Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 200. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱصْبِرُوا۟ وَصَابِرُوا۟ وَرَابِطُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenu-ṣbirû veṣâbirû verâbiṭû vetteḳu-llâhe le`alleküm tüfliḥûn.
Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kâfirlerin refahı; "sabredin ve sabır yarışında üstün gelin" Âl-i İmrân 196–200 3
(Onların bu refahı) az bir yararlanmadır. Sonra onların barınağı cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!
Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.
Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükafatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
200. Daha sonra Yüce Allah mü’minleri kurtuluşa ulaştıracak olan şeyleri yapmaya teşvik etmektedir. Kurtuluş (felah) ise kişinin mutluluğa kavuşması ve başarılı olması demektir. Ona ulaştıran yol ise sabırdan ayrılmamaktır.
"Sabır ise kişinin nefsini hoşlanmadığı konularda kontrol altında tutmasıdır bu da günahları terk etmek, musibetlere katlanmak ve nefislere ağır gelen emirlerde sebat göstermek şeklinde olur. İşte Yüce Allah onlara bütün bu hallerde sabır göstermeyi emretmektedir.
Sabır yarışı (musabere) ise bunu sürekli olarak yapmak, bu özelliği korumak ve bütün hallerde de düşmanlara karşı direnmek demektir.
Ribat yapmak (murabata) ise düşmanın ulaşma ihtimali ve endişei bulunan yerden (özellikle sınır boylarından) ayrılmamak ve bu yerlerde düşmanlarını gözetleyerek onların maksatlarına ulaşmalarına engel olmaktır.
Mü’minler bunları yerine getirmelidirler ki kurtuluşa erebilsinlir, yani dini, dünyevi ve uhrevi alanlarda sevdiklerini elde edip hoşlarına gitmeyen şeylerden kurtulsunlar.
Buradan sözü geçen sabır, sabır yarışı ve ribatta bulunma olmaksızın kurtuluşa erme imkânı olmadığı anlaşılmaktadır. Kurtulanlar ancak bunlarla kurtulmuştur. Kurtuluş imkânını elden kaçıranlar da ancak bunları yerine getirmedikleri yahut bunların bir kısmını ihmal ettikleri için kaçırmışlardır.
Muvaffakiyet Allah’tandır. İtaat etme gücü ve günahtan korunabilme imkânı ancak O’ndandır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Dinî sorumlulukları yerine getirmede ve dünyada başınıza gelen musibetlere karşı sabırlı olun. Sabır yarışında kâfirleri geçin, sizden daha sabırlı olmasınlar. Allah yolunda cihat edin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Umulur ki cennete girip, cehennemden selamette olma isteğinize nail olursunuz.
Aynı kök: ربط (5 geçiş)
Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…
Aynı kök: ربط (5 geçiş)
Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin…
Aynı kök: ربط (5 geçiş)
(14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz.…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Aynı kök: فلح (40 geçiş)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) dayanışmada bulunun; (savaş için) hazırlıklı ve nöbette bulunun! dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ki kurtulasınız.
Siz ey iman edenler! Zorluklara karşı direnin, direnişte birbirinizle dayanışma içinde olun, mevzilerinizi koruyun ve Allah'a karşı sorumluluk bilincini kuşanın ki ebedi saadete erebilesiniz.
Siz ey imana ermiş olanlar! Zorluklara sabırla katlanın ve birbirinizle sabırda yarışın, (doğru olanı yapmaya) her zaman hazır olun ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyun ki mutluluğa erebilesiniz!
Ey iman edenler. . . (İçinde bulunduğunuz zorluklara) dayanın, birbirinizle dayanıklılıkta yarışın, düşmana karşı hazır ve bütünlük içinde olun ve Allah'tan korunun ki kurtuluşa eresiniz. Not: Sık geçen "Allah'tan korunun" uyarısının anlamı bize GÖRE şudur: Allah sizden açığa çıkan fikir veya fiillerin her an sonucunu yarattığı içindir ki; hoşlanmayacağınız şeylerle karşılaşmak istemiyorsanız, onları oluşturan davranış ve düşüncelerden uzak durarak özünüzdeki Hasiyb mekanizmasına karşı korunun. Allahu alem!
Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Allah'tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.
Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki başarıya erişebilesiniz.
Ey inanca çağırılanlar! Dirençli olun ve dirençli olmakta yarışın. Her zaman hazırlıklı olun ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın; böylece, belki kurtuluşa erişirsiniz. dipnot 77
Ey iman edenler! Sabrediniz ve birbirinizle sabırda yarışınız, ülkeyi korumada daima uyanık olunuz ve Allah'a karşı gelmekten sakınınız ki zafere ulaşasınız.
Gerçeği onaylayanlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin. dipnot 1
İnananlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve ALLAH'ı dinleyin.
Ey iman edenler, sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, savaş için hazır ve tetikte bulunun ve Allah'tan korkun ki arzularınıza eresiniz!
Ey o bütün iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin ve cihad için hazır ve rabıtalı bulunun ve Allaha korunun ki felah bulasınız
Ey İman Edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.
Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.
Ey iman edenler! Sabredin ve zorluklara karşı dirençli olun. Sürekli duyarlı olun. Takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erenlerden olursunuz.
Ey inananlar, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. Tanrı'dan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.
Ey iman edenler, sabr (-ü sebat) edin. (Düşmanlarınızla) sabır yarışı edin (onlara galebe çalın. Sınırlarda) nevbet beklesin (yurdunuzu çiğnetmeyin.) Allah'dan korkun (Bu sayede) felah bulacağınızı umabilirsiniz.
