45. sure

Câsiye Suresi الجاثية

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı 1–11 karşılaştır — Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı
  2. Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle 12–15 karşılaştır — Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle
  3. İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol 16–20 karşılaştır — İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol
  4. Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler 21–26 karşılaştır — Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler
  5. Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması 27–37 karşılaştır — Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı 1–11

  1. Câsiye suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Ha-Mim dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır.<br /> Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 1. ayet

  2. Câsiye suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

    tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-l`azîzi-lḥakîm.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 2. ayet

  3. Câsiye suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 3. ayet. إِنَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    inne fi-ssemâvâti vel'arḍi leâyâtil lilmü'minîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz göklerde ve yerde, inanıp güvenenler için ayetler /göstergeler vardır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın ayetleri ikiye ayrılır: İlki yaratılmış ayetlerdir, bunlar kainattaki tüm varlıklardır. İkincisi indirilmiş ayetlerdir ki onlar ilahi kitaplardadır (Fussilet 41/39, Şura 42/13-14). Yaratılmış ayetler, indirilmiş ayetlerin doğruluğunun göstergesidir; çünkü hem kainatı yaratan hem de onunla ilgili en doğru bilgileri veren Allah'tır. İndirilmiş ve yaratılmış ayetler arasında kopmaz bir bağ vardır. Bilimin uğraş alanı Allah'ın yarattığı ayetlerdir. Bu sahada Allah'ın indirdiği ayetlerden de yararlanılırsa bilimde, hayallerin ötesinde bir gelişme yaşanacaktır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 3. ayet

  4. Câsiye suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 4. ayet. وَفِى خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    vefî ḫalḳiküm vemâ yebüŝŝü min dâbbetin âyâtül liḳavmiy yûḳinûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 4. ayet

  5. Câsiye suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 5. ayet. وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vaḫtilâfi-lleyli vennehâri vemâ enzele-llâhü mine-ssemâi mir rizḳin feaḥyâ bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ vetaṣrîfi-rriyâḥi âyâtül liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Gece ile gündüzün art arda gelmesinde, Allah'ın gökten indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra canlandırdığı rızıkta dipnot 1 , rüzgarları farklı yönlerden ve farklı özelliklerde estirmesinde de aklını kullanan /doğru bağlantılar kuran bir topluluk için ayetler /göstergeler vardır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki rızık, yediğimiz içtiğimiz ve faydalandığımız şeyleri oluşturan yağmur, kar, dolu, çeşitli maddeler ve gök cisimlerinden gelen enerjilerdir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 5. ayet

  6. Câsiye suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 6. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَ ٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ يُؤْمِنُونَ

    tilke âyâtü-llâhi netlûhâ `aleyke bilḥaḳḳ. febieyyi ḥadîŝim ba`de-llâhi veâyâtihî yü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunlar Allah'ın ayetleridir, onları sana tüm gerçekleri içerecek şekilde sıralıyoruz dipnot 1 . Allah'a ve ayetlerine güvenmedikten sonra artık hangi söze güvenecekler dipnot 2 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar Allah'ın yaratılmış ayetleridir. Kur'an'da sıkça ifade edilen "aklı kullanma", "bilgileri kullanma" ve "dik duruşlu olma" şartlarıyla hareket eden her insan, o ayetlerle indirilmiş ayetler arasındaki uyumu, kendi gözlemleriyle, kesin olarak kavrar (Fussilet 41/53).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 6. ayet

  7. Câsiye suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 7. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

    veylül likülli effâkin eŝîm.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 7. ayet

  8. Câsiye suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 8. ayet. يَسْمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    yesme`u âyâti-llâhi tütlâ `aleyhi ŝümme yüṣirru müstekbiran keel lem yesma`hâ. febeşşirhü bi`aẕâbin elîm.

