Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 180. ayet

Âl-i İmrân suresi, 180. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ هُوَ خَيْرًا لَّهُم بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا۟ بِهِۦ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

velâ yaḥsebenne-lleẕîne yebḫalûne bimâ âtâhümü-llâhü min faḍlihî hüve ḫayral lehüm. bel hüve şerrul lehüm. seyüṭavveḳûne mâ beḫilû bihî yevme-lḳiyâmeh. velillâhi mîrâŝü-ssemâvâti vel'arḍ. vellâhü bimâ ta`melûne ḫabîr.

Diyanet İşleri

Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 177–183 · surenin 180. ayeti / 200

Konu Küfürde yarışanlar, mühlet ve cimrilik Âl-i İmrân 176–180 3

  1. Âl-i İmrân 177

    İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

  2. Âl-i İmrân 178

    İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

  3. Âl-i İmrân 179

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.

  4. 180

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  5. Âl-i İmrân 181

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, "Tadın yangın azabını!" diyeceğiz.

  6. Âl-i İmrân 182

    "Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

  7. Âl-i İmrân 183

    Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

180. Cimrilik edenler yâni Allah’ın lütfundan kendilerine vermiş olduğu mal, mevki, ilim vb. gibi Allah’ın bağışı ve ihsanı olup da kendilerine zarar vermeyecek şekilde bunları kullarına vermelerini emretmiş olduğu şeyleri vermeyerek cimrilik yapanlar, bunları alıkoyanlar ve Allah’ın kullarından bunları esirgeyerek yaptıkları bu işin kendileri için hayırlı olduğunu zannedenler böyle zannetmesinler. Aksine bu, onlar için hem dünyalarında hem dinlerinde hem hâlihazırdaki hayatlarında, hem de uhrevi hayatlarında bir şerdir, kötülüktür.

“Cimrilik ettikleri şeyler, Kıyamet günü boyunlarına bir halka olarak geçirilecektir.” Yâni cimrilik ederek vermedikleri o şeyler, kendisi ile azap görecekleri bir halka olarak boyunlarına geçirilecektir. Nitekim sahih bir hadiste şöyle geçmektedir: “Cimri kimseye Kıyâmet gününde malı başında tüy bulunmayan, gözleri üzerinde siyah iki nokta bulunan büyük bir yılan şeklinde gösterilir. Bu yılan onu çenesinden yakalayarak: “Ben senin malınım, ben senin hazinenim” der.” Daha sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunun doğruluğunu dair de bu âyet-i kerimeyi okumuştur. İşte bu kimseler, cimriliklerinin kendilerine fayda sağlayacağını ve işlerine yarayacağını zannetmişlerdir. Ama iş onların aleyhine dönmüş ve kendilerine en büyük zarar ve cezanın sebebi olmuştur.

“Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır.” Yâni mülkün mutlak mâliki O’dur. Bütün mülkler ise asıl mâlikine döner. Kullar ise beraberlerinde ne bir dirhem, ne bir dinar ne de bunun dışında herhangi bir mal olmaksızın gideceklerdir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Yeryüzüne ve üzerindekilerine elbet biz mirasçı oluruz ve onlar yalnız Bize döndürülürler.” (Meryem, 19/40) Yüce Allah’ın (cimrilik etmeme konusunda) ilk sebep ile son sebebi nasıl söz konusu ettiği üzerinde dikkatle düşünelim. Ki bunların her birisi de kulun Allah’ın kendisine ihsan ettiklerini esirgeyerek cimrilik etmemesini gerektirmektedir. Şöyle ki:

