Bakara suresi

Bakara suresi, 15. ayet

Bakara suresi, 15. ayet. ٱللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

allâhü yestehziü bihim veyemüddühüm fî ṭugyânihim ya`mehûn.

Diyanet İşleri

Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 12–18 · surenin 15. ayeti / 286

Konu Münafıklar ve iki benzetme Bakara 8–20 3

  1. Bakara 12

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  2. Bakara 13

    Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

  3. Bakara 14

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.

  4. 15

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

  5. Bakara 16

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.

  6. Bakara 17

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.

  7. Bakara 18

    Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. “Asıl Allah onlarla alay eder ve azgınlıkları ile baş başa bırakarak şaşkınca dolaşmalarına mühlet verir” İşte O’nun kulları ile alay etmelerinin cezası! İşlediklerini, bedbahtlıklarını ve kötü hallerini süslemesi ve mü’minleri onlara musallat kılmaması yüzünden, mü’minlerle beraber olduklarını zanneder hale gelmeleri Allah’ın onlarla alay etmesinin bir parçasıdır.

Yine Allah’ın Kıyamet gününde mü’minlerle birlikte onlara da zahiren bir nur vermesi onlarla alayının kapsamı içerisindedir. Mü’minler kendi nurları ile birlikte yürüyüp gittiklerinde münafıkların nurları söndürülecek ve aydınlıktan sonra karanlık içerisinde şaşkın bir halde kalacaklardır. Umutlanmanın ardından ümitsizlik ne büyük bir acı!: “Onlara (müminlere); biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de:) Evet, ama siz nefislerinizi helâke sürüklediniz, (hakkımızda felaketler) bekleyip durdunuz ve şüphe ettiniz...” (el-Hadid, 57/14) XXXfarklı surelere ait ayetler farklı font ya da özelliklerde yazılsınXXX

“Azgınlıkları ile” yani günahları ve küfürleri ile “baş başa bırakarak” azgınlıklarını daha bir artırarak “şaşkınca” hayret ve tereddüt içerisinde “dolaşmalarına mühlet verir.” İşte bu da Yüce Allah’ın onlarla alay etmesine dahildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müminlerle alay etmelerinin karşılığında Allah da onlarla alay eder. Bu, yaptıklarının karşılığıdır. Bundan dolayı dünyada onlara Müslüman hükümleri uygulanır. Ancak ahirette küfür ve nifaklarının karşılığını onlara verilecektir. Aynı zamanda taşkınlık ve sapıklıkları içinde bocalayıp durmaları için onlara mühlet verir ve şaşkınlık ve tereddüt içinde kalırlar.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱللَّهُ allahu Allah kök: اله
  2. يَسْتَهْزِئُ yestehziu alay eder kök: هزا
  3. بِهِمْ bihim kendileriyle
  4. وَيَمُدُّهُمْ ve yemudduhum ve onları bırakır kök: مدد
  5. فِى fi içinde
  6. طُغْيَـٰنِهِمْ tugyanihim taşkınları kök: طغي
  7. يَعْمَهُونَ yea'mehune bocalayıp dururlar kök: عمه

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları…

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.

  • Aynı kök: عمه (7 geçiş) · Aynı kök: طغي (39 geçiş)

    Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…

  • Aynı kök: مدد (32 geçiş)

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: مدد (32 geçiş)

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…

  • Aynı kök: مدد (32 geçiş)

    Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

49 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oysa) Allah onlarla alay eder; dipnot 1 (fakat) onlara fırsat vermektedir. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmaktadırlar. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "Allah alay etmenin cezasını onlara verecektir" şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür ayetlerde geçen fiiller insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında kastedilen mesaj Allah'ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar: Al-i İmrân 3:54; Nisâ 4:142; Enfâl 8:30; Tevbe 9:67, 79.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:110; A‘râf 7:186; Yûnus 10:11; Hicr 15:72; Mü'minûn 23:75; Neml 27:4.

Mustafa İslamoğlu

Allah da onların alaylarına karşılık verir ve onları kendi tuğyanlarına gömülmüş olarak bırakır, şaşkın şaşkın debelenirler.

