Diyanet İşleri
Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 82. ayet. فَمَن تَوَلَّىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ
femen tevellâ ba`de ẕâlike feülâike hümü-lfâsiḳûn.
Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamberlerden alınan söz; İslâm'dan başka din arayan Âl-i İmrân 81–91 3
Allah'ın, kendisine Kitab'ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) "Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbaniler (Allah'ın istediği örnek ve dindar kullar) olun."
Onun size, "Melekleri ve peygamberleri ilahlar edinin." diye emretmesi de düşünülemez. Siz müslüman olduktan sonra, o size hiç inkarı emreder mi?
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.
Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Göklerdeki ve yerdeki herkes ister istemez O'na boyun eğmişken ve O'na döndürülüp götürülecekken onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar?
De ki: "Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve Yakuboğullarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz O'na teslim olanlarız."
Kim İslam'dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 81–82. ayetler için yazılmıştır.
81-82. Yüce Allah şöyle haber vermektedir: O, bütün peygamberlerden söz ve ahit almıştır. Buna sebep ise onlara verdiği ve lütfettiği kitap ve hikmettir. Bu kitap ve hikmet ise Allah’ın hakkını eksiksiz olarak yerine getirmeyi ve bunu tastamam ifa etmeyi gerektirir. Şöyle ki şâyet onlara beraberlerinde bulunanı tasdik eden, kendileri ile gönderilen tevhidi, hak ve adaleti, şeriatlerin ittifakla kabul ettikleri esasları doğrulayan buyruklar getiren peygambere iman edecekler ve ona yardım edeceklerdir. Onlar da kendilerinden alınan bu sözü kabul ettiklerini söylemiş, itiraf etmiş ve bu söze bağlı kalacaklarını belirtmişlerdi. Buna dair onları şahit tuttuğu gibi bizzat kendisi de onlara karşı şahitlik etmiştir. Bu söze muhalefet edenleri de tehdit etmişti.
Bu, bütün peygamberler arasında ortak bir husustur. Onların hepsinin izledikleri yol aynıdır. Onların her birisinin davetini hepsi ittifakla kabul etmiş ve onaylamışlardır. Bunun kapsamına şu da girmektedir: Yüce Allah bütün peygamberlerden Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman edeceklerine ve onun dinine (yetiştikleri takdirde) yardımcı olacaklarına dair söz almıştır. Buna göre peygamberlere tâbi olduğunu kim iddia ederse, işte peygamberlerin dini budur; Allah’ın onlardan yerine getirmelerini istediği ve onların da ikrar ve itiraf ettikleri din budur. O halde önceki peygamberlere uyduğunu iddia ettiği halde Muhammed’e uymaktan yüz çeviren kimse hiç şüphesiz fasıktır, Allah’a itaatın dışına çıkmıştır. Uyduğunu iddia ettiği peygamberi de yalanlamış ve onun yoluna muhalefet etmiştir.
İşte bu kitap ehli ve diğer din mensupları arasından Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmeyen herkese karşı getirilmiş kesin bir delil ve belgedir. Onlar, peygamberlerin önderi ve sonuncusu olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmedikleri sürece uyduklarını iddia ettikleri kendi peygamberlerine de iman etmiş olamazlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim, Allah ve peygamberlerinin şahitlikleriyle verilen bu kesin sözden sonra yüz çevirirse işte onlar, Allah'ın dininden ve taatinden çıkan kimselerdir.
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Andolsun, biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkar eder.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bundan sonra kim dönerse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
O halde her kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmış olanların ta kendileridir.
O halde, kimler (bu taahhütten) dönerse; işte onlar, gerçek fasıklardır!
Kim (bu sözünden) geri dönerse, işte onlar fasıklardır (inançları bozuk olanlardır).
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, onlar fasık olanlardır.
Artık bundan sonra her kim dönerse işte asıl fâsık olanlar onlardır.