Önce Allah, insanın elinde ve yanında bulunanların Allah’ın bir lütuf ve bir nimeti olduğunu, bunların kulun mülkü olmadığını haber vermiştir. Aksine Allah’ın lütuf ve ihsanı olmasaydı bu servetten insan eline hiçbir şey geçmezdi. Onun bunu alıkoyup infak etmemesi, Allah’ın lütuf ve ihsanını engellemesi demektir. Diğer taraftan Allah’ın ona ihsanda bulunması, onun da Allah’ın kullarına ihsanda bulunmasını gerektirmektedir. Nitekim Yüce Allah: “Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsanda bulun” (el-Kasas, 28/77) buyurmaktadır. Buna göre elinde bulunan nimetlerin kesinlikle Allah’ın lütfu olduğunu bilen bir kimse, kendisine zarar vermeyen, aksine kalbinde ve malında ona fayda sağlayan, imanını artıran ve pek çok afetlerden korunmasına sebep teşkil eden ihtiyaç fazlasını engellemez.

Daha sonra Yüce Allah ikinci olarak kulların elinde bulunan bütün her şeyin Allah’a döneceğini ve Yüce Allah’ın ona mirasçı olacağını söz konusu etmektedir. O mirasçıların en hayırlısıdır. O halde herhangi bir şeyi esirgeyerek cimrilik etmenin bir anlamı yoktur. Çünkü elde bulunan her şey zeval bulacaktır ve başkasına intikal edecektir.

Daha sonra yüce Allah üçüncü olarak da cezaî sebebi zikrederek: “Allah yaptıklarınızdan haberdardır” buyurmaktadır. O, bütün amellerinizden haberdar olduğuna göre bu, yapılan hayırların güzel bir şekilde mükâfatlandırılmasını ve kötülüklerin de cezalandırılmasını gerektirir. O halde kalbinde zerre ağırlığı kadar imandan eser bulunan herhangi bir kimse, mükâfatı gerektiren infaktan uzak durmamalı, cezalandırmayı gerektiren cimriliğe ve eli sıkılığa da razı olmamalıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği nimetlerinde cimrilik yapan ve Allah'ın ondaki hakkını yerine vermeyenler, kendileri için onun hayır olduğunu zannetmesinler. Bilakis o, onlar için şerdir. Çünkü bu cimrilik yaptıkları mallar, kıyamet gününde boyunlarına dolanan bir tasma olup onunla azap göreceklerdir. Gökler ve yerler yalnızca Allah'ın idaresindedir. O, bütün mahlukatı fani olduktan sonra hayat sahibidir. Allah yapmış olduklarınızı en ince ayrıntısına kadar hakkıyla bilir. Yaptıklarınızın karşılığını size verecektir.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. يَحْسَبَنَّ yehsebenne sanmasınlar kök: حسب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. يَبْخَلُونَ yebhalune cimrilik eden(ler) kök: بخل
  5. بِمَآ bima ne ki
  6. ءَاتَىٰهُمُ atahumu kendilerine vermiştir kök: اتي
  7. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  8. مِن min -ndan
  9. فَضْلِهِۦ fedlihi lütfu- kök: فضل
  10. هُوَ huve o
  11. خَيْرًۭا hayran hayırlıdır kök: خير
  12. لَّهُم ۖ lehum kendileri için
  13. بَلْ bel (hayır) bilakis
  14. هُوَ huve o
  15. شَرٌّۭ şerrun şerlidir kök: شرر
  16. لَّهُمْ ۖ lehum kendileri için
  17. سَيُطَوَّقُونَ seyutavvekune boyunlarına dolandırılacaktır kök: طوق
  18. مَا ma şeyler
  19. بَخِلُوا۟ behilu cimrilik ettikleri kök: بخل
  20. بِهِۦ bihi onunla
  21. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  22. ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  23. وَلِلَّهِ velillahi Allah'ındır kök: اله
  24. مِيرَٰثُ mirasu mirası kök: ورث
  25. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerin kök: سمو
  26. وَٱلْأَرْضِ ۗ vel'erdi ve yerin kök: ارض
  27. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  28. بِمَا bima ne ki
  29. تَعْمَلُونَ tea'melune yapıyorsunuz kök: عمل
  30. خَبِيرٌۭ habirun haber alandır kök: خبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer · Aynı kök: حسب (109 geçiş)