Muhammed Esed

Allah da bu alaycı tavırlarından dolayı onlara hak ettikleri karşılığı verecek ve onları küstahlıkları ile baş başa şaşkınca bocalamaya terk edecektir.

Ahmed Hulusi

(Hakikatleri olan Allah'ı anlamamakta ısrarları dolayısıyla) Allah kendileriyle alay ediyor ve basiretsizlikleri dolayısıyla azgınlıklarına müsaade ediyor!

Ali Bulaç

(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına (belli bir) süre tanır.

Ali Özek ve heyeti

Gerçekte, Allah onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fırsat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.

Ali Rıza Safa

Allah, onlarla alay eder ve azgınlıkları içinde şaşkın dolaşmaları için süre verir. dipnot 12

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 12
    "Allah, onlarla alay eder." olarak yazdığımız tümce, kimi çevirilerde, "Allah, alaylarının karşılığını onlara verecek." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Allah onlarla alay ediyor ve taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına süre tanıyor.

Edip Yüksel

ALLAH da, taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakarak asıl onları hafife alır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH da, taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakarak onlarla alay eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Asıl Allah onlarla alay ediyor ve taşkınlıkları içinde bocalarlarken kendilerini sürükleyip götürüyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah onlarla istihza ediyor da tuğyanları içinde bocalarlarken kendilerini sürüklüyor

Erhan Aktaş

Allah da onları alay konusu yapar. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmalarına zaman tanır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah da onları dipnot 1 alay konusu yapar. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmalarına zaman tanır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnanmadıkları halde inanmış gibi görünenleri.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah da onlarla alay eder. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmalarına zaman tanır.

Gültekin Onan

Tanrı da onlarla alay eder ve taşkınlıkları (tuğyan) içinde bocalamalarına / şaşkınca dolaşmalarına (ya'mehun) süre tanır.

Hasan Basri Çantay

(Asıl) Allah onlarla istihza eder ve taşkınlıkları, azgınlıkları içinde serseri dolaşmalarına mühlet verir.

İbni Kesir

Allah da onlarla istihza eder ve azgınlıklarında şaşkın bir halde dolaştırır.

Mehmet Alagaş

(8-20) İnsanlardan Allah’a ve diğer güne / ahiret gününe inanıyoruz diyenler var, onlar iman etmiş değillerdir, Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya / kandırmaya çalışırlar oysa onlar ancak kendilerini aldatıyorlar ve bilincinde değiller / şuurunda değiller, k alplerinde hastalık vardır, Allah’ta hastalıklarını / marazlarını artırmıştır. Onlara, yalanlıyor olmalarından dolayı acıtıcı /elemli bir azap vardır , onlara, arzda bozgun / fesat çıkarmayın denildiğinde derler ki biz ıslah edicileriz , hayır onlar kesinlikle ve kesinlikle bozguncudurlar ve fakat bilincinde değillerdir , onlara insanların iman ettiği gibi siz de iman edin denildiğinde akılsızların / sefihlerin imanı gibi mi iman edeceğiz derler , hayır asıl onlar akılsızdırlar/sefihtirler ve fakat bilmiyorlar , iman edenlerle buluştuklarında iman ettik derler, şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise biz sizle beraberiz biz onlarla alay ediyoruz derler, Allah’ ta onlarla alay eder ve taşkınlıkları içerisinde bocalasınlar diye de onlara süre tanır, (Münafığın bu şekil imanı onu ölünceye kadar emniyette tutar, öldükten sonrası felaket.) Sapıklığı, yola girmiş olmaya tercih edip satın alanlar, ticaretlerinde kâr edemediler onlar yolu da bulamadılar, onların misali, ateş yakan birisine benzer, yakılan ateş etrafını ışıklandırınca, Allah’ın onların ışığını gidermesi ile onları karanlıkta bırakması ve onların artık görememesi gibidir, sağırdırlar dilsizdirler, kördürler, onlar gerisin geri dönemezler (karanlıktaki halleri budur) yahut o kişi, gökten boşalan, içinde karanlığın, gök gürültüsünün ve şimşeğin olduğu yağışa tutulan birileri gibidir, yıldırımdan dolayı ölüm korkusu ile parmaklarını kulaklarına tıkarlar, Allah, kafirleri kuşatmıştır, şimşek çakar gözleri kamaşır , her bir aydınlanmasında o yağmurda ancak yürüyebilirler, karanlıktayken / şimşek çakmazken de ayakta kalakalırlar, eğer Allah dileseydi işitmelerini de görmelerini de giderirdi (ne şimşek görürlerdi ne gök gürültüsü duyarlardı) Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah da onlarla alay eder ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.

