Bakara suresi

Bakara suresi, 26. ayet

Bakara suresi, 26. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسْتَحْىِۦٓ أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِۦ كَثِيرًا وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلْفَٰسِقِينَ

inne-llâhe lâ yestaḥyî ey yaḍribe meŝelem mâ be`ûḍaten femâ fevḳahâ. feemme-lleẕîne âmenû feya`lemûne ennehü-lḥaḳḳu mir rabbihim. veemme-lleẕîne keferû feyeḳûlûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. yüḍillü bihî keŝîrav veyehdî bihî keŝîrâ. vemâ yüḍillü bihî ille-lfâsiḳîn.

Diyanet İşleri

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 23–29 · surenin 26. ayeti / 286

Konu Kulluk çağrısı ve Kur'an'a meydan okuma Bakara 21–29 3

  1. Bakara 23

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

  2. Bakara 24

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  3. Bakara 25

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  4. 26

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

  5. Bakara 27

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

  6. Bakara 28

    Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.

  7. Bakara 29

    O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. Yüce Allah buyuruyor ki: “Gerçek şu ki Allah bir sivrisineği veya ondan öte herhangi bir şeyi” yani misal olarak ne olursa olsun “misal vermekten hayâ etmez.” Çünkü bu misaller, hikmeti kapsayıcı olmaları ve hakkı açıklamalarıdır. Yüce Allah hakkı söylemekten haya etmez. Bu buyrukta basit ve önemsiz şeylerin misal verilmesine tepki gösterip bu konuda Allah’a itiraz eden kimselere cevap verilmiştir. Oysa bu gibi şeylerin misal verilmesinde itirazı gerektiren bir taraf yoktur. Aksine bu, Yüce Allah’ın, kullarına yönelik bir dersi ve rahmetidir. Öyleyse bunun kabul ve şükür ile karşılanması gerekir. İşte bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır: “İman edenler onun, Rablerinden gelen hakikat olduğunu bilirler” Bu misalleri kavrarlar ve bu misaller üzerinde tefekkür ederler. Şâyet bu misallerin muhtevasını etraflı bir şekilde öğrenirlerse, ilim ve imanları artar. Yok, bilemezler ise en azından hem o misallerin hem de onların ihtiva ettikleri şeylerin hak olduğunu bilirler. İsterse bunların içerdikleri hakkın ne olduğu onlara kapalı kalsın. Çünkü onlar Allah’ın bu misalleri boş yere vermediğini, aksine sonsuz bir hikmet ve büyük bir nimet dolayısı ile bunları örnek verdiğini bilmektedirler.

“Ama küfre saplananlar “Allah bu misal ile ne murad etmiş?” derler” ve böylelikle itiraz eder ve şaşırır kalırlar. Mü’minler bu konuda imanlarına iman kattıkları gibi, kâfirler de küfürlerine küfür katarlar. Bundan dolayı “Allah onunla bir çoklarını saptırır ve yine onunla çoklarını da hidâyete eriştirir” diye buyrulmaktadır. İşte Kur’ân âyetlerinin inişi esnasında mü’minlerle kâfirlerin hali budur. Bu konuda Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Bir sûre indirildiği zaman içlerinden bazıları: Bu hanginizin imanını artırdı? derler. İman etmiş olanlara gelince, daima onların imanını artırmıştır ve onlar birbirlerini müjdeleyip sevinirler. Kalplerinde hastalık bulunanlara gelince, onların murdarlıklarına murdarlık katıp artırmış ve onlar kâfirler olarak ölüp gitmişlerdir.” (et-Tevbe, 9/124-125) Kullar için Kur’ân âyetlerinin nüzûlünden daha büyük bir nimet olamaz. Ama buna rağmen bu âyetler kimi topluluklar için imtihan, şaşkınlık, sapıklık ve mevcut kötülüklerine kötülük katmaya sebep olur. Kimilerine de ihsan, rahmet ve mevcut hayırlarına hayır katmaya sebep olur. Kulları arasında farklılık kılan; tek başına hidâyete ileten ve dalâlete götüren Yüce Allah, her türlü eksiklikten münezzehtir.

