Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 200. ayet

Âl-i İmrân suresi, 200. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱصْبِرُوا۟ وَصَابِرُوا۟ وَرَابِطُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenu-ṣbirû veṣâbirû verâbiṭû vetteḳu-llâhe le`alleküm tüfliḥûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 197–200 · surenin 200. ayeti / 200

Konu Kâfirlerin refahı; "sabredin ve sabır yarışında üstün gelin" Âl-i İmrân 196–200 3

  1. Âl-i İmrân 197

    (Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

  2. Âl-i İmrân 198

    Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.

  3. Âl-i İmrân 199

    Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükafatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

  4. 200

    Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

200. Daha sonra Yüce Allah mü’minleri kurtuluşa ulaştıracak olan şeyleri yapmaya teşvik etmektedir. Kurtuluş (felah) ise kişinin mutluluğa kavuşması ve başarılı olması demektir. Ona ulaştıran yol ise sabırdan ayrılmamaktır.

"Sabır ise kişinin nefsini hoşlanmadığı konularda kontrol altında tutmasıdır bu da günahları terk etmek, musibetlere katlanmak ve nefislere ağır gelen emirlerde sebat göstermek şeklinde olur. İşte Yüce Allah onlara bütün bu hallerde sabır göstermeyi emretmektedir.

Sabır yarışı (musabere) ise bunu sürekli olarak yapmak, bu özelliği korumak ve bütün hallerde de düşmanlara karşı direnmek demektir.

Ribat yapmak (murabata) ise düşmanın ulaşma ihtimali ve endişei bulunan yerden (özellikle sınır boylarından) ayrılmamak ve bu yerlerde düşmanlarını gözetleyerek onların maksatlarına ulaşmalarına engel olmaktır.

Mü’minler bunları yerine getirmelidirler ki kurtuluşa erebilsinlir, yani dini, dünyevi ve uhrevi alanlarda sevdiklerini elde edip hoşlarına gitmeyen şeylerden kurtulsunlar.

Buradan sözü geçen sabır, sabır yarışı ve ribatta bulunma olmaksızın kurtuluşa erme imkânı olmadığı anlaşılmaktadır. Kurtulanlar ancak bunlarla kurtulmuştur. Kurtuluş imkânını elden kaçıranlar da ancak bunları yerine getirmedikleri yahut bunların bir kısmını ihmal ettikleri için kaçırmışlardır.

Muvaffakiyet Allah’tandır. İtaat etme gücü ve günahtan korunabilme imkânı ancak O’ndandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Dinî sorumlulukları yerine getirmede ve dünyada başınıza gelen musibetlere karşı sabırlı olun. Sabır yarışında kâfirleri geçin, sizden daha sabırlı olmasınlar. Allah yolunda cihat edin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Umulur ki cennete girip, cehennemden selamette olma isteğinize nail olursunuz.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. ٱصْبِرُوا۟ sbiru sabredin kök: صبر
  5. وَصَابِرُوا۟ ve sabiru ve sabırda direnin kök: صبر
  6. وَرَابِطُوا۟ ve rabitu ve savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun kök: ربط
  7. وَٱتَّقُوا۟ vetteku ve korkun kök: وقي
  8. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  9. لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki
  10. تُفْلِحُونَ tuflihune başarıya eresiniz kök: فلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ربط (5 geçiş)

    Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…

  • Aynı kök: ربط (5 geçiş)

    Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin…

  • Aynı kök: ربط (5 geçiş)

    (14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz.…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş)

    İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) dayanışmada bulunun; (savaş için) hazırlıklı ve nöbette bulunun! dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki kurtulasınız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki [râbitû] emri, sanıldığı gibi "zikirde insanları hatırlayıp onlarla manevi bir bağ kurmak" anlamında "rabıta" ile asla ve asla ilişkili değildir. Aksine bu emir, "savaş için hazırlıklı ve nöbette olmak" anlamına gelmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Zorluklara karşı direnin, direnişte birbirinizle dayanışma içinde olun, mevzilerinizi koruyun ve Allah'a karşı sorumluluk bilincini kuşanın ki ebedi saadete erebilesiniz.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Zorluklara sabırla katlanın ve birbirinizle sabırda yarışın, (doğru olanı yapmaya) her zaman hazır olun ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki mutluluğa erebilesiniz!

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . (İçinde bulunduğunuz zorluklara) dayanın, birbirinizle dayanıklılıkta yarışın, düşmana karşı hazır ve bütünlük içinde olun ve Allah'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz. Not: Sık geçen "Allah'tan korunun" uyarısının anlamı bize GÖRE şudur: Allah sizden açığa çıkan fikir veya fiillerin her an sonucunu yarattığı içindir ki; hoşlanmayacağınız şeylerle karşılaşmak istemiyorsanız, onları oluşturan davranış ve düşüncelerden uzak durarak özünüzdeki Hasiyb mekanizmasına karşı korunun. Allahu alem!

Ali Bulaç

Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah'tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Dirençli olun ve dirençli olmakta yarışın. Her zaman hazırlıklı olun ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz. dipnot 77

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 77
    "Her zaman hazırlıklı olun." olarak yazdığımız "Rabitu" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Nöbet tutarak savaşa hazırlıklı olun." veya "Sınırlarda nöbet tutun." veya "Hazırlıklı uyanık bulunun." veya "Birlik olun." veya "Rabıta kurun." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Sabrediniz ve birbirinizle sabırda yarışınız, ülkeyi korumada daima uyanık olunuz ve Allah'a karşı gelmekten sakınınız ki zafere ulaşasınız.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayette geçen "Rabitu" (birlik olun) kelimesinin anlamını kaydıran tarikat şeyhleri, uydurdukları "Rabıta" ibadetiyle kendilerini putlaştırmışlardır. Müritlerini, şeyhlerini düşünmeye ve hatta zikir anında yüzlerini hayal etmeye özendiren ve bunu Tanrısal bir emir olarak empoze edenler Allah tarafından "en kötü" kişiler olarak tanımlanır (6:21-24; 7:37; 10:17-18 ve 9:31).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, savaş için hazır ve tetikte bulunun ve Allah'tan korkun ki arzularınıza eresiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin ve cihad için hazır ve rabıtalı bulunun ve Allaha korunun ki felah bulasınız

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.

