Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 58. ayet. ذَٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ ٱلْـَٔايَٰتِ وَٱلذِّكْرِ ٱلْحَكِيمِ
ẕâlike netlûhü `aleyke mine-l'âyâti veẕẕikri-lḥakîm.
(Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Meryem ve Îsâ Âl-i İmrân 42–63 3
Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."
"İnkar edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim. Onların hiç yardımcıları da olmayacaktır."
"İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah, zalimleri sevmez."
(Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona "ol" dedi. O da hemen oluverdi.
Hak Rabbindendir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah'ın lanetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
58. Yani öncekilerin ve sonrakilerin haberlerinin, peygamberlerin ve rasûllerin haberlerinin yer aldığı bu yüce Kur’ân-ı Kerîm, Allah’ın apaçık âyetleridir. Kulların gerek duydukları her şeyi açıklayıp öğüt veren odur. Bu Kitap hikmet dolu, muhkem, haberleri dosdoğrudur ve hükümlerin en güzelini ihtiva eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sana İsa -aleyhisselam-'ın haberinden okuduklarımız, senin üzerine indirilenlerin doğruluğuna delalet eden apaçık alametlerdendir. O, Allah'tan hakkıyla sakınanlar için bir hatırlatmadır. Batılın kendisine ulaşamayacağı muhkem bir zikirdir.
Aynı kıssa: Hz. Îsâ · Ortak kavram: Hikmet
Ve Allah ona kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretecek.
Aynı kıssa: Hz. Îsâ · Ortak kavram: Hikmet
Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak…
Aynı kıssa: Hz. Îsâ · Ortak kavram: Hikmet
Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet
Nitekim kendi aranızdan, size ayetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten…
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bu, sana tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) olduğumuz ayetlerden ve doğru hükümler içeren hatırlatma(lar)dandır.
Bütün bunlar, sana bildirdiğimiz mesajlardan ve hikmetli haberlerdendir.
Bu bildirdiklerimiz, sana ilettiğimiz mesajlardan ve hikmet yüklü haberlerdendir.
İşte bu bilgiler, (sana gayb olan geçmiş olaylara) işaretler ve hikmetli zikirdir (olayların hikmetini açıklamaktır).
Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikr'den (Kur'an'dan) okuyoruz.
(Rasûlüm!) Sana zikrettiğimiz bütün bu haberler âyetlerden ve Kur'ân-ı Hakîm'dendir.
İşte, bu sana okuduklarımız, ayetlerden ve bilgelik dolu öğretidendir.
Bu bildirdiklerimizi, sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
Sana bu okuduklarımız, ayetlerden ve hikmetli mesajdandır.
Sana bu okuduklarımız, ayetlerden ve hikmetli mesajdandır.
İşte o hükmü, Biz sana bu ayetlerde ve hikmetlerle dolu Kur'an'dan aşama aşama okuyoruz.
İşte o hüküm, biz onu sana bu ayetlerden ve hikmetli zikirden peyderpey okuyoruz.
Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim dipnot 1 olan Zikir'dendir. dipnot 2
Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim dipnot 1 olan Zikir'dendir dipnot 2 .
Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim dipnot 1 olan Zikir'dendir dipnot 2 .
Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikirden (Kuran'dan) okuyoruz.
(Bu hükümler, bu vak'alar yok mu?) biz bunları sana ayetlerden, hikmet dolu Kur'andan okuyoruz.
İşte bunları; sana, ayetlerden bir hikmet dolu Kur'an' dan okuyoruz.