Bundan sonra Yüce Allah sapanları saptırmaktaki hikmet ve adaletini söz konusu ederek “O, bununla fasıklardan başkasını saptırmaz.” diye buyurmaktadır. Fasıklar; Allah’a itaatin dışına çıkan, Allah’ın Rasûllerine karşı inatlaşan, fısk vasfına bürünmüş ve onu başka hiçbir şeye değiştirmek istemeyen kimseler demektir. İşte Yüce Allah’ın hikmeti, bunların saptırılmasını gerektirmektedir. Çünkü onlar hidâyet bulmaya elverişli bir yapıda değillerdir. Nitekim Yüce Allah’ın lütuf ve hikmeti de iman sıfatını kazanan ve salih amellerle bezenen kimseleri hidâyete iletmeyi gerektirmiştir.

Fâsıklık/fısk iki türlüdür: Birisi dinden çıkarıcı olandır ki bu imandan çıkmayı gerektiren fısk çeşididir. Bu âyet-i kerimede ve benzerlerinde sözü geçen fısk böyledir. Bir diğeri ise imanın dışına çıkartmayan fısk çeşididir. Yüce Allah’ın: “Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse...” (el-Hucurat, 49/6) buyruğunda olduğu gibi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz ki Allah -Subhanehu ve Teâlâ- dilediğini misal olarak getirmekten çekinmez. Sivrisineği örnek olarak vermiştir. Ondan daha büyük veya daha küçük şeyleri de örnek olarak getirir. İnsanlar bu misaller önünde iki kısımdır: Müminler ve kâfirler. Müminler bu misalleri tasdik eder ve verilen bu misallerin ardında bir hikmet olduğunu bilirler. Ancak kâfirler, Allah Teâlâ'nın bu hakir görülen sivrisinek, sinek, örümcek vb. gibi mahlukatı neden misal olarak getirdiğini alay etmek için birbirlerine sorarlar. Allah Teâlâ'dan ise bunlara cevap şu şekilde gelmektedir: Bu misaller yol göstermek, yönlendirmek ve insanları imtihan etmek içindir. Allah, bazılarını verilen bu misalerleri düşünmekten yüz çevirmesiyle sapıklığa sürükler. Bunların sayıları bir hayli çoktur. Sapıklığı hak edenden başkasını saptırmaz. Onlar münafıklar gibi Allah'a itaat etmeyi terk eden kimselerdir.

Kelimeler

39 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne muhakkak
  2. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  3. لَا la değildir
  4. يَسْتَحْىِۦٓ yestehyi çekinecek kök: حيي
  5. أَن en
  6. يَضْرِبَ yedribe misal vermekten kök: ضرب
  7. مَثَلًۭا meselen bir örneği kök: مثل
  8. مَّا ma gibi
  9. بَعُوضَةًۭ beudeten bir sivrisineği kök: بعض
  10. فَمَا fe ma hatta olanı
  11. فَوْقَهَا ۚ fevkaha onun da üstünde kök: فوق
  12. فَأَمَّا feemma gerçekten
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  14. ءَامَنُوا۟ amenu inanan kök: امن
  15. فَيَعْلَمُونَ feyea'lemune bilirler kök: علم
  16. أَنَّهُ ennehu kesinlikle o
  17. ٱلْحَقُّ l-hakku haktır (gerçektir) kök: حقق
  18. مِن min -nden
  19. رَّبِّهِمْ ۖ rabbihim Rableri- kök: ربب
  20. وَأَمَّا ve emma ve ise
  21. ٱلَّذِينَ ellezine edenler
  22. كَفَرُوا۟ keferu inkar kök: كفر
  23. فَيَقُولُونَ feyekulune derler ki kök: قول
  24. مَاذَآ maza neyi
  25. أَرَادَ erade istedi (kasdetti) kök: رود
  26. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  27. بِهَـٰذَا bihaza bu
  28. مَثَلًۭا ۘ meselen misalle kök: مثل
  29. يُضِلُّ yudillu saptırır kök: ضلل
  30. بِهِۦ bihi onunla
  31. كَثِيرًۭا kesiran bir çoğunu kök: كثر
  32. وَيَهْدِى ve yehdi ve yine yola getirir kök: هدي
  33. بِهِۦ bihi onunla
  34. كَثِيرًۭا ۚ kesiran bir çoğunu kök: كثر
  35. وَمَا ve ma -maz
  36. يُضِلُّ yudillu saptır- kök: ضلل
  37. بِهِۦٓ bihi onunla
  38. إِلَّا illa başkasını
  39. ٱلْفَـٰسِقِينَ l-fasikine fasıklardan kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur'an'ın bazı hükümlerinden) seni…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar.…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler.…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Hayat

    Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için,…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Hayat

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: Hayat

    Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş)

    Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah (gerçeği açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde herhangi bir varlığı örnek vermekten çekinmez. dipnot 1 İman edenler bunun (örneklerin) Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise "Allah böyle örnek vermekle ne kastetmiştir ki?" derler. (Allah) onunla birçoğunu saptırır; birçoğunu da doğru yola ulaştırır. (Allah) bununla (verdiği örneklerle zaten) yoldan çıkmış olanlardan başkasını saptırmaz. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sivrisinek örneği için öncelikle Hacc 22:73. ayet okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu mesaj Mü'min 40:69-74. ayetlerle okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Allah bir sivrisineği ya da ondan da küçüğünü misal vermekten haya etmez. İman edenlere gelince: onlar iyi bilirler ki, o, Rableri katından gelen hakikattir. Küfre saplananlara gelince: "Allah bu örnek ile ne demek istedi?" derler. Bununla Allah bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğru yola yöneltir. Ve fakat yoldan çıkmışlardan başkasını kesinlikle saptırmaz.

Muhammed Esed

Bakın, Allah, bir sivrisineği (hatta) ondan daha küçük bir şeyi örnek getirmekten kaçınmaz. İmana ermiş olanlara gelince, onun Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Hakikati inkara şartlanmış olanlar ise, "Bu örnek ile Allah ne demek istiyor acaba?" derler. Bu yolla Allah, bir çoğunu saptırırken bir çoğunu da doğruya yöneltir, fakat fasıklardan başkasını saptırmaz.

Ahmed Hulusi

Allah kesinlikle bir sivrisinek kanadı veya ondan da ufak bir şeyi misal vermekten kaçınmaz. İmanın gereğini yaşayanlar bunun Rablerinden kaynaklanan bir Hak olduğunu bilirler. Bu gerçeği inkar edenler ise, (misali anlatımları değerlendirmeyip) "Allah, acaba bununla ne demek istedi" derler. Bu anlatım, çoğunun (fıtratlarının elvermemesinden dolayı) sapmasına yol açar; bir kısmını da gerçeğe hidayet eder. Allah, onunla (bu tür anlatımla) safiyetini yitirmişlerden başkasını saptırmaz!

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, bir dişi sivrisineği, üstelik ondan da küçük olanı örnek vermekten çekinmez. Nitekim inananlar, bunun, Efendilerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Oysa nankörlük edenler, şöyle derler: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor?" Onunla, birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğru yola eriştirir. Zaten onunla, yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz. dipnot 13

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 13
    Sıradan bir yararsız böcek olarak bilinen sivrisinek, duyargası, pompa düzeni, ayakları, kanatları ve iç organlarıyla eksiksiz yaratılmış bir varlıktır. Sivrisineklerin, yalnızca dişileri kan emerler ve kendi ağırlıklarından daha çok kan emmelerine karşın, derileri esnek olduğu için çatlamazlar. Erkek sivrisinekler ise yalnızca çiçek özleriyle beslenirler ve dişilerin aşılanması görevini yerine getirdikten sonra ölürler. Allah, O'na nankörlük edenleri ve diğer insanları da nankörlük etmeleri için yalanlarla aldatanları, insanların kanını emdikçe, çatlayacak denli şişmelerine karşın, doymak bilmeyen dişi sivrisineklere benzetiyor. Hiçbir yararı olmadığı düşünülen ve insanlara dokunca veren sivrisineğin, Kur'an'da örnek gösterilmesi, üstelik bu örneği anlamayanların yoldan çıkmış olarak nitelendirilmesi, Allah'ın, sivrisinekleri niçin yarattığını soranlara bir yanıt olabilir mi acaba? Dişi sivrisinek örneğinin, 74:31 ayetinde verilen bir başka örnekle birlikte, Kur'an'da verilen diğer örneklerden ayrıcalıklı olduklarına ilişkin, önyazıların dokuzuncu bölümünde bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah, bir sivri sineği, hatta ondan daha küçük bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bu örneğin Rabblerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise, "Allah bu örnekle ne demek istedi?" derler. "Allah bu örnekle birçoğunu saptırır, birçoğunu da doğruya yöneltir; bu örnekle, fasıklardan başkasını saptırmaz."