Ey iman edenler; sabredin, sebat gösterin, düşmana karşı durun ve Allah'tan sakının ki, felah bulasınız.
(196-200) Kafirlerin kasabalarda / beldelerde dönüp durmaları seni aldatmasın, az bir faydalanma, sonrasında varacakları yer cehennem, ne kötü bir oturum yeridir / mahattır. Rablerinden sakınanlar, öyle kimselerdir ki, içlerinde kalıcı oldukları altlarından nehirler akan cennetler Rablerinin yanından bir indiriliş olarak, onlar içindir, Allah’ın yanında olan iyiler için hayırlıdır. Kesinlikle kitap halkından, Allah’a ve size indirilene ve de onlara indirilene iman eden kimseler vardır, Allah’a karşı ürperti içindedirler, Allah’ın ayetleri karşılığında az bir pahanın müşterisi olmazlar, işte onların ecirleri Rablerinin yanındadır, muhakkak ki Allah hızlı hesap görendir. Ey iman edenler sabredin, sabredenler olun ve bağlantılı olun / irtibatta kalın, Allah’tan sakının böylelikle belki kurtulursunuz.
Ey iman edenler! Sabredin. Sabır göstermede dayanın. (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki, kurtuluşa eresiniz.
Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.
Ey inanıp güvenenler! Sabredin /duruşunuzu bozmayın, sabırda yarışın, (kardeşlik) bağlarınızı güçlü tutun dipnot 1 ve Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ki umduğunuza kavuşabilesiniz.
Ey inanıp güvenenler! Sabredin, sabırda yarışın, düşmanlarınıza karşı uyanık olun ve Allah'tan çekinerek kendinizi koruyun ki umduğunuza kavuşabilesiniz.
Ey iman edenler! Sabredin, (kâfirlere karşı) sabırlı olmada sebatkar olun, (cihad için) nöbet bekleyin! Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler, Sabredin, (kafirlere karşı) dirençli olun, temkinli olun, Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman sahipleri! Sabredin, sabır yarışı yapın, nöbet tutarak savaşa hazırlıklı bulunun ve Allah'tan korkun ki, kurtuluşa erebilesiniz.
O you whose hearts have been touched with the divine hand, in patience you possess your souls. Outdo all others in exercising patience in the face of difficulties and sit, like patience on a monument, smiling at grief and maintain your deeds of wisdom and piety and entertain the profound reverence dutiful to Allah so that Heaven may prosper you.
You who believe, be steadfast, more steadfast than others; be ready; always be mindful of God, so that you may prosper.
O ye who believe! Persevere in patience and constancy; vie in such perseverance; strengthen each other; and fear Allah; that ye may prosper.
Believers, be steadfast, and vie in steadfastness, dipnot 1 stand firm in your faith, and hold Allah in fear that you may attain true success.
You who have iman, be steadfast; be supreme in steadfastness; be firm on the battlefield; and have taqwa of Allah; so that hopefully you will be successful.
O you who believe! Endure and be more patient (than your enemy), and guard your territory by stationing army units permanently at the places from where the enemy can attack you, and fear Allâh, so that you may be successful.
O you who have faith! Be patient, stand firm, and close [your] ranks, and be wary of Allah so that you may be felicitous.
O you who believe! be patiently persevering and strive to excel (the disbelievers) in being patiently persevering and guard (the frontiers) and ward off evil, keep your duty to Allâh so that you may attain your goal.
O believers, be patient, and vie you in patience; be steadfast; fear God; haply so you will prosper.
O’ you who have chosen to believe, stand firm, be patient, be ready [to carry out your Godly mission] and have the utmost respect towards your Lord; may you be successful.
O ye who believe! be patient and vie in being patient, and be on the alert, and fear God, that haply ye may prosper.
O you who acknowledge, be patient, call for patience, bond together, and be aware of God that you may succeed.
O true believers, be patient, and strive to excel in patience, and be constant-minded, and fear God, that ye may be happy.
O you who believe! Endure and vie with one another in endurance, and be on the alert, and fear Allah, in order that you may succeed.
O you who have believed, be patient, and vie in patience, and be garrisoned (i. e., Keep a standing army ready to defend you) and be pious to Allah, that possibly you would prosper.
O ye who believe! Endure, outdo all others in endurance, be ready, and observe your duty to Allah, in order that ye may succeed.
So you who believe, have endurance in suffering, be patient and persevere, strengthen each other and be firm, and be pious and fear God that you may find success.
O you who have attained to faith! Be patient in adversity, and vie in patience with one another, and be ever ready [to do what is right], and remain conscious of God, so that you might attain to a happy state!
O believers! Patiently endure, persevere, stand on guard,[1] and be mindful of Allah, so you may be successful.
O you who believe, be patient and call for patience, and bond together and revere God that you may succeed.
O you who believe, you shall be steadfast, you shall persevere, you shall be united, you shall observe GOD, that you may succeed.
O you who have believed, persevere and endure and remain stationed and fear Allah that you may be successful.
O you who heed warning: be patient; and vie in patience; and be steadfast; and be in prudent fear of God, that you might succeed.
O You who have chosen to be graced with belief! Be patient in adversity, outdo others in endurance, and remain united strengthening the bond of mutual brotherhood. Be mindful of your duty to Allah and be assured that your efforts will bear fruit.
O you who believe! Endure and be more patient (struggle on with patience and constancy;) complete in such struggles; — Strengthen each other; And fear Allah; That you may prosper.
O you who believe, be patient, compete with each other in patience, and guard your frontiers and fear Allah, so that you may be successful.
O you who believe, be patient and call for patience, and stand firm, and reverence God that you may succeed.