Diyanet İşleri
(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
Enfâl suresi
Enfâl suresi, 51. ayet. ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ
ẕâlike bimâ ḳaddemet eydîküm veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.
(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar Enfâl 49–58 3
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti.
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.
(Ey kafirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. Bu azaba çarptırılmanız, Rabbinizin size bir haksızlığı ve bir zulmü dolayısı ile değildir. Bunun tek sebebi dünyada iken işlemiş olduğunuz günahlardır. Bunlardan dolayı bu azap ile karşı karşıyasınız.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Kâfirler!- Ruhlarınız alınırken karşılaştığınız bu elem verici azap, kabirdeki yakıcı azap ve ahiretteki azap; sizin dünyada kendi ellerinizle işledikleriniz sebebiyledir. Allah insanlara zulmetmez. O ancak insanların arasında adaletle hükmeder. O, adil bir hüküm vericidir.
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
"Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
(Ona), "İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir" (denir.)
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.
Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: ليس (89 geçiş)
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Aynı kök: ليس (89 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: يدي (120 geçiş)
Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte bu, ellerinizin öne sunduğu şeyler yüzündendir. Şüphesiz ki Allah kullarına asla haksızlık edici değildir. dipnot 1
bu, öz ellerinizle işlediklerinizin karşılığıdır; değilse Allah'ın kullarına haksızlık yapma ihtimali bulunmamaktadır.
"kendi ellerinizle işlediğiniz (günahların) karşılığıdır bu; yoksa Allah asla kullarına haksızlık yapmaz!"
"Bu, yaptıklarınızın getirisidir! Allah, kullarına zulmedici değildir!"
Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir.
İşte bu, ellerinizle yaptığınız yüzündendir, yoksa Allah kullara zulmedici değildir.
"Kendi elinizle yaptıklarınızın karşılığı, işte budur. Çünkü kuşkusuz, Allah, kullara haksızlık yapmaz!"
İşte bu, ellerinizle yapıp ettikleriniz yüzündendir. Şüphesiz Allah, kullara zulmedici değildir.
"Bu, ellerinizin yaptığına karşılıktır. ALLAH elbette kullara zalim değildir."
'Bu, ellerinizin yaptığına karşılıktır. ALLAH elbette kullara zalim değildir.'
Bu, sizin kendi ellerinizle önceden yaptıklarınızın karşılığı ve Allah'ın kullarına haksızlık etmemesindendir.
Bu işte sizin kendi ellerinizin takdim ettiği yüzünden ve Allahın kullarına zulümkar olmadığındandır.
İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.
İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.
İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah kullarına asla haksızlık etmez.
Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği (işler) yüzündendir. Yoksa kuşkusuz Tanrı kullara zulmedici değildir.
Bunun sebebi, ellerinizin önce yapdığıdır, bir de Allahın, kullarına hakikaten zulümkar olmadığıdır.
İşte bu; ellerinizin yaptığının karşılığıdır. Muhakkak ki Allah; kullarına asla zulmedici değildir.
(49-54) Bir vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar / maraz olanlar; şunları dinleri aldattı (bu hale getirdi) dediler. Kim Allah’a tevekkül eder / vekil tayin ederse muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Hele kafirleri vefat ederlerken bir görsen, melekler onların yüzlerine ve artlarına vururlar, yangın azabını tadın , i şte bu, ellerinizle sunduklarınızdan / takdim ettiklerinizden dolayıdır, Allah kullarına zulüm edici değildir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Allah’ın ayetlerini inkâr ettiler ve Allah ta onları günahları ile aldı. Muhakkak Allah sağlamdır, azabı şiddetlidir. İşte bu, Allah’ın, ta ki onlar kendilerini değiştirinceye kadar, bir kavme verdiği nimeti değiştirmemesinden dolayıdır, muhakkak ki Allah işitendir, bilendir / bilgedir. Tıpkı öncekileri olan firavun ailesi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladılar, günahları nedeniyle onları helak ettik, firavun ailesini suda boğduk, hepsi zalim idiler.
(Ey kâfirler!) Bu, sizin ellerinizin önceden yaptığının karşılığıdır. Yoksa, Allah kullarına zulmedici değildir.
"İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah, kullara zulmedici değildir."
"Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına asla haksızlık etmez dipnot 1 ."
Siz, ne ettiyseniz onu buldunuz. Allah, hiçbir kuluna haksızlık yapmaz.
Bu kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır. Allah, kullarına zulmedici değildir.
Bu kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır diyerek canlarını alırken bir görseydin! Allah, kullarına zulmedici değildir.
"İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir. Allah, kullara asla zulmetmez."
"This is in the train of the evil deeds your wrongful and unclean have committed, and Allah is not unjust to His servants".
This is caused by what your own hands have stored up for you: God is never unjust to His creatures.’
"Because of (the deeds) which your (own) hands sent forth; for Allah is never unjust to His servants:
This is your punishment for what your hands wrought. Allah is not unjust in the least to His creatures.'
That is for what you did. Allah does not wrong His slaves.’
"This is because of that which your hands had forwarded. And verily, Allâh is not unjust to His slaves."
That is because of what your hands have sent ahead, and because Allah is not tyrannical to the servants. ’
`This (punishment) is because of (the deeds) which your (own) hands have sent forward and (know) Allâh is by no means unjust to His servants. '
that, for what your hands have forwarded, and for that God is never unjust unto His servants. '
"This [misfortune] is what you, yourselves, have earned as God is not unjust towards His servants. "
that is for what your hands have sent on before; and for that God is no unjust one towards his servants. '
"This is for what your hands have put forth, and God does not wrong the servants."
This shall ye suffer for that which your hands have sent before you; and because God is not unjust towards his servants.
This is for what your hands have sent on before you; and know that Allah is no tyrant to his servants. "
That (is) for what your hands have forwarded, and for that Allah is not in the least unjust to (His) slaves.
This is for that which your own hands have sent before (to the Judgment), and (know) that Allah is not a tyrant to His slaves.
For what you have brought upon yourselves. " God is surely not unjust to His creatures, (they are unjust to themselves).
in return for what your own hands have wrought - for, never does God do the least wrong to His creatures!"
This is ˹the reward˺ for what your hands have done. And Allah is never unjust to ˹His˺ creation."
"This is for what your hands have put forth, and God does not wrong the servants. "
"This is a consequence of what your hands have sent forth. GOD is never unjust towards the creatures."
That is for what your hands have put forth [of evil] and because Allah is not ever unjust to His servants. "
“For it is that your hands have sent ahead, and that God is not unjust to His servants!”
"It is the result of your deeds that you sent forth with your own hands. Allah is never a tyrant to His servants."
"This is because of what your hands sent forward: Verily, Allah is never unjust to His servants:
That is due to what your hands sent ahead, and that Allah is not cruel to (His) servants."
"This is for what your hands have delivered, and God does not wrong the servants."