    Süleymaniye Vakfı

    O, Allah'ın ayetleri kendisine bağlantılarıyla birlikte dipnot 1 okunurken dinler; sonra, sanki onları hiç dinlememiş gibi kibirlenmeye devam eder dipnot 2 . Onu acıklı bir azapla müjdele!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tilavet sözcüğünün kökü olan t-l-v (تلو) "birden çok şeyin, aralarına kendi cinslerinden olmayan bir şey karışmayacak şekilde peş peşe sıralanması" anlamındadır (Müfredat). Buna göre tilavet, birbiriyle bağlantılı ayetleri, doğru sıralayarak birlikte okumaktır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 8. ayet

  9. Câsiye suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 9. ayet. وَإِذَا عَلِمَ مِنْ ءَايَٰتِنَا شَيْـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    veiẕâ `alime min âyâtinâ şey'en-tteḫaẕehâ hüzüvâ. ülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 9. ayet

  10. Câsiye suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 10. ayet. مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    miv verâihim cehennem. velâ yugnî `anhüm mâ kesebû şey'ev velâ me-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâ'. velehüm `aẕâbün `ażîm.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 10. ayet

  11. Câsiye suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 11. ayet. هَٰذَا هُدًى وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ

    hâẕâ hüdâ. velleẕîne keferû biâyâti rabbihim lehüm `aẕâbüm mir riczin elîm.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu (Kitap) bir rehberdir dipnot 1 . Rablerinin ayetlerini görmezlikte direnenlere, en fenasından acıklı bir azap vardır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rehber diye tercüme edilen sözcük "hüda"dır, "hidayet" ile aynı köktendir. Hidayet, nazikçe yol göstermektir (Müfredat). Allah'ın hidayet etmesi dört çeşit olur:<br /> 1) Umumi hidayet: Tüm mahlukatı kapsayan hidayet olup, Allah'ın her varlığa, onun için faydalı ve zararlı olanı ayırt etme kabiliyeti vermesidir. (Ta Ha 20/50, A'la 87/3).<br /> 2) İmtihandan geçirilen insan ve cinler için hidayet: Davet, yol gösterme ve görevlerini bildirme manasındaki hidayet olup, Allah'ın kitap indirmesi ve uyarıcı göndermesidir (Nisa 4/165, Yunus 10/47, Beled 90/10).<br /> 3) Doğru yol üzere olanlar için hidayet: Bu hidayet Allah'ın, kitabına uyanları desteklemesi, onlara başarı vermesi ve önlerini açmasıdır (Ankebut 29/69, Muhammed 47/17).<br /> 4) Ahiretteki hidayet: Dünyada son nefesine kadar doğru yol üzerinde yaşayanlara Allah'ın, ahirette cennetin yolunu göstermesidir (A'raf 7/43, Yunus 10/9, Muhammed 47/4-6).<br /> Bu ayetteki "rehber" ise Allah'ın ikinci çeşit hidayetinin sonucu olan "Kitap"tır. Her namazda okuduğumuz Fatiha Suresi'ndeki "Allah'ım bizi sırat-ı müstakime hidayet et" duasının manası ise -duayı eden kişi zaten Allah'a yönelmiş bir kimse olduğundan- "Yoluna geldik, kabul et Allah'ım! Yolunda bizi başarıya ulaştır ve önümüzü aç Allah'ım!" şeklindedir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 11. ayet

Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle 12–15

  1. Câsiye suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 12. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلْبَحْرَ لِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ فِيهِ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    allâhü-lleẕî seḫḫara lekümü-lbaḥra litecriye-lfülkü fîhi biemrihî velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 12. ayet

  2. Câsiye suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 13. ayet. وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    veseḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi cemî`am minh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 13. ayet

  3. Câsiye suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 14. ayet. قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 14. ayet

  4. Câsiye suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 15. ayet. مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

    men `amile ṣâliḥan felinefsih. vemen esâe fe`aleyhâ. ŝümme ilâ rabbiküm türce`ûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 15. ayet

İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol 16–20

  1. Câsiye suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    veleḳad âteynâ benî isrâîle-lkitâbe velḥukme vennübüvvete verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm `ale-l`âlemîn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 16. ayet

  2. Câsiye suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 17. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم بَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَمَا ٱخْتَلَفُوٓا۟ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    veâteynâhüm beyyinâtim mine-l'emr. feme-ḫtelefû illâ mim ba`di mâ câehümü-l`ilmü bagyem beynehüm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara, görevleri hakkında açık belgeler vermiştik. Ama onlar, kendilerine o bilgi (kitap ve hikmet) geldikten sonra birbirlerine üstünlük kurma çabalarından dolayı ihtilafa düştüler. Senin Rabbin /Sahibin, ihtilafa düştükleri konularda kıyamet /mezardan kalkış günü aralarında karar verecektir dipnot 1 .

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 17. ayet

  3. Câsiye suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 18. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَٱتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    ŝümme ce`alnâke `alâ şerî`atim mine-l'emri fettebi`hâ velâ tettebi` ehvâe-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 18. ayet

  4. Câsiye suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 19. ayet. إِنَّهُمْ لَن يُغْنُوا۟ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلْمُتَّقِينَ

    innehüm ley yugnû `anke mine-llâhi şey'â. veinne-żżâlimîne ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. vellâhü veliyyü-lmütteḳîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Çünkü onlar, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden savamazlar. Yanlışlar içindeki o kimseler, birbirlerinin velisi /en yakını dipnot 1 ; Allah ise müttakilerin /yanlışlardan sakınanların velisidir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Aralarına başka bir şey girmeyecek şekilde birbirine yakın olan iki kişi veya şeyden her birine veli denir. Kişiye akrabalık, dostluk, yardım ve inanç bakımından yakın olanlar da mecazen bu kelimeyle ifade edilir (Müfredat). Allah, her insana sinir uçlarından daha yakındır (Kaf 50/16). Dolayısıyla müminler, sadece Allah'a kulluk eder ve tüm isteklerini ona sunarlar (Fatiha 1/4). Böylece onlar Allah'ın velileri /evliyası, Allah da onların velisi olur (Bakara 2/257, Al-i İmran 3/68, Yunus 10/62-63). Buna rağmen tasavvufta farklı bir velilik /evliyalık makamı olduğuna inanılır, veli veya evliya diye nitelenen kişiler o makama yerleştirilerek birer vesile /aracı konumuna getirilir. Böylece Allah ikinci sıraya konur ve tövbe edilmediği takdirde asla affedilmeyecek şirk günahına girilir (Nisa 4/48, 116, A'raf 7/3, 30, Enfal 8/73, Ahkaf 46/4-6).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 19. ayet

  5. Câsiye suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 20. ayet. هَٰذَا بَصَٰٓئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    hâẕâ beṣâiru linnâsi vehüdev veraḥmetül liḳavmiy yûḳinûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 20. ayet

Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler 21–26

  1. Câsiye suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 21. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجْتَرَحُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجْعَلَهُمْ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَوَآءً مَّحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    em ḥasibe-lleẕîne-cteraḥü-sseyyiâti en nec`alehüm kelleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti sevâem maḥyâhüm vememâtühüm. sâe mâ yaḥkümûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 21. ayet

  2. Câsiye suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 22. ayet. وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    veḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳi velitüczâ küllü nefsim bimâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, gökleri ve yeri o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) ve herkese çalışmasının karşılığının haksızlığa uğratılmadan verilmesi için yarattı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları, insanları ve cinleri zorlu bir imtihandan geçirmek için yaratmıştır. Bunu Hud Suresinin 7. ayetinde açıklamış, diğer ayetlerde de "(بِالْحَقِّ) o gerçek için" ifadesiyle buna işarette bulunmuştur (En'am 6/73, Hud 11/7, İbrahim 14/19, Hicr 15/85, Nahl 16/3, Ankebut 29/44, Rum 30/8, Zümer 39/5, Duhan 44/39, Ahkaf 46/3, Teğabun 64/3).