    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…

  • Aynı kök: بخل (12 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere…

  • Aynı kök: بخل (12 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

  • Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan…

  • Aynı kök: طوق (4 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resulü ileride bize yine verir. Biz…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın, lütfundan kendilerine verdikleriyle ilgili olarak (infakta) cimrilik gösterenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar; aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. dipnot 1 (Oysa) göklerin ve yerin mirası yalnızca Allah'a aittir. dipnot 2 Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu mesaj Tevbe 9:34-35. ayetlerle okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Hadîd 57:10.

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın lutfundan kendilerine verdiklerinde cimrilik yapanlar, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar! Aksine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik yaptıkları şeyler kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Zira göklerin ve yeryüzünün mirası tamamıyla Allah'a aittir. Ve Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Muhammed Esed

Onlar, -Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiklerine cimrice sarılanlar- bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar: Aksine, bu onlar için kötüdür. (Bu kadar) cimrice sarıldıkları şey, Kıyamet Günü boyunlarına asılacaktır: Zira, göklerin ve yerin mirası (yalnız) Allah'a aittir: Ve Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Ahmed Hulusi

Allah'ın kendi hakikatleri olan Esma kuvvesi ile fazlından verdiklerinde cimrilik edenler, sanmasınlar ki bu haklarında hayırlı olan bir şeydir. Bilakis şerrdir! Cimrilik ettikleri şey kıyamet sürecinde boyunlarında asılı olacaktır! Semalar ve arzın mirası (Esma kuvvelerinden sürekli oluşan her şey) Allah'ındır. Allah yapmakta olduklarınızdan (onları yaratan olarak) Habiyr'dir.

Ali Bulaç

Allah'ın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın fazlından kendilerine verdiği nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bolluğu)nun, kendileri için hayır olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri o şey, Kıyâmet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.

Ali Rıza Safa

Allah'ın, Kendi lütfundan onlara verdiği şeylerde cimrilik yapanlar, kendileri için bunun iyi olduğunu sanmasınlar. Hayır, onlar için kötü olmuştur. Cimrilik yaptıkları şey, Yeniden Yaratılış Günü'nde, boyunlarına asılacaktır. Göklerin ve yeryüzünün varlıkları, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiklerini infak etmekte cimrilik gösterenler sanmasınlar ki o, kendileri için hayırdır; tersine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel

ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın bol nimetinden kendilerine verdiği şeye cimrilik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, onlar için bir şerdir. Kıyamet gününde o kıskandıkları mal, boyunlarına tomruk edilecek. Kaldı ki, göklerin ve yerin mirası hep Allah'ındır ve Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın fazlından kendilerine bahşettiği şey'e bahillik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar hayır o, onlar için bir şerdir, yarın kıyamet günü o kıskandıkları mal boyunlarına tomruk edilecek kaldı ki göklerin ve yerin mirası hep Allahın ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

Erhan Aktaş

Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Gün'ü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

Gültekin Onan

Tanrı'nın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Tanrı'nındır. Tanrı yaptıklarınızdan haberi olandır.

Hasan Basri Çantay

Allahın fazl (-u kereminden) kendilerine verdiğini (sarf-u infakda) cimrilik edenler zinhar bunun, kendileri için bir hayır olduğunu sanmasın (lar). Bilakis bu, onlar için bir serdir. Onların cimrilik etdikleri şey kıyaamet günü boyunlarına dolanacakdır. Göklerin ve yerin mirası Allahındır. Allah ne yaparsanız (hepsinden) hakkıyle haberdardır.

İbni Kesir

Allah'ın fazl-ı kereminden verdiği şeylerde cimrilik edenler; bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için şerlidir. Cimrilik ettikleri şey; kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Ve Allah, işlediğiniz şeylerden haberdardır.

