Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 182. ayet

Âl-i İmrân suresi, 182. ayet. ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ

ẕâlike bimâ ḳaddemet eydîküm veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.

Diyanet İşleri

"Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 179–185 · surenin 182. ayeti / 200

Konu "Allah fakirdir" diyenler; her canlı ölümü tadacak Âl-i İmrân 181–189 3

  1. Âl-i İmrân 179

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.

  2. Âl-i İmrân 180

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  3. Âl-i İmrân 181

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, "Tadın yangın azabını!" diyeceğiz.

  4. 182

    "Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

  5. Âl-i İmrân 183

    Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

  6. Âl-i İmrân 184

    Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

  7. Âl-i İmrân 185

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

182. Bu yaptıkları sadece kendi ellerinin önden gönderdikleri türlü rezil edici ve çirkin amellerin bir karşılığıdır. İşte bu amelleri onların azap görmelerine ve mükâfattan da mahrum kalmalarına sebep teşkil etmiştir.

Müfessirlerin naklettiklerine göre bu âyet-i kerimeler, yahudilerden bu sözleri söyleyen bir kesim hakkında inmiştir. Yine onların naklettiklerine göre bu sözleri söyleyen kişiler arasında Medine’de yahudilerin ileri gelen ilim adamı ve önderlerinden birisi olan Finhas b. Âzurâ’dır. Finhas şanı Yüce Allah’ın: “Allah’a güzel bir borçla borç verecek kimdir?” (el-Hadid, 57/11; el-Bakara, 2/245) buyruğu ile: “Şüphesiz ki Allah’a güzel bir borçla borç verenlerin ecirleri...” (el-Hadid, 57/18) buyruklarını işitince büyüklenerek ve Allah’a karşı küstahça bir tavırla bu sözleri söylemiştir. Allah onu kahretsin! Yüce Allah da onların bu sözleri söylediklerini naklederek bu işin onların görülmedik çirkin davranışlarından olmadığını haber vermektedir. Aksine onların geçmişte buna benzer pek çok çirkin davranışları da görülmüştür ki; bu da haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Buradaki “haksız yere” kaydı ile onların peygamberleri öldürmeye, yaptıkları bu işin son derece çirkinliğini bile bile cesaret gösterdiklerini, bu işi cahillikle ve şaşkınlıkla değil, aksine inatla karşı koyarak yaptıklarını ifade etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Yahudiler!- Bu azap kendi ellerinizle yaptığınız günah ve rezillikten dolayıdır. Şüphesiz Allah, kullarından hiçbirine zulmedici değildir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu
  2. بِمَا bima karşılığıdır
  3. قَدَّمَتْ kaddemet yapıp öne sürdürdüğünün kök: قدم
  4. أَيْدِيكُمْ eydikum sizin ellerinizin kök: يدي
  5. وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz
  6. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  7. لَيْسَ leyse asla değildir kök: ليس
  8. بِظَلَّامٍۢ bizellamin zulmedici kök: ظلم
  9. لِّلْعَبِيدِ lil'abidi kullara kök: عبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    (Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    (Ona), "İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir" (denir.)

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

  • Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"İşte bu, ellerinizin öne sunduğu şeyler yüzündendir." (denecektir). Elbette Allah kullara asla haksızlık edici değildir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Enfâl 8:51; Hacc 22:10.

Mustafa İslamoğlu

Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır. Unutmayın ki Allah'ın kullarına zulmetme ihtimali bulunmamaktadır!"

Muhammed Esed

ellerinizle işlediklerinizin karşılığı olarak; zira Allah, kullarına en ufak bir haksızlık yapmaz!"

Ahmed Hulusi

Bu (azap) kendi ellerinizle oluşturduklarınızın sonucudur. Allah, kullarında hak etmediklerini açığa çıkarmak suretiyle zulümde bulunmaz!

Ali Bulaç

Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten kullara zulmedici değildir.

Ali Özek ve heyeti

Bu, (dünyada iken) kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına karşı zâlim değildir.

Ali Rıza Safa

"Kendi elinizle yaptıklarınızın karşılığı, işte budur. Çünkü kuşkusuz, Allah, kullara haksızlık yapmaz!"

Bayraktar Bayraklı

"Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına zulmetmez."

Edip Yüksel

"Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur." Kuşkusuz ALLAH kullara karşı zalim değildir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur.' Kuşkusuz ALLAH kullara karşı zalim değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, sizin ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır ve Allah kullarına haksızlık yapan değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu sizin ellerinizin takdim ettiği ve Allahın zulümkar olmaması yüzündendir o kullara

Erhan Aktaş

Bu, ellerinizle yaptığınız şeylerin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, haksızlık edici değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, ellerinizle yaptığınız şeyin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, haksızlık edici değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, asla haksızlık edici değildir.

Gültekin Onan

Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Tanrı, gerçekten kullara zulmedici değildir.

Hasan Basri Çantay

Bu, ellerinizin öne sürdüğünün (yapdığınız günahların) karşılığıdır. Şüphesiz ki Allah kullarına haksızlık edici değildir.

İbni Kesir

Bu, yaptığınızın karşılığıdır. Allah kullarına asla zulmedici değildir.

