Diyanet İşleri
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."
Âl-i İmrân suresi
Âl-i İmrân suresi, 9. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ
rabbenâ inneke câmi`u-nnâsi liyevmil lâ raybe fîh. inne-llâhe lâ yuḫlifü-lmî`âd.
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitabın indirilişi; muhkem ve müteşâbih ayetler Âl-i İmrân 1–9 3
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."
Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
(Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “Rabbimiz; kendisinde hiçbir şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak olan muhakkak Sensin…” Bu, ilimde derinleşmiş onların sözlerinin bir devamıdır. Bu dua öldükten sonra dirilişin ve amellerin karşılığının verilmesinin ikrarı, tam bir yakîni ve Yüce Allah’ın mutlaka vaad ettiği şeyi gerçekleştireceğine imanı ihtiva etmektedir. Böyle bir iman ise bunun gereği olan ameli ve böyle bir güne tam bir hazırlığı beraberinde getirir.
Öldükten sonra diriliş ve amellerin karşılığının görüleceğine dair iman kalplerin ıslahının esasıdır. Hayra rağbet edip ona yönelmenin, şerden kaçınmanın da temelidir. Bunlar ise bütün hayırların başını teşkil etmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbimiz! Muhakkak ki sen; gerçekleşeceği hakkında hiçbir şüphe olmayan o gün, insanları hesaba çekilmeleri için bir araya getireceksin. Ey Rabbimiz! Muhakkak ki sen sözünden dönmezsin.
Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette…
Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Andolsun! Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad
"Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va'dinden dönmezsin."
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik · Ortak kavram: Vaad
Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (Onlar sayıca sizden öylesine fazla idi ki), şayet…
Aynı kök: ريب (36 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını…
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbimiz! Gelmesinde şüphe olmayan bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin." Şüphesiz ki Allah sözünden dönmez.
"Rabbimiz! Geleceğinden kuşku duyulmayan o günde Sen insanlığı bir araya toplayacaksın! Çünkü Allah vaadinden asla dönmez."
"Ey Rabbimiz! (Geleceğine) hiç şüphe olmayan o Gün'ü görüp yaşamaları için mutlaka insanlığı bir araya toplayacaksın: Allah vaadini yerine getirmekten asla kaçınmaz."
"Rabbimiz, muhakkak ki sen, oluşacağı konusunda şek, şüphe olmayan süreçte insanları cem edeceksin. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez. "
"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp dönmez."
Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez.
"Efendimiz! Sen, hakkında kuşku olmayan bir günde, insanları kesinlikle Toplayacak Olansın!" Kuşkusuz, Allah, verdiği sözden asla dönmez.
Rabbimiz! Geleceğinde şüphe olmayan bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah, asla sözünden dönmez.
"Efendimiz, gerçekleşmesi kuşku götürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin." ALLAH sözünden dönmez.
'Rabbimiz, gerçekleşmesi kuşku gütürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin.' ALLAH sözünden dönmez.
Ey Rabbimiz, şüphesiz sen, insanları, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir güne toplayacaksın. Şüphesiz Allah, belirlediği süreyi şaşırmaz.
Ya rabbena! muhakkak ki sen insanları geleceğinde hiç şüphe olmıyan bir güne toplıyacaksın, şüphesiz ki Allah mi'adını şaşırmaz.
"Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez."
"Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez.
"Rabb'imiz! Sen, geleceğinden kuşku olmayan günde, insanları toplayacaksın. Kuşkusuz, Allah sözünden dönmez.
"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Tanrı, va'dinden cayıp dönmez".
Ey Rabbimiz, muhakkak ki Sen, (vukuunda) hiç bir şübhe olmayan bir günde insanları toplayacak olansın. Şübhesiz Allah sözünden caymaz.
Ey Rabbımız; muhakkak ki geleceğinden şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak Sen'sin. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Rabbimiz! Hakkında şüphe olmayan günde bütün insanları mutlaka toplayacak olan şüphesiz sensin. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.
"Rabbimiz, sen mutlaka insanları, asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın." Allah sözünden dönmez.