Mehmet Alagaş

(180-186) Allah’ın haznesinden / fazlından verilenleri cimrilik ederek vermeyeneler hesap etmesinler ki böyle yapmak onlar için hayırdır, bilakis onlar için fenadır / şerdir, cimrilik ettikleri ne varsa kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır , semaların ve arzın mirası Allah’a aittir, Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Kesin olan şu ki Allah şu sözü işitti, dediler ki “Allah fakirdir biz zenginiz” bu dediklerini kaydediyoruz, haksız yere Resul öldürmelerini de kaydediyoruz ve diyoruz ki “yakıcı azabı tadın” bu size, ellerinizle takdim ettiklerinizden dolayıdır. Allah, kullarına, kesinlikle zulmedici değildir. O kimseler “Allah bize, ateşin yediği bir kurban getirinceye kadar Resule inanmayın diye söz verdi / ahdetti dediler (Biz bu sözü bekleyeceğiz ve bu olay olmadan gelen resule inanmayacağız) De ki benden önce de sizlere açık mucizelerle Resuller geldi ve bu dediklerinizi getirdi , eğer doğru sözlüyseniz söyleyin, niçin onlar katlettiniz? Eğer seni yalanlarlarsa (Yok öyle bir şey Resul falan öldürmedik derlerse) onlar senden önce de açık mucizelerle gelen Resulleri, sayfaları / zeburi ve aydın /nurlu kitabı da yalanladılar . Her nefis ölümü tadacaktır , kıyamet günü ecirleriniz tamı tamına ödenecektir , kim ateşten uzaklaştırılmışsa ve cennete girmişse işte o kurtulmuştur , dünya hayatı aldanmayla tüketilendir. Mallarınızla ve kendilerinizle sınanacaksınız önceki kitap verilenlerden ve müşriklerden çok eziyetli şeyler işiteceksiniz, eğer ki sabrederseniz ve sakınırsanız, bu da (sabredebilmek te) kesinlikle büyük işlerden biridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Süleyman Ateş

Allah'ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır (bütün mülk O'na aittir ve O'na kalacaktır). Allah yaptıklarınızı haber alandır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği şeylerde cimrilik edenler (infak etmeyenler), bunun kendileri için iyi bir şey olduğunu sanmasınlar! Aksine bu, onlar için kötüdür. Cimrilik ettikleri şeyler kıyamet /mezardan kalkış günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin bütün mirası (gerçek sahipliği) Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın ikram olarak verdiği şeylerde cimrilik edenler, onun kendileri için hayırlı olacağını sanmasınlar. Hayır, bu onların aleyhine olur ve cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanır. Gökler ve yerdeki her şey Allah'a kalacaktır. Yaptıklarınızın iç yüzünü bilen Allah'tır.

Şaban Britch

Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Şaban Piriş

Allah'ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği şeyde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Tam aksine bu onlar için bir şerdir. O cimrilik konusu yaptıkları şey, kıyamet günü bir tasma gibi boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor should those who are unwilling to spend in divine service of what Allah conferred on them consider this tight fisted disposition an advantage to them. To the contrary, it is an injury to their interest and prejudice to their credit. They shall be fitted round their necks in Day of Judgement with the insignia of what they hoarded. To Allah shall be the inheritance of the realms of the Heavens and the Earth, and Allah is 'Alimun of all that you do.

Abdul Haleem

Those who are miserly with what God has granted them out of His grace should not think that it is good for them; on the contrary, it is bad for them. Whatever they meanly withhold will be hung around their necks on the Day of Resurrection. It is God who will inherit the heavens and earth: God is well aware of everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

And let not those who covetously withhold of the gifts which Allah Hath given them of His Grace, think that it is good for them: Nay, it will be the worse for them: soon shall the things which they covetously withheld be tied to their necks Like a twisted collar, on the Day of Judgment. To Allah belongs the heritage of the heavens and the earth; and Allah is well-acquainted with all that ye do.