Gültekin Onan

Ey inananlar, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Tanrı'dan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, sabr (-ü sebat) edin. (Düşmanlarınızla) sabır yarışı edin (onlara galebe çalın. Sınırlarda) nevbet beklesin (yurdunuzu çiğnetmeyin.) Allah'dan korkun (Bu sayede) felah bulacağınızı umabilirsiniz.

İbni Kesir

Ey iman edenler; sabredin, sebat gösterin, düşmana karşı durun ve Allah'tan sakının ki, felah bulasınız.

Mehmet Alagaş

(196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Sabredin. Sabır göstermede dayanın. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki, kurtuluşa eresiniz.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Sabredin, sabırda yarışın, düşmanlarınıza karşı uyanık olun ve Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki umduğunuza kavuşabilesiniz.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Sabredin, (kâfirlere karşı) sabırlı olmada sebatkar olun, (cihad için) nöbet bekleyin! Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.

Şaban Piriş

Ey iman edenler, Sabredin, (kafirlere karşı) dirençli olun, temkinli olun, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Sabredin, sabır yarışı yapın, nöbet tutarak savaşa hazırlıklı bulunun ve Allah'tan korkun ki, kurtuluşa erebilesiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been touched with the divine hand, in patience you possess your souls. Outdo all others in exercising patience in the face of difficulties and sit, like patience on a monument, smiling at grief and maintain your deeds of wisdom and piety and entertain the profound reverence dutiful to Allah so that Heaven may prosper you.

Abdul Haleem

You who believe, be steadfast, more steadfast than others; be ready; always be mindful of God, so that you may prosper.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Persevere in patience and constancy; vie in such perseverance; strengthen each other; and fear Allah; that ye may prosper.

Abul A'la Maududi

Believers, be steadfast, and vie in steadfastness, dipnot 1 stand firm in your faith, and hold Allah in fear that you may attain true success.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The original Arabic word is " sabiru". This has two possible meanings. One is that whenever they are in confrontation with unbelievers, the believers should endure even greater hardships for their cause, and display a higher degree of fortitude than the unbelievers. The other is that the believers should try to excel one another in facing the opposition and hostility of unbelievers with courage and fortitude.

Aisha Bewley

You who have iman, be steadfast; be supreme in steadfastness; be firm on the battlefield; and have taqwa of Allah; so that hopefully you will be successful.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Endure and be more patient (than your enemy), and guard your territory by stationing army units permanently at the places from where the enemy can attack you, and fear Allâh, so that you may be successful.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Be patient, stand firm, and close [your] ranks, and be wary of Allah so that you may be felicitous.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! be patiently persevering and strive to excel (the disbelievers) in being patiently persevering and guard (the frontiers) and ward off evil, keep your duty to Allâh so that you may attain your goal.

Arthur John Arberry

O believers, be patient, and vie you in patience; be steadfast; fear God; haply so you will prosper.

Bijan Moeinian

O’ you who have chosen to believe, stand firm, be patient, be ready [to carry out your Godly mission] and have the utmost respect towards your Lord; may you be successful.

E. Henry Palmer

O ye who believe! be patient and vie in being patient, and be on the alert, and fear God, that haply ye may prosper.

Edip-Layth

O you who acknowledge, be patient, call for patience, bond together, and be aware of God that you may succeed.

George Sale

O true believers, be patient, and strive to excel in patience, and be constant-minded, and fear God, that ye may be happy.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Endure and vie with one another in endurance, and be on the alert, and fear Allah, in order that you may succeed.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, be patient, and vie in patience, and be garrisoned (i. e., Keep a standing army ready to defend you) and be pious to Allah, that possibly you would prosper.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Endure, outdo all others in endurance, be ready, and observe your duty to Allah, in order that ye may succeed.

Mohamed Ahmed - Samira

So you who believe, have endurance in suffering, be patient and persevere, strengthen each other and be firm, and be pious and fear God that you may find success.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Be patient in adversity, and vie in patience with one another, and be ever ready [to do what is right], and remain conscious of God, so that you might attain to a happy state!

Mustafa Khattab

O believers! Patiently endure, persevere, stand on guard,[1] and be mindful of Allah, so you may be successful.

Progressive Muslims

O you who believe, be patient and call for patience, and bond together and revere God that you may succeed.

Rashad Khalifa

O you who believe, you shall be steadfast, you shall persevere, you shall be united, you shall observe GOD, that you may succeed.

Sahih International

O you who have believed, persevere and endure and remain stationed and fear Allah that you may be successful.

Sam Gerrans

O you who heed warning: be patient; and vie in patience; and be steadfast; and be in prudent fear of God, that you might succeed.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Be patient in adversity, outdo others in endurance, and remain united strengthening the bond of mutual brotherhood. Be mindful of your duty to Allah and be assured that your efforts will bear fruit.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Endure and be more patient (struggle on with patience and constancy;) complete in such struggles; — Strengthen each other; And fear Allah; That you may prosper.

Taqi Usmani

O you who believe, be patient, compete with each other in patience, and guard your frontiers and fear Allah, so that you may be successful.

The Monotheist Group

O you who believe, be patient and call for patience, and stand firm, and reverence God that you may succeed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 200. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 200. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 200. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