Bundan sonra, kim yüz çevirirse; yoldan çıkanlar, işte onlardır.
Artık kim bundan sonra dönerse işte onlar fasıklardır/yoldan çıkanlardır.
Bundan sonra kim dönerse yoldan çıkmıştır.
Bundan sonra kim dönerse yoldan çıkmıştır.
Demek ki, bunun arkasından her kim dönerse artık onlar, hep dinden çıkmış günahkarlardır.
Demek ki bunun arkasından her kim dönse artık onlar hep dinden çıkmış fasıklardır
Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar fasıklardır. dipnot 1
Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar fasıklardır. dipnot 1
Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar fasıklardır dipnot 1 .
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, onlar fasıktır.
Artık kim bu (ikrardan) sonra (hakıykatden) yüz çevirirse işte o gibiler faasıkların (imandan çıkanların) ta kendileridir.
Artık kim, bundan sonra dönerse işte onlar, fasıklardır.
(81-83) Allah bir vakit Nebilerden söz almıştır , size kitaptan ve hikmetten verdim , sonra size elinizdekini onaylayan bir Resul geldiğinde, ona iman edecek ve yardımda bulunacaksınız , bunu ikrar ettiniz mi? benim ısrarcı olduğum bu konuyu üzerinize aldınız mı? dedi, onlarda ikrar ettik dediler, Allah dedi ki şahit olun, ben de sizinle beraber şahitlerdenim, her kim yüz çevirirse, ( sözünden dönerse) işte onlar yoldan çıkmışlardır / fasıktırlar, O’na teslim oldukları halde Allah’ın dininden başkasını mı / gayrısını m ı arıyorlar? Semalarda ve arzda her kim varsa isteyerek yahut zorla ona döndürülecektir.
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Artık kim bundan sonra dönerse, işte onlar fasıklardır.
Artık bundan sonra kim yüz çevirirse işte onlar yoldan çıkmış olurlar. dipnot 1
Bundan sonra sözünden dönenler, yoldan çıkarlar dipnot 1 .
Yeni Ahit · Yuhanna 16:5
“Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, ‹Nereye gidiyorsun?› diye sormuyor. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Tüm bunlardan sonra yüz çevirenler, sapıkların ta kendileridir.
Therefore, those who counsel deaf to this obligation are the perverse who are faithless and morally depraved.
Those who turn away after this are the ones who break pledges.
If any turn back after this, they are perverted transgressors.
Then whosoever shall turn away from this covenant they are the transgressors. dipnot 1
Any who turn away after that are deviators.
Then whoever turns away after this, they are the Fâsiqûn (rebellious: those who turn away from Allâh’s Obedience).
Then whoever turns away after that —it is they who are the transgressors.
Now those who turn away (and break their pledge) after this, will be the real transgressors.
Then whosoever turns his back after that -- they are the ungodly.
"Whoever (any Prophet or his followers, who have been exposed to this covenant) turns away from this covenant is, therefore, of evil nature. "
but he who turns back after that, these are sinners. '
Whoever turns away after that, they are the wicked ones.
And whosoever turneth back after this, they are surely the transgressors.
But they who turns back after this, these are the miscreants. "
So whoever turns away after that, then those are they (who) are the immoral.
Then whosoever after this shall turn away: they will be miscreants.
Then any one who turns away will be a transgressor. "
And, henceforth, all who turn away [from this pledge] - it is they, they who are truly iniquitous!"
Whoever turns back after this, they will be the rebellious.
Whoever turns away after that, then they are the wicked ones.
Those who reject this (Quranic prophecy) are the evil ones.
And whoever turned away after that - they were the defiantly disobedient.
Then whoso turns away after this, it is they who are the perfidious.
(The People of the Book must uphold this Covenant). Whoever after this shall turn away, has drifted away from the right path.
If any turn away after this, they are perverted transgressors.
Then those who turn back after this, they are the sinful.
Whoever turns away after that, then they are the wicked.