Abul A'la Maududi

Those who are niggardly about what Allah has granted them out of His bounty think that niggardli ness is good for them; it is bad for them. What they were niggardly about will turn into a halter round their necks on the Day of Resur-rection. To Allah belongs the inheritance of the heavens and the earth; dipnot 1 and Allah is well aware of what you do.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Everything in the heavens and the earth belongs to God alone. Hence the possession and use of anything by man is purely transient. For everyone will be dispossessed of his temporary belongings, and everything will ultimately return to and abide with God. If anyone therefore spends openheartedly in the way of God out of his temporary possessions he does so from property which, ultimately, belongs to God alone. Anyone who hoards his possessions and fails to spend them in the way of God is indeed stupid.

Aisha Bewley

Those who are tight-fisted with the bounty Allah has given them should not suppose that that is better for them. No indeed, it is worse for them! What they were tight-fisted with will be hung around their necks on the Day of Rising. Allah is the inheritor of the heavens and the earth and Allah is aware of what you do.

Al-Hilali & Khan

And let not those who covetously withhold of that which Allâh has bestowed on them of His Bounty (Wealth) think that it is good for them (and so they do not pay the obligatory Zakât ). Nay, it will be worse for them; the things which they covetously withheld shall be tied to their necks like a collar on the Day of Resurrection[1]. And to Allâh belongs the heritage of the heavens and the earth; and Allâh is Well-Acquainted with all that you do.

Ali Quli Qarai

Let the stingy not suppose that [their grudging] what Allah has given them out of His grace is good for them; rather it is bad for them. They will be collared with what they grudge on the Day of Resurrection. To Allah belongs the heritage of the heavens and the earth, and Allah is well aware of what you do.

Amatul Rahman Omar

And do not let those, who behave niggardly in (spending) what Allâh has granted them of His bounty, think that it is good for them, nay it is bad for them. They shall certainly have the things they were niggardly about, hung about their necks like halters on the Day of Resurrection. And to Allâh belongs the heritage of the heavens and the earth. Indeed, Allâh is Well-Aware of all that you do.

Arthur John Arberry

But as for those who are niggardly with the bounty God has given them, let them not suppose it is better for them; nay, it is worse for them; that they were niggardly with they shall have hung about their necks on the Resurrection Day; and to God belongs the inheritance of the heavens and earth; and God is aware of the things you do.

Bijan Moeinian

It is not very smart of those who [passionately] hold on to what God has [generously] given them [and do not spend nothing out of it on charity. ] On the Day of Judgment, they have to carry the heavy burden of what they hoard around their neck. God is the One Who will eventually take back whatever is in the heavens and on earth and He is totally aware of what you are doing.

E. Henry Palmer

And let not those who are niggard of what God has given them of His grace, count that it is best for them;- nay, it is worse for them. What they have been niggard of shall be a collar round their necks upon the resurrection day. And God's is the heritage of the heavens and the earth, and God of what ye do is well aware.

Edip-Layth

Those who are stingy with what God has given them of His bounty should not count that it is good for them; no, it is evil for them. They will be surrounded by what they were stingy with on the day of Resurrection. To God will be the inheritance of the heavens and the earth; and God is Ever-aware of what you do.

George Sale

And let not those who covetous of what God of his bounty hath granted them, imagine that their avarice is better for them: Nay, rather it is worse for them. That which they have covetously reserved shall be bound as a collar about their neck, on the day of the resurrection: Unto God belongeth the inheritance of heaven and earth; and God is well acquainted with what ye do.

Hamid S. Aziz

And let not those who hoard what Allah has given them of His Bounty think that it is best for them; nay, it is worse for them. What they hoard will be a collar round their necks on the Day of Resurrection. Allah's is the heritage of the heavens and the earth, and Allah is informed of what you do.