Edip Yüksel

ALLAH bir sivrisineği hatta onun üzerindekini örnek vermekten çekinmez. Gerçeği onaylayanlar, bunun Efendi'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilir. İnkarcılar ise "ALLAH bu benzetme ile neyi amaçladı" derler. O, bununla birçok kişiyi saptırır ve birçok kişiyi de doğruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH bir sivrisineği hatta ondan daha küçüğünü örnek vermekten çekinmez. İnananlar, bunun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilir. İnkarcılar ise 'ALLAH bu benzetme ile neyi amaçladı,' derler. O, bununla bir çok kişiyi saptırır ve birçok kişiyide doğruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah bir sivrisineği, hatta üstündekini örnek vermekten sıkılmaz. İman edenler bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise: "Allah böyle bir örnek ile ne demek istemiş?" derler. Evet! Allah onunla bir çoğunu da şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla ancak fasıkları şaşırtır

Elmalılı Hamdi Yazır

Bilmeli ki Allah bir sivrisineği hatta daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler, evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir, hem onunla ancak o fasıkları şaşırtır

Erhan Aktaş

Doğrusu Allah, bir sivrisineği veya ondan daha küçüğünü örnek olarak vermekten çekinmez. İman Edenler, bunun, Rabb'lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler dipnot 1 ise: "Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?" derler. Allah, bu örnekle birçok kimseyi saptırır, birçok kimseyi de doğru yola iletir. Bununla, ancak fasıkları dipnot 2 saptırır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 2:6. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Doğrusu Allah, bir sivrisineği veya ondan daha küçüğünü örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler, bunun, Rabb'lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler dipnot 1 ise: "Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?" derler. Allah, bu örnekle birçok kimseyi saptırır, birçok kimseyi de doğru yola iletir. Bununla, ancak fasıkları dipnot 2 saptırır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Doğrusu Allah, bir sivrisineği veya ondan daha üstününü dipnot 1 örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler, bunun, Rabb'lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Gerçeği yalanlayan nankörler ise: "Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?" derler. Allah, bu örnekle birçok kimseyi saptırır, birçok kimseyi de doğru yola iletir. Bununla, ancak fasıkları dipnot 2 saptırır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Biyolojik olarak daha küçük, daha karmaşık olanı.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan.

Gültekin Onan

Tanrı küçük bir sivrisinekten daha büyüğüne kadar her çeşit örneği vermekten (yedribe meselen) çekinmez. İnananlar bunun rablerinden gelen bir gerçek (hakk) olduğunu bilirler. Kafirler ise "Tanrı bu örnek (mesel) ile neyi amaçladı (irade)?" derler. O, bununla bir kısmını / çoğunu (kesiyr) saptırır (yudıllü-dalalet) ve bir kısmını / çoğunu da doğruya iletir (yehdiy). O, bununla sadece fasıkları saptırır (dalalet).

Hasan Basri Çantay

Hakıykat bir sivri sinek olsun, daha üstündeki (büyüğü) olsun her hangi bir şey'i Allah mesel (ve misal) getirmekden çekinmez. Artık iman edenler onun Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise "Allah bu misal ile ne murad etmişdir" derler. Allah onunla bir çoğunu şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla fasıklardan başkasını şaşırtmaz.

İbni Kesir

Şüphe yok ki, Allah, bir sivri sineği ve ondan küçük bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman etmiş olanlar bunun Rablarından bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise; Allah bu misali vermekle ne murad etmiş? derler. Allah onunla bir çoğunu sapıtır, bir çoğunu da hidayete erdirir. Bununla fasıklardan başkasını saptırmaz.

