Diyanet İşleri
(6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
Alak suresi
Alak suresi, 6. ayet. كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.
(6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın azgınlığı ve dönüşün Allah'a olması Alak 6–8 3
Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.
(4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
(6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.
(9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–8. ayetler için yazılmıştır.
6-8. Yüce Allah, insana bol rızık lütfetmiş ve ayrıca onu ihtiyaçtan kurtararak varlık sahibi kılmıştır. Fakat insan bilgisizliği ve zalimliği dolayısıyla kendisini müstağnî (muhtaç olmayan) bir konumda gördüğü vakit haddi aşar, azgınlaşır, hidâyete karşı büyüklenir ve Rabbine döneceğini unutur. Amellerinin karşılığının verileceğinden korkmaz. Hatta hidâyeti terk etmenin yanı sıra başkalarını da hidâyeti terk etmeye çağırma noktasına kadar ulaştığı da olur:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Gerçekten Ebu Cehil gibi facir insanlar, Allah’ın sınırlarını ihlal ederek çiğner.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Aynı kök: طغي (39 geçiş)
Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(6, 7) Hayır! Şüphesiz ki insan, kendini zengin (ihtiyaçsız) gördüğü için azar. dipnot 1
Evet, evet; insan mutlaka azar,
Gerçek şu ki insan fütursuzca azar,
Hayır, (iş sanıldığı gibi değil; düşünün)! Muhakkak ki insan (hakikatinden kozalı yaşarsa), elbette azgınlık eder (şehvet peşinde koşar);
Hayır; gerçekten insan, azar.
Gerçek şu ki, insan azar.
Hayır, asla! Aslında, insan, kesinlikle azıtır.
Gerçek şu ki, insan azar.
Doğrusu, insan azar;
Doğrusu, insan azar;
Sakın okumazlık etme! Çünkü insan, muhakkak azıtır!
Sakın okumamak etme, çünkü insan muhakkak tuğyan eder
Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan dipnot 1 eder.
Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan dipnot 1 eder.
Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan dipnot 1 yapar.
Hayır gerçekten insan, azar.
(Okumamakdan) sakın! Çünkü insan muhakkak azar,
Hayır; insan azgınlık eder.
(1-8) Yaratan Allah’ın ismiyle oku. (Vahiy, fıtrata nakşedileni hatırlatır) İnsanı kan pıhtısı görünümlü döllenmiş yumurtadan /alakadan yarattı. Oku, Rabbin ikram edendir (verendir) öyle ki kalemle öğretti. (Sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş) (ilim avlamak, yazı avı bağlamaktır) İnsana bilmediklerini öğretti/belletti. Hayır, hayır, mutlaka insan aşkınlık eder /tuğyan eder. O kendini yeterli görür /müstağni görür. Mutlaka geri dönüş /rücu Rabbinedir. (Rücu; Bumerang özelliği)
Hayır! İnsan gerçekten azgınlık eder.
Hayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar;
Yok, yok… İnsan kesinlikle taşkınlık eder.
Yok, yok… İnsan kesinlikle azar;
Hayır! Şüphesiz insan azgınlık eder.
-Hayır! Şüphesiz insan azgınlık ediyor.
İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar:
But no, man always goes beyond the limits prescribed,
But man exceeds all bounds
Nay, but man doth transgress all bounds,
Nay, dipnot 1 surely man transgresses;
No indeed! Truly man is unbridled
Nay! Verily, man does transgress (in disbelief and evil deed).
Indeed man becomes rebellious
Nay! (it is not at all as these people think), this human being does indeed indulge in transgression,
No indeed; surely Man waxes insolent,
What a shame that mankind is ungrateful and…
Nay, verily, man is indeed outrageous
Alas, the human being is bound to transgress.
Assuredly. Verily man becometh insolent,
Nay, verily, man is indeed rebellious
Not at all! Surely man does indeed (grow) inordinate.
Nay, but verily man is rebellious
And yet, but yet man is rebellious,
Nay, verily, man becomes grossly overweening
Most certainly, one exceeds all bounds
Alas, man is bound to transgress.
Indeed, the human transgresses.
No! [But] indeed, man transgresses
No, indeed! Man transgresses,
Nay, verily, man tries to play God! ('Tagha' = Being a false god, 'Taghut' = Grossly overweening = Arrogance beyond limits = Creating rebellion = Trespassing Divine Values).
Alas! But man oversteps all bounds,
In fact, man crosses the limits,
Alas, man is bound to transgress.