, should not cause you to cross the limits. Help each other in righteousness and piety, and do not help each other in sin and aggression. Fear Allah. Surely, Allah is severe at punishment.

The Monotheist Group

O you who believe, do not violate the symbols of God, nor the restricted month, nor the donations, nor what is regulated, nor the safety made by the Restricted Sanctuary; for they are seeking a bounty from their Lord and a blessing. And when it is permitted for you, then you may hunt. And let not the hatred of another people; because they had barred you from the Restricted Temple; make you aggress. And help each other in piety and righteousness, and do not help each other in sin and aggression. And be aware of God, for the retribution of God is severe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