Mehmet Alagaş

(26-29) Allah sivri sineği yahut onun daha üstünde bir şeyi örnek vermekten çekinmez, iman edenler şunu bilirler ki muhakkak ki o Rablerinden gelen bir gerçektir / bir haktır, kafirler ise Allah bu örneği vermekle neyi murat etti derler, çoğu onunla sapar, çoğu da onula yola girer / hidayet bulur , onunla / verilen örnekle fasıklar dışındakiler sapacak değildir , onlar / fasıklar kesin olarak sözleştikten sonra Allah’a verdikleri sözleşmeyi / ahdi bozarlar, Allah’ın bağlanması / birleştirilmesi gereken emrini de keser / parçalar, arzda bozgunculuk çıkarır, işte onlar hasara uğrayanlardır. Nasıl olur da Allah’ı yok sayarsınız? / görmezden gelirsiniz? Sizler ölü idiniz size hayat verdi, sonra sizi öldürür sonra hayat verir , sonra ona döndürülürsünüz, O ki arzın üzerinde ne varsa hepsini, sizin için yarattı, sonra göğe yönelip onları yedi sema olarak düzenledi, O her şeyi bilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten haya etmez. İman edenler, onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kâfirler; "Allah bu misalle ne demek istiyor?" derler. Allah, bu misalle birçoklarını dalalette bırakır, birçoklarını da hidayete erdirir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Süleyman Ateş

Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstünde olan(ondan daha zayıf bir varlığ)ı misal vermekten utanmaz. İnananlar onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise: "Allah, bu misalle ne demek istedi?" derler. (Allah), onunla birçoğunu saptırır ve yine onunla birçoğunu yola getirir. Onunla sadece fasıkları saptırır.

Süleymaniye Vakfı

Allah herhangi bir şeyi, bir sivrisineği de onun üstünde olanı dipnot 1 da örnek vermekten çekinmez. dipnot 2 İnanıp güvenenler bilirler ki bu örnek, Rablerinden gelen bir gerçektir. Kafirlik edenler ise şöyle diyeceklerdir: "Allah bunu örnek vererek neyi amaçlamış olabilir ki! dipnot 3 " Allah, bununla birçoğunun yoldan çıktığına, birçoğunun da yola geldiğine karar verir; dipnot 4 yoldan çıktığına karar verdikleri sadece fasıklardır. dipnot 5

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir varlığın diğerinin "üstünde" sayılması, "büyüklük-küçüklük, fayda-zarar, karmaşıklık-basitlik" gibi farklı açılardan olabilir. Allah'ın verdiği örnekler için bu kelimeyi tercih etmesi, örneklerin çeşitliliğini vurgulaması bakımından önemlidir (İsra 17/89, Kehf 18/54, Rum 30/58, Zümer 39/27-28). Allah'a inanıp güvenen herkes, ondan gelen her şeye büyük değer verir. Sivrisineğin de küçümsenecek bir tarafı yoktur. Yapılan araştırmalara göre sivrisineğin 3500 farklı türü vardır. İnsan ve hayvanlardaki solunum, sindirim, dolaşım gibi biyolojik sistemlerin tamamı mikro düzeyde birkaç milimetrelik bir sivrisineğin vücuduna yerleştirilmiştir. Sivrisinekler, binlerce basit gözün bir araya gelmesiyle oluşmuş bir çift petek göze sahiptir. Memelilerin hiçbir kas veya ekleminin yapamayacağı güçle, saniyede 1000 kez kanat çırparak rüzgarsız havada saniyede bir metre yol katederler. Ayak uçlarındaki pulvillum adı verilen vantuz şeklindeki yapılar sayesinde duvarda ve tavanda yürüyebilirler. Dişi sivrisinekler, yumurtalarını geliştirebilmek amacıyla kan emerler. Antenlerindeki harekete, sese ve kokuya duyarlı küçük kıllar vasıtasıyla zifiri karanlıkta yayılan ısıyı; ter, karbondioksit ve nem kokularını kolaylıkla algılayıp tespit ettikleri insan ve hayvanlara konarlar. Sensörleri yardımıyla deri altındaki kılcal damarları tespit eder ve yedi parçalı ağız yapısıyla deriyi keserek doğrudan damar içerisine sondaj yaparlar. Kolayca kan emebilmek amacıyla tükürük salgısıyla ağrı oluşumunu ve kanın pıhtılaşmasını önlerler. Sivrisineğin üzerinde ve içinde barınma ve beslenme sağlayan daha küçük canlılar vardır. Onlara mikrobiyata denir. Yapılan araştırmalar özellikle bakteriyel mikrobiyatanın, sivrisineğin üreme yeteneğini, erkek veya dişi olmasını, larvadan ergine büyümesini, sindirimini, bağışıklığını ve hatta davranış özelliklerini bile önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymuştur. Bunun dışında küçücük sivrisineğin üzerinde yaşayan akarlardan, kan emerek beslenen sinekler de vardır. (Mehmet Yaman, M. 2020. Veteriner Entomoloji Ders Notları, MKÜ, Vet. Fak.; Lin D ve ark, 2021. Bacterial composition of …, Parasit Vectors.; 14: 586.) https://www.parasitesandvectors.com/content/6/1/326.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
  4. metne dön, dipnot 4
    Her insan, Allah'ın varlığını, birliğini ve kendisinin sahibi olduğunu, ömür boyu yaptığı gözlemlerle, tekrar tekrar kavrar. (A'raf 7/172-173) Kendini yanlışlardan koruması gerektiğini de bilir. Ayetleri iyi anlayan herkes, onların Allah'a ait olduğu konusunda kesin bir kanaate varır (Fussilet 41/53-54) ve onlara uyma sözü verir (Maide 5/7).
  5. metne dön, dipnot 5