Mahmoud Ghali

And definitely let not the ones who are miserly with what Allah has brought them of His Grace reckon that it is charitable for them. No indeed, it is an evil (thing) for them. They will have wrapped (about their necks) whatever they were miserly with, on the Day of the Resurrection, and to Allah is the inheritance of the heavens and the earth; and Allah is Ever-Cognizant of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

And let not those who hoard up that which Allah hath bestowed upon them of His bounty think that it is better for them. Nay, it is worse for them. That which they hoard will be their collar on the Day of Resurrection. Allah's is the heritage of the heavens and the earth, and Allah is Informed of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

Let not those who are niggardly of things that God has given them of His largesse think that this is good for them. In fact, it is worse; for what they grudged will be hung around their necks on the Day of Resurrection. To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.

Muhammad Asad

AND THEY should not think - they who niggardly cling to all that God has granted them out of His bounty - that this is good for them: nay, it is bad for them. That to which they [so] niggardly cling will, on the Day of Resurrection, be hung about their necks: for unto God [alone] belongs the heritage of the heavens and of the earth; and God is aware of all that you do.

Mustafa Khattab

And do not let those who ˹greedily˺ withhold Allah’s bounties think it is good for them—in fact, it is bad for them! They will be leashed ˹by their necks˺ on the Day of Judgment with whatever ˹wealth˺ they used to withhold. And Allah is the ˹sole˺ inheritor of the heavens and the earth. And Allah is All-Aware of what you do.

Progressive Muslims

And let not those who are stingy with what God has given them of His bounty think that it is good for them, no, it is evil for them. They will be surrounded by what they were stingy with on the Day of Resurrection. And to God will be the inheritance of the heavens and the Earth; and God is Expert over what you do.

Rashad Khalifa

Let not those who withhold and hoard GOD's provisions think that this is good for them; it is bad for them. For they will carry their hoarding around their necks on the Day of Resurrection. GOD is the ultimate inheritor of the heavens and the earth. GOD is fully Cognizant of everything you do.

Sahih International

And let not those who [greedily] withhold what Allah has given them of His bounty ever think that it is better for them. Rather, it is worse for them. Their necks will be encircled by what they withheld on the Day of Resurrection. And to Allah belongs the heritage of the heavens and the earth. And Allah, with what you do, is [fully] Acquainted.

Sam Gerrans

And let not those who are miserly with what God gives them of His bounty think it good for them; the truth is, it is evil for them: hung about their necks will be that with which they were miserly on the Day of Resurrection; and to God belongs the inheritance of the heavens and the earth; and God is aware of what you do.

Shabbir Ahmed

Let not those, who withhold what Allah has given them from His bounties think that this hoarding is good for them. Nay, it is bad for them. Their hoarded possessions shall be their collar on the Day of Resurrection. Whatever is in the heavens and in the earth is the heritage of Allah. He bestows His provision to humanity for equitable distribution to all (55:10). And Allah is fully Informed of all your actions.

Syed Vickar Ahamed

And let not those who greedily hold back the gifts which Allah has given to them from His Grace, think that it is good for them (to hold back): No, it will be worse for them: Soon shall the things which they greedily withheld will be tied to their necks like a twisted collar, on the Day of Judgment. And to Allah belongs the heritage of the heavens and the earth; And Allah is well-Acquainted (Khabeer) with all that you do.

Taqi Usmani

Those who withhold in miserliness what Allah has given them out of His grace should not take it as good for them. Instead, it is bad for them. They shall be forced, on the Doomsday, to put on what they withheld, as iron-collars round their necks. To Allah belongs the inheritance of the heavens and the earth. Allah is All-Aware of what you do.

The Monotheist Group

And let not those who are stingy with what God has given them of His bounty think that it is good for them, no, it is evil for them. They will be surrounded by what they were stingy with on the Day of Resurrection. And to God will be the inheritance of the heavens and the earth; and God is Expert over what you do.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 180. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 180. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 180. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