Süleyman Ateş

Allah da kendileriyle alay eder ve onları bırakır; taşkınları içinde bocalayıp dururlar.

Süleymaniye Vakfı

Taşkınlıkları içinde bocalayıp durmalarına fırsat vererek onları hafife alan Allah'tır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın verdiği ceza, işlenen suç ile orantılıdır (Şura 42/40). Bunlar müminleri hafife alıp kafirleri önemseyerek gizli işler çevirdikleri için Allah da onları hafife alıp bocalamalarına fırsat vererek (Nisa 4/142-143) yaptıklarına denk bir ceza ile cezalandırmış olur (Tevbe 9/64-65).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Taşkınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara fırsat vererek göz yuman Allah'tır. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu iki ayette geçen istihza yani alay tarzını en iyi ifade eden söz, bize göre "idare etme ve göz yumma"dır.

Şaban Britch

Allah da onlarla alay eder ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.

Şaban Piriş

Allah da onlarla alay eder ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah onlarla alay ediyor ve onları, kendi azgınlıkları içinde bocalar bir halde sürüklüyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah gives them plenty of rope to allow them free scope and action in order to commit themselves to the loss in a maze of error.

Abdul Haleem

God is mocking them, and allowing them more slack to wander blindly in their insolence.

Abdullah Yusuf Ali

Allah will throw back their mockery on them, and give them rope in their trespasses; so they will wander like blind ones (To and fro).

Abul A'la Maududi

Allah jests with them, leaving them to wander blindly on in their rebellion.

Aisha Bewley

But Allah is mocking them, and drawing them on, as they wander blindly in their excessive insolence.

Al-Hilali & Khan

Allâh mocks at them and gives them increase in their wrong-doing to wander blindly.

Ali Quli Qarai

It is Allah who derides them, and leaves them bewildered in their rebellion.

Amatul Rahman Omar

Allâh will bring down disgrace upon them and will let them continue in their (ways of) transgression. They are blindly wandering.

Arthur John Arberry

God shall mock them, and shall lead them on blindly wandering in their insolence.

Bijan Moeinian

God will pay them back their mockery and let them wonder like blinds (for a while. )

E. Henry Palmer

God shall mock at them and let them go on in their rebellion, blindly wandering on.

Edip-Layth

God mocks them, and leaves them prolonged in their transgression.

George Sale

God shall mock at them, and continue them in their impiety; they shall wander in confusion.

Hamid S. Aziz

Allah shall mock at them and let them go on in their rebellion, blindly wandering on.

Mahmoud Ghali

Allah mocks them and grants them extension in blundering in their inordinance.

Marmaduke Pickthall

Allah (Himself) doth mock them, leaving them to wander blindly on in their contumacy.

Mohamed Ahmed - Samira

But God will turn the joke against them and allow them to sink deeper into evil and wander perplexed in their wickedness.

Muhammad Asad

God will requite them for their mockery, and will leave them for a while in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro:

Mustafa Khattab

Allah will throw their mockery back at them, leaving them to continue wandering blindly in their defiance.

Progressive Muslims

God mocks them, and leaves them prolonged in their transgression.

Rashad Khalifa

GOD mocks them, and leads them on in their transgressions, blundering.

Sahih International

[But] Allah mocks them and prolongs them in their transgression [while] they wander blindly.

Sam Gerrans

God mocks them, and increases them in wandering blindly in their inordinacy.

Shabbir Ahmed

Allah (His Eternal Law of Requital) turns their mockery upon them. They keep wandering in their arrogance to the point of no return.

Syed Vickar Ahamed

Allah will throw back their mockery at them, and give them rope in their trespasses; So they will wander like blind ones (back and forth)!

Taqi Usmani

It is Allah who mocks at them, and lets them go on wandering blindly in their rebellion.

The Monotheist Group

God mocks them, and leaves them prolonged in their transgression.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