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 22. ayet

  3. Câsiye suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 23. ayet. أَفَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمْعِهِۦ وَقَلْبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةً فَمَن يَهْدِيهِ مِنۢ بَعْدِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    eferaeyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâhü veeḍallehü-llâhü `alâ `ilmiv veḫateme `alâ sem`ihî veḳalbihî vece`ale `alâ beṣarihî gişâveh. femey yehdîhi mim ba`di-llâh. efelâ teẕekkerûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü dipnot 1 ? Bilerek yaptığı için Allah onu sapık saymıştır. (Sanki dipnot 2 ) onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözüne de perde çekmiştir dipnot 3 . Allah kabul etmedikten sonra artık onu kim doğru yolda sayabilir dipnot 4 . Bilginizi kullanmaz mısınız?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendi arzu ve isteklerini öne alıp Allah'ın emirlerini ikinci sıraya atanlar (Bakara 2/171, Furkan 25/43, Naziat 79/37-39).
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanmayanların Kur'an karşısındaki tavırları, temsili istiare (alegori) denen sembollerle canlandırılmıştır. Mecaz çeşitlerinden olan istiarede gerçek anlamı kastetme ihtimali olmadığı için benzetme edatı kullanılmaz. Türk okuyucular, bu gibi ayetlerde geçen ifadeleri (bizim dilimizde alışılmamış anlam kalıpları olduğundan) mecaz değil, gerçek sanabileceği için benzetme edatı olarak "sanki" kelimesini kullanma zorunluluğu doğmuştur.
    3. metne dön, dipnot 3
    4. metne dön, dipnot 4

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 23. ayet

  4. Câsiye suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 24. ayet. وَقَالُوا۟ مَا هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَآ إِلَّا ٱلدَّهْرُ وَمَا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ إِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ

    veḳâlû mâ hiye illâ ḥayâtüne-ddünyâ nemûtü venaḥyâ vemâ yühlikünâ ille-ddehr. vemâ lehüm biẕâlike min `ilmin. in hüm illâ yeżunnûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Şöyle dediler: "Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur dipnot 1 ; ölürüz, yeniden hayat buluruz. Bizi sadece zaman helak eder dipnot 2 ." Halbuki onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna dayanırlar.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar, bir taraftan ölür, bir taraftan da doğarız demiş olabilecekleri gibi, tenasühe yani reenkarnasyona inandıklarını da söylemiş olabilirler. Her iki durumda da ahireti inkar etmiş olurlar.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 24. ayet

  5. Câsiye suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 25. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtim mâ kâne ḥuccetehüm illâ en ḳâlü-'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara apaçık ayetlerimiz, bağlantılarıyla birlikte okununca "Doğru söylüyorsanız atalarımızı bize getirin dipnot 1 !" demekten başka karşı delilleri olmadı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 25. ayet

  6. Câsiye suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 26. ayet. قُلِ ٱللَّهُ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    ḳuli-llâhü yuḥyîküm ŝümme yümîtüküm ŝümme yecme`uküm ilâ yevmi-lḳiyâmeti lâ raybe fîhi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 26. ayet

Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması 27–37

  1. Câsiye suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 27. ayet. وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ ٱلْمُبْطِلُونَ

    velillâhi mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. veyevme teḳûmü-ssâ`atü yevmeiẕiy yaḫseru-lmübṭilûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 27. ayet

  2. Câsiye suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 28. ayet. وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةٍ جَاثِيَةً كُلُّ أُمَّةٍ تُدْعَىٰٓ إِلَىٰ كِتَٰبِهَا ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    veterâ külle ümmetin câŝiyeh. küllü ümmetin tüd`â ilâ kitâbihâ. elyevme tüczevne mâ küntüm ta`melûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 28. ayet