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah hiçbir şeyi örnek vermekten çekinmez, bir sivrisinek de daha üstü de olabilir. Allah'a güvenenler bilirler ki o, Sahipleri (Rableri) tarafından verilmiş doğru örnektir. Kafirler dipnot 1 ise şöyle derler: "Ne yani, Allah böyle bir örnekle neyi amaçlamış olabilir!" Bu yolla Allah, birçoğunun sapıttığına, birçoğunun da yola geldiğine karar verir. Sapıttığına karar verdikleri sadece (fasıklar) yoldan çıkmış olanlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetleri görmezden gelenler.

Şaban Britch

Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten haya etmez. İman edenler, onun Rab’lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kâfirler; "Allah bu misalle ne demek istiyor?" derler. Allah, bu misalle bir çoklarını dalalette bırakır, bir çoklarını da hidayete çıkarır, şaşkın bırakılanlar ancak yoldan çıkan fasıklardır.

Şaban Piriş

Allah, bir sivrisineği ve onun üzerinde bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İman edenler, onun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler, ama kafirler: -Allah, bu misalle ne demek istiyor? derler. Allah, bu misalle bir çoklarını şaşkınlıkta bırakır, bir çoklarını da doğru yola çıkarır, şaşkın bırakılanlar yalnızca yoldan çıkanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstündeki bir varlığı örnek göstermekten sıkılmaz. Böyle bir durumda, inananlar bilirler ki o, Rablerinden bir gerçektir. Küfre sapmışlar ise şöyle derler: "Allah, bunu örnek vermekle ne demek istedi?" Allah onunla birçoğunu saptırır, birçoğunu da onunla doğruya ve güzele kılavuzlar. Allah onunla fasıklardan başkasını saptırmaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah is by no means reluctant from fear of shame to give an allegory applying creatures as small as a gnat or a larger creature to describe subjects under the guise of some other subject of aptly suggestive resemblance intended to convey a useful lesson by which moral and spiritual relations are typically set forth. As to those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues, they know well that the simile narrated by Allah, their Creator, is the truth personified as it illustrates and ennobles the subject. But those who deny Allah wonder to hear Allah talk after this manner and they say: "What does Allah mean by such a parable?" In effect, such parables as Allah discourses are intended to stray the many who counsel deaf to the truth and to guide the many who have clean hearts to the path of righteousness and He misguides only the wicked who confirm themselves in the evil purpose and the ill intention.

Abdul Haleem

God does not shy from drawing comparisons even with something as small as a gnat, or larger: the believers know it is the truth from their Lord, but the disbelievers say, ‘What does God mean by such a comparison?’ Through it He makes many go astray and leads many to the right path. But it is only the rebels He makes go astray:

Abdullah Yusuf Ali

Allah disdains not to use the similitude of things, lowest as well as highest. Those who believe know that it is truth from their Lord; but those who reject Faith say: "What means Allah by this similitude?" By it He causes many to stray, and many He leads into the right path; but He causes not to stray, except those who forsake (the path),-