Mehmet Alagaş

(180-186) Allah’ın haznesinden / fazlından verilenleri cimrilik ederek vermeyeneler hesap etmesinler ki böyle yapmak onlar için hayırdır, bilakis onlar için fenadır / şerdir, cimrilik ettikleri ne varsa kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır , semaların ve arzın mirası Allah’a aittir, Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Kesin olan şu ki Allah şu sözü işitti, dediler ki “Allah fakirdir biz zenginiz” bu dediklerini kaydediyoruz, haksız yere Resul öldürmelerini de kaydediyoruz ve diyoruz ki “yakıcı azabı tadın” bu size, ellerinizle takdim ettiklerinizden dolayıdır. Allah, kullarına, kesinlikle zulmedici değildir. O kimseler “Allah bize, ateşin yediği bir kurban getirinceye kadar Resule inanmayın diye söz verdi / ahdetti dediler (Biz bu sözü bekleyeceğiz ve bu olay olmadan gelen resule inanmayacağız) De ki benden önce de sizlere açık mucizelerle Resuller geldi ve bu dediklerinizi getirdi , eğer doğru sözlüyseniz söyleyin, niçin onlar katlettiniz? Eğer seni yalanlarlarsa (Yok öyle bir şey Resul falan öldürmedik derlerse) onlar senden önce de açık mucizelerle gelen Resulleri, sayfaları / zeburi ve aydın /nurlu kitabı da yalanladılar . Her nefis ölümü tadacaktır , kıyamet günü ecirleriniz tamı tamına ödenecektir , kim ateşten uzaklaştırılmışsa ve cennete girmişse işte o kurtulmuştur , dünya hayatı aldanmayla tüketilendir. Mallarınızla ve kendilerinizle sınanacaksınız önceki kitap verilenlerden ve müşriklerden çok eziyetli şeyler işiteceksiniz, eğer ki sabrederseniz ve sakınırsanız, bu da (sabredebilmek te) kesinlikle büyük işlerden biridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır. Allah, kullara asla zulmedici değildir.

Süleyman Ateş

"Bu, sizin ellerinizin yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, yaptıklarınıza karşılıktır. Allah kullarına haksızlık etmez".

Şaban Britch

Bu sizin ellerinizle hazırladığınızdır. Allah kullarına zulmedici değildir.

Şaban Piriş

Bu sizin ellerinizle hazırladığınızdır. Allah kullarına zulmedici değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu, kendi, ellerinizin üretip önden gönderdiği yüzündendir. Allah, kullara asla zulmedici değildir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"This is the train of evil that your wrongful and unclean hands have drawn after them. " Allah is not unjust to His servants,

Abdul Haleem

That is on account of what you stored up for yourselves with your own hands: God is never unjust to His servants.’

Abdullah Yusuf Ali

"This is because of the (unrighteous deeds) which your hands sent on before ye: For Allah never harms those who serve Him."

Abul A'la Maududi

That is in recompense for what you have done.' Allah does no wrong to His servants.

Aisha Bewley

That is on account of what you did. Allah does not wrong His slaves.

Al-Hilali & Khan

This is because of that (evil) which your hands have sent before you. And certainly, Allâh is never unjust to (His) slaves.

Ali Quli Qarai

That is because of what your hands have sent ahead, and because Allah is not tyrannical to the servants. ’

Amatul Rahman Omar

`This (punishment) is because of that which your own hands have sent forward, ' and the fact is that Allâh is not at all unjust to His servants.

Arthur John Arberry

that, for what your hands have forwarded, and for that God is never unjust unto His servants. '

Bijan Moeinian

"This is what you have earned. " God will never show any injustice to those who serve him.

E. Henry Palmer

this shall they suffer for what their hands have sent on before;- for, verily, God is no unjust one to His servants,-

Edip-Layth

This is for what their hands have brought forth, and God does not wrong the servants.

George Sale

This shall they suffer for the evil which their hands have sent before them; and because God is not unjust towards mankind;

Hamid S. Aziz

This shall they suffer for what their hands have sent on before: - for verily, Allah is no oppressor to His servants,

Mahmoud Ghali

That (is) for what your hands have forwarded and that Allah is not unjust (The Arabic adjective here is in the strong from) to (His) slaves.

Marmaduke Pickthall

This is on account of that which your own hands have sent before (you to the judgment). Allah is no oppressor of (His) bondmen.

Mohamed Ahmed - Samira

This is (requital) for the deeds you had committed, for God is not unjust to any of His creatures.

Muhammad Asad

in return for what your own hands have wrought - for never does God do the least wrong to His creatures!"

Mustafa Khattab

This is ˹the reward˺ for what your hands have done. And Allah is never unjust to ˹His˺ creation."

Progressive Muslims

This is for what their hands have brought forth, and God does not wrong the servants.

Rashad Khalifa

"This is the consequence of your own works." GOD is never unjust towards the people.

Sahih International

That is for what your hands have put forth and because Allah is not ever unjust to [His] servants. "

Sam Gerrans

For it is that your hands sent ahead, and that God is not unjust to the servants!”)

Shabbir Ahmed

This, because of what you have earned with your own hands. Allah is never a tyrant over His servants.

Syed Vickar Ahamed

"This is because of the (evil deeds) which your hands sent on before you: For Allah never harms those who serve Him. "

Taqi Usmani

This is due to what your hands sent ahead and that Allah is not cruel to His servants."

The Monotheist Group

This is for what their hands have delivered, and God does not wrong the servants.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 182. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 182. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 182. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