Rabbimiz, geleceğinde şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak olan sensin!" dipnot 1 Şüphesiz Allah, vaadinden dönmez. dipnot 2
Sahibimiz! Geleceğinde şüphe olmayan bir günde, insanları bir araya getirecek olan da Sen'sin. Sen dipnot 1 sözünden dönmezsin.
Rabbimiz, hakkında şüphe olmayan günde bütün insanları mutlaka toplayacak olan şüphesiz sensin. Allah sözünden asla dönmez.
-Rabbimiz, geleceği şüphe götürmeyen günde bütün insanları toplayacak olan şüphesiz sensin. Allah sözünden dönmez.
Ey Rabbimiz! Sen Cami'sin; insanları varlığında kuşku bulunmayan bir günde mutlaka toplayacaksın. Allah, sözünü yerine getireceği yer ve zamanı asla şaşırmaz.
"You have ordained, O Allah, our Creator, that You shall assemble all people together to Your August presence on that inevitable Day. Blessed be Allah Who unfailingly fulfils His promise".
Our Lord, You will gather all people on the Day of which there is no doubt: God never breaks His promise.’
"Our Lord! Thou art He that will gather mankind Together against a day about which there is no doubt; for Allah never fails in His promise."
Our Lord! You surely will gather mankind together one Day, a Day about (the coming of which) there is no doubt. Surely Allah never goes against His promise.'
Our Lord, You are the Gatherer of mankind to a Day of which there is no doubt. Allah will not break His promise.’
"Our Lord! Verily, it is You Who will gather mankind together on the Day about which there is no doubt. Verily, Allâh never breaks His Promise".
Our Lord! You will indeed gather mankind on a day in which there is no doubt. Indeed Allah does not break His promise.’
`Our Lord! You are invariably going to assemble all mankind on the Day about (the advent of) which there is no doubt. Surely, Allâh never breaks His word.'
Our Lord, it is Thou that shall gather mankind for a day whereon is no doubt; verily God will not fail the tryst.
Lord! You will surely gather all mankind together on a day that there is no doubt about it as God never breaks a promise. "
O Lord! Thou shalt gather together men unto the day wherein is no doubt. Verily, God will not depart from His promise.'
"Our Lord, You are the Gatherer of the people for a day in which there is no doubt; God does not break His appointment."
O Lord, thou shalt surely gather mankind together, unto a day of resurrection: There is no doubt of it, for God will not be contrary to the promise.
O Lord! It is Thou Who gathers together mankind unto the Day wherein is no doubt. Verily, Allah will not depart from His promise."
Our Lord, surely You will be gathering mankind for a Day, (and) there is no suspicion about it; surely Allah will not fail the promised (Appointment).
Our Lord! Lo! it is Thou Who gatherest mankind together to a Day of which there is no doubt. Lo! Allah faileth not to keep the tryst.
You will gather mankind together, O Lord, on a day that is certain to come, and God does not fail in His promise.
"O our Sustainer! Verily, Thou wilt gather mankind together to witness the Day about [the coming of] which there is no doubt: verily, God never fails to fulfil His promise. "
Our Lord! You will certainly gather all humanity for the ˹promised˺ Day—about which there is no doubt. Surely Allah does not break His promise."
"Our Lord, You will gather the people for a Day in which there is no doubt; God does not break His appointment. "
"Our Lord, You will surely gather the people on a day that is inevitable. GOD never breaks a promise."
Our Lord, surely You will gather the people for a Day about which there is no doubt. Indeed, Allah does not fail in His promise."
“Our Lord: Thou art gathering mankind to a day about which there is no doubt”; God will not break the appointment.
"Our Lord! You will surely gather all mankind together on a Day about the advent of which there is no doubt. Allah never fails in His Promise."
"Our Lord! You are He Who will gather Mankind together on a Day (of Judgment) about which there is no doubt; Verily, Allah never fails in His Promise. "
Our Lord, You are going to assemble all the people on a day in (the occurrence of) which there is no doubt. Verily, Allah does not back out of His promise."
"Our Lord, You will gather the people for a Day in which there is no doubt; God does not break His appointment."