Abul A'la Maududi

Behold! Allah is not ashamed to propound the parable of a gnat, or even of something more lowly. dipnot 1 On hearing these parables the believers know that it is the truth from their Lord, while those bent on denying the Truth say: "What does Allah mean by these parables?" Thus He causes many to go astray just as He directs many to the Right Way. dipnot 2 And He thereby causes to go astray only the transgressors, dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here an objection is indirectly refuted. At several places in the Qur'an, spiders, flies, gnats and so on are mentioned in order to elucidate certain points. Opponents objected to this on the grounds that such objects were too lowly to find a place in the Book of God. They indicated that had the Qur'an indeed been a revelation from God it would not have mentioned such trivial objects.
  2. metne dön, dipnot 2
    Those who do not wish to understand things and are not motivated by the urge to seek the truth become enmeshed in superficial questions relating to the Book of God, draw altogether erroneous conclusions when they encounter references to apparently insignificant things such as gnats, and are thereby thrown further and further away from the Truth. Those who seek the Truth and possess true perception, on the other hand, penetrate through these superficialities and perceive the gems of wisdom that they embody. This appreciation makes their hearts attest that such wisdom could have no other source than God Himself.
  3. metne dön, dipnot 3
    Fasiq means transgressor, disobedient. See also (n 33 below )

Aisha Bewley

Allah is not ashamed to make an example of a gnat or of an even smaller thing. As for those who have iman, they know it is the truth from their Lord. But as for those who are kafir, they say, ‘What does Allah mean by this example?’ He misguides many by it and guides many by it. But He only misguides the deviators.

Al-Hilali & Khan

Verily, Allâh is not ashamed to set forth a parable even of a mosquito or so much more when it is bigger (or less when it is smaller) than it. And as for those who believe, they know that it is the Truth from their Lord, but as for those who disbelieve, they say: "What did Allâh intend by this parable?" By it He misleads many, and many He guides thereby. And He misleads thereby only those who are Al-Fâsiqûn (the rebellious, disobedient to Allâh[1]).

Ali Quli Qarai

Indeed Allah is not ashamed to draw a parable whether it is that of a gnat or something above it. As for those who have faith, they know it is the truth from their Lord; and as for the faithless, they say, ‘What did Allah mean by this parable?’ Thereby He leads many astray, and thereby He guides many; and He leads no one astray thereby except the transgressors

Amatul Rahman Omar

Indeed, Allâh does not disdain to cite a parable of (a thing) even (as small as) a gnat or (of something) smaller than that. (Be it as it may) those who have believed know that this is a true (parable) from their Lord. As for those who disbelieve say, `What could Allâh mean by (citing) such a parable?' Many does He adjudge to be erring because of these (parables) and many does He guide through them. Yet it is only the transgressors whom He adjudges to be erring because of them.

Arthur John Arberry

God is not ashamed to strike a similitude even of a gnat, or aught above it. As for the believers, they know it is the truth from their Lord; but as for unbelievers, they say, 'What did God desire by this for a similitude?' Thereby He leads many astray, and thereby He guides many; and thereby He leads none astray save the ungodly

Bijan Moeinian

God is definitely not ashamed to refer to a tiny mosquito—or a bigger creature of his own—as an example to make a point. The believers get the message from the example; the unbelievers (on the other hand) will say: "What does God mean by these stupid examples?" Many are misled and many are lead by these examples to the right path; only the wicked ones are misled [as they do not get the message in account of their attitude.]

E. Henry Palmer

Why, God is not ashamed to set forth a parable of a gnat, or anything beyond; and as for those who believe, they know that it is truth from the Lord; but as for those who disbelieve, they say, 'What is it that God means by this as a parable? He leads astray many and He guides many;' - but He leads astray only the evildoers;

Edip-Layth

God does not shy away from citing the example of a mosquito, or anything above it. As for those who acknowledge, they know that it is the truth from their Lord. As for the unappreciative, they say, "What does God want with this example?" He lets many stray by it, and He guides many, but He only lets stray the evildoers.