  3. Câsiye suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 29. ayet. هَٰذَا كِتَٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيْكُم بِٱلْحَقِّ إِنَّا كُنَّا نَسْتَنسِخُ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    hâẕâ kitâbünâ yenṭiḳu `aleyküm bilḥaḳḳ. innâ künnâ nestensiḫu mâ küntüm ta`melûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 29. ayet

  4. Câsiye suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 30. ayet. فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِى رَحْمَتِهِۦ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ

    feemme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti feyüdḫilühüm rabbühüm fî raḥmetih. ẕâlike hüve-lfevzü-lmübîn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 30. ayet

  5. Câsiye suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 31. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَفَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنتُمْ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

    veemme-lleẕîne keferû. efelem tekün âyâtî tütlâ `aleyküm festekbertüm veküntüm ḳavmem mücrimîn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 31. ayet

  6. Câsiye suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 32. ayet. وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيْبَ فِيهَا قُلْتُم مَّا نَدْرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِنِينَ

    veiẕâ ḳîle inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv vessâ`atü lâ raybe fîhâ ḳultüm mâ nedrî me-ssâ`atü in neżunnü illâ żannâ vemâ naḥnü bimüsteyḳinîn.

    Süleymaniye Vakfı

    "Allah'ın vaadi gerçektir; o saatin /mezardan kalkış saatinin geleceğinde şüphe yoktur!" denilince şöyle demiştiniz: "O saatin ne olduğunu bilmiyoruz. Biz bunu sadece bir olasılık olarak görüyoruz. Kesin bir kanaate varmış değiliz."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 32. ayet

  7. Câsiye suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 33. ayet. وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vebedâ lehüm seyyietü mâ `amilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 33. ayet

  8. Câsiye suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 34. ayet. وَقِيلَ ٱلْيَوْمَ نَنسَىٰكُمْ كَمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    veḳîle-lyevme nensâküm kemâ nesîtüm liḳâe yevmiküm hâẕâ veme'vâküm-nnâru vemâ leküm min nâṣirîn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 34. ayet

  9. Câsiye suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 35. ayet. ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذْتُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فَٱلْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

    ẕâliküm biennekümü-tteḫaẕtüm âyâti-llâhi hüzüvev vegarratkümü-lḥayâtü-ddünyâ. felyevme lâ yuḫracûne minhâ velâ hüm yüsta`tebûn.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini hafife almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasıdır. Artık bugün dipnot 1 onlar oradan çıkarılmayacak, özür dilemeleri de istenmeyecektir dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O gün, yeniden yaratılış ile başlayıp sonsuza kadar devam edecek olan kıyamet günüdür (A'raf 7/32).
    2. metne dön, dipnot 2

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 35. ayet

  10. Câsiye suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 36. ayet. فَلِلَّهِ ٱلْحَمْدُ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    felillâhi-lḥamdü rabbi-ssemâvâti verabbi-l'arḍi rabbi-l`âlemîn.

    Süleymaniye Vakfı

    Yaptığı her şeyi mükemmel yapmak dipnot 1 göklerin sahibi ve yerin sahibi, bütün varlıkların sahibi olan Allah'a özgüdür.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Hamd", birini yaptığı güzel şeyden dolayı övmektir. "Güzel yemek yapar, arkadaşlığı iyidir." gibi sözler buna girer. Yaptığı her şeyi güzel yapan sadece Allah'tır. Allah'ın yaptığı ile insanların yaptığı arasındaki farkı göstermek için "güzel" yerine "mükemmel" kelimesini kullandık (Fatiha 1/2, En'am 6/1, Kasas 28/70, Rum 30/18, Sebe 34/1, Fatır 35/1, Saffat 37/182, Teğabun 64/1). "Şükür" ise kendine iyilik yapanı övmek veya yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermektir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 36. ayet

  11. Câsiye suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 37. ayet. وَلَهُ ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    velehü-lkibriyâü fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 37. ayet