(45-63) Melekler Ona / Meryem’e dediler ki Ey Meryem, Allah kendinden bir kelimeyi (Ol deyince olacak kelimesini) sana müjdeliyor. Onun ismi Meryem oğlu Mesih İsa’dır. ( Mesh ederek tedavi eden) dünyada ve ahirette seçkindir ve yakın kıldıklarındandır, insanlarla beşikte ve yetişkinken insanlarla konuşur ve O salihlerdendir. Dedi ki Rabbim bana bir beşer dokunmamışken nasıl olur da bir çocuğum olabilir ki , dedi ki böyledir işte, Allah istediğini yaratır , emrini gerçeklemek istediğinde O der ol, o da olur. Ona kitap ve hikmeti, Tevrat ve İncili öğretir, İsrail oğullarına Resul olur. Ben kesinlikle size Rabbinizden ayetler getirdim, sizin için çamurdan kuş şekli yaratırım, Ona üflerim ve o Allah’ın izniyle kuş olur, kör olanı, derilerdeki alaca hastalığı ol anı iyi ederim , ölüyü de Allah’ın izniyle diriltirim , evlerinizde ne yediğinizi ve ne biriktirdiğinizi bilirim. İşte bunlar eğer iman edenlerseniz sizin için ayetlerdir . Elimde Tevrat’tan olanları onaylamak ve size haram edilen bazı şeyleri helal hale getirmek için Rabbinizden ayet getirdim. Allah’tan sakının ve bana uyun , muhakkak ki Allah, benimde Rabbim, sizin de Rabbinizdir, O’na ibadet edin, işte doğru istikametli yol budur. İsa onlarda ki küfrü sezince, dedi ki bana Allah için kim yardım edecek, havar iler (huri ile aynı kökten) dediler ki biz Allah’ın yardımcılarıyız Allah’a iman ettik ve şahitlik et ki biz , kesinlikle teslim olanlarız / Müslümanlarız, (Havarilerde İslamiyet’in mensupları) Rabbimiz bize indirdiğine iman ettik, Resulüne uyduk, bizi şahitlerle beraber yaz / kaydet. Tuzak kurdular Allah’ta tuzak kurdu , Allah tuzak kuranların iyisidir. Allah dedi ki ey İsa seni vefat ettireceğim ve seni kendime yükselteceğim, seni kafirlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamet gününe kadar kafirlerin ü stünde tutacağım, sonra dönüşünüz banadır, aranızda karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz şeylerde hükmümü vereceğim, kafirlere gelince, onlara dünyada da ahirette de şiddetli azap edeceğim, onlara herhangi bir yardımcı yoktur , iman edenlere ve salih amel işleyenlere gelince onların ecirleri tamı tamına ödenecek, Allah zalimleri sevmez. Bunları sana ayetlerden ve hâkim hatırlatmadan / zikirden okuyoruz. İsa’nın örneği Allah katında Adem’in örneği gibidir. (Ol deyince olan iki kuludur) Onu topraktan yarattı sonra ona ol dedi o da oldu, hakikat Rabbindendir, tereddüt edenlerden olma, senle bu konuda, sana ilim geldikten sonra kim tartışırsa, de ki hadi gelin babalarımızı ve oğullarımızı, kadınlarımızı, bizleri ve sizleri çağıralım, sonra gönülden, Allah yalancılara lanet etsin diye yalvaralım / ısrarlı dua edelim. İşte bu, gerçek kıssadır / anlatıdır, Allah’tan başka ilah yoktur , Allah işte O, saygıdeğerdir, hâkimdir, eğer yüz çevirirlerse muhakkak ki Allah bozguncuları bilendir.
(Ey Muhammed!) Bunlar sana okuduğumuz âyetlerden ve hikmet dolu Zikir'dendir.
İşte bu sana okuduğumuz, o ayetlerden ve o hikmetli Zikir(Kitap)dandır.
Bunları sana dipnot 1 ayetlerden; doğru hükümler içeren Zikir'den dipnot 2 /Kitap'tan bağlantılarıyla birlikte okuyoruz.
"Bunları sana, ayetlerimizden; hikmetlerle dolu o Zikir'den dipnot 1 okumaktayız."
Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dandır.
Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet sahibi, Zikir/Kur'an'dandır.
İşte bu sana ayetlerden ve hikmetlerle dolu Zikir'den okuduğumuzdur.
Such discourse as We have narrated to you, O Muhammad, is a disclosure of facts and revelations streaming from the Fountainhead the Quran, the sublime source of all manner of wisdom.
We relate to you [Muhammad] this revelation, a decisive statement.
"This is what we rehearse unto thee of the Signs and the Message of Wisdom."
What We recite to you consists of signs and wise admonition.
That is what We recite to you of the Signs and the wise Reminder.
This is what We recite to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) of the Verses and the Wise Reminder (i.e. the Qur’ân).
These that We recite to you are from the signs and the Wise Reminder.
That is what We recite to you; the Messages and the Reminder full of wisdom.
This We recite to thee of signs and wise remembrance.
These revelations are being recited to you as a wise reminder.
That is what we recite to thee of the signs and of the wise reminder.
This We recite to you is from the revelation and the wise reminder.
These signs, and this prudent admonition do we rehearse unto thee.
This which We recite unto you is of the Signs (revelations) and of the Wise Reminder (the Message of Wisdom, the Quran).
This We recite to you of the signs and the Wise Remembrance.
This (which) We recite unto thee is a revelation and a wise reminder.
These verses that We read to you are signs and reminder full of wisdom.
THIS MESSAGE do We convey unto thee, and this tiding full of wisdom:
We recite ˹all˺ this to you ˹O Prophet˺ as one of the signs[1] and ˹as˺ a wise reminder.
This We recite to you from the revelation and the wise reminder.
These are the revelations that we recite to you, providing a message full of wisdom.
This is what We recite to you, [O Muúammad], of [Our] verses and the precise [and wise] message.
That do We recite to thee of the proofs and the wise remembrance.
(O Messenger) These are the Revelations that We convey to you, a wise Reminder.
"This is what We (repeatedly) recite to you about the Verses and the Message of Wisdom. "
This We recite to you of the Verses and the Message that is full of wisdom.
This We recite to you from the revelations and the wise reminder.