George Sale

Moreover God will not be ashamed to propound in a parable a gnat, or even a more despicable thing; for they who believe will know it to be the truth from their Lord; but the unbelievers will say, What meaneth God by this parable? He will thereby mislead many, and will direct many thereby: but He will not mislead any thereby, except the transgressors,

Hamid S. Aziz

Behold! Allah does not disdain to set forth a similitude even of a gnat, or anything lower or higher; and as for those who believe, they know that it is truth from the Lord; but as for those who disbelieve, they say, "What is it that Allah means by this as a parable? He leads astray many and He guides many;"- but He leads astray only the evildoers;

Mahmoud Ghali

Surely Allah does not shy from striking a likeness even of a gnat, or anything above it. So for the ones who have believed, (then) they know that it is the Truth from their Lord, and as for the ones who have disbelieved, then they say, "What is it that Allah would (teach) by this for a similitude?"Thereby He leads many into error, and thereby He guides many; and thereby in no way does He lead into error anyone except the immoral. (The ungodly, the depraved)

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah disdaineth not to coin the similitude even of a gnat. Those who believe know that it is the truth from their Lord; but those who disbelieve say: What doth Allah wish (to teach) by such a similitude? He misleadeth many thereby, and He guideth many thereby; and He misleadeth thereby only miscreants;

Mohamed Ahmed - Samira

God is not loath to advance the similitude of a gnat or a being more contemptible; and those who believe know whatever is from the Lord is true. But those who disbelieve say: "What does God mean by this parable?" He causes some to err this way, and some He guides; yet He turns away none but those who transgress,

Muhammad Asad

Behold, God does not disdain to propound a parable of a gnat, or of something [even] less than that. Now, as for those who have attained to faith, they know that it is the truth from their Sustainer - whereas those who are bent on denying the truth say, "What could God mean by this parable?" In this way does He cause many a one to go astray, just as He guides many a one aright: but none does He cause thereby to go astray save the iniquitous,

Mustafa Khattab

Surely Allah does not shy away from using the parable of a mosquito or what is even smaller. As for the believers, they know that it is the truth from their Lord. And as for the disbelievers, they argue, "What does Allah mean by such a parable?" Through this ˹test˺, He leaves many to stray, and guides many. And He leaves none to stray except the rebellious—

Progressive Muslims

God does not shy away from citing the example of a mosquito, or anything above it. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for the rejecters, they Say: "What does God want with this example" He lets many stray by it, and He guides many, but He only lets stray the evildoers.

Rashad Khalifa

GOD does not shy away from citing any kind of allegory , from the tiny mosquito and greater. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for those who disbelieve, they say, "What did GOD mean by such an allegory?" He misleads many thereby, and guides many thereby. But He never misleads thereby except the wicked,

Sahih International

Indeed, Allah is not timid to present an example - that of a mosquito or what is smaller than it. And those who have believed know that it is the truth from their Lord. But as for those who disbelieve, they say, "What did Allah intend by this as an example?" He misleads many thereby and guides many thereby. And He misleads not except the defiantly disobedient,

Sam Gerrans

God is not ashamed to strike a similitude, be it of a gnat or of what is above it. Then as for those who heed warning: they know that it is the truth from their Lord; and as for those who ignore warning: they say: “What means God by this similitude?” He leads astray many thereby, and He guides many thereby; and He leads astray thereby only the perfidious:

Shabbir Ahmed

Behold, Allah does not shy away from citing any kind of allegory, even of an insect. (Men and women of intellect know that abstract phenomena are frequently well defined and understood in that manner). Since the believers exercise reason, (they appreciate this beauty of the Divine Wisdom and) they know that it is the Truth from their Lord. On the other hand, those who have chosen to disbelieve, try to ridicule by saying, "What could Allah mean to teach by this similitude?" Thus His Law of guidance lets go astray many and shows the Way to many. (But note) He never lets go astray except those who drift away from Reason.

Syed Vickar Ahamed

Indeed, Allah is not ashamed to use the similitude of things, even as low as the mosquito as well as the highest. Those who believe know that it is truth from their Lord; But those who reject Faith will say: "What does Allah mean by this similitude?" But He does not cause (people) to lose (their path) except those who give (themselves) up.

Taqi Usmani

Indeed, Allah does not feel shy in citing any parable, be it that of a gnat or of something above it (in meanness). Now, as for those who believe, they know it is the truth from their Lord; while those who disbelieve say, "What could Allah have meant by this parable?" By this He lets many go astray, and by this He makes many find guidance. But He does not let anyone go astray thereby except those who are sinful

The Monotheist Group

God does not shy away from putting forth the example of a mosquito, or anything above it. As for those who believe, they know that it is the truth from their Lord. As for the rejecters, they say: "What does God intend with this example?" He strays many by it, and He guides many by it; but He only strays